T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/146 Esas
KARAR NO:2025/61
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/04/2019
KARAR TARİHİ: 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, ------------markalarının sahibi olduğunu, Müvekkil şirkete ait bu markalar özetle; ------ içeren ------ sınıfta tescilli olduğunu, Müvekkili şirket, ----nezdinde tescilli olan ---- markasının BİREBİR AYNISININ, davalı şirket tarafından markaların tescil edildiği AYNI "MAL VE HİZMETLER" kapsamında kullanıldığını tespit ettiğini, Davalı şirket, ----- markasını; İşyeri girişinde bulunan ---- ibareli tabelalarında, İşyerinin önünde bulunan ------ hesabında, tescil kapsamına giren aynı "Mal ve Hizmetler"de yer alacak ve müvekkilin marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde kullandığını, müvekkili şirkete ait tescilli ------ birebir aynısının, markanın tescil edildiği aynı "Mal ve Hizmetler" kapsamında kullanılmasının, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin markanın taklit edildiğini bildiğini, bilebilecek durumda olduğunu ve dava konusu "Marka Hakkına Tecavüz"ün sabit hale geldiğini gösterdiğini, davanın kabulüne, Müvekkilinin "Marka Hakkı"na tecavüzün tespitine, tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına, men ve refine, 6769 sayılı SMK 159/2 (a) ve (b) uyarınca; Sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması ve Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde, -------- sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması konularında öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi vermediği görüldü.
Mahkememizden verilen ------ Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı görüldü.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E:Dava, Davanın davacının Orkide ibaresini içeren tescilli markalarının davalı tarafça kullanılıp kullanılmadığı, bu kullanımının davacının markadan kaynaklı haklarına tecavüz oluşturup oluşturmadığının tespiti, durdurulması, men' i, refi ve kararın ilanına ilişkin davadır.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde;Davacı vekili davacının ----- esas unsurlu markaların ----- Sınıflarda tescilli sahibi olduğu, davalının -------- isimli iş yeri işlettiğini, davalının bu kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek, tespit, men'i ve önlenmesini talep ettiği, davalı iş yerinde mahkememiz ara kararına istinaden yapılan tespitte, davalı iş yerinin isminin -----olduğu, bu isimle tabelaların mevcut olduğu, yapılan tespitte firma yetkilisi olarak kendini tanıtan ---- markayı yeni devir aldığını beyan ettiği, davalıya -- --- sayfası incelendiğinde, ---- isminin kullanıldığı, buna ilişkin fotoğraf ve paylaşımların olduğu yine davalı facebook hesabında da ------ paylaşımların olduğunun görüldüğü, her ne kadar davacı tarafında dava dilekçesi ile ---- davalı olarak gösterilmiş ise de dava tarihi itibariyle davaya konu ---- isimli iş yerinin ------- işlettiği anlaşılmış bu nedenle davacı tarafından yapılan taraf değişikliği HMK 124/4 kapsamında uygun bulunmuş, davalı olarak dosyaya dahil edilen---- de davaya konu iş yerini --- yılında devraldığını, aldığında ----- mevcut olduğunu, bu isimle kullandıktan sonra dava devam ederken---- yılında ---- olarak değiştirdiğini beyan ettiği, buna göre dosya kapsamında yapılan incelemede, davacının ------Sınıflarda tescilli sahibi olduğu, davacıya ait ----- markasının tescilli olduğu ---- Sınıflardaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, kafeterya hizmetleri cafe hizmetleri bakımından davalının ---------isimli iş yeri kullanımının ortak olarak kafeterya yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde kullanıldığı, davalı marka kullanımı olan ------- davacının tescilli --------- markası ile birebir aynı olduğu, bu durumun SMK' nın 29. Maddesinin 1/b ve bu madde yollaması ile 7. Madde kapsamındaki 7/2-a maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, her ne kadar davalı tarafından davaya konu cafenin ismi -------değiştirilmiş ise de her dava açıldığı tarihteki durum ve koşullara göre değerlendirilir, davanın açıldığı tarihte davaya konu iş yerinin davalı markası ile birebir aynı olacak şekilde aynı mal ve hizmetlerde ------olarak işletildiği davalının da dava açılmadan önce davaya konu iş yerini devraldığını beyan ettiği, bu bakımından dava tarihi itibariyle davalının ---- şeklindeki kullanımının marka hakkına tecavüz olduğu kanaatine ulaşılarak davanın kabulü yönündeki ---- tarihli mahkememiz hükmü ---- karar sayılı kararı ile kaldırılmakla yapılan yargılama neticesinde ---- yazılan yazı ve alınan cevabi yazıda davalı tarafça işletilen ---- isimli işyerinin kapatıldığı yine davalı tarafından yeni bir kafe açıldığının belirtildiği, davalı tarafından kullanılan ------ ibareleri incelendiğinde uyuşmazlığa konu---- ibaresi önüne küçük harflerle ---- ibaresinin getirildiği fakat --------ibaresinin büyük şekilde yazılmak suretiyle kullanımdaki esas unsur olarak göze çarptığı davalı tarafından sonradan eklenen ---- ibaresinin tecavüz fiilini ortadan kaldırmadığı bu şekilde tecavüzün tespiti ve meni taleplerinde davacının haklı olduğu fakat davaya konu işyerinin kapatılmış olması davalının da başka bir yerde ----ismi ile işyeri açtığı düşünüldüğünde tecavüzün refi bakımından davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Davalı tarafından davacı markasına yönelik tecavüzün tespiti ve men'ine, ref talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan alınan 44,40 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 571,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 2.389,90 TL yargılama gideri ve 44,40 TL harç toplamı olan 2.345,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalının yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 29/04/2025