T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/344 Esas
KARAR NO : 2024/1019
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 019 yılı için yapılmış olan yenileme sözleşmesi ile “30 adet ses, 3 adet data, 2 adet M2M hat” için aylık 1.400,00-TL bedelle anlaşıldığını, aylık ödeme tutarlarının anlaşılan rakamın üzerinde fatura edilmesi nedeniyle davacı şirket yetkilisince davalı şirkete iletilen inceleme talebine cevaben davalı şirket kurumsal müşteri temsilcisi “----------” tarafından 19.02.2019 tarihinde saat 13:07’de iletilen e-mailde “sistem kaynaklı hata nedeniyle indirim girişlerini yapılmadığı, hatanın tamamen şirketinizden kaynaklandığı, hatanın giderileceği ve tekrarlanmayacağı” davacı şirkete iletildiğini, izleyen dönemde iki aylık süre boyunca söz konusu düzeltme yapıldığını ancak 2019 Mayıs ayından itibaren yine yüksek tutarlı faturaların gelmeye başladığını, bunun üzerine davacı şirket yetkililerince konu hakkında davalı şirkete sözlü ve yazılı olarak müteaddit defalar uyarı ve talepler iletildiğini, davalı şirketin aynı müşteri temsilcisi tarafından 04.06.2020 saat 09:10’da davacı şirkete iletilen e-mailde fazla tutarların tespit ve iadesine ilişkin bilgi verildiğini, bilahare iade faturası kesilmesi istendiğini, davacı şirket tarafından tanzim edilip davalıya ulaştırılan 24.11.2020 tarih ----------- sayılı fatura uyarınca işlem yapılamadığını, mezkur faturanın davacı şirkete iade edildiğini, davacı şirketçe müşteri yetkilisi değişikliği talebinde bulunulduğunu, davalı şirketçe önceki yetkili yerine ----------- isimli müşteri temsilcisinin atandığını, adı geçen yeni müşteri temsilcisi davacı şirkete 25.01.2021 saat 13:27’de gönderdiği e-mailde, yaptığı çalışmayı ileterek 12.764,00 TL fazla ödemenin varlığını tespit ettiğini, buna karşın konuya ilişkin olarak taraflarınca yapılan araştırmada 2019-2020 ve 2021 Ocak-Şubat dönemleri için fazla ödememizin bulunduğunu, davacı şirketin şirketin sözlü ve yazılı olarak yönelttiği muhtelif ikaz ve taleplerin sonuçsuz kalması üzerine bu defa ----------- Noterliği vasıtasıyla keşide edilen 03.03.2021 tarih ----------- sayılı ihtarname ile davalı şirketin müvekkil şirketten fazla tahsil ettiği 33.830,17 TL’nin davacı şirkete iadeten ödenmesi istendiğini, ancak davalı yanın bu taleplerini de yanıtsız bıraktığını; bunun üzerine --------- E. sayısı ile açılan davada müvekkil şirketçe yapılan ödemelerin iadesi talep edildiğini, ve anılı mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, davada taleple bağlılık ilkesi uyarınca 12.500,00-TL'nin 12/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiğini, davalı şirketçe iade edilmesi gerektiği tespit edilen tutardan kalan taraflarınca henüz talep edilmediğini, 10.608,96-TL'ye ilişkin olarak, mezkur hükümde belirtilen faiz oranı ile birlikte hesaplanarak bakiye tutarın ve bu tutara işlemiş temerrüt faizi olan 16.811,13-TL'nin tahsili amacıyla ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, arabuluculuk anlaşmazlık tutanağı imzalandığını, sonuç olarak; borçlunun ------------ İcra Müdürlüğü'nün ------------- E. nolu icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaliyle takibin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. Davalı şirkete dava dilekçesi ve ekleri 19/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK md. 128 uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir . Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir .---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 16.811,13 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 21/03/24 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davacının, taraflar arasında ------------ E.sayılı dosyasında görülen dava sonucuna göre bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davalının takibe itirazında haklı olup olmadığı, alacak var ise miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına aşamasına geçilerek dosya karar verilmek suretiyle ele alınmıştır.
-----------ATM kararında, “… Usul ve yasaya uygun 09/06/2023 tarihli kök rapor ve 06/12/2023 tarihli ek raporda davalının davacıdan 23.108,96 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından sözleşmede belirlenen bedel dışında aylık sabit ücret üzerinden anlaşma sağlandığına ilişkin bir belge sunulmamıştır. Bilirkişi tarafından davacının dosyaya sunduğu deliller üzerinden değerlendirme yapılmış ve davacının davalıya fazla ödeme yaptığı anlaşıldığından davacının talebi ile bağlı kalınarak 12.500 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup kabulüne karar verilen miktara temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmiştir” denilmek suretiyle taleple bağlı kalınarak hüküm tesis edilmiştir.
İşbu dosyada ise; 23108,96 TL - 12500,00 = 10608,96 TL üzerinden takipte bulunulmuştur.-----------ATM kararı istinaf edilmiş; ----------sayılı ilamında,
“… Davalı istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi” denilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda anılı kesinleşen ilamın taraflar arasında kesin hüküm teşkil ettiği, buna göre davalının davacıdan 23.108,96 TL fazla tahsilat yaptığı, taleple bağlı kalınarak verilen hüküm miktarı mahsup edildiğinde bakiye 10608,96 TL kadar davacının alacaklı olduğu, işbu davanın da bu tutar üzerinden başlatılan takibe itiraz üzerine açıldığı, alacak miktarının likit olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1.-Davanın kabulü ile, davalının---------İcra Müdürlüğü’nün ------------- sayılı takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,
Likit olduğu değerlendirilmekle asıl alacağın %20 si olan 2.121,79 TL inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 1.148,37 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 720,77 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 16.811,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 855,2 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 35,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 35,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 05/12/2024