T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/162
KARAR NO : 2025/266
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/08/2023
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının firma 11.06.1996 tarihinde kurulan ve her türlü endüstriyel kimyasal maddenin imalatı, ithalatı, ihracatı ve pazarlamasını yapmakta olduğunu, 21.06.2011 yılında firmanın eski unvanı olan ve halihazırda müvekkil firma adına tescilli bulunan, 2005 yılından itibaren sektörde tanınırlığı olan "----" ibaresini ---- numara ile Türk Patent ve "------" ( WİPO)' ne marka olarak tescil ettirmiş ve hem iş yerlerinde hem reklam vasıtalarında kullandığını, Davalıların tescilli "----" ve "------" markalarını, ürünlerinde aynen kullanmak ve bu ürünleri satışa arz etmek suretiyle marka hakkında tecavüz fiilini gerçekleştirdiklerini, Davalılardan ----- Firması ile müvekkil firma arasında fason üretim anlaşması olup söz konusu firmanın kendisine tutanak ile zimmetlendirilen, mülkiyeti davacı müvekkile ait etiket markasını işbu davaya konu eylemlerde kullandığını, davalı-----. Firması ile birlikte diğer davalı firmalar tarafından basılı evraklarda ve ambalajlarda ve hatta mamullere yapıştırılan marka etiketlerinde kısaltılmış firma adı olarak kullanıldığını, bu şekilde müvekkil firma tanınmışlığından ve ürünlerin kalitesinden faydalanmaya çalışıldığını, Davalı ----, diğer davalı ------ firmaları ile birlikte tarafımızca tespit olunan ticari iş ilişkileri dahilinde formülleri müvekkil firmaya ait ürünleri ve ürün kodlarını dahi kullanarak ve davacı firmanın isim, marka ve unvanlarını dahi açıkça zikrederek ticaret gerçekleştirdiklerini, Davalı -----firması, kendisine tutanak ile zimmetlendirilen, mülkiyeti davacı müvekkil şirkete ait olan etiket makinesini kullanarak, davacı şirketin markasını davacı şirketin izni ve onayı olmaksızın ticari hayatında kullandığını, tüketici nezdinde davacı şirkete olan güvenin haksız olarak kullanıldığını ve itibarı zedelemekte hem de davacı şirketin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında kayıp ve zararlar meydana getirdiğini, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı mahkemenizce re'sen nazara alınacak nedenlerle "----" markası için; öncelikle, davalıların, davacı müvekkil adına tescilli ---- ibareli markalarına tecavüzlerinin durdurulmasına, önlenmesine ve kaldırılmasına, Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, devamında tecavüzün önlenmesine, dava konusu ürünler hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek, ürünlerin piyasadan toplatılmasına ve dava sonuna kadar satışının durdurulmasına, dava konusu ürünlerin satışının durdurularak söz konusu ürünlerin toplatılarak imhasına, HMK'nın 107. maddesi uyarınca miktarı ve değeri kesin olarak tarafımızca belirlenemediği için belirsiz alacak taleplerimizin tespiti amacıyla toplanacak delillere göre hesaplama yapılmasına, Söz konusu tecavüz fiili sonucunda marka hakkı tecavüze uğrayan müvekkil şirketin uğramış olduğu zararın tazminine yönelik olarak; davalılar aleyhine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafları ve konusu (dava dilekçesi) aynı olan İş bu dava için derdestlik itirazında bulunduklarını, zamanaşımı definde bulunduklarını, davalı ----- Kimyasal üretim yapacak tesisinin bulunmadığını ve taklit üretim yapmasının fiilen mümkün olmadığını, dosyaya delil olarak sunulan Fatura ve diğer belgelerde davalı -----adının geçmediğini Ve Müvekkilim------neden ve ne ile suçlandığını anlamadıklarını, davaya konu edilen ürünleri üretecek Kimyasal tesissilerinin bulunmadığını ve Davacıya ait ürün kodlarının bu Şirkette bulunmadığını ve bulunması gerekmediğini, yaptıkları araştırmada Ürün Kodlarının diğer davalı ---- ait olduğu bilgisine ulaştıklarını, ----arasında faturalama şekli incelendiğinde üretilen ürünlerin ---- ile başlayan kodlarda ----- tarafından belirlendiğini ve ortak kabul edilen ürün listesi ile etiketleme operasyonunda ---- kodları kullanılmakta olduğu, --- ve --- kodlarının diğer davalı ---- kodu olduğu bilgisine ulaştıklarını, ----- kesilen faturalarda --- ve ---- kodları kullanılmakta olduğunu belirtiriz. ----- kodlu ürün spesifikasyonları tanımlanmış ve güncellenerek listelendiğini, ----- ile satılan ürünler bu marka ve isim ile tedarik edildiğini, ancak bu ürünlerin ---- yazılı talepleri ile ---- tarafından verilen kod sipariş formlarında belirtildiği şekilde etiketleme operasyonunda uygulandığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı ----- kendi tescili markasının bulunduğunu ve Yurt İçi Ve Yurt dışında tanınırlığının bulunduğunu bugüne kadar ---- ibareli markasının hiç kullanmadığını ve ihtiyacının bulunmadığını, bu iki marka karşılaştırıldığında ayırt edilebilir ve her iki markanın farklı ve kime ait olduğunun anlaşılır olduğunu,----- ibaresinin basılı evraklarda ve ambalajlarda ve hatta mamullere yapıştırılan marka etiketlerinde kısaltılmış firma adı olarak kullanılmadığını ve ihtiyacının bulunmadığını, kuruluş amacına uygun olarak Endüstriyel Kimyasalların toptan ticareti faaliyetinde bulunduğunu ancak bu aşamada üretim yapmadığını ve Etiket makinasının şirkette bulunmadığını ve kullanılmadığını, davacıya ait formüller ile mal üreterek yine Davacıya ait tescilli markaların etiketlerini kendi ürünlerinde kullanarak tanınmışlığından faydalandığı beyan edilerek bu işlemleri ileride tanık olarak dinletecekleri ---- şifahen öğrendikleri beyan edildiğini, açılış nedeninin açıkça kimliği ve adresi belli olmayan “----” isimli kişiden şifahen öğrendikleri bilgilere dayandığının anlaşıldığını, “-----” isimli kişi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davacının haksız kazanç elde etmediğini ve Davacının zarara uğramadığını (fiili zarar) ve yoksun kalınan kazancının söz konusu olmadığını bu konuda dosyada delil bulunmadığını ,manevi tazminat talep koşullarının mevcut olmadığını, davacı -----taraflar arasındaki ticari ilişkiden dayanaklandığı ve buna bağlı olarak tutulan muhasebe kayıtları ve cari hesap ekstresinde davacı------ 1.841.128,11 TL borcunun bulunduğunu, davacının borcunun ödememesi ve haksız itiraz nedeniyle Müvekkil ----Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup davanın halen derdest olduğunu, bu borçtan kurtulmak için iş bu davanın açıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde; ----14.03.2016 Tarihinde tescil edilerek kurulmuş olup Şirketin Yönetim Kurulu Başkanın Sayın ---- olduğunu----- aynı zamanda 2010 Eylül ile 2019 Eylül tarihleri arasında Davacı ---- Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığını, davalının adına --- markasının ---- no ile 04.10.2016 tarihinden itibaren 10 yıl süreli 17.08.2017 tarihinde tescil edildiğini, bu tarihte Sayın---- Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu, Davacı ----bu tescilden bilgi sahibi olduğunu her iki Şirket hissedarı ve Yönetim Kurulu üyesinin aynı tarihlerde aynı olması nedeniyle Müvekkilim ----- markasının 04.10.2016 tarihinden itibaren 10 yıl süreli 17.08.2017 tarihinde tescil edildiği bildiğini/öğrendiğini, Davacı -----tarafından konusu ve tarafları aynı olan ----Asliye Ticaret Mahkemesi, -----sayılı sayılı dosyasından (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) 50.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminat davasının açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu davalının kendi tescili markasının bulunduğunu ve Yurt İçi Ve Yurt dışında tanınırlığının bulunduğunu bugüne kadar ----- ibareli markasının hiç kullanmadığını ve ihtiyacının bulunmadığını , iki marka karşılaştırıldığında ayırt edilebilir ve her iki markanın farklı ve kime ait olduğunun anlaşılır olduğunu, davalı ----- üretim yapacak tesisinin bulunmadığını ve taklit üretim yapmasının fiilen mümkün olmadığını, davalı ---- davaya konu edilen Kimyasal ürün üretecek tesissilerinin bulunmadığını ve Davacıya ait ürün kodlarının bu Şirketlerde bulunmadığını ve bulunması gerekmediğini asılsız iddialar olduğunu ve dava dosyada davacının bu mesnetsiz iddialarını doğrulayacak delillerin dosyada bulunmadığını, davacıya ait formüller ile mal üreterek yine Davacıya ait tescilli markaların etiketlerini kendi ürünlerinde kullanarak tanınmışlığından faydalandığı beyan edilerek bu işlemleri ileride tanık olarak dinletecekleri ----- şifahen öğrendikleri beyan edil i, açılış nedeninin açıkça kimliği ve adresi belli olmayan “----” isimli kişiden şifahen öğrendikleri bilgilere dayandığının anlaşıldığını, “----” isimli kişi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin haksız kazanç elde etmediğini ve Davacının zarara uğramadığını (fiili zarar) ve yoksun kalınan kazancının söz konusu olmadığını bu konuda dosyada delil bulunmadığını ,manevi tazminat talep koşullarının mevcut olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri görüldü.
Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle;
Marka hakkına tecavüz aynı zamanda bir haksız fiil olduğundan Türk Borçlar Kanunu'ndaki haksız fiil zamanaşımı süresi açılacak hukuk davalarında uygulanacağını, marka hakkına tecavüz hallerini ve bu halleri gerçekleştiren kişi veya kişileri öğrenmesinden itibaren 2 yıl içinde anılan davaları açmaları gerektiğini, davacı ----tarafından konusu ve tarafları aynı olan tarafları aynı olan ----Asliye Ticaret Mahkemesi, ------ Esas sayılı sayılı dosyasından (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) 50.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminat davasının açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu, Davacı -----ile Müvekkilim ----- arasında 24.04.2016 tarihli Fason üretim anlaşması bulunduğunu ancak Davac---- Sözleşmede belirtilen Üretilerek ürünlerin teslim edilmesi ve faturaların gönderilmesine rağmen ödeme yapmaması ve bu konudaki taleplerimize cevap vermeyerek ülkemizde oluşan yüksek enflasyon nedeniyle üretilen ürünlerin işçilik ve hammadde ile üretim maliyetlerinde oluşan artışlar nedeniyle ödemelerde oluşan gecikme nedeniyle davalı------zararların oluşması ve ayrıca özellikle son dönemlerde sözleşmeye aykırı davranışlıları nedeniyle ifanın/üretimin engellendiğini ve sözleşmede belirtilen ürünlerin üretimi konusunda davalı şirketin bilgisi dışında üçüncü şahıslar ile görüşüldüğü ve anlaşmalar yapıldığı bilgisine ulaşılması üzerine güven duygusunun ortadan kalkmış ve taraflara arasındaki sözleşmeden kaynaklanan ilişkinin çökmüş olması ve hakkaniyet ve dürüstlük kuralı gereği sözleşmenin devamının çekilmez hâle gelmesi nedeniyle taraflar arasında akdedilen 24.04.2016 tarihli fason üretim sözleşmesi davacı Şirkete-----Noterliği kanalı ile gönderilen 22.05.2023 tarih ve ----- yevmiye nolu İhtarname ile 22.05.2023 tarih itibarıyla haklı sebeple fesh edilmiş olduğunu, Bu anlaşma gereği yaklaşık” 7 yıl” Müvekkilim -----tarafından sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içinde Müvekkilim----- Yönetmeliği ile biyosidal ürünlere dair tüm sair yasal mevzuatın hükümleri dâhilinde ---- ürünler üretilmiş ve Davacıya gönderilerek sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülükler süresi içinde olması gerektiği gibi yerine getirilmiş olduğunu, müvekkilinin ----. tarafından sözleşme süre: sonrası "----- ibaresi kullanılarak taklit ürünler ithal edilmemiş piyasaya sürülmemiş ve taklit üretim yapılmamış ve bu taklit ürünler satışa arz edilmediğini,-----arasında akdedilen 24.04.2016 tarihli Fason Üretim Genel Sözleşmesi gereği teslim edilen Etiket Makinesi (Sağlam ve Çalışır durumda) Ayrıca şablon olarak basılmış ürün etiketler, ----- tarafından yanlış dizayn etiketler ile kullanılmayan rulo şeklindeki etiketler dahil tüm etiketlerin 13.06.2023 tarihli teslim tutanağı ile-----görevlilerine 13.06.2023 tarihinde teslim edilmiş olduğunu ve bu yönde taraflar arasında teslim tutanağının düzenlenmiş olduğunu, Fason Üretim Genel Sözleşmesi gereği üretilen tüm Ürün Kodlarının Müvekkilim ----- arasında faturalama şeklini incelediğimizde üretilen ürünlerin --ve ---- ile başlayan kodlarda ----- tarafından belirlendiğini ve ortak kabul edilen ürün listesi ile etiketleme operasyonunda ----- kodları kullanılmakta olduğu -----ve ---- kodlarının Müvekkilim ---- kodu olduğu bilgisine ulaştıklarını, Davacı ---- ve ---- kesilen faturalarda --- ve ----- kodları kullanılmakta olduğnu Ulaştırma, Denizcilik Ve Haberleşme Bakanlığı tarafından çıkarılan Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Hakkında tebliğ gereği -----tarafından güvenlik danışmanlığı kuruluşundan (TMGDK) hizmet satın aldığımızı ve kuruluşun denetimi ve onayı ile üretim yapıldığını tüm Üretim kodlarının denetime tabii olduğunu ve kodların Müvekkilim ----- ait olduğuna delil teşkil ettiğini, Dosyaya sundukları sevk irsaliyelerin incelendiğinde Müvekkili ----tarafından Fason Sözleşmesi gereği üretim yaparak Davacı ---- gönderirken düzenlenen sevk irsaliyelerinde Üretilen Ürünlerin” --ve ----” ile başlayan kodlardan oluştuğunu ve bu duruma davacının bugüne kadar bir itirazının olmadığını, bu nedenle müvekkili ---- ekibi tarafından formüllerin geliştirilmiş ve Şirkete ait olduğunu --- ara kodlarının “--- ve --“şeklinde oluşturulmuş olduğunu, ----- tarafından Ürünler ve formüller ---- tasarım ve ürün geliştirme sürecine göre oluşturulmuş “----ve -----” kodu ile tüm Müşterilere fatura edildiğini, Aynı Şekilde ---- fatura düzenlenirken” -----kodları kullanılmış olduğunu, Aynı Şekilde ----- ürünler teslim edilinceye /satılıncaya kadar ürün isimleri ve etiketler iki firma arasında mutabık kalınan listeler ve .---- tarafından verilen sipariş formunda belirtilen ürün isimleri ile etiketlendiğini, Davacı ----) ürünleri teslim aldıktan sonra 2019-2021 Ağustos tarihlerinde “--- “kodu ile gönderilen ürünler----- firmasında etiketlenmekte olduğunu, Davacı --- Müvekkilim ----- bilgisi dışında ve onayının almadan Fason Sözleşmede belirtilen ürünlerin aynısını diğer Şirketlere kanalı ile biyosidal ürünler üretmekte ayrıca kendi tescilli markaları adına ürün üretmekte ve bu ürünlerinde kendi marka etiketini kullanmış ve piyasaya sürmüş olduğunu, hiç kimsenin kendi kusurundan fayda sağlayamayacağını, davacı tarafından dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde Faturaların Müvekkilim ----tarafından ----- Şirketi adına düzenlendiğinin görüleceğini, Ürün satışının ---- Şirketi İle Diğer davalı -----arasında olduğunu, dosyaya delil olarak sunulan ürün resimlerindeki “----- “Markasının ve bu marka adına üretilen ürünlerin Diğer davalı ----ait olduğunu, dosyaya sunulan ürün resimler incelendiğinde ---tarafından üretilerek Davacı ----- Şirketine satılmış ve teslim edilmiş ---- Şirketinin bu ürünleri ----- İhraç yöntemi ile satışını yapmış olduğunu, --- ürün resmi iki adet sunulmuş olup Ürün ---- ile Kalite Kontrol etiketinin uyuşmadığını, ---- ürün resmi; Bu ürünün Müvekkilim -----tarafından 18.10.2022 tarih ve ---- fatura ile ---- ve ----- ürün adı İle satışı yapılmış, bazı resimlerin dava ile ilgisinin bulunmadığını Müvekkilinin---- tarafından” ----” markasının: --- no ile tescil edildiğini, ------ üretim sahasının T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ---- ürünler üretimi için belgelendirilmiş olduğunu, --- merkezli bir ----- ürün testi, inceleme ve belgelendirme kuruluş olan ------) firması tarafından denetlenmiş ve belgelendirilmiş olduğunu, bu gönüllü belgelendirme sisteminde ----- Türkiye'de ilk belgelendirilen firma olduğunu, üretim yapılan ürünlerin Formüllerinin ---- ekibi tarafından geliştirilmiş olup, ---- ara kodların---- ve --- “ şeklinde oluşturulmuş olduğunu, Fason anlaşmasında “-----” yazmakta ancak iç kodların takibi her iki firmada ------ kodlarına karşılık gelen ürün listesi ile yapıldığını , müvekkili tarafından, davacı Şirket adına 24.04.2016 tarihli Fason Üretim Genel Sözleşmesi gereği üretilen ürünler ve bunlardan ---- ve ----- ürünlere sair yasal mevzuatın hükümleri dâhilinde olması nedeniyle Türkiye'de azda olsa tanınır hale gelen "-----” İbarelerini sanki kendi unvanı ve markası gibi kullanmasının söz konusu olmadığını, buna ihtiyacının bulunmadığını tam tersi bu şekilde davranması halinde müvekkilinin ülkedeki ve yurtdışındaki marka değerine ve ticari itibarına zarar verilmiş olacağını, müvekkilinin Fason sözleşmesi gereği davacı şirket dışında diğer şirketlere ---- ürünler üretmekte ayrıca kendi tescilli markaları adına ürün üretmekte ve bu ürünlerinde kendi marka etiketini kullandığını, müvekkili ----- arama motoru üzerinden yapılan aramalarda ve müvekkili Web sitesinde Davacı ---- iddia ettiği gibi ”----” ve”-----” ibarelerin bulunmadığının açıkça görüleceğini, müvekkili ile diğer davalı ----- arasında 01.01.2020 tarihli üretim sözleşmesi akdedildiğini ve sözleşmenin yürürlükte olduğunu, ---- tarafından”----Ticari -Hizmet ) Marka Tescil Belgesi düzenlendiği bilgisi verildiğinden bu marka adına yapılan üretim ve satışların haksız rekabet oluşturmadığını, ve müvekkiline atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, İki marka karşılaştırıldığında ayırt edilebilir ve her iki markanın farklı ve kime ait olduğunun anlaşılır olduğunu, müvekkili tarafından-----" ibaresinin basılı evraklarda ve ambalajlarda ve hatta mamullere yapıştırılan marka etiketlerinde kısaltılmış firma adı olarak kullanılmadığını ve ihtiyacının bulunmadığını ve dava konusu ürünlerin Müvekkilim -----Şirketinin iş yeri ve depolarında bulunmadığını , maddi ve manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, Davacıya ait formüller ile mal üreterek yine Davacıya ait tescilli markaların etiketlerini kendi ürünlerinde kullanarak tanınmışlığından faydalandığı beyan edilerek bu işlemleri ileride tanık olarak dinletecekleri ----- şifahen öğrendikleri beyan edildiğini, açılış nedeninin açıkça kimliği ve adresi belli olmayan “----” isimli kişiden şifahen öğrendikleri bilgilere dayandığının anlaşıldığını, “-----” isimli kişi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin haksız kazanç elde etmediğini ve Davacının zarara uğramadığını (fiili zarar) ve yoksun kalınan kazancının söz konusu olmadığını bu konuda dosyada delil bulunmadığını Davacı ---- 24.04.2016 tarihli Fason Üretim Genel Sözleşmesinden kaynaklanan Müvekkil Şirket----- toplam 1.509.563,66 TL cari hesap ekstresinden kaynaklı borcu bulunduğunu, davacının borcunun ödememesi ve haksız itiraz nedeniyle Müvekkil Şirket ---- Tarafından----Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyası dava açılmış olup dava halen derdest olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin feragat dilekçesi sunduğu, Davalı şirketin feragatı kabul ettiğini, taraf vekillerinin anlaşma üzerine yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını beyan ettikleri anlaşıldı.Tüm dosya kapsamından; Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine iş bu dava açılmışsa da, dosya incelendiğinde davacı vekilinin davacı vekili tarafından 05/12/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği feragatin HMK 309. madde gereği davaya son veren taraf işlemi olduğu bu nedenle HMK' nun 311. Maddesine göre feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:
Dosyanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
1-Alınması gereken 410,26 TL harçtan alınan 1.280,81 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 870,55 TL harcın davacıya iadesine,
2-Taraflar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
3-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.