T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/132
KARAR NO : 2026/439
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/02/2026
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait --- ve ----- plakalı araçlar ile gerçekleştirilen ihlalli geçiş nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla ----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete dava dilekçesi ve ekleri 16/02/2026 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK md. 128 uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir (--- Bam ----HD -----Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.
Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.
İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.
Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir (Yargıtay -----HD ----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 27.400,00 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 25/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 24/06/2025 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davalı şirkete ait ----- plakalı araçların davacının işletme hakkı bulunduğu otoyolu kullanmak suretiyle tahakkuk eden tutarları ödeyip ödemediği, ceza uygulanması gerektirir gecikmenin mevcut olup olmadığı, bu tutarların tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse sözlü yargılama aşamasına geçilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve sunulan deliller itibariyle davalıya ait ---- ve ----- plakalı araçların davacının işlettiği otoyoldan/köprüden ücret ödemeksizin geçiş yaptığı, hatalı geçiş tebliğine rağmen ihtar edilen 15 günlük ödeme süresi içerisinde borcu ödemediği, davacının 3996 sayılı Yasa kapsamında işletmesini üstlendiği köprü ve otoyolunda geçiş yapan araçlara dair geçiş ücretini ve 6101 sayılı Yasa'nın 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince geçiş esnasında ücret ödemeyen araçlara ilişkin belirlenen 10 katı ceza tutarının tahsilini geçiş yapan araç malikinden talep edebileceği, 25/05/2018 tarihli, ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan; 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18 inci maddesi ile; "25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesinin bir ve beş fıkrasında yer alan "on" ibareleri "dört" şeklinde değiştirildiği, dolayısı ile davacının yasa gereği ancak bu orandaki ceza tutarının tahsilini talep edebileceği, ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin ----esas ve --- karar sayılı ilamında belirtildiği üzere --- ve ---- kartlarından çekilememesi halinde dahi davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, provizyon alınamaması halinde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından davalının ücret ödemeden geçiş yaptığını bildiği ve bu şekliyle geçiş yapılması halinde ceza alınacağı hususunun kanuni düzenlemeden kaynaklanması sebebiyle bu hususunun bilinmemesinin mazeret sayılamayacağı ve tebligata gerek olmadığı, sunulan geçiş tutanakları ve görüntüleri kapsamında davacının davalıya ait araçların yapmış olduğu hatalı geçiş tutarlarını yasa kapsamında davalıdan talep edebileceği kanaatine varılarak davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile davalının ----. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına,
2-Likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20'si tutarında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 1.871,69 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 732,00 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik bakiye 1.139,69 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı yan için takdir olunan 27.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 1.464,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen toplam 48,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okundu.
Full & Egal Universal Law Academy