T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/667 Esas
KARAR NO: 2024/832
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 03/10/2017
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili mahkememizin ---------- Es. Sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle, müvekkili banka ile dava dışı ------- şirketi arasında Genel Kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeyi davalı ---------- müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlu şirketin kredi borcunu ödenmemesi üzerine dava dışı şirket ile davalıya, --------- Noterliğinin 12.01.2015 tarih ve --------- yevmiye nolu hesap kat ihtarı gönderildiğini, ihtarnameye itiraz edilmediği için kesinleştiğini, ancak borcun ödenmediğini, borç ödenmediğinden -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosya üzerinden ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı borçlu tarafından katip konusu borca itiraz edildiğinden borçlunun itirazlarının iptali ile huzurdaki davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle; fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile; borçlunun yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtildiği şekilde devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden girişilen icra takibine vaki borca itiraz üzerine davacı-alacaklı tarafından açıldığını, davacı-alacaklı taraf ile müvekkilinin müteselsil kefil sıfatıyla arasında yapılan 08/10/2013 tarihli sözleşme çerçevesinde müvekkilinin borç için ödeme yapmadığı iddiasıyla müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında yapılan sözleşme neticesinde müvekkili davalının ---------- Noterliği 04/12/2014 tarih ve ------- yevmiye numaralı ihbarname ile davacı bankaya sözleşmeye konu şirket ile şahsi ve ticari tüm ilişkilerini sonlandırdığını, --------- Noterliği 14/03/2014 tarih ve ---------- yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile bildirdiğini ve ilgili tarihten sonra taraf ve kefil olmayacağını bildirdiğini, davalı bankanın müvekkiline gönderdiği ---------- Noterliği 12/01/2015 tarih ve -------- yevmiye numaralı ihtarname ile söz konusu kullandırılan kredilerden sorumlu olduğunu bildirdiği, kredi kullandırım evrakları incelendiğinde dava dilekçesinde belirtilen --------- numaralı ticari kredinin kullandırım tarihinin 07/08/2014 olduğunu ve kredi kullanan şirketin ve kefilin başka kişi olduğunun görüldüğünü, dava dilekçesinde belirtilen -------- ve -------- tek hesaplar adı altındaki hesapların borcu olmadığı ve tek hesaplara ilişkin herhangi bir borç söz konusu olmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Dava ilk olarak mahkememizin ----------- Esasında görülmekte iken yapılan yargılama sonunda: ----------- K. Sayılı 07/03/2019 tarihli karar ile "1-Davanın, KABULÜ İLE, Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla taleple bağlı kalınarak davalının ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı takip dosyasında ----------, -------- numaralı kredilere yönelik İTİRAZIN İPTALİ ile, --------- numaralı kredi bakımından 23.129,99 TL asıl alacak, 268,43 TL işlemiş faiz ve 13,42 TL %5 BSMV üzerinden
---------- numaralı kredi bakımından 3.839,83 TL asıl alacak, 32,29 TL işlemiş faiz ve 1,61 TL %5 BSMV üzerinden DEVAMINA, 2-Alacak likit olduğundan icra inkar tazminatının KABULÜ ile, kabul edilen alacak miktarının %20'si oranında belirlenen icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar verilmiş, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya ilgili hukuk dairesine gönderilmiştir.Yapılan istinaf incelemesi sonunda; ----------- Sayılı 09/06/2022 tarihli karar ile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(HMK)'nun 599/1. Maddesinde, gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefilin alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebileceği düzenlenmiştir. Buna göre borç doğduktan sonra kefaletten dönülmesi mümkün değildir. Kaldı ki, TBK'nın 599/1. Maddesinde sayılan kefaletten dönme sebeplerinin gerçekleştiği yolunda da herhangi bir iddia ve ispat bulunmamaktadır. Anılan Kanun maddesinde kredi borçlusu şirketin hissesinin devredilmesi kefaletten dönme sebepleri arasında sayılmamıştır. Bu haliyle davalının kefaletten dönme beyanı geçerli olmayıp kefalet akdi devam etmekte olduğundan kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumludur.Davalının kefalet imzasını taşıyan 08/10/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borcun bir noktada ödenmiş olması davalı kefilin, kefalet sorumluluğunu; daha sonra aynı sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan krediler yönünden sona erdirmez ise de, banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması halinde ise, şayet yeni sözleşmede ilk sözlemeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaz ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaması halinde, bu yeni kullandırılan krediden dolayı borcu ödenerek kapatılan ilk sözleşmeye kefalet eden davalının sorumluluğundan söz edilemez. Ancak, mahkemece itibar edilen bilirkişi raporu, davacı tarafça dosyaya sunulan belgeler incelenerek davalının savunması nazara alınmadan hazırlanmış olup, bu haliyle takibe konu kredi alacağının sonraki tarihli bir genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda herhangi bir değerlendirme içermemektedir. Bu nedenle bahsi geçen bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle davacı bankanın takip ve davaya konu edilen kredi alacağının hangi sözleşmeden kaynaklandığı, banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile saptandıktan sonra açıklanan kural gözetilerek bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile davanın karara bağlanması yerinde olmamıştır." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.BAM kararı üzerine yeniden yargılama yapılmak üzere dosya mahkememizin --------- Esasına kaydedilmiştir. Dava konusu alacağın -----------Ş.'ye temlik edildiğine dair belgeler dosyaya sunulmuştur.
Banka kayıtları üzerinde BAM kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapılmak üzere dosya Bankacı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişiden raporda davacı bankanın takip ve davaya konu edilen kredi alacağının hangi sözleşmeden kaynaklandığının da belirtir rapor düzenlenmesi istenilmiştir.Bilirkişi ön raporunda; Davacı/temlik eden -----------Ş. 'ye Sayın Mahkemece bir müzekkere gönderilerek Banka ile dava dışı --------- Şti. arasında akdedilen tüm kredi sözleşmelerinin (08.10.2013 tarihli sözleşme hariç) dava dosyasına gönderilmesinin, Bu sözleşme/ler ve bunlara dayalı olarak kullandırılan krediler konusunda, gerekli belgeler hazır edildikten sonra yerinde inceleme yapabilmemin sağlanması için davacı bankanın gerekli düzenlemeleri yapmasının, İstenilmesi hususlarını takdir ve tensiplerinize, mevcut durumda Sayın Mahkemenin görevlendirme kararında belirtilen hususlar dahilinde rapor hazırlanması mümkün olamayacağını bildirmiştir.26.09.2004 tarihli 5335 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri hakkında kanunun 5. maddesinin 5. fıkrasında , özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı taktirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirleneceğinin düzenlendiği, ---------- sayılı kararı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanundan kaynaklanan davaların 10 veya daha fazla Asliye Ticaret Mahkemeleri bulunan yerlerde -------- ve --------- numaralı Ticaret Mahkemelerinin bakacağının ön görüldüğü, finansal holding şirketlerinin de bu kanun kapsamında yer aldığı anlaşılmakla; dosyanın--------- ve ----------- Asliye Ticaret Mahkemelerince karara bağlanması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi ile Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK.20 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ---------- VE ---------- ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere karar verildi. 24/10/2024