T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/22 Esas
KARAR NO: 2025/147
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/02/2023
KARAR TARİHİ: 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ----ilinde---- maddeler alanında ----- markası altında ---- birçok iline ve 30'u aşkın ülkeye ürün satan bir şirket olduğunu, davacı şirketin kuruluş itibari ile ---- olmakla birlikte ülke genelinde ve hatta dünya çapında ------ ticari faaliyetini sürdüren, ticari faaliyet konusu itibari ile bilinen ve itibarı olan, belirli ve hatırı sayılır bir müşteri portföyüne sahip olan; ------ genelinde birçok şirket ve şahıs ile ticari faaliyeti bulunan bir firma olduğunu beyan ettiğini, davacı ---- markasının ------ hak kazanmış ve tescil ettirmiş olduğunu ayrıca bahsi geçen markaya ait ------ numaralı yurt dışı--------- marka tescil kararı da bulunmakta olduğunu, davacının toz boya alanında üretmiş olduğu ürünler ve yapmış olduğu faaliyetler kapsamında ülke ve hatta dünyanın belirli bölgelerinde tercih edilen ve tanınır olan bir marka haline geldiğini, tescilli olduğu sınıfta uzun yıllar bilfiil markasını kullanarak uzun emekler ve çabalarsonucunda markası ile ürün ve hizmetleri özdeşleşmiş ve tanınır hale gelmiş olduğunu, bu markayı işyerlerinde, tabelalarında, reklam panolarında, ürünlerinde, ürün ambalajlarında marka sahipliğinin getirmiş olduğu hak kapsamında kullandığını, davacı şirketine gerek yurt içinden ve gerek de yurt dışından gelen bilgiler doğrultusunda yapılan araştırmalar neticesinde müvekkiline ait tescilli ----- markasının, benzeri niteliğinde ve bu marka ile karıştırılma ihtimali oldukça yüksek olan ----markasının karşı tarafça ----------adresinde mevcut işyerinde, işletmenin dış cephe, tabela ve vitrininde, iç mekân tasarımlarında, işletmede kullanılan ekipmanlar ve üretilen emtialar üzerinde, çeşitli sosyal medya hesaplarında ve -------- hesabında haksız ve hukuka aykırı olarak kullanılmakta olduğu iddia etmiştir. ------- Karşı taraf şirketin, kötü niyetli bir şekilde müvekkiline ait -------- çok benzeri olan ve karıştırılma ihtimali çok yüksek olan-------markasını kullanmak suretiyle müvekkilin tanınmışlığından ve müşteri portföyünden yararlanmak suretiyle, haksız kazanç elde etmekte olduğunu iddia ettiğini, davalı tarafa -------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı davacıya ait tescilli markaya gerçekleştirdiği tecavüze son vermesi noktasında ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen davalı tarafın marka tecavüzüne son vermemiştir. Bunun üzerine --------- değişik iş no'lu dosyasında marka hakkında tecavüz, iltibas, haksız rekabet ve sair hususlara ilişkin tespit yaptırıldığını, söz konusu bilirkişi raporunda da "tespit talep eden markası ile aleyhine tespit talep edilen taraf ürünleri üzerindeki markanın karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde Müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği, sadece alıcıların belirli bir mal yerinde başka bir malı almak istediklerinde değil, alıcıların malları birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen bunların kaynağının aynı işletme olduğunu veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğunda inanabilecekleri, bunun da iltibas ihtimali yaratacağı" tespitinin yapıldığını dile getirmiştir. Ayrıca davaya konu eylemin suç teşkil etmesi sebebi ile ----------müvekkili adına tescilli markanın izinsiz, haksız ve hukuka aykırı olarak iltibas oluşturacak şekilde kullanımından kaynaklı şüphelilerin cezalandırılması maksadıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, bunun üzerine iddianame hazırlandığını ve ------ sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda sanıkların eylemlerinin marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden olduğu, işbu sebeple sanıkların eylemlerinin 6769 sayılı SMK "marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler" başlıklı md.30/1 kapsamında sayılacağı kanaatine varılarak sanıklar hakkında------- tarihli karar ile hapis ve adli para cezasına hükmedildiğini ve kararın kesinleştiğini belirttiğini, diğer taraftan davalı yanın dava konusu markayı kullanması ve kullanmaya devam ediyor olması dikkate alındığında söz konusu durumun aynı zamanda TTK m.54 bağlamında haksız rekabette oluşturacağını, Hal böyle iken TTK M.56 bağlamında davalı yanın davacı şirkete ait tescilli markayı haksız şekilde kullanması, müvekkilin pazar payından faydalanması ve sair hususlar nedeniyle maddi ve Manevi tazminat ödemesi gerektiğini iddia ve talep ettiği anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı markanın eklentisi -----anlamına gelen ----- kısaltması tarafından oluşmadığını, firmanın unvanı olan ----- kelimesinin kısaltması olarak------- markasını kullandığını, davalı firmanın faaliyeti olan ---- karakterlerinin baş harfleri olarak------- kullanıldığını, bu alanda ülkemizde faaliyet gösteren birçok firmanın ------- markalarında kullanmakta olduğunu, nitekim ------ aynı alanda faaliyet gösteren ---- firmasının da aynı şekilde markasını------ kullanmakta olduğunu,------ anlamına gelen ---- karakter kısaltmasının bu alanda faaliyet gösteren birçok firmanın kısaltmasında haklı olarak kullanılmakta olduğunu savunduğunu, ticaret unvanındaki tanıtıcı kelimenin üçüncü bir kişi tarafından marka olarak tescilinde, her iki taraf da ticaret unvanı ve markayı amaçları doğrultusunda kullandığı takdirde karıştırılma söz konusu olmayacağı gibi bu tür bir kullanım haklı kullanım sayılacağını, Davacı firma markasının son iki harfi ----kelimesi ------- bir karakter olup, bu kelimelerin baş harflerinin herhangi bir kişi veya kuruma özgülenmesinin hukuk kuralları dışında kalacağını, faaliyetin genel anlamına gelen kelimeleri kendilerine mal etmelerinin asıl müvekkili açısından haksız bir rekabet oluşturacağını iddia ettiğini, davalı firmanın ve davacının işi gereği genellikle tacirlerle ticaretlerini yürütmekte olduğunu, tacirlere yapılan bu satışlarda her iki firma markalarının birbirlerinden farklı olduğunu basit bir tacirin dahi anlayabileceğini, davalının davacı markası ile bu başvurular ile tanıştığını, markasını kurarken davacının markası ve pazarı hakkında hiçbir bilgisi olmadığını, bugüne kadar her iki markanın karıştırıldığı yönünde de bir durumla karşılaşılmadığını belirtmiştir. davalı firmanın tamamen iyi niyetli olarak markasını da değiştirdiğini ve artık ----- markasını kullanmadığını unvanında olduğu gibi ----------- ismini marka olarak kullandığını beyan ettiğini, davacı firma ve müvekkili firmanın ürettiği ürünlerin birbirinden farklı olduğunu davalının sadece ekonomik boya üretimi yapan bir firma olduğunu, Davacının ise standart boya diye tabir edilen boyaların üretimini yapmakta olduğunu belirtmiştir. Yukarıda yinelendiği üzere davalı firmanın davacının müşterilerine tek bir ürün satışı yapmadığını, bu hususta gerekirse ticari defter ve kayıtların incelenmesine muvafakatlerinin olduğunu davacı tarafın maddi zararlarının neler olduğunu somutlaştırmadığını maddi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, Davacının herhangi bir maddi zararı bulunmadığını savunduğunu, davacı tarafın manevi tazminat isteğinin ise tümden reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini talep ettiği anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, Davacı adına tescilli --------- markasına yönelik davalı tarafından tecavüzde bulunulup bulunulmadığının tespiti, önlenmesi ve men'i ile maddi manevi tazminat konusuna ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan 22/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Tarafların hedef tüketici kitlelerinin birbirine aynı ya da benzer kişiler olması ve her iki tarafında ----- sınıfında faaliyet göstermesi, davalı tarafın ----- şeklindeki kullanımının karıştırmaya sebebiyet verebilecek düzeyde benzer olduğu için davacı tarafın marka hakkının ihlaline sebebiyet verebileceği, davalı tarafın ------ adı altında satışını yaptığı ürünlerden elde edilen hasılat ya da ürün adedinin ne kadar olduğu konusunda davalı tarafın muhasebe kayıt sistemi karma nitelikte olduğu için bir tespitin yapılması mümkün olmadığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; Net Satışlar ve Faaliyet Karı veya zararı oranları üzerinden hesaplama yapılması yoluna gidildiğini, ------- yılı yüzdelik bazda, satış oranı 15,28 olduğu, maliyetlerin 7,31 olduğu ayrıca 4,25 faaliyet gideri yapıldığı neticeten toplam 11,56 toplam gider olduğu tespit edilmiştir. Bunun neticesinde net kar oranının 3,72 olduğu tespit edilmiştir. Ayrıntılı Yüzdelik Analiz sonuçları Tablo:5 *e yansıtıldığını, 2021 Faaliyet karı veya zararı üzerinden hesaplama yapıldığında; 5 445.781,07 x 3,72 / 100 - 16.583,05 TL Tazminat hesaplandığını, 2022 yılı yüzdelik baz da, satış oranı 9,42 olduğu, maliyetlerin 4,55 olduğu ayrıca 2,73 faaliyet gideri yapıldığı neticeten toplam 7,28 toplam gider olduğu tespit edildiğini, faaliyet kar oranının 2,14 olduğu tespit edildiğini, 2022 Faaliyet karı veya zararı üzerinden hesaplama yapıldığında; 2.508.589,74 x 2,14 / 100-53.683,82 TL tazminat hesaplandığını, 2023 yılı yüzdelik baz da, satış oranı 8.90 olduğu, maliyetlerin 4,19 olduğu ayrıca 2,46 faaliyet gideri yapıldığı neticeten toplam 6,65 toplam gider olduğu tespit edildiğini, bunun neticesinde net kar oranının 2,25 olduğu tespit edildiğini, 2023 Faaliyet karı veya zararı üzerinden hesaplama yapıldığında; 391.929,20 TL x 2,25 / 100- 8.818,40 TL tazminat hesaplandığını, Dava konusu dönem kapsamında hesaplanan toplam tazminat meblağı. T9.085,27.7 TL tazminat hesaplandığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava marka hakkına tecavüzün tespiti, meni refi ile maddi manevi tazminat talebine ilişkin olup davacı şirketin ------- ibareli çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından kullanılan ------- ibaresinin davacı markasına benzer olduğu ve aynı sınıfta kullanıldığı iddiası ile tecavüzün tespiti, meni ve refini talep ettiği davalı tarafından ------ ibaresinin kısaltması şeklinde olduğunu, davacı müşterilene mal satılmadığını, firmaların ürünlerinin birbirinden farklı olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği dava açılmadan önce ---- değişik iş sayılı dosyasında yaptırılan tespit ve aldırılan --- tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafça kullanılan ------ markasının davacının tescil sınıfı kapsamında kullanıldığı ve iltibas yarattığının belirtildiği, dava konusu kullanımlar nedeniyle davalı şirket yetkilileri hakkında yapılan şikayet nedeniyle ----sayılı kararı ile davalı şirket yetkililerinden ----hakkında ceza verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, o dosyada aldırılan----- tarihli bilirkişi raporunda da marka hakkına tecavüz olduğu yönünde görüş bildirdikleri mahkememizin esası bakımından aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının davacı markasının tescilli olduğu ------ Sınıfta bulunan emtialar alanında olup bu durumun marka ihlaline yol açtığının belirtildiği, bu şekilde hem ceza dosyası, hem değişik iş dosyası hemde mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarında davacı markası olan ----ibaresi ile davalı markası olan ------ ibaresinin benzer olduğu, zira hem yazım şekilleri hem ilk ve son harflerinin benzer olması, yine davacı markasında yer alan ---- ibaresinin davalı tarafça da önüne ----- ibaresi getirilmek suretiyle kullanıldığı, tarafların benzer olarak boya sektöründe faaliyet gösterdiği, tüketiciler nezdinde taraf markalarının kelime yapısı ile benzer olduğu da dikkate alındığında karışıklığa sebebiyet verebileceği, bu durumunda SMK 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, bu durumda davacının SMK 149. Maddesi kapsamında maddi manevi tazminat talebinde bulunabileceği, SMK 151/2b kapsamında yaptırılan tazminat hesaplaması neticesinde davalının ihlale konu ---- markasının bulunduğu, ürün satışları nedeniyle elde ettiği gelir yönünden aldırılan ek ----- tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu dönem nedeniyle maddi tazminat miktarının 48.525,33 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından da bu miktar üzerinden ıslah talebinde bulunulduğu, tespit edilen maddi tazminat talebinin taraf ticari faaliyetleri ve incelenen davalı ticari defterleri dikkate alındığında ıslah dilekçesi doğrultusunda dosya kapsamına uygun olduğu, bu nedenle maddi tazminat talebi yönünden davanın tümden kabulüne karar vermek gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise davacının 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, taraf markaları arasındaki benzerliğin varolduğu fakat bu benzerliğin birebir kopyalama şeklinde olmadığı, buna rağmen tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi davacı markasının ve yine davacı ticari faaliyetlerinin çok uzun yıllara dayanıyor olması ve incelenen mali raporlarda dikkate alınarak takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilen tazminatlara davalıya gönderilen -------yevmiye numaralı ihtarnamesi dikkate alınarak ve davacının talebi doğrultusunda 10/02/2021 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı tarafından davacının marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti, men' i ve refine, davalı tarafından ----- ibaresinin her türlü fiziki, internet ve sosyal medya ortamında kullanımının yasaklanmasına, mevcut kullanımların kaldırılmasına, ------ ibaresinin bulunduğu her türlü tabela, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürün satışının pazarlanmasının, tanıtımın ve dağıtımının yasaklanmasına, bu kapsamdaki her türlü materyale el konulmasına, davalıya ait -------- adına erişimin engellenmesine,
48.525,33 TL maddi tazminat ve 40.000,00 TL Manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kabul edilen tazminat taleplerine 10/02/2021 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine
Manevi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine,
Hükmün kesinleşmesi halinde masrafı davalıdan alınmak üzere ------ yayan yapan trajı yüksek 5 büyük gazeteden birinde ilanına,
1-Alınması gereken 6.047,16 TL harçtan alınan 1.724,82 TL peşin harç ve 811,62 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 3.510,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 2.536,44 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 10.924,25 TL yargılama giderinin 9.103,54 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
3------------ değişik iş sayılı dosyasında yapılan toplam 2.620,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Tecavüzün tespiti yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2025