T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/24 Esas
KARAR NO: 2024/871
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/01/2024
KARAR TARİHİ: 01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (rücuen tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum ile davalı şirketler arasında temizlik hizmetine ilişkin hizmet alımına ait sözleşme imzalandığını, söz konusu firmalarda görev yapan ve emekli olan ---------- kıdem tazminatının ödendiğini, Araç Bakım Onarım Başkanlığı'nın 23/03/2023 tarih ve ---------- ÖEB ile ödenen tutarın davalı şirketlere borç tahakkuku yapılmasına rağmen bunun ve arabuluculuk başvurusunun sonuçsuz kaldığını, müvekkili kurum ile davalılar arasında yapılan ihale sözlemesine ekli şart namelerde söz konusu işçi alacak haklarından yüklenici sıfatıyla davalı şirketlerin sorumlu olduğunun belirtildiğini, bu nedenle müvekkili kurumun rücu hak ve yetkisinin bulunduğunu belirterek toplam 214,774,36 TL olan rücu alacaklarının şirketlerden faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----------Ş. ------------ cevap dilekçesinde özetle; dava yetkisiz mahkemede açıldığını, zaman aşımı defiinde bulunduklarını, kamuya geçiş esnasında işçi tarafından feragatın verildiğini öncelikle dava dışı işçinin kadroya geçip geçmediğinin araştırılmasının gerektiğini, zira davacı tarafın kendi takdiriyle yaptığı ödemenin rücu imkanının bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme ise müvekkil şirkete kıdem ve ihbar tazminatıyla ilgili bir sorumluluğun yüklemediğini, bu alacak dava dışı işçinin davacı nezdindeki çalışmasından doğmuş olup bu alacağın müvekkili şirkete yükletilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşeceğini, davacı ile müvekkili arasında ise ihale süresini kapsayan belirli süreli personel temini sözleşme imzalandığını, dava dışı işçi de bu kapsamda müvekkil şirket bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğununun yerine getirdiğini, işçinin iş akdinin kamu kurumu tarafından sona erdirildiğini, davacı tarafından dava dışı işçiye kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini ancak dava dışı işçiye ödenen bu bedelin karşılığı ihale kapsamında müvekkili şirkete ödenmediğini, bu nedenle müvekkil şirketin karşılığını almadığı bir bedeli davacıya ödemesi, davacının sebepsiz zenginleşmesine, müvekkil şirketin ise zarara uğramasına sebebiyet vereceğini, sözleşme ile müvekkili şirkete sorumluluk yükletildiğini, genel işlem koşullarına aykırılık dolayısıyla yazılmamış sayılması gerektiğini, dava dışı işçi işyeri devri neticesinde davacı nezdinde çalışmaya başladığını, işçinin, iş akdi, davacı nezdinde çalışırken feshedildiğini, fesihle muaccel hale gelen alacak kalemlerinden davacının sorumlu olduğunu, müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilecekse bile müvekkili bu tutarın en fazla yarısından sorumlu tutulması gerektiğini, bunun yanı sıra müvekkile sorumluluk yükletilecekse bile bu miktar işçinin şirket nezdinde aldığı son ücret ve çalışma süresi dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, davacının faiz talebi fahiş olduğunu, bununla birlikte ödeme yaptığı tarihte müvekkilinin temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceğinden bu tarih itibariyle faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, sonuç olarak; davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ---------- Ş. Vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın görevsiz mahkemede açıldığını, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, dava dışı işçi ----------, davacı ---------- Müdürlüğü nezdinde ihale alan müvekkili şirkette 07/12/2004 - 31/12/2012 tarihleri arasında şoför olarak görev yaptığını, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdindeki çalışması fasılalı olup şahsın asıl işverenin davacı ---------- Müdürlüğü olduğunu, müvekkili şirket davacı ---------- Müdürlüğü'nden almış olduğu ihale kapsamında, --------- yürütmekte olduğu kamu hizmetlerini vermek üzere alt işveren olarak çalışmalarda bulunduğunu, müvekkilinin yürütmüş olduğu çalışmalarda, dava dışı işçinin belirli süreli işlerde sözleşmeli olarak yer aldığını, bu çalışma aralıklarının özlük dosyası ve --------- dökümleri ile de ispatlanır şeklinde olduğunu, dava dışı işçinin, müvekkili işveren ile çalışırken aldığı son brüt ücretin 1.566,00 TL olduğunu, davacının ihale kapsamında bedelini ödemediği bir hususun rücuen tazminini istemesi mümkün olmadığını, davacı tarafın söz konusu işçilik alacağının detaylarına ilişkin hiçbir açıklamada bulunmadığını, ihalenin kapsamını ve ilerleyişini belirleyen davacı kurumun bu noktada ücret alacağı dışında müvekkili şirketten talep edebileceği herhangi bir alacağın bulunmadığını, işçinin müvekkil şirket bünyesinde çalıştığı dönem boyunca bütün ücret alacağının ödendiğini, herhangi bir eksik ödemesinin bulunmadığını, işçi ihale kapsamında, davacının emir ve talimatı doğrultusunda son brüt ücreti 1.566,00 TL olmak üzere müvekkil şirkette çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshi söz konusu olduğunda asıl işveren olan davacı ----------- işçilik alacakları yönünden İş Hukuku Mevzuatı gereğince sorumluluğunun bulunduğunu, davacı --------- Müdürlüğü davalı şirketlerle aralarında akdedilen ihale sözleşmesine ekli şartnamelerde işçilik alacaklarına ilişkin tüm alacak ve haklardan yüklenicilerin sorumlu olduğuna dair hüküm bulunduğunu buna istinaden tüm sorumluluğun davalı yüklenicilerde olduğu iddia ettiğini sonuç olarak; davanın görev yönünden reddini, işçilik alacakları yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını ve davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı ----------- Müdürlüğü üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ----------- Şti vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müflis şirketin ---------- esas sayılı dosyasından 22.06.2016 günü saat 16:57’den itibaren iflasına karar verildiğini, iflas işlemleri ---------- iflas dosyası ile devam ettiğini hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası iflas kararından sonra 10/01/2024 tarihinde açıldığını, davacı yanın öncelikle, iddia ettiği alacağını iflas masasına kaydettirmesi, kaydedilmemesi halinde, ---------- Asliye Ticaret mahkemesinde kayıt kabul davası olarak açması gerektiğini, davacı tarafından iflas masasına başvuru yapıldığına dair bir beyan dava dilekçesinde bulunmadığını, bu nedenle davacının öncelikle iflas masasına başvuru yapması, alacağını kaydettirmesi, alacağın iflas masasına kaydedilmemesi halinde, iflas kararı veren Ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki her hangi bir Ticaret Mahkemesinde kayıt kabul davası açması gerektiğini, alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte davacı yanın dava dilekçesinde talep ettiği tüm talepleri yönünden zaman aşımı itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde talep edilen tüm talepler için zamanaşımı süresinin dolduğunu, yine asıl işverenin davacı şirket olduğunu, dava dışı üçüncü kişilerin işten çıkarılmasında müvekkili şirketin yetkisi ve kusurunun olmadığını, teklif fiyatın içerisinde işçilere ödenecek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai alacağı yer almadığını, teklif fiyatın içerisinde yer almayan bir bedelin müvekkili şirketten rücu yolu ile istenmesi talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sonuç olarak; zaman aşımı itirazımızın kabulü ile tüm talepler yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, davanın tüm talepler yönünden reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana tahmili yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, davacının asıl işveren sıfatı ile ödediği tutarların davalı şirketlere rücu şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin rücuen tazminat davasıdır. Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davacı tarafından dava dışı işçi ---------- ödenen kıdem tazminatı tutarı olan 214.774,36.-TL nin taraflar arasındaki ihale sözleşmeleri çerçevesinde davalı şirketlere rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşti ise sorumluluğun kapsam ve miktarı şeklinde olduğu anlaşılmış, aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen dava dışı işçinin, bunlardan işverenin sorumlu olacağına dair taraflar arasındaki sözleşmelerde bu cihette bir hüküm bulunup bulunmadığı, işçilik alacaklarından davacı işverenin sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmaması halinde, işçilik alacakları yönünden davalı yüklenici tarafından işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı olacak şekilde, talep edilen her bir alacak kalemi yönünden ayrı başlıklar altında davalıların ayrı ayrı sorumluluklarının belirlenerek hesaplama yapılmak sureti ile denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor alınmasına karar verilmiştir.
Temin edilen 13/06/2024 tarihli raporda;"... Dosyaya ibraz edilen Hizmet Alım Sözleşmesi ile İdari Şartname hükümlerinde sözleşme bedeline dahil giderler; Ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harçlar olarak belirtilmektedir. Fiyat farkının sözleşme süresi içinde oluşan personel ücretleri ile ilgilifasgari ücret, --------- prim, Gelir vergisi) bedel artışlarının ayrıca yükleniciye ödeneceği belirtilmektedir.Bunun dışında taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ile idari şartname hükümlerinde; çalışanların sözleşmelerinin sona ermesinde, davacı kurum tarafından ödenmek zorunda kalınan kıdem tazminatı alacaklarının, yüklenicilere rücu edebileceği veya yüklenicilerin bu giderlerden sorumlu olacağına ilişkin bir hükme rastlanılmamıştır.
6098 Sayılı Borçlar Kanunun 167. Maddesi “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler” şeklindedir.
6098 Sayılı Borçlar Kanunun 168. Maddesi “Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur” şeklindedir.
---------Hukuk Dairesi'nin 14.11.2017 tarihli kararında İhale genel şartlarının 38. Maddesi kapsamında tüm işçilik alacaklarından alt işverenlerin sorumlu olduğu, bu nedenle %50 oranındaki sorumluğa göre karar verilmesini yerinde olmadığı belirtilmiştir.Bu itibarla, bu husustaki nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davacı kurum tarafından yapılan ödemenin tamamının alt işverenlere rücu edeceği durumuna göre değerlendirme yapılacaktır.
... RÜCAN TALEP EDİLEBİLECEK ALACAK MİKTARI HESABI:
Dava dosyasında mevcut ---------- Sigortalı Hizmet Döküm Cetveline göre sigortalı ----------- 01.01.2015 - 03.09.2015 tarihleri arası ---------- işyeri sicil numaralı alt işveren -------- Şti. - --------- Şti - İş Ortaklığı olarak belirtilmesi sebebiyle adı geçen şirketlerin müştereken ve müteselsil sorumluluklarına göre değerlendirme yapılacaktır.
--------- Şti. = 141.297,48 TL
-------- Şti. = 20.044,14TL
-------- Şti. = 5 19.989,23TL
---------Ş . = 19,989,23TL
-------- Şti - İş Ortaklığı
Müştereken ve Müteselsil Sorumluluk + 13.454,29TL
Toplam = 214.774,36TL
SONUÇ ve KANAAT
Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davacı tarafından davalılardan rücuan talep edebileceği alacak miktarları:
-------- Şti. = 141.297,48 TL
--------- Şti. = 20.044,14TL
-------- Şti. = 5 19.989,23TL
----------Ş. = 19,989,23TL
--------- Şti - İş Ortaklığı
Müştereken ve Müteselsil Sorumluluk + 13.454,29TL
Toplam = 214.774,36TL
4857 Sayılı İş Kanununun 2/6. Maddesine göre, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerin sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ---------- kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.Tüm dosya kapsamı, denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içeriği ve talep ve savunmalar birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçinin davalılar bünyesinde çalıştığı ve emekli olarak anılı işçinin kıdem tazminatının davacı tarafından ödendiği ve hizmet ilişkisinin sonlandığı sabit olup taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşme bedellerine kıdem/ihbar gibi alacaklar dahil edilmediğinden davalıların, davacı işverenin işçiye ödediği kıdem tazminatı bakımından işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları; yüksek mahkemenin istikrar kazanan kararlarına göre davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği tutarın tamamını talep etme hakkı bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda belirtilmek üzere;
1.-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalılardan;
a.)----------Ş.ne açılan dava bakımından,
141.297,48 TL'nin anılı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
b.)-------- Şti.ne açılan dava bakımından,
20.044,14 TL'nin anılı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
c.)--------- açılan dava bakımından,
19.989,23 TL alacağın, anılı şirketin iflasını müteakip masa teşkili bulunduğundan kayıt ve kabulüne,
ç.)---------Ş.ne açılan dava bakımından,
19.989,23 TL'nin anılı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
d.)---------Şti.ne açılan dava bakımından,
Davalının pasif husumeti bulunmadığından usulden reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 13.752,17-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.667,81-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 10.084,36-TL harcın davalılar --------Ş., --------- Şti.', -------- Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
a-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalı ----------Ş'dan alınarak davacıya verilmesine,
b-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 20.044,00 TL vekalet ücretinin davalı ----------- Şti.'dan alınarak davacıya verilmesine,
c-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 19.989,23 TL vekalet ücretinin davalı ----------- alınarak davacıya verilmesine,
d-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 19.989,23 TL vekalet ücretinin davalı -----------Ş'dan alınarak davacıya verilmesine,
e-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ------------ Şti. vekili için taktir olunan 13.454,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---------- Şti.ne verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.280,00 TL'nin davalılar ----------Ş., ----------Şti.', --------- Şti.'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a)Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 3.667,81-TL Peşin Harcı, olmak üzere toplam 4.095,41 TL harcın davalılar davalılar ----------Ş., --------- Şti.', -------- Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
b)Davacı tarafından yapılan; 3.800,00 TL bilirkişi ücreti, 1.655,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 5.455,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı dikkate alınarak 5.113,27 TL lik kısmanın davalılar ----------Ş., --------- Şti.', ---------- Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, kalan 341,73 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
c-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, taraflardan davacı ---------- ve davalılardan ----------Şti ve ---------Ş şirketleri vekillerinin yüzlerine, diğer tarafların yokluklarında, miktarları itibariyle davalılardan --------Ş dışındaki davalılar bakımından kesin; -----------Ş bakımından ise gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize yahut Mahkememize sunulmak üzere başka yer asliye hukuk (ticaret) mahkemesine verilecek dilekçe marifetiyle ----------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yoluna tabi olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2024