T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/284 Esas
KARAR NO:2025/59
DAVA: Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ: 18/12/2024
KARAR TARİHİ: 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf davacı adlarına tescilli; ----- ibareli markaya müvekkilimizce kullanılacak ---- ibareli markanın kullanımının tecavüz teşkil ettiği ve tecavüzün sonlandırılması yönünde uyarıda bulunduğunu, davalı firma adına tescilli --------şeklindeki tescilli markalara müvekkillerce kullanılacak şeklindeki markaların tecavüz teşkil etmediği yönünde olumsuz tespit kararı verilmesini talep ettiğini, bu iki marka iltibas oluşturacak derecede benzer olmayıp davacıya ait marka ile davacıya ait markalar gerek rengi, telaffuzu, logosu ve yazım karakteri ile gerekse alıcının hafızasında bıraktığı izlenim ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde markalar arasında iltibas olmadığı Marka kendisini oluşturan tüm unsurlarla bir bütün olarak değerlendirilerek iltibas hususu açığa kavuşturulması gerektiğini, Davalının davaya konu tescilli markalarına davacı tarafından kullanılması planlanan ----- ibareli marka tecavüz teşkil etmeyip ancak aleyhine bir ihtiyati tedbir kararı , yahut savcılığa yapılacak bir şikayet ile arama el koyma kararı , gibi telafisi imkansız zararlar doğrurabilecek eylemlere girişeceğini davalının ihtar ettiğini, davacının dava boyunca mağduriyet yaşamaması için SMK mad. 159/3 gereği ters tedbir hükmü verilerek davalı adına tescilli markadan doğan hakların davacıya karşı kullanılmasının önlenmesi yönünde gerekirse teminat mukabilinde karar verilmesini talep ettiklerini, HMK mad. 395/1 maddesi ve SMK 159/2-c maddesi gereğince gereği ters tedbir hükmü verilerek taraflarından teminat gösterilmesine karar verilerek davalı adına tescilli ------markalardan doğan hakların tedbiren dava sonuçlanıncaya kadar davacıya karşı kullanılmasının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulüne karar verilerek ; davalı firma adına tescilli ---- ibareli markaların müvekkillerce kullanılacak --- şeklindeki markaya tecavüz teşkil etmediği yönünde olumsuz tespit kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E:Dava, SMK Mad. 154 uyarınca davalının fikri mülkiyet hakkına tecavüzün olmadığına ilişkin olumsuz tespitine ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan ------ tarihli bilirkişi raporunda; Davalıya Ait Olduğu Anlaşılan ------- Sayfası İncelemesi: İncelenen internet sitesinde davaya konu logonun/markanın- --- şeklinde kullanıldığı, internet sitesinin ------ ait olduğu, ----sayfasında “%100 ------olan şirketimiz, ---- kuruldu. Bugün ------- en büyük üç üreticisinden biri…” Açıklamasının yer aldığı, ---- sayfasında ürünler üstünde --- markasının kullanıldığı, ----- sayfasında ---- adres bilgisi ile ----- telefon numarası bilgisinin yer aldığı, ---- adı kaydını yapan kişi ve yönetici bilgisinin ----olduğu, alan adının ----- tarihinde kayıt ettirildiği ve ---- tarihine kadar kayıtlı olduğu, İnternet sitesinin alan adı kaydının ----- kullanılarak yapıldığı ve ----Olduğu, Davacıya Ait Olduğu Anlaşılan ----- Sayfası İncelemesi: İncelenen internet sitesinde davaya konu logonun/markanın ------ kullanıldığı, internet sitesinin davacı tarafa ait olduğu, ---- sayfasında Ana markalarımız ---- ----- markalarımızla sektörde çeşitliğimizi sürdürmekteyiz----- ---- Açıklamasının yer aldığı, ----sayfasında ürünler üstünde ---- şeklinde kullanımların bulunduğu, ------ numarası bilgisinin yer aldığı, ------- kaydını yapan kişi ve yönetici bilgisinin ---- olduğu, alan adının --- tarihinde kayıt ettirildiği ve ---- tarihine kadar kayıtlı olduğu, İnternet sitesinin alan adı kaydının ---- olduğu, davacının---- şeklindeki markası ile davalının ----- şeklindeki markaları arasında markaların bütünsel değerlendirilmesinde düşük oranda bir benzerliğin olduğu, ancak taraf markalarının aynı sektörde temizlik ürünlerine ilişkin olduğu, davalının markalarının tescilli olduğu emtialar yönünden davacı markasının ortalama tüketici nezdinde davalının seri markası olarak algılanabileceği nedenlerinden dolayı marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilebileceği, nitekim davalı vekili tarafından sunulmuş olan ---- dilekçe eklerinde yer alan ve ------- edilen------ ilamına göre “Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın nispi nedenle reddine dair ----kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir. Davacının itiraza mesnet markaları, ---- tescil numaralı ve --- sınıflarında kayıtlı--- tescil numaralı ve ------ ibareli markalar olmakla birlikte, davalının başvurusu ise --- sınıfında ---- ibareli markadan oluştuğunu, davalı markası --------- şeklinde okunuşa sahip olup, davalı başvurusuna konu markanın, davacının seri markaları arasına sızma niteliğinde olduğu ve aynı veya benzer mal ve hizmetler bakımından davacı markalarına karıştırılmaya yol açacak şekilde benzer olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, hatalı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” şeklinde taraf markaları arasında iltibas tehlikesi olduğunun değerlendirildiği şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava tecavüzün olmadığına ilişkin tespit davası olup davacı tarafından kullanılacak ----- markasının davalıya ait ------- markalarına tecavüz etmediğinin tespitine ilişkin olup davalı tarafça yetki itirazında bulunulduğu, davacı davalı şirketin merkez adresinin ---- olduğunun anlaşıldığı her ne kadar davalı şirketin ---- ilinde şubesi var ise de dava şube işlemlerinden dolayı uğranılan bir duruma ilişkin olmadığı davanın şirket merkezinin bulunduğu ----- ilinde açılması gerektiği anlaşıldığından davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Davanın YETKİSİZLİK nedeniyle usulden REDDİNE,
HMK 20. Madde uyarınca dosyanın süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak
kesinleşmesi halinde kararın kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize müracaat edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli NÖBETÇİ ---- FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ' ne gönderilmesine,
Yargılama harç ve giderlerin HMK' nun 331/2. maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına,
Dair davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2025