T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/235 Esas
KARAR NO: 2024/140
DAVA: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ:15/11/2022
KARAR TARİHİ:01/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı------- ibaresini 2000 yıllardan beri kullandığı, halen bu unvan ile ------------ adresinde firın ve unlu mamuller işini iştigal ettiği, 16.08.2021 tarihinde -------- ibareli markasını ----- başvuru tarih ve ------- emtia ve hizmet sınıflarında adına tescil ettirdiği, anılan marka ile yıllardır ------alanında hizmet veren davacının hizmet kalitesinin zamanla haklı bir üne kavuştuğu, sektörde bilinen ve aranan bir marka haline geldiği, davalıların karı-koca olduğu, davalılar ----- işyerlerinde ------------ unvanını kullanmak suretiyle 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanununun 29. maddesini ihlal ettiklerini, bu durumun davacı tarafça öğrenilmesi üzerine, davalılara marka hakkına yapılan tecavüzün sonlandırılması talebiyle ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız eylemlerine son vermelerinin ihtar edildiği, davalıların devam eden ihlalleri üzerine------- suç duyurusunda bulunulduğu, anılan soruşturma dosyasında alınan 30.06.2022 tarihli bilirkişi raporu ile şüphelinin markasal kullanımının müştekinin tescilli markasının ana unsuru olan -----ibaresini öne çıkaracak şekilde olduğu, tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu ve marka hakkına tecavüz fiilinin gerçekleştiği yönünde tespitte bulunulduğu, bu rapor üzerine davalılar aleyhine açılan davanın----- dosyası halen devam ettiği, davacının ticari itibarının sarsıldığı, ticari unvanını ---------- oranında davacının ticari unvanına benzediği, davalı kullanımlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 29.maddesindeki marka hakkına tecavüz ve gerekse Türk Ticaret Kanunun 54.maddesinin ikinci bendindeki haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiği iddia olunarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; Mütecaviz davalılarca sebebiyet verilen tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, giderilmesine ve tüm olumsuz sonuçlarıyla kaldırılmasına, mahkeme kararının ilanına, maddi tazminat yönünden, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabulü ile davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 151/2-c bendine göre tazminatının tespitine, davacının maddi tazminat alacağına mahsuben şimdilik 500,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalı----, şimdilik 500,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalı ----müşterek ve müteselsilen tahsiline, (ileride kullanma hakkı doğmaması kaydı ile), 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı ----- 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı ----ticari faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini talep ettiği anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalılar ---- akrabaları olan ---- tescil numarası ile ilk defa tescil eden dava dışı ----- muvafakati ile isminde ----- ibaresini ana unsur olmayacak şekilde içeren işletmelerinde -------- yılların başından beri aktif bir biçimde hizmet verdiklerini, yalnızca logoda -------- isminin geçtiği, davalılar ile davacı ve dava dışı ------ arasında hem akrabalık ilişkisi hem de iş ilişkisi bulunduğunu, davalılar ve davacının, dava dışı ---- rızası ile ------------ ibaresi ile aynı sektöde hizmet verdiklerini, 10 yıllık tescil süresinin dolmasıyla davacının ----- izin almadan kötü niyetli olarak markayı adına tescil ettirdiği, davacının, söz konusu markanın davalılara ve dava dışı ---- ait olduğunu bilmeme gibi bir durumun olmadığını, davacının davalıları zarara uğratma kastı ile hareket ettiğini, dava dışı ---------ve muvafakat verdiği davalıların eskiye dayalı kullanım haklarının davacı tarafından yok sayıldığını, ---- markasının kurucusu -------------- işletme adı ile faaliyetine başladığı, bu durumun ticaret odası, vergi kayıtları ve faturalar ile sabit olduğu, davacının İse ------ ibaresini davalıların izni olmadan haksız şekilde unlu mamuller üretim ve satış sınıfında kullandığı, haksız elde ettiği tescil ile hakkaniyete aykırı hareket ettiği, buna rağmen davacı adına tescil edilen marka ile karışıklığa sebebiyet verilmemesi dava açılmadan önce logolarını değiştirdikleri, bu sebeple asıl zarara uğrayan davacı değil bilakis davalılar olduğunu, eskiye dayalı kullanım nedeniyle davacının marka tecavüzü iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalıların, davacının ----- markasını tescil başvurusunda bulunduğundan haberdar olmadan evvel ;----- markası --- tarihinde ve---- tarihinde tescil başvurunda bulunulduğu,------ numaralı----markası ise ----- Numaralı nice sınıflarında tescil kararı verildiği, davalının kullandığı-------------şeklindeki kullanımda sadece firıncılık değil pastane hizmeti de verildiği, ihtar tarihinde zaten samandıra sahur ekmek pasta şeklinde logo kullanmakta oldukları, sahur ibaresini ana unsur olarak kullanmamakta, halihazırda davacının markası ile benzerlik teşkil eden ve karışıklık yaratabilecek bir kullanım söz konusu olmadığı,----- davacının bizatihi kullanımına özgülenmesi de mümkün olmayan bir ibare olduğu, davacının bir zararı olmadığını ve zararı ispatlaması gerektiğini, davacının maddi ve manevi tazminat talebi ile haksız menfaat sağlamaya çalıştığı, davacının kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz davasının reddini talep ettiği anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, Tarafların; Davacı adına tescilli ------- numaralı markaya davalılar tarafından tecavüz ve haksız rekabette bulunulup bulunulmadığı, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin davadır.Davacı vekili 02/06/2024 tarihli dilekçesi taraflar arasında görülmekte olan davada, taraflar birbirinden yargılama gideri talep etmemek üzere davanın geri alınması hususunda sulh olduklarını, bu nedenle davalılar aleyhine açılan iş bu davayı HMK 123. Maddesi uyarınca geri aldıklarını, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birliktedeğerlendirildiğinde; Davalı vekili tarafça 03/06/2024 tarihli dilekçe ile davanın geri alınmasına muvafakat edildiği, ve karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama giderleri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.İncelenen dosya kapsamına göre, Davacı vekili tarafından 02/06/2024 tarihli dilekçe ile HMK.nın 123. Maddesi gereğince davanın geri alındığı talebinde bulunulduğu, davalı tarafça sunulan 03/06/2024 Tarihli dilekçe ile davanın geri alınmasına muvafakat edildiği, ve karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama giderleri taleplerinin olmadığının beyan edildiği, HMK. 123. Maddesi uyarınca davanın "hüküm kesinleşinceye kadar davacının, davalının açık rızası ile davasını geri alabileceği, bu halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği", hükmü uyarınca davacı tarafından usulüne uygun olarak davanın geri alındığı, davalı tarafça da geri alma talebine muvafakat edildiği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
1-Yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
2-Vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan alınan 80,70 TL harç ve 1.724,82 TL tamamlama harcının mahsubu ile 1.377,92 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının talebi halinde taraflara iadesine,
7-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/07/2024