T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/194 Esas
KARAR NO: 2025/142
AVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/09/2024
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ------- ürünlerinin perakende ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, ----- fiziki mağaza sayısının ------olduğunu, davacı şirketin ----alanında da perakende satış yürüttüğünü, ------ tescil numaralı ----markasının tanınmış marka olduğunu ve tüm sınıflarda koruma sağladığını, davalı ----- de davacı gibi ------- ürünlerinin perakende ticaretiyle iştigal ettiğini, ------ ise bir mağazası olduğunu; ------- olarak adlandırdığı fiziki mağazasının ------ adresinde,-------- olarak adlandırdığı fiziki mağazasının ise ------- adresinde,------ işletme adını taşıyan --------- adresinde olduğunu, davalı tarafın adreslerindeki fiziki mağazalarının tabelalarında, iç mekanlarında, alışveriş poşetlerinde ve perakende ticaretiyle ilgili diğer fiziki mecralarda ----- markasını kullandığını, markanın ana unsurunu ---- kelimesinin oluşturduğunu ------------ kelimesinin ise yardımcı unsur olarak ve çok daha küçük boyutlarda kullanıldığını ve davalının------ kelimesini tek başına marka olarak da kullandığını, davalının kullanımlarının ayrı ayrı Sınai Mülkiyet Kanunu m.29/1-a atfıyla m.7/2-b ve m.7/2-c uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının ----- mağazasına ait ------hesabı olduğunu, ve bu hesaplarda da ------ markasını kullandığını, -------- fiziki mağazaların fotoğraf ve videolarında markasının gözüktüğünü,----- markasının davalı adına--------- numarasıyla ------tescilli olduğunu ve davalının, markasını tescil sınıflarında kullanmadığını, ilgili sınıflarda sayılan mallardan hiçbirini üretmediğini-------- Sınıfa tekabül eden bir hizmette; ------------ hizmetinde kullandığını, Davalının markası ile müvekkili şirket adına tescilli markalar arasında yoğun görsel benzerlik olduğunu, davalının markasının ---- karakterinin müvekkiline ait markanın ------ karakteriyle neredeyse aynı olduğunu; müvekkili şirketin markalarının renklerinin------- olduğunu, davalının markasının hakim ----- de --------olduğunu, müvekkiline ait markanın tonuyla aynı tonu kullanıldığını, markalar arasında işitsel olarak da benzerlik söz konusu olduğunu, davalının markasını------- yardımcı unsuru olmadan kullandığında urumlarda benzerliğin pekiştiğini ------yardımcı unsurunun tabelalarda --------- göre daha ------- kullanılmakta olduğunu, bu yüzden davalının daha çok-------- markasıyla anıldığını; davalı ve davacı marka arasında kavramsal benzerliğin de olduğunu, davacının ---- beş adet mağazasının ---------- bu yana mağazası bulunduğunu, müvekkiline ait markanın ------- tarafından bilindiğini, müvekkilinin markasını -------- ayırdığı büyük bütçelerle markasını tanınmış hale getirdiğini böylelikle ---- markası ve------ denildiğinde akla ilk gelen marka olduğunu, davalının, davacı adına tescilli mağaza tasarımını birebir taklit ettiğini, müvekkilinin iç mekan yerleşiminin ------ sınıflandırması kapsamında ----- tescilli olduğunu, her ne kadar ---- yılında tescil edilmişse de uzun yıllardır kullanıldığını, bunun ------ yönetimleriyle mağazanın tasarımına başlandığını ve basın tarafından kullanılan fotoğraflarla ispatlanabileceğini, müvekkilinin -------yılının başında ------- mağazasına gelen iki kişinin mağazada ölçüm yapmaya başladığını ve mağaza yöneticisi bu kişilere kim olduklarını ve ne için ölçüm yaptığını sorduğunda -----------şeklinde beyanda bulunduklarını, Maddi, manevi tazminat ve itibar tazminatı hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı, ------ tescil sayılı ---------- markasını tescilli olduğu sınıflardan dışında kullandığını, ---- unsuru olmadan--- markasına dair kullanımlarının, davacının ---- tescil sayılı markası ile davacının -------- oluşan markasına ayrı ayrı tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının --------- mağazasının, davacı ----sayısıyla tescilli mağaza tasarım hakkına davacının tasarımını birebir taklit etmek suretiyle tecavüz ettiğinin tespitini, davalının --------- markalarını içeren tabelaların, fiziki mağazaların içerisinde yer alan tabelaların ve diğer kullanımların kaldırılması, dava konusu -----markalarının davalı tarafça alışveriş poşetlerinde, reklam ve ambalaj materyalleri başta olmak üzere herhangi bir fiziki mecrada kullanılmasının yasaklanması,------- başta olmak üzere ---------- hesaplarında ve diğer tüm dijital ve elektronik mecralarda kullanılmasının yasaklanması, mevcut kullanımlarının kaldırılması, dava konusu markaların davalı tarafça işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanması, dava konusu markaların davalının iş evraklarında kullanımının yasaklanması, ---------- kullanıcı adlı ----erişimin engellenmesi,-------adresinde kain ------- isimli mağazasının mevcut tasarımının kullanılmasının durdurulması ile mevcut tasarımın kaldırılması dahil olmak üzere tecavüzün durdurulmasına, kaldırılmasına ve önlenmesine, marka hakkı ihlaline ve tasarım hakkı ihlaline dair karar verilmesini iddia ve talep ettiği anlaşıldı.Mahkememizde aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamında ve ------------------- markasının davacı adına tescilli markalara iltibas teşkil etmediği, bu sebeple davalının marka kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 29. maddesinde sayılan marka hakkına iktibas suretiyle tecavüz sayılan eylemlerden olmadığı, Davalının mağaza iç tasarım kullanımının SMK'nın 81. maddesinde sayılan tasarım hakkına iktibas suretiyle tecavüz sayılan eylemlerden olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan------- tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yerinde yapılan inceleme neticesinde işyerine ait sosyal medya hesapları, mağaza içi fotoğrafları rapora eklendiğini,------- olarak ifade edilse de ------- açıldığı ve adresinin ---- olduğu son paylaşımın ---- yapıldığı görüldüğünü, esas hesaptan-------- ve devamlı olarak reklam yayını yapıldığı anlaşıldığını, ---- ----- hesabı tespit edilmiş olup buradan ürün tanıtımları yapıldığı tespit edildiğine dair rapor sunulduğu görüldü.---- Asliye Hukuk Mahkemesinden aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda; ----- faaliyet gösteren ---------- değişik raporun oluşturulması için iç ve dış mekanlarda fotoğraflama yapılmak üzere değişik zamanlarda akşam ve sabah saatlerinde gidildiğinde işyerinin kapalı olduğu son gidildiği tarihte üzerinde satılık ibaresi olduğu görülmüş işyeri dışarıdan fotoğraflandığını,------ bulunan ------- gidilmiş işyeri yetkilerine yapılan görevlendirme anlattırılarak raporun oluşturtulması için fotoğraflama yapıldığı anlaşıldı. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin------ tarihli dilekçesi ile sulh protokolü sundukları anlaşılmakla davalı vekilinin---- tarihli dilekçesi ile HMK 315 hükmü kapsamında dosyada sulh anlaşmasına göre karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla tarafların sulh olduğu anlaşılmakla sulh protokolünün aynen onaylanması şeklinde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Davanın taraflar arasında düzenlenen --------tarihli mahkeme içi sulh sözleşmesi kapsamında sonlandırılmasına, sulh sözleşmesinin aynen bütün maddeleri ile onaylanmasına,
-Sulh protokolü kapsamına göre vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
- Harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından sunulan teminatın davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2025