T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/194
KARAR NO: 2025/178
DAVA: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 25/09/2025
KARAR TARİHİ: 05/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talebi ile "08/10/2021 tarihli Alt Franchise (lisans) sözleşmesi nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararın tespiti ve tazmin edilmesi" talepli dava ikame edildiğini, 04/11/2024 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, itiraz yoluna gidildiğini, 04/02/2025 tarihinde itirazın reddine karar verildiği, daha sonra istinaf yoluna başvurulduğunu, ----- Bölge Adliye Mahkemesinin -----. Hukuk Dairesinin ---- Esas,-----karar sayılı ilamıyla tedbir kararına itirazın kabulüne alınan tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiğini, teminatın iadesi talep edildiği, teminatın iadesinin sağlanmadığını, verilen ihtiyati tedbir kararı neticesinde davacı şirket tarafından hem yediemin ücretine hem de tabelanın yeniden monte edilmesi için ayrıca tabela asım masrafına katlanılmak zorunda kalındığını, bu kalemlere ilişkin faturaları ekte sunduğunu, haksız ihtiyati tedbir sebebi ile davacı şirket nezdinde doğrudan zarar oluşturan bu kalemlerin tazmini gerektiğini, uzun süreden beri ilgili tedbir kararı neticesinde iş yerini tabelasız şekilde işletmek zorunda kalan davacı büyük bir kazanç kaybına uğradığını, davacının iş yerinde yaptığı satışlarda büyük azalmalar olduğunu, yaptığı ticari anlaşmaları bozulduğunu, davacı işletmesindeki üzerinde marka hakkına ilişkin isim ve yazı taşıdığı gerekçesiyle birlikte tedbir kararıyla el konulan paket çikolatalar da yediemine teslim edildiğini, Yedieminde bulunduğu uzun süre zarfında bu paket çikolatalar tamamen erimiş, bozulmuş, kullanılamaz hale geldiğini, davacının bu anlamda hem satış yaparak gelir elde edebileceği bu paket çikolataları satamamış, hem de gelir elde edebileceği bu ürünlerden artık tamamen mahrum kaldığını, çeşitli dekoratif ürünler de yedieminde geçen bu uzun süre zarfında deforme olmuş, yıprandığını, davacı şirketin tedbir kararı sonrasında özellikle tabelasız şekilde iş yerini işletmesi sonucu hem tanınırlığı hem saygınlığı büyük zarar gördüğünü, davacı şirket itibar kaybına uğramış, üstelik iş yerini tabelalı şekilde açmışken değişen durumla beraber müşteri nezdinde güvenilirliği azaldığını, fiziksel görüntüsü ile tabelasız bir iş yeri olarak kalan iş yerinin kapandığı veya kapanacağı şeklinde dahi söylentiler söz konusu olmuş, davacı şirket her anlamda zarar gördüğünü, tüzel kişiliklerin ekonomik faaliyetleri sırasında kazandığı saygınlığı, ekonomik itibarı, ödeme gücüne ilişkin bilgiler tüzel kişilerin onur ve saygınlığını ifade ettiğini, saygınlığı ve itibarı büyük zarar gören müvekkil şirket lehine davalı tarafça 50.000 TL Manevi tazminat ödenmesini talep ettiklerini, davanın kabulü ile , davacı lehine fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın haksız hükmedilen ihtiyati tedbir kararı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkille ödenmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle dava şartı yoksunluğu (dava açılmadan evvel dava şartı arabuluculuk başvurusu olmaması ) nedeniyle usulden reddine, Olmadığı takdirde davanın esasına ilişkin beyan ve itirazlarımız gereğince davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ettikleri anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, marka itibarının kaybı nedeniyle tazminat istemine ilişkin davadır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, birlikte değerlendirildiğinde; Davalı vekili tarafından tazminat talepleri yönünden Arabuluculuğa başvurulmadığı belirtilmiş olup bu hali ile yasanın aradığı şekilde dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmadığı ve son tutanağın dava açılmadan önce alınmadığı ve dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, Bu hali ile HMK 114/2 yollaması ile HMK 115/2 gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek verilerek neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:
Davanın usulden REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan alınan 2.561,63 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.946,23 TL harcın davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 27.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.