T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/347 Esas
KARAR NO: 2025/170
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/04/2022
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalıdan bakiye alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklıya borcu bulunmadığı gibi aksine ayıplı ifadan dolayı müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, dava dilekçesinde ürünlerin 2 veya daha fazla kullanıldığında hasara uğrayabileceği hususunda bilgilendirme yapmış olduğunu iddia etmişse de, dosyaya sunduğu ---------- konuşmaları incelendiğinde durumun hiç de çekilmeye çalışılan noktada olmadığını, böyle bir bilgilendirmenin satış yapılıp hasar çoktan ortaya çıktıktan ve malların ayıplı olduğu anlaşıldıktan sonra yapılmasının hukuk nezdinde ve huzurdaki dava konusu somut olayda hiçbir değeri olmadığı gibi, açık surette malların ayıbının örtülmesi için usul ve yasaya aykırı delil oluşturma çabaları olduğunu, davacının ikinci el tamir beyanı ve uygulaması zaten ayıp kapsamında olup bunların açık değil gizli ayıp olduğunu , zira kalıplar kullanıldıktan sonra onarımın beklenen ve yeterli olmadığı gibi bu surette ortaya çıkmış olup bu ayıbın gizli ayıp olduğu yapılan işlemin halinden açıkça ortaya çıktığını, nitekim davacının kalıpların kullanılmasından ötürü ayıplandığı iddiası, kalıpların ne kadar kullanımdan sonra ayıplı olacağının bilinmemesi ve buna dair garanti vermemesi sebebiyle müvekkilinin kullanımının olağan kullanım olup, bu kadar az kullanım sonucu kalıpların kullanılamaz halde olması beklenen menfaatin gizli ayıp şeklinde ortadan kaldırılmasına sebebiyet verdiğinden dolayı, davacının kabul ve ikrarında olan bu durumun dikkate alınarak davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Celp edilen -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafın cari hesap alacağına istinaden 14.533,80 TL alacağın davalıdan tahsili için icra takibi yapıldığı, davalı borçlu vekili tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, ikinci el beton kalıplarının temini ve tamiri nedeni ile bakiye alacağa yapılan itirazın iptali şeklinde olduğu anlaşılmıştır.Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için inceleme günü tayin edilmiş, inceleme günü tarafların incelemeye katılmadıkları, defterlerini hazır etmedikleri ve bilirkişi ücretinin de yatırılmamış olduğu anlaşıldığından bilirkişi incelemesinin yapılamadığına dair tutanak düzenlenmiştir. Davacı vekili son celseye katılmamış ve mazeret dilekçesi de sunmamıştır.Davalı vekili son celse için, yokluğunda davanın usulden ve esasdan reddine karar verilmesi talebini içeren mazeret dilekçesi sunmuştur.Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş ve davacı tarafa bilirkişi ücretini yatırması için usulüne uygun kesin süre verilmiş, kesin sürenin sonuçları ihtar edilmiş ise de; davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığı, inceleme gün ve saatinde tarafların defterlerini ibraz etmediği, yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ancak duruşma esnasında sehven davanın usulden reddine yazıldığı karar yazım aşamasında fark edilmiş, kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki bulunamayacağından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın usulden REDDİNE,
2-Davacı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafça yapılmış 260,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 14.533,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Alınması gereken 615,40 TL red karar ve ilam harcından peşin ödenen 175,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 439,86 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olarak verilen karar açıkça okundu.11/03/2025