T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/195
KARAR NO: 2023/323
DAVA: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 19/06/2019
KARAR TARİHİ: 30/11/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı -----Ünvanlı ticari işletmenin sahibi olduğunu, epilasyon ve lazer cihazları ile çeşitli güzellik bakım cihazlarının üretimini ve satışını kendi adına tescil ettirdiği ----markası ile gerçekleştirdiğini, ----tarafından “------” markası 08 ve 10. Sınıflarında -----başvuru numarası ile TPE nezdinde tescil ettirildiğini, 35 ve 37. Sınıflarda tescili için de -----başvuru numarası ile TPE ye başvurulduğunu ve davalı tarafın itiraz ettiğini ve itirazın reddedildiğini, müvekkilinin “----” markasını kendi tasarımı olan ve yerli üretim olan güzellik bakım cihazlarında yıllardır kullandığı ve güzellik sektöründe de tanınmış bir marka olup, davalının kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirdiği “---- ve “-----markaları ile müvekkilinin Markası ile birebir aynı tanımlayıcı ve açıklayıcı -----ibaresini barındırdığını ve davacıya ait markanın tescilli olduğu Nice sınıfları ile aynı ve benzer sınıflarda tescil ettirildiğini, davalı ----- davacının işyerinde 2014-2018 yıllarında çalışmış olduğunu ve -----istifa ettiğini, davalının istifa etmesinden önce 04.04.2018 tarihinde ----markasının tescili için 03 ve 44. Sınıflarda TPE ye başvurduğunu ve tescil ettirildiğini, 03.01.2019 tarihinde ----- markasının 03 ve 44.sınıflarda tescili ve 29.04.2019 tarihinde “-----” markasının 8,10,11,35,37,41.sınıflarında tescili için başvuruda bulunduklarını henüz sonuçlanmadığını, davacıya ait ----- ibareli marka ile dava konusu----markaları arasında görsel benzerlik bulunduğunu, tescilli markanın ---- dava konusu markanın ---- olduğu, davalının markasının davacının markasından tek farkının asıl ve tanımlayıcı unsur olan ----- ibaresinin yanına cihazın modelinin belirten ----- ibarelerinin eklenmiş olduğunun, hükümsüzlüğü talep olunan davalı yana ait markalar ile davacıya ait markanın bir bütün halinde bıraktığı intiba nedeniyle bu tarz bir kullanıma izin vermenin halk nezdinde güvendiği işletme ile malı aldığı işletme arasında bir bağlantı bulunduğu zannıyla “karıştırılma ihtimali” ne sebebiyet vereceğini, bu durumun emeğin sömürülmesi, bu sömürüye dayalı olarak da haksız kazanç elde edilmesi ve davacının büyük bir emek, zaman ve sermaye harcayarak yarattığını, markasının ayırt edici niteliğinin zedelendiğini, ----- ait söz konusu markaların yer aldığı epilasyon cihazlarının ---- ithalatı ve yerli piyasaya satışı davalının abisi ----- şirket yetkilisi ve davalıyla birlikte sahibi olduğu ----- aracılığıyla yapıldığını, davalının haksız markasının kullanıldığı ürün ve reklamlarının ---- adreslerinde yer aldığını, davalı tarafça 01.02.2019 tarihinde-----FSHHM 'de davacının kendi markalarına tecavüz ettiği gerekçesiyle tecavüzün tespiti, maddi manevi zararın tazmini ve ihtiyati tedbir talebiyle dava açtıklarını, bilirkişilerce yapılan incelemede ürünlerin kasa etiketinde bulunan ----- markasının tespit edenden daha önce aleyhine tespit istenen adına tescilli olduğunun, diğer markaların da tespit istenen firma adresinde olmadığının tespit edildiğini, davacıya ait ----- markasının TPE nezdinde 8,10,35 ve 37.sınıflarda tescil olduğunu, davalı tarafın markalarının 3,8,10,11,35,37,41 ve 44.sınıflarında tescil ettirildiğini bu nedenden dolayı Markalar arasında sınıf benzerliklerinin de olduğunu, her iki tarafın da hitap ettiği tüketici kitlesinin ortak olması nedeniyle davalı----- tanınmışlığından faydalanarak müvekkilinin Müşteri kitlesine ----- markasının yarattığı güveni kullanarak kendi haksız markası olan ---- markalı ürünlerini satmakta olup, piyasadaki müşterileri yanılttıklarını ve haksız kazanç sağladıklarını, müvekkilinin marka hakkına tecavüz edilmesi nedeniyle maddi ve manevi olarak zarar uğradığını belirterek, davalıya ait ----başvuru numaralı O8, 10, 11, 35, 37, 41 sınıfların tescilli ----- markasının,----- başvuru numaralı 03, 44 sınıflarında tescilli----markasının ve ---- başvuru numaralı 03, 44 sınıflarında tescilli ----- markasının hükümsüz bırakılmasını ve marka sicilinden terkinine masrafı davalıdan alınarak hükmün tirajı yüksek 5 gazeteden biri ile ilanını, davalıya ait Markaların 3.kişilere devrinin ve tecavüz oluşturan fiillerin önlenmesi ve durdurulması için, tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara el konulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkile ait marka hakkına davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının giderilmesini, davacının marka hakkına tecavüz eden dava konusu markalar adına internet adresine ve sosyal medya hesaplarına erişime engel konulmasını, müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini için şimdilik HMK m.107 gereği 20.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;
İş bu huzurdaki dava tamamen kötü niyetli bir dava olup davalının iddiaları gerçek dışı olduğunu,----- davacı ----- firmasının çalışanı değil ----- ile birlikte ortağı olduğunu, Davalı ----- senesinde ------ile birlikte lazer epilasyon aleti sektöründe çalışmak üzere adi ortaklık kurduğunu, bu adi ortaklık faaliyetlerini Davacı ---- adına -----kayıtlı olan ve davalı ile ortaklık yapılan tarihe kadar lazer epilasyon aleti sektöründe faaliyet göstermeyen------ firması üzerinden faaliyetlerini yürütmeye başladığını, Bu süreçte başkaca bir firma veya işten sigortası olmaması sebebi ile 2014 senesinde davalının en azından sigorta primlerinin yatabilmesi için davalının ,davacı firmaya asgari ücret üzerinden sigorta girişi yapılarak davalının sigortalı gösterildiğini, Ne var ki bu sigortalılık sadece kağıt üzerinde olup banka kayıtları incelenirse davalıya hiçbir maaş ödemesi yapılmadığı, davacı ile ortaklıkları dolayısı ile davalıya pek çok ödeme yapıldığı ve davalının de bu ortaklık dolayısı ile kendi hesabından harcama yaptığının görüleceğini, Tarafların bu ortaklıklarının kapsamında güzellik sektöründe epilasyon cihazlarının üretimi, ithali veya başka bir şekilde temin edilmesi ile temin edilen bu cihazların tanıtılması, pazarlanması, reklamı, satışı, satış sonrası cihazlara ilişkin eğitim verilmesi, cihazların bakım ve onarımını oluşturduğunu, Tarafların bu faaliyet genel olarak davacı ile davalı arasında iş bölümü çerçevesinde yürütüldüğünü, bu iş bölümüne göre teknik konuda bilgisi bulunan ----- epilasyon aleti üretimi; epilasyon aleti parçası temini gibi teknik konular ile ilgilenmekte iken buna karşılık davalı ----- üretim dışında kalan hizmete ilişkin alanlar ile ilgilendiğini, 2015 senesinde davalı -----yapmış oldukları işi büyütebilmek için bir takım girişimlerde bulunduğunu, bu kapsamda öncelikli olarak davalının " ---- markasını yaratmış ve yarattığı bu markayı ----- adına 08 ve 10. Sınıftan TPE nezdinde tescil ettirdiğini, Bu süreçte markanın yaratılması, markanın tescilinin alınması, ücretinin ödenmesi de dahil her türlü işlemin davalı tarafından yapıldığını, 2016 yılında yürüttükleri faaliyetlerin de hizmet ayağının abisi olan -----ve onun sahibi olduğu firmalar aracılığı ile gerçekleştirilmesinin daha faydalı olacağını düşünerek davalı ile yürüttükleri işlerde abisinin firması ile çalışılmasını sağladığını, 2018 yılının Ekim ayına kadar davalı -----ile davacı-----bu ortaklığı ve bu ortaklığın diğer davalı----- ile yapmış oldukları işbirliğinin devam ettiğini, Ne var ki davalının, davacının yakını olan dava dışı ----- ait olarak bildiği ve---- firması ile aynı adreste kurulan -----firmasının ortaklarından birisinin de davacı olduğunu öğrenmesi üzerine tarafların ortaklıklarının sonlandığını, sonlanan bu ortaklık neticesinde taraflarınca ------. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde adi ortaklığın tespiti ve tasfiyesine ilişkin dava açılmış olup davanın halen derdest olduğunu, Sayın Mahkeme tarafından------ Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen bu adi ortaklığın tespiti ve tasfiyesi dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalının davacı ile ortak olduğunun ortaya çıkacağını ve "-----" markası üzerinde birlikte hak sahibi olduklarının anlaşılacağını,Davacı----- ile davalı ----- markasına ilişkin reklam ve satış faaliyeti için 2016 yılında davalı ----- yetkilendirdiğini, davalı ----kendi firması üzerinden davacı ile davalı ----- ait cihazların satış ve kiralanması dahil hizmet faaliyetlerini yerine getirdiğini, Davacı taraf davalılar ile olan ilişkisinin sonlanmasının ardından başka kişi ve firmalarla 2018 yılının Ekim ayından önce davalı----ve----- yürüttüğü hizmet faaliyetlerini gördürdüğünü, davacının bu faaliyetlerini gerçekleştirirken veya 3. Kişilere yaptırırken kendi adına tescilli markasını değil davalı -----adına tescilli markaları kullandığını, bu kapsamda davacının, davalı ile ortaklıklarını sonlandırdıktan sonra hizmet işleri için 35 ve 37 sınıflarında markalarının tescili için TPE'ye başvuruda bulunduğunu, Davalının sadece çeşitli üreticilerin ürünlerine ilişkin hizmetleri verdiğini, Sektörde davalılar gibi hizmet alanında faaliyet gösteren----- gibi pek çok marka, marka tescilini 44. Sınıftan yaptırdığını, Keza davalının, davalı ile ortaklığını bitirmesinin ardından hizmet sınıfı olan 35 ve 37. Sınıftan marka başvurusu yapması da üretim dışında kalan hizmetlerin verilebilmesi için hizmet sınıfında bir markanın varlığının gerekli olduğunu ve 08 sınıfının üretim dışında kalan hizmetleri kapsamadığını ve davacı ----- adına tescilli markanın davacının faaliyet alanını kapsamadığını ispat etmesi gerektiğini, Davaya konu markaların her ne kadar ----- tarafından kullanılsa da davacı ile davalı ----- ortak olması ve davacının ürettiği cihazlarda kullanılan bu markaların bir anda ------ tarafından tescil edilmesinin davacı ile davalıların ilişkilerini bozabilecek olması sebebi ile bu markaları-----davacının bilgisi dahilinde kendi adına tescil ettirdiğini, Davacı tarafın bu markaların ----- tarafından kullanıldığını ve----- faaliyetleri kapsamında tescil edildiğini bilmesine rağmen kötü niyetli olarak bu markaların kendi markasına iltibas oluşturacak şekilde davalı ----- tarafından kendisinin bilgisi olmadan tescil edildiğini iddia ettiğini, Davacı taraf dava dilekçesinde tarafımızca ---. FSHM'nin -----sayılı dosyasından yaptırılan tespit ile bilirkişi raporu ile davalarının haklılığının ispat edildiğini iddia etmişlerdir. Bunula birlikte tarafımızı kötü niyetle suçlayarak tespitin yapılması ve kendilerinin haklılığının ispat edilmesinin ardından tarafımızca tedbir talebinden vazgeçildiğini iddia ettiklerini, Bununla birlikte söz konusu rapor davacı tarafın değil taraflarının iddialarını destekler nitelikte olduğunu, Piyasada tanınan marka davacı adına tescilli üretim markası değil davalı ---- adına tescilli hizmet markası olduğunu, Nitekim davacının sahibi olduğu ---- internet sitesinde davacının adına kayıtlı olan "---- markası tescil şekli ile hiç kullanılmamışken, davalı ----- adına tescilli marka TPE'de tescilli şekil ve logosu ile birebir kullanıldığını, davacı adına tescilli marka ile müvekkil adına tescilli marka aynı veya benzer olmadığını, Davacı gerek davalı ---- ile olan ortaklığını gerekse de davalı ----- ile olan iş ilişkisini çarpıtarak sanki kötü niyetli hareket eden, marka tecavüzünde bulunan kendisi değilmiş gibi olayları göstermeye çalıştığını belirtmiş, Yukarıda açıklanan sebepler ile davacıların haksız davalarının reddi ile ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E :
Dava, davalının ----- markası ile ----markalarının tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğü, hükmün ilanı ve davalının kullanımının davacının ----- markasına haksız rekabet oluşturduğu , tespiti, önlenmesi, refi, davalının internet sitesi ve sosyal paylaşım hasaplarının erişimin engellenmesi 20.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat talepli davadır.
Mahkememiz dosyasından aldırılan 10/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Davalıya ait ve hükümsüzlüğü istenen ----- dosya numaralı ----dosya numaralı markalarının henüz Türk Patent nezdinde işlemde olup tescilinin kesinleşmediği bu nedenle hükümsüzlük açısından değerlendirmeye alınmayacağı, Davalıya ait ----dosya numaralı -----hemen ibareli marka ile davacıya ait -----markasının ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğu ancak taraf markalarının farklı emtialarda tescilli olması ve emtialar çerçevesinde ilişkilendirilmek ihtimalinin bulunmamasından kaynaklı hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını, Davalı taraf ait web sitesi, ----sosyal medya hesaplarında davacının-----ibaresini tescil ettirdiği 8.sınıf kapsamındaki epilasyon cihazları emtiasında, ----- şeklinde kullandığı, bu kullanımın Davacı markası ile iltibas yarattığına dair raporunu sunmuşlardır.
Mahkememizde dosyasından aldırılan 15/06/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda;-----hesabı incelendiğinde hesap adı dışında hesapta ---- ibaresinin kullanılmadığı -----adlı web sitesi incelendiğinde söz konusu sitede davalı ---- ile davacılar ----- firması arasında olan ortaklığın bittiği davacılar ve davalar arasındaki davalar sebebiyle davalıların -----markasını davalar sonuçlanıncaya kadar kullanmayacaklarına dair açıklamanın yer aldığı, Söz konusu web sitesinde web sitesi alan adı ----- ve yukarıdaki açıklama dışında ----- ibaresinin kullanılmadığına dair raporunu sunmuşlardır.
Mahkememizde dosyasından aldırılan 19/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; ---- Davacı adına tescilli olduğu, ----- Davalı adına markasının Türk Patent nezdinde -----no ile tescilli olduğu, markasının Türk Patent nezdinde---- no ile -Davalı adına ---- no ile yapılan marka başvurusunun 03/01/2019 tarihinde yapıldığı, 15/05/2020 tarihinde tesciline karar verildiği, -----no ile yapılan marka başvurusunun 29.04.2019 tarihinde yapıldığı, 03.03.2020 tarihinde tesciline karar verildiği, dava tarihi olmadıklarından hükümsüzlük incelemesine konu olamayacakları, Davacı markası ile davalı markasının görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzer olduğu tespit edilmiştir. Taraf markaları arasında benzerlik tespiti yapıldıktan sonra markaların kapsamlarının karşılaştırılması gerekmektedir. Davacının markasının ----no ile tescili kapsamında 08 ve 10. Sınıfta yer alan emtialar,----- no ile tescili kapsamında 35 ve 37. Sınıfta yer alan hizmetlerin olduğu, davalının ----- no ile tescilli hizmetlerde kullanıldığının tespit edildiği, Markasının 03 ve 44. Sınıfta yer alan mal ve Davacı markası kapsamındaki hizmetler ve emtialar ile davalının markasındaki mal ve hizmetler, bu kriterlere göre - karşılaştırıldığında davalı markasında yer alan mal ve hizmetler açısından davalının ----hükümsüzlüğü talep edilmiş olan ---- no ile tescil edilmiş hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, Huzurdaki davada; davacı ve davalı arasında adi ortaklık ilişkisi olduğunun ifade edildiği, dosya kapsamındaki belgeler ve adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin davanın derdest olduğu ifade edilmiş olup, taraflar arasında adi ortaklığın mevcudiyetinin tespit edilmesi halinde davalının-----no ile tescil edilmiş ----- Markasının davalı tarafından kötüniyetle tescilinden bahsedilemeyeceği, nihai takdir hakkının Sayın mahkemeye ait olduğu, Davalılardan-----davacı ile adi ortaklık ilişkisine taraf olmadığı, farklı bir tüzel kişilik olduğu, ancak 19/06/2019 dava tarihi itibariyle ve tespit yapıldığı esnada davalılardan----markayı kullandığına dair herhangibir tespit yapılamamış olunması nedeniyle marka hakkına tecavüz koşullarının mevcut olmadığına dair raporunu sunmuşlardır.
Mahkememizde dosyasından aldırılan 03/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacı adına----- markasının Türk Patent nezdinde ----no ile tescilli olduğu, “Davalı adına ---- markasının Türk Patent nezdinde-----no ile tescilli olduğu, Davalı adına -----no ile yapılan marka başvurusunun 03/01/2019 tarihinde yapıldığı, 15/05/2020 tarihinde tesciline karar verildiği,---- no ile yapılan marka başvurusunun 29.04.2019 tarihinde yapıldığı, 03.03.2020tarihinde tesciline karar verildiği, dava tarihi 19/06/2019 tarihi itibariyle tescilli olmadıklarından hükümsüzlük incelemesine konu olamayacakları, Davacı markası ile davalı markasının görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzer olduğu , Taraf markalarının tescil kapsamlarının karşılaştırılmasından; davacının markasının ----no ile tescili kapsamında 08 ve 10. Sınıfta yer alan emtialar,----no ile tescili kapsamında 35 ve 37. Sınıfta yer alan hizmetlerin olduğu, davalının ---- no ile tescillİ markasının 03 ve 44. Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde kullanıldığının tespit edildiği, Davacı markası kapsamındaki hizmetler ve emtialar ile davalının markasındaki mal ve hizmetler, bu kriterlere göre karşılaştırıldığında davalı markasında yer alan mal ve hizmetler açısından davalının hükümsüzlüğü talep edilmiş olan-----no ile tescil edilmiş markası açısından hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, Her iki davalının da 03/06/2017 tarihinden itibaren davacıya ait markasına çok benzer ibaresini davacının tescil kapsamındaki ürünlerde kullandığı, Davalıların kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan haklara tecavüz eylemi teşkil ettiği, Maddi tazminat hesaplamasının heyetimizde mali müşavir olmaması nedeniyle yapılamadığı, Manevi tazminatın takdiri ve miktarının tespitinin mahkememize ait olduğuna dair raporunu sunmuşlardır.
Mahkememizde dosyasından aldırılan 07/09/2022 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda; Davalı şirketin ticari defterlerinin 6762 Sayılı ETTK 66 6102 Sayılı Yeni Ticaret Kanunun 64-ve 213 sayılı V.U.K. ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulmuş olduğu, Davalı şirketin Ticari defterlerin TTK 69 ve 213 sayılı kanunun 216.md gereğince açılış tasdiklerinin süresinde, Ticari defterlerin VUK 228-226 md gereğince muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulup kazıntı ve silintiye rastlanmadığı ve ETTK 70/6 md. 72/3 fıkraları ve YTTK 64/3 fikraları gereğince ticari defterler süresinde kapanış tasdikleri yapılmış olduğu, defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbirini teyit etmesi nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222. maddesi gereğince delil niteliğine haiz olabileceği, 350 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)” ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiştir. Buna göre aylık 5.000 TL sınırını aşan alış ve satışlar Form BA ile Form BS beyannamesinde beyan edilecektir. Davalının bahse konu faturaları ilgili beyan dönemlerinde Bs formunda beyan ettiği Davalı ----2018 ve 2019 yılları itibari ile cirolarının incelendiğinde vergiler hariç 771.081,46 TL gelir elde ettiği, Davalı ----- 2018 ve 2019 yılları Mali tablolarında yapılan satışların Yurt içi satışlarının 600 hesaplarda izlendiği, Davacının, dava konusu faydalı tasarımına ait davalı satışları üzerinden hesaplanan lisans bedelinin 57.831,11 TL olduğu, Mali tablolar ışığında davalının yıllık cari hesapları içerisinde bulunan görsel faturaları üzerinde ----- logosu marka olarak kullanılmış, ancak yurtiçi satışlarının ve yurtdışı alışlarının tamamının dava konusu----- marka adı altında yapılmadığı, davalının yurtiçi satışlarının ve yurtdışı alışlarının tamamının dava konusu dışında kalan ---- marka adı altında satış ve alışların olduğunun tespit edildiği, görülmüştür. Davalının üretim satış ve kapasitesinin belli olmadığı, davalının fiziki SATIŞ FATURALARI ÜZERİNDE----- logosu marka olarak kullanılmış, ancak davalınn muhasebe ve kayıtlarının celenmesinde -----marka adı altında satış ve alışların “ı yapmış olduğu ve bu yurt dışı alışların ve yurt içinde yapmış olduğu satışların belgeler ile tespit edildiğinden, davalının cirosuna göre yapılacak tazminat hesaplamasının hakkaniyete uygun olup olmadığının takdirinin sayın mahkemede olduğu, Davacının Marka hükümsüzlüğüne ilişkin taleplerine dair daha önceki raporlarımızda belirttildiği görüşlerimizi aynen muhafaza edildiği, Sayın mahkemenin Maddi Tazminat yönünden yapılan hesaplamanın kabulü halinde 57.831,11 TL Maddi tazminatın olduğu ve bu konuda takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, Manevi tazminatın takdiri ile miktarının tespitinin sayın Mahkemeye ait olduğu, şeklinde raporunu sunmuşlardır.
Mahkememizde dosyasından aldırılan 31/08/2023 tarihli bilirkişi 3.ek raporunda; Manevi tazminatın takdiri ile miktarının tespitinin sayın Mahkememize ait olduğu, ---- arşiv kayıtları incelemesinde, ulaşılabilen en eski 25.02.2019 tarihli arşiv kaydında, davacının internet sitesinde “-----” ibaresinin kullanıldığı ve 24.07.2018 yılında düzenlenmiş olan fuara ait haber ve haber görselinin yer aldığı, Davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu e-postaların incelemelerinde davacının 15.06.2016 yılında davalıya------ ibareleri görselin yer aldığı bir e-posta yollamış olduğu, davacının 20.06.2016 yılında davalıya ------ ibareleri görselin yer aldığı bir e-posta yollamış olduğu, Görüş ve kanaatlerine varıldığına dair tespit ve incelemeleri içerir raporunu sunmuşlardır.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davacının ----- numaralı-----markasının 8 ve 10. Sınıflarda ve -----numaralı ------markasının 35 ve 37. Sınıflarda tescilli sahibi olduğunu iddia ettiği davalı adına tescilli ------ numaralı ----- markasının ----- numaralı ----- ve ------ numaralı------ markalarının davacı markalarına benzer olması, markanın gerçek yaratıcısının davacı olması ve kötü niyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğünü talep ettiği yine davalı tarafından davacının marka hakkına yönelik tecavüzde bulunduğundan tecavüzün tespiti, önlenmesi ve refi ile maddi manevi tazminat talebinde bulunduğu, davalılar tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce aldırılan 10/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davalı marka kullanımlarının davacı markaları ile iltibas yarattığı, ----- numaralı marka yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu fakat diğer markalar tescilli olmadığından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği, daha sonra aldırılan 15/06/2020 tarihli ek raporda, davalılarca kullanılan web sitesi ve sosyal medya hesaplarında---- markasının kullanılmadığı ibaresinin yer aldığı ve kullanımın tespit edilemediği, davanın esasına yönelik olarak aldırılan 19/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise dava tarihi itibariyle tescilli olan -----numaralı markanın tescil sınıflarının farklı olması sebebiyle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalı ---- yönünden marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği, aynı heyetten alınan 03/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda tecavüz yönünden markanın davacının tescil kapsamı ürünlerinde kullanıldığı tespit edildiğinden tecavüzün oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, daha sonra maddi tazminata yönelik aldırılan ve diğer itirazların da karşılanması bakımından 07/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda, maddi tazminat bedelinin 57.831,11 TL olarak hesaplandığı, en son alınan 31/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda ise maddi tazminat yönünden toplam 72.725,47 TL hesaplama yapıldığı, diğer değerlendirmeler bakımından önceki raporlar ile benzer değerlendirmeler yapıldığı, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, öncelikle hükümsüzlük talebi bakımından, davaya konu edilen---- numaralı markalar dava tarihi itibariyle henüz tescil edilmediğinden, hükümsüzlük incelemesine konu olamayacakları bu sebeple bu markalar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerektiği, ----- numaralı marka yönünden ise davacının---- numaralı ----markasının 8 ve 10. Sınıflarda,-----numaralı ----- ibareli markanın 35 ve 37. Sınıfta, davalının ise-----markasının ise 03 ve 44. Sınıflarda tescilli olduğu, markalar kelime yapısı olarak karşılaştırıldığında, her iki markanın da esas unsurunun ------ibaresi olduğu, davalı markasında yer alan diğer ibarelerin tanımlayıcı mahiyette ve küçük harflerle yazıldığı, markayı ayırt etmeye yeterli ölçüde olmadığı bu sebeple markaların esas unsurları itibariyle ayniyet derecesinde benzer olduğu fakat markaların tescil sınıflarının farklı olduğu, tescil sınıfları yönünden yapılan incelemede, davacı kullanımları ve davalı kullanımları incelendiğinde, ----- markasının güzellik ve bakım hizmetlerinde kullanılan lazer cihazı olduğu, markanın kullanıldığı ürünler bakımından esasen 8. Sınıfa tescilli olması gerektiği fakat 44. Sınıfta yer alan güzellik bakımı hizmetleri ile kullanım ve amaç bakımından 8. Sınıftaki emtiaların benzer olduğu bu sebeple her ne kadar sınıfsal olarak farklılık varsa da özellikle güzellik bakımı hizmetleri yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu zira davacı markasının tescil tarihinin daha önce olduğu ve davacının ----- markası üzerinde davalıya nazaran öncelik hakkına sahip olduğu her ne kadar davalı tarafından davacı ile aralarında adi ortaklık ilişkisi olduğu ve markanın her iki tarafa da ait olduğu yönünde savunmada bulunulmuşsa da davalı tarafından-----. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin ispat edilemediğinden reddine karar verildiği yine mahkememizce dinlenen davacı tanıklarından -----alınan beyanında, davalı -----daha önce kendisinin yanında çalıştığını, davacı ---- çok uzun zamandır güzellik sektöründe faaliyet verdiğini ----- markasını tasarlayan ve oluşturanın ---- olduğunu davalı----- yanında işçi olarak çalıştığını beyan ettiği, diğer davacı tanığı ----alınan beyanında da davalı ----- yanında çalıştığını, ----- markasının davacı -----ait olduğunu belirttiği, davalı tanığı ----- alınan beyanında ise sektörde -----isminde ürün satan 7-8 firmanın olduğunu, markanın ismini ilk olarak 2016 yılında duyduğunu, ---- adına tescilli diye bildiğini beyan ettiği, davacı tanıklarının özellikle davacı ve davalıyı tanımaları, -----markasının başlangıç ve hazırlanma aşamalarını bildiği de gözetildiğinden uyuşmazlık ile ilgili davanın esasına yönelik somut bilgilere de sahip olduğu anlaşıldığından bu hususta davacı tanıklarının beyanları da dikkate alındığında, davalı ---- ile davacı ----arasında ortaklık ilişkisi olmadığı ve ------markasının gerçek sahibinin davalıya nazaran davacı olduğu kaldı ki davacının tescil tarihinin de 2015 yılına dayandığı bu nedenle davalının davacı yanında çalışmış olması, ----- markasını bilmesi, buna rağmen davacı yanından ayrıldıktan sonra-----ibareli davaya konu ----- numaralı markayı 03 ve 44. Sınıflarda tescilini sağlayıp fakat tescil sınıfı dışında markayı 8. Sınıftaki emtialarda kullandığı gözetildiğinde, davalı markası tescilinin kötü niyetli tescil olduğu bu sebeple SMK' nın 6/9. Maddesi uyarınca tescil sınıfları farklı olsa da kötü niyetli tescil sebebiyle tümden hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, marka hakkına tecavüz iddiası yönünden ise davalıların SMK' nın 155/1.Maddesi uyarınca tescilli markalarını kullanıyor olmasının önceki marka sahiplerine karşı tecavüz davalarında ileri sürülemeyeceği bu nedenle davalılarca davacı markasına ayniyet derecesinde benzer marka tescili sağlayarak davacı ile aynı sektörde, aynı ürünleri satmak suretiyle yaptıkları eylemin ortalama tüketicilerin taraf ürünlerinin aynı kaynaktan doğmuş olabileceği veya birbirlerinin temsilcisi veya yetkili bayisiymiş gibi algılanabileceği bu durumun karışıklığa sebebiyet verebileceği bu nedenle 6769 Sayılı SMK' nın 29. Maddesi uyarınca davalılarca gerçekleştirilen eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, diğer davalı şirket tarafından da -----markalı ürünlerin satışlarının gerçekleştirildiği bu sebeple davalı ----- o şirketin yetkilisi olması sebebiyle birlikte sorumlu oldukları, marka hakkına tecavüz oluştuğu bu sebeple davacının SMK' nın 149. Maddesi uyarınca maddi manevi tazminat talebinde bulunabileceği, maddi tazminat talebi yönünden, talep üzerinden lisans bedeli üzerinden yaptırılan incelemede emsal lisans bedeli tespit edilemediğinden ---- yazı cevabına göre davalıların elde ettiği toplam cironun %15 ' inin lisans bedeli olarak hesaplanması gerektiği, ihlal tarihi 2018 yılı olarak tespit edildiğinden, davalıların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede tecavüz nedeniyle satışı yapılan ürünlerden elde edilen ciro üzerinden toplam 72.725,47 TL maddi tazminatın kabulüne karar vermek gerekmiş, manevi tazminat talebi yönünden ise tarafların daha önce birlikte çalışıyor olmaları, davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra aynı marka ile ürün satışı yapması, yapılan maddi tazminat hesabı, sosyal ekonomik durum tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre 20.000 TL Manevi tazminatın dosya kapsamı bakımından uygun olduğu, neticeten hükümsüzlük talebi bakımından ------numaralı markalar dava tarihi itibariyle tescilli olmadığından bu markalar yönünden hükümsüzlük taleplerinin reddine,----- numaralı markanın hükümsüzlüğüne, maddi tazminat talebinin tam kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davanın kısmen kabul
kısmen reddi ile;D
1-Davalılarlar tarafından davacılarnın markasına yönelik tecavüzün tespitine, önlenmesine ve giderilmesine, davalılar tarafça ----- vb. İbareleri kullanımının her türlü fiziki ve internet ortamında kullanımının yasaklanmasına, kullanılan tabela, fatura, basılı evrak vs. Her türlü materyal ile ürünlere el konulmasına, el konulan ürünlerden -----ibaresinin silinmesi mümkün ise silindikten sonra davalılarya teslimine mümkün değilse o şekilde el konulmasına, davalılar tarafça kullanılan -----ibareli internet ve sosyal medya hesaplarının erişimin engellenmesine,
2-72.725,47 TL maddi tazminatın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılarya verilmesine,
3-20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacılarya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Hükümsüzlük yönünden ----- numaralı davalılar adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne,
5-Hükümsüzlüğü talep edilen-----numaralı markalar yönünden davanın reddine,
6-Alınması gereken 6.334,07 TL harçtan alınan 44,40 TL peşin harç + 2.049,30 TL peşin harç + 900,42 TL ıslah harcın mahsubu ile kalan 3.339,95 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan 2.994,12 TL harcın davalılardan tahsiline davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 8.856,10 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre 4.428,05 TL sinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan 37,90 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre 18,95 TL nin davacıdan tahsiline davalılara verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
10- Marka hakkına tecavüzün tespiti bakımından: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
11-Maddi tazminat bakımından: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
12-Kabul edilen Manevi tazminat bakımından: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 20.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
13-Ret edilen Manevi tazminat bakımından: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 20.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,
14-Hükümsüzlük bakımından: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davalı -----alınarak davacıya ödenmesine,
15-Hükümsüzlük bakımından: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ---- verilmesine,
16-Kullanılmayan gider avansların taraflara iadesine,Dair davacılar vekili ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.