T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/60 Esas
KARAR NO:2025/167
DAVA: Marka (Resmi Makamlarca Açılan Hükümsüzlük İstemli)
DAVA TARİHİ:18/03/2024
KARAR TARİHİ:16/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Resmi Makamlarca Açılan Hükümsüzlük İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının markasına iltibas yaratan tedbire konu --------- markasını kullanmasının tedbiren engellenmesine, davalının davacının anılan markalarını içeren her tülü yayın, hizmet ve mallar ile ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak ile alan adları dahil olmak üzere internet ve sosyal medya üzerinde kullanılmasının tedbiren önlenmesine, dosyamızın aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunması, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkilemesi , benzer sebeplerden doğmuş olması sebebiyle --------numaralı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi , dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine; davanın kabulü ile davalıya ait ---- numaralı dosyası ile---- tarihine tescil edilmiş ------markasının hükümsüzlüğünün tespitine ve sicilden terkinine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ------ tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin --- başvuru numaralı ---- markasının sahibi olduğu ve bu ibarenin ---- yılından bu yana aktif şekilde kullanıldığı belirtildiğini, davacıya ait -----ibareli markanın ise fiilen ---- şeklinde değil, yalnızca -------- ibaresiyle kullanıldığı, bu nedenle tescilli markanın esasına uygun bir kullanımın bulunmadığı ileri sürüldüğünü, davalı taraf, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29/2. maddesine dayalı olarak, davacının markasını son 5 yıl içinde ciddi biçimde kullanmadığı savunmasını def'i olarak öne sürmüş ve bu kapsamda davacının SMK 19/2. maddeye göre markayı kullanımını ispatlaması gerektiği vurgulandığını, ayrıca, TPMK tarafından yayımlanan “Marka Kullanım İspatı Kılavuzu”na atıfla; iki kelimeden oluşan bir markanın yalnızca bir parçasının kullanımının, markasal kullanım olarak kabul edilemeyeceği, somut olayda da ----markasının sadece ------ şeklinde kullanılması nedeniyle, markanın ciddi kullanımının gerçekleşmediği belirtildiğini, davalı taraf, davacının sosyal medya ve internet sitelerinde yalnızca ---- ibaresini kullandığını, mahkemece yapılan tespitlerde de bu durumun fotoğraflarla belgelendiğini, Buna ek olarak, müvekkil adına tescilli --------- markasının bir marka serisi oluşturduğu, bu markanın tescil tarihinin davacının markasından önceye dayandığı, her iki markanın da kelime unsurlarının farklı olduğu ve iltibas ihtimalinin bulunmadığı savunulduğunu, Taraflar arasında ---------- sayılı dosyasında görülen ve bu dava ile bağlantılı olan davanın bulunduğu, bu nedenle her iki davanın birleştirilmesi talep ettiği, davalı taraf, davanın SMK 29/2 kapsamında reddini, davacıdan markanın kullanımına ilişkin belge sunmasının istenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ettiği anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E:Dava,Davalı adına tescilli ----- ibareli markanın gerçek hak sahipliği ve kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkin davadır.Davacı vekili ----- tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, feragat beyanı doğrultusunda hüküm kurulmasını talep ettiği anlaşıldı.
Davalılar vekilinin -------- tarihli dilekçesi ile davaya ilişkin olarak yargılama gideri ve avukatlık ücreti taleplerinin bulunmadığını, davadan feragat nedeni ile her iki taraf açısından da yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmeksizin davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.Tüm dosya kapsamından; Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine iş bu dava açılmışsa da, davacı vekilinin davasından feragat ettiği, feragatin HMK 309. madde gereği davaya son veren taraf işlemi olduğu bu nedenle HMK' nun 311. Maddesine göre feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
Vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2025