T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2011/836 Esas
KARAR NO: 2024/922
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 19/10/2011
KARAR TARİHİ: 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin uzun yıllardır --------- yaşadığını, ----------- işlerini yürütmesi, kendi nam ve hesabına işlemler yapması ve birikimlerini yine kendi nam ve hesabına değerlendirebilmesi için öz kardeşi davalı ---------- vekaletname vererek vekil olarak atadığını, ancak davalı ---------- kendisini bir çok kez maddi ve manevi zarara uğratmış olması nedeniyle 31/07/2009 tarihi itibariyle -----------Noterliğinin azilnamesi ile azlettiğini ve ayrıca bunun yanında ----------azilnamesi ile de 17/08/2009 tarihinde azlettiğini, davalı ---------- azledilmesinden sonra müvekkilinin imzasını taklit ederek diğer davalı banka şubesine hitaben sahte bir talimat dilekçesi ile müvekkilinin hesabının bulunduğu davalı bankanın ----------- şubesindeki hesabını kapatarak bakiye 33.000,00 TL'nin nakit olarak kendisine ödenmesini sağlamış, davalı bankanın da bu sahte talimata dayanarak ve hiçbir inceleme ve araştırma yapmadan, müvekkilini aramadan müvekkilinin hesabındaki parayı diğer davalı ----------- elden ödediğini, müvekkili ile davalı banka arasında bir vekalet ilişkisi bunun da ötesinde ödünç sözleşmesi bulunduğunu, bu ilişki sebebiyle de davalı bankanın görevini özenli bir şekilde ifa etme yükümlülüğünün bulunmasına rağmen özensiz ve kusurlu hareketiyle ve basiretli tacir olarak davranma yükümlüğünü ihlal eerek müvekkilinin zarar görmesine sebebiyet verdiğini, dava konusu olay nedeniyle ---------- soruşturma sayılı dosyası ile ilgililer hakkında soruşturma başlatıklarını ve soruşturmanın devam ettiğini iddia ile müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet veren davalıların talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile şimdilik 33.000,00 TL maddi ve 10.000 TL manevi olmak üzere toplam 43.000,00 TL'nin olayın meydana geldiği tarihten itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ----------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça sahte olduğu iddia edilen ödeme talimatının davacıya ait imzayı ihtiva etmekte olup, geçerli ve usulüne uygun düzenlenmiş bir ödeme talimatı görünümünde olduğunu ve talimattaki imza ile davacının müvekkili banka nezdindeki imzaları ile birebir uyuştuğunu, müvekkili banka çalışanlarının üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmiş olup, gerekli unsurları taşıyan talimata istinaden ödeme yaptıklarını, bu nedenle müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini, ayrıca davacının, diğer davalı ----------- müvekkili bankanın ----------- şubesi nezindeki hesabıyla ilgili yapılacak tüm işlemlerde vekil olarak tayin etmiş ve sözü edilen şahsı vekaletten azlettiğini, müvekkili bankaya hiçbir şekilde bildirmediğinden davacı taraf kendi kusuruyla zarara sebebiyet verdiğini, dava konusu talimata istinaden yapılan ödeme işleminin 25/05/2009 tarihinde gerçekleştiğini, davacının diğer davalıyı azil ettiği tarihin ise 31/07/2009 olup, dava konusu işlemin davacının diğer davalıyı azlettiği tarihten önce gerçekleştiğini, dava konusu işlemin yapıldığı tarihte diğer davalının, davacının yetkili temsilcisi konumunda olduğunu, bu nedenle yapılan işlemlerin bankacılık uygulamalarına ve mevzuata uygun olduğundan müvekkili bankaya kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, diğer davalı ile davacının ağır kusurunun müvekkili bankanın sorumluluğu açısından illiyet bağını kestiğini, manevi tazminatın koşulları oluşmadığından davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, ayrıca manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini ve ayrıca dava konusu olayın ----------- soruşturma sayılı dosyası kapsamında incelenmekte olup işbu dava ile doğrudan bağlantılı nitelikte olduğundan savcılık dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.Diğer davalı-----------cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu para çekme işleminin doğru olduğunu ve kendisi tarafından yapıldığını ancak tümü ile davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, söz konusu talimatın yurtdışından bankaya davacı tarafından fakslandığını bu durumun bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, dava konusu paranın ----------İcra Müdürlüğünün ----------- Es. Sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, dava konusu para çekilme işleminin, azledilmemden çok önce gerçekleştiğini, aksi olsa dahi davacının azilnameyi bankaya göndermesi gerektiğini, davacının ruh sağlığının bozulduğunu bu nedenle dava ehliyetinin tespitinde esas olmak üzere kendisinin adli kurumlarda muayenesi ile gerektiğinde vasi tayini gerektiğini, ayrıca dava konusunun zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Davacı vekili ilk celsede; Davalılardan --------- hakkında yaptıkları şikayet üzerine ------------ Es. Sayılı dosyası ile dava açıldığını bildirmiştir----------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilip incelenmiştir. Mahkememizin 01/04/2014 tarihli celsede; ----------- esas sayılı dosyasının karara bağlanmasının ve verilecek kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir. --------- Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının akıbeti hakkında yazılan müzekkereye verilen cevapta, ön sorun teşkil eden ----------- E. Sayılı dosyanın bozma sonrası ----------- Esas numarasını aldığı ve Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği ancak henüz kesinleşmediğinin bildirildiği görülmüştür.----------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilip incelenmiş ve dosyanın kesinleşmediği görülmüştür.Mahkememizin 20/04/2021 tarihli celsede; ---------- Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmiştir. 26.09.2004 tarihli 5335 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri hakkında kanunun 5. maddesinin 5. fıkrasında , özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı taktirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirleneceğinin düzenlendiği, ----------- sayılı kararı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanundan kaynaklanan davaların 10 veya daha fazla Asliye Ticaret Mahkemeleri bulunan yerlerde------ ve -------- numaralı Ticaret Mahkemelerinin bakacağının ön görüldüğü, ------------şirketlerinin de bu kanun kapsamında yer aldığı anlaşılmakla; dosyanın --------- ve ---------- Asliye Ticaret Mahkemelerince karara bağlanması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi ile Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK.20 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli --------- VE -----------ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere karar verildi. 14/11/2024