T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/114 Esas
KARAR NO:2025/88
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/06/2024
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- sektöründe uzun yıllardır faaliyet göstermekte olduğunu, davacıya ait ------ markalarının ------ nezdinde tescilli ve koruma altında olduğunu, davacının bu markalarının eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfında koruma altına alındığını ve sektörde tanınmış markalar olduğunu, davalı ------- davacıya ait markalarla aynı ya da benzer nitelikte markaları ve --------- izinsiz olarak okulun tabelalarında, ------ ve çeşitli tanıtım materyallerinde kullandığını, davalı tarafın, davacının markaları ile neredeyse aynı logoları ve isimleri kullanarak marka haklarını ihlal ettiğini ve tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiğini, davacıya ait -----markasının, davalı tarafından ------ adıyla kullanıldığını, bu kullanımın davacının markasına ait olan görsel, işitsel ve kavramsal unsurları kopyaladığı ve davacının markasına iltibas teşkil ettiğini, davalı şirketin, davacının markasını yalnızca -------- ibaresini ekleyerek kullandığını ve bu kullanımın sektörde davacının markasının bir şubesi izlenimini uyandırarak tüketicileri yanılttığını, davacının davalıya karşı daha önce de marka hakkının ihlaline ilişkin ihtarnameler gönderdiğini, ancak davalının izinsiz kullanıma devam ettiğini dile getirdiğini, bu ihlallerin durdurulması amacıyla savcılığa şikâyette bulunulduğu ve bilirkişi raporları ile davalının davacının markasına tecavüz ettiğinin tespit edildiğini, davalı şirketin davacının markaları üzerinde hiçbir hakkı olmadığını, söz konusu kullanımın davacının marka haklarını ihlal ettiğini ve haksız rekabet yarattığını, davacı vekili, davalı şirketin, davacının markalarını eğitim sektöründe ticari amaçlarla kullanmasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davacının marka haklarına yapılan tecavüzün tespiti ve bu ihlalin men'i ve ref'i için dava açılması zaruretinin doğduğunu, davalı şirketin, davacı adına tescilli olan markaların işletme adı, -------------- materyallerinde kullanılmasının tedbiren durdurulmasını, marka tecavüzünün tespitini ve önlenmesini talep ettiği, marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulmasını, hukuka aykırı kullanımın men'ini ve ref'ini, davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep ettiği anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl davanın reddine, karşı davamızın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı-karşı davalıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı. Davalı vekilinin karşı dava dilekçesinde özetle; Davacı-karşı davalı ve eşi ------ ile Müvekkil şirket arasında---- tarihinde -------- BİRLEŞMESİ VE DEVİR İŞLEMLERİNE DAİR SÖZLEŞME" başlıklı devir sözleşmesi oluşturmaktadır. Sözleşmeye göre; halen ---- adı altında faaliyet gösteren -----, halen---- altında faaliyet gösteren------ tümüyle birleşmesine ilişkin olduğu, söz konusu birleşmenin ise halen ----sahibi olan ------- altında olacağı, birleşmenin çalışma ruhsatlarına, markalara, öğrencileri tüm araç ve gereçlerin kapsadığı açık ve net şekilde görüldüğünü, davacı-karşı davalı her ne kadar asıl sözleşmenin imzalanması sebebiyle marka kullanım hakkının oluşmadığını iddia etse de markanın kullanımı kendisinin izni, onayı hatta kendi çalışmasıyla olmuştur. Davacı-karşı davalı ile müvekkil arasındaki birleşme sürecini hatırlatmak gerekirse; sözleşmenin imzalanmasından eylül ayına kadar geçen sürede taraflar iki ayrı binada hizmet verdiğini, bu süre zarfında birleşen okulun logosu, ismi, markası hakkında çalışmalar yapıldığını, bu çalışmaların tümünde davacı-karşı davalı da yer aldığını, eylül ayına gelindiğinde sözleşme gereği davalıya ait binada tek çatı altında fiziken birleşildiğini, bu süreçte tüm giderler müvekkil tarafından karşılandığını, Sözleşmenin 2. Maddesi gereği davalı tarafından davacı-karşı davalı ve eşine 250.000 TL ödeme yapıldığını, sözleşmeyle birlikte davacı-karşı davalının yönetimindeki okuldaki öğretmenler birleşen okula geçtiğini, bu öğretmenlerin tazminatları yine müvekkil tarafından karşılandığını, davacı-karşı davalı ve eşi tarafından kendi kurumlarından 160 öğrencinin devirle birleşen okula geçeceği taahhüt edilmişse de bu sayı 110 öğrenciye düşmüştür. (Bunların 12 tanesi ücretsiz öğrencidir.) Davacı-karşı davalı ve eşi tarafından taahhüt edilen sayıyı tutturmak için okul bedelinin yarı fiyatına öğrenci alımları gerçekleşmişse de davacı-karşı davalı tarfından taahhüt edilen sayıya ulaşılamamıştır. Davacı-karşı davalı bu 110 öğrencinin ücretlerinin tamamını kendisi tahsil etmiştir. Görüleceği üzere davacı-karşı davalı, 1.183.773,00 TL tutarındaki tahsilatı kendisi yapmıştır. (EK-5) Daha sonra bu ücreti müvekkil şirkete teslim edeceği sözleşmede hüküm altına alınmışsa da davacı-karşı davalı tarafından bu ödeme yapılmamıştır. Bunun yanı sıra bazı öğrenciler okul devri nedeniyle burada okumaktan vazgeçmişlerdir. Bu öğrencilerin ücretlerini müvekkil kendisi vermiştir. Bu tutar da 50.800,00 TL'dir. Yani tahsil etmediği ücretleri geri vermek zorunda kalmıştır. Bu çerçevede müvekkil maddi olarak çok büyük zarar etmiştir. Gelinen noktada okulu bağımsız bir yöneticinin yönetmesine karar verilmişken davacı-karşı davalı okulu kendisi yönetmek istemiştir, bu kapsamda anlaşmazlıklar çıkmış ve davacı-karşı davalı sözleşmeden doğan sorumluluklarını yerine getirmeden, vermesi gereken ücretleri vermeden okulu terk etmiştir. Akabinde davacı-karşı davalı tarafından davalı aleyhine marka kullanımından ötürü suç duyurusunda bulunmuş, davalı ceza dosyasından beraat ettiğini, Açıkça görüleceği üzere davacı-karşı davalının sözleşmeden doğan bir alacağı olduğunu, davacının tahsil ettiği 1.183.773,00 TL ve davalının ücretini almadığı öğrencilerin iade bedeli olarak 50.800,00 TL olmak üzere toplamda 1.234.573,00 TL olduğunu, Davacı-karşı davalının hem asıl sözleşmeyi kendi kusuruyla imzalamaktan kaçınmış hem de bu süreçte marka kullanımına izin ve onay verdiğini, hal böyle alınca huzurdaki davanın açılması hakkın kötüye kullanılmasına sebebiyet verdiğini, davacı-karşı davalı hem ceza hem hukuk anlamında sürekli davalı aleyhine hukuka aykırı bir fayda elde etme niyetiyle hareket ettiğini, . Tüm bu durum karşısında söz konusu marka ve logonun kullanımının davacı-karşı davalının izni ve onayıyla olduğunun, tecavüzün mevcut olmadığının tespitini talep ettiği anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E:Dava, asıl davada davacı adına tescilli ------- markasına yönelik tecavüzün tespiti, meni ve refi, karşı davada ise kullanımların karşı tarafın izni ve bilgisi dahilinde olduğu iddiasıyla tecavüz olmadığının tespitinin talep edildiğine ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan ------ tarihli bilirkişi raporunda; ----- İnternet de; İş bu internet sitesinde ----- tarihinde yapılan incelemede; açılan sayfanın ana sayfasında sol üst tarafta belirgin ve büyükçe bir şekilde m-logosu bulunduğu, logonun içinde-------yazılı olduğu, Ana sayfada 4 tane kayan görsel bulunduğu, bu görsellerin birinde büyük puntolarla --------yazılı olduğu, arka plandaki okulun girişindeki tabelada ----yazılı olduğu, sayfanın aşağısındaki ----- aşağıdaki gibi olduğu, ana sayfadaki ----- menüsünün ve altındaki ------- ekranlarındaki bilgilerin aşağıdaki gibi olduğu tespit edildiği, ---- Sorgulamasında; ----- bakılan söz konusu internet sitesinin alan adının ----- tarihinde tescil ettirildiği, tescil süresinin ---- tarihinde dolacağı, Alan adının ---- tarafından ---- kaydedildiği tespit edildiği, -----hesabında gerek ---- tarihinde ve gerekse son incelemenin yapıldığı ---- tarihinde yapılan incelemelerde, ------tarihi itibari ile profil sayfasında ----- gönderi paylaşıldığı, sayfayı -------kişinin takip ettiği görülmüş olup bu bilgilerin hemen altında; ----- yazılmış olduğu, profil fotoğrafında isim-logosu bulunduğu, logonun içinde ------ yazılı olduğu, İş bu hesabın ---kurulduğu, hesabın bulunduğu konumun ----- olarak gösterildiği, okulun adının------- olarak geçtiği, logonun günümüzdekinden farklı olduğu, ---- tarihi itibari ile okulun adının ---- olarak değiştiği, logonun günümüzdeki gibi olduğu, bu tarihten ---- ---kadarki paylaşımlarda bu ismin kullanıldığı, ---- tarihinde okulun adının --------- olarak değiştiği, logonun aynı kaldığı, bu ismin ve logonun günümüz tarihine kadar kullanılmaya devam ettiği tespit edildiğini, ----- İncelenmesinde: ---- adresinde-------- verilen iş bu ---- linkinin açılmadığı tespit edildiği,---- İncelenmesinde:------- adresinde---- üzerinde---------- tarihi itibari ile yapılan incelemede; profil sayfasında ------- adet gönderi paylaşıldığı, hesabı ------ kişinin takip ettiği görülmüş olup bu bilgilerin hemen altında; --------- yüksek standartta kaliteli akademik eğitim sunan, kendine -------sahip prestijli bir okuldur. ---- tarihinde katıldı” açıklamasının yazılmış olduğu, profil fotoğrafında yine ----- logosunun bulunduğu, Son paylaşımın ----- tarihinde, ilk paylaşımın ---- tarihinde yapıldığı, ilk paylaşımda ----- isim ve logosunun bulunduğu tespit edilmi:----- İncelenmesinde: ------ tarihi itibari ile yapılan incelemede, tıklanan ---- isimli video paylaşım sitesindeki ----- adındaki kanala ait olduğu, bu kanalın incelemenin yapıldığı tarihte --- bulunduğu, kanal hakkındaki bilgilere bakıldığında, iş bu kanalın ---- tarihinde oluşturulmuş olduğu, ----- görüntülenme sayısına ulaştığı, kanalda sadece 3 adet video paylaşılmış olduğu, İlk videonun------ tarihinde paylaşıldığı, bu paylaşımda----- ve logosunun bulunduğu, son paylaşımın ise ------tarihli olduğu, davalı tarafın davacı taraf adına tescilli-------markasını davacı tarafın hukuken geçerli izni, devri olmaksızın kendi işletme adının ilk kelimesi olan -------- kelimesini iliştirmek suretiyle davacı markasının tescilli olduğu ------sınıf kapsamında kullanmasının davacı tarafın marka hakkı ihlali anlamına gelebileceği ve markaya tecavüz fili olarak değerlendirilebileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; asıl dava marka hakkına tecavüzün tespiti, meni ve refi karşı dava ise tecavüzün mevcut olmadığının tespitinin talep edildiği görüldüğü buna göre davacı asıl davalının -------- numaralı ----ibareli markalarının ---- tescilli sahibi olduğu, davacı ile davalı arasında -------------- birleşmesi ve devir işlemlerine dair sözleşme düzenlendiği, fakat daha sonra taraflar arasında ihtilaf çıkması sebebiyle asıl sözleşmenin imzalanmadığı protokolün 8. Maddesine göre marka devirlerinin asıl sözleşme imzalandığında devredileceğinin belirtildiği fakat asıl sözleşme imzalanmadığından asıl davacı tarafından markaların devrinin gerçekleşmediği, davalı karşı davacı tarafından asıl sözleşmenin imzalanmamasının asıl davacının kusurundan kaynaklandığının ileri sürüldüğü, öncelikle ihtiyati tedbir talebi yönünden aldırılan ----tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından ---- ibaresinin internet ve sosyal medya hesaplarından ayrıca okul içerisinde çeşitli yerlerde kullanıldığının tespit edildiği, yine dava konumuz ile ilgili ceza soruşturması kapsamında ----- numaralı soruşturma dosyasında aldırılan------ tarihli bilirkişi raporunda da davalı karşı davacı tarafından kullanılan ------ ibaresinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin belirtildiği, buna göre dosya kapsamı yeniden değerlendirildiğinde davacının tescilli ----- numaralı -----Sınıfta tescilli sahibi olduğu,davacı markalarının esas unsurunun ----- şeklinde kullanımların tespit edildiği, davalı tarafça kullanılan -------- ibaresinin davacının markasının esas unsurunu teşkil ettiği bu durumda ortalama tüketicinin davalı karşı davacı markalarını gördüğünde asıl davacıya aitmiş algısına kapılabileceği bu durumunda SMK 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, karşı dava bakımından ise her ne kadar davalı karşı davacı tarafından sözleşme imzalanmaması nedeniyle kusurun asıl davacıda olduğu iddia edilmiş ise de taraflar arasında marka devrine ve kullanımına ilişkin asıl sözleşmenin imzalanmaması sebebiyle davalı karşı davacının davacı markalarını kullanma hakkının olmadığı, davalı karşı davacının sözleşmenin imzalanmamasından dolayı ayrıca zararı olması halinde bunu ayrı bir dava olarak talep etmesi gerektiği bu nedenle karşı davanın reddine karar vermek gerekmiş yargılama sırasında davalı tarafından davaya konu --------- ibarelerinin kullanımına son verildiğinin davacı vekili tarafından duruşma sırasında beyan edildiği bu nedenle asıl dava bakımından tecavüzün refi yönünden davamızın konusuz kaldığı fakat dava tarihinden sonra değiştirildiği için tecavüzün refi bakımından da yargılama giderlerinin davalı karşı davacıya yükletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Asıl davanın KABULÜ ile, davalı tarafından davacının markalarına yönelik tecavüzün tespiti ve menine, tecavüzün refi bakımından konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
karşı davanın REDDİNE,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN:
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile kalan 187,80 TL harcın davalı DİMA EĞİTİM AŞ den alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 4.145,00 TL yargılama gideri ve 427,60 TL peşin harç toplamı olan 4.572,60 TL yargılama giderinin davalı ------- tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalı -----alınarak davacıya ödenmesine,
4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
KARŞI DAVA YÖNÜNDEN:
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan alınan 856.00 TL karşı dava harcın mahsubu ile kalan 240,60 TL harcın davalı karşı davacıya ------ iadesine,
2-Davalı karşı ------- tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalı karşı davacı -------- alınarak davalı karşı davacı--------ödenmesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2025