T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/56 Esas
KARAR NO:2025/137
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/03/2024
KARAR TARİHİ:23/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- dünyada lider endüstriyel levha üreticileri olan ----- dev iş bi hayata geçtiğini, gerek ------- firmalarının yıllardır hizmet verdiği endüstriyel levha pazarında, müşterilerin dökme akrilik levhadan beklentilerini analiz ederek ürünlerini bu doğrultuda geliştirdiğini, dökme --- levha ürettiğini ve sattığını, --------- nolu tescilli marka ve başvuruları olduğunu, davacı tarafından ----- Kullanıldığını gösteren ----videosunun------ linkinden görüldüğünü, davacının harcadığı emek ve koyduğu sermaye ile -------- ibaresini uzun yıllardan beri tescilsiz olarak faaliyetlerinde kullanmış ve kullandığını, sektörde oldukça bilinir bir hale getirdiğini, ve davalı yan tarafından------- ibaresinin birebir olarak ticaret unvanında kullanılması TTK ve SMK hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, ticaret unvanı, bir tacirin, ticari işletmesine ilişkin iş ve lemlerinde kullandığı ad olarak tanımlanmaktadır. TTK 39/f.1 hükmüne göre, “her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır.” Dolayısıyla ticaret unvanı, taciri, o ticari işletmenin sahibi olarak işaret ettiğini, . Tacirin, diğer tacirlerden ayırt edilebilmesine olanak sağlaması nedeniyle ise ticaret unvanı, niteliği gereği “ayırt etme" işlevine de haiz olması gerektiğini, davalı yana dair ----- kuruluş tarihi kontrol edildiğinde ----- tarihli olduğunun tespit edildiğini, davacı şirket ise ---- tarihinde kurulduğunu, işbu davaya konu şirket yetkilisi adına ----- nezdinde de ------------- ibareli marka müracaatında bulunulduğu, davacı tarafça bu markaya itiraz edildiğini ve halihazırda tanzim edilen ----karşı dava ikame edildiğini, ----- esas sayılı ile işlem gören dosya kapsamında uyuşmazlığa konu markalarını sunduklarını, ------ edildiğinde de ---------- yılından beri seri marka müracaatlarında bulunulduğunun görüleceğini, işbu marka müracaatı ve ticaret unvanı tescili davalı şirketin ve marka Müracaat sahibinin müvekkil şirkete ait markanın tanınmışlığından haksız şekilde yararlanma kastında olduğunu, ibareler arasında karıştırılma ihtimali de dikkate alındığında ticaret unvanının terkinine karar verilmesi gerektiğini gösterdiğini, TIK 39/f.1 hükmü uyarınca, her tacir ticaret unvanı kullanmak zorundadır. Tescilli marka sahibinin kullandığı işaretin, bir başkası tarafından ileri bir tarihte ticaret unvanı olarak tescil edilmesinin mümkün olduğunu, böyle bir halde ise, tescilli marka ile sonraki tarihli ticaret unvanı arasında karıştırılma tehlikesinden doğan markaya tecavüzden söz edilebileceğini, SMK 7/f.3-e hükmünün açık düzenlemesi karşısında tescilli markaya ilişkin işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması yasaklandığını, bu durumda, tescilli marka sahibinin sonraki tarihli ticaret unvanının sicilden terkinini dava etmesinin mümkün olduğunu, Yukarıda açıklanan hususlardan da açıkça anlaşılacağı üzere karşı yan ticaret unvanı davacının -------- esas unsuru markalarının adeta bir uzantısı, serisi niteliğinde olup tüketici nezdinde iltibas ve karıştırılma tehlikesi yaratacağını, davalının - ---------- ibareli ticaret unvanı bu haliyle davacı şirketin markaları ile iltibas teşkil etmekte ve adeta ----------- ticaret unvanının davacı şirketin seri markalarından biri olduğu düşüncesini uyandırdığını, bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere; Haklı davanın kabulüne, davalı şirket ticaret unvanının terkinine, terkin kararının ilanına, Mahkemeniz aksi kanaatte ise Davalı ticaret unvanından ------ ibaresinin çıkarılmasına karar verilmesi talep ettiği anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava,Davalı ticaret unvanında yer alan -----------ibaresinin, davacının---- unsurlu marka ve ticaret unvanına iltibas sebebiyle davalı ticaret unvanının terkini veya ---ibaresinin çıkartılması konusuna ilişkin davadır.
Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; Davacının ----- tescil nolu piacast markalarının sahibi olduğu, Davacının------------- tescil nolu-------- markalarının----- Sınıfta yer alan ---------------- hizmetlerinde tescil edilmiş olduğu, Davalının ticari faaliyetlerini ------ klavuz unsuru olan ünvanı ile ----- şeklinde davacının ---- tescil nolu piacast markalarının tescil kapsamında yer alan aynı hizmetlerde olduğu, davalının ticaret ünvanında yer alan -----ibaresinde yer alan ------ ibaresinin davalının faaliyetlerini davacının tescilli markaları ve bu marka altında sunulan hizmetlerden yeterinde uzaklaştırmadığı, davalının ------- ticaret ünvanının kullanımlarının işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği ve iltibas koşulları oluştuğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının ------ ibareli çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, yine ticari unvanının esas unsurunun ------- olduğu, davalı ticaret unvanında yer alan ----- terkinini talep ettiği, davalı tarafından usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap verilmediği, aldırılan ---------- tarihli bilirkişi raporunda davalı ticaret unvanının davacı marka ve ticaret unvanı ile karıştırılma ihtimaline yol açacağının belirtildiği, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının ---- ibareli markanın ------- numaralı markanın ----- numaralı markanın ---- numaralı piacast ibareli markanın ---- numaralı piacast ibareli markanın ----Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davacı şirketin ----- tarihinde ticaret sicile kayıt olduğu, davalı şirketin ise ---- tarihinde ticaret sicile kaydının yapıldığı, davalı ticaret unvanında yer alan ------- ibaresinin davacı markaları ve ticaret unvanı ile ayniyet derecesinde benzer olduğu her ne kadar sonuna ------ ibaresi eklenmiş ise de bunun davacı marka ve ticaret unvanından farklılaştırmaya yetmediği, davalı ticaret unvanını gören ortalama tüketicilerin davacı şirket ve markaları ile ilişkilendirebileceği, bu durumunda karışıklığa sebebiyet verebileceği, TTK 52/1. Maddesi uyarınca ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi bunun silinmesini talep edebileceği belirtilmekle hem 6769 sayılı 29. Maddesi hemde TTK 52/1 maddesi gereğince davalı ticaret unvanının esas unsuru olan ------- ibaresinin terkini şeklinde davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Davanın KABULÜ ile davalının ticaret unvanından ------- ibaresinin çıkartılmasına,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 10.919,00 TL yargılama gideri ve 427,60 TL harç toplamı olan 11.346,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025