T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/58 Esas
KARAR NO:2025/53
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/03/2024
KARAR TARİHİ: 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketinin, özellikle ------ üzerine--------------- yapmakta olduğunu ve ----- yılından bu yana ---------- ile iştigal etmekte olduğunu belirtmiş ve ilgili belgelerini dosya ekine ibraz ettiğini, davacının------- tescil nolu ve ----- tescil nolu 2 adet markası mevcut olduğunu, bu iki markanın da ---- koruma altında olduğunu, Dava konusu markanın, müvekl ana markası olan ------- içermekte olduğunu, ayrıca müvekkilinin ana faaliyet alanı olan dava konusu --------- Üzerinde korunduğunu, Davalının da müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle il, aynı alanda faaliyet göstermekte olduğunu, tescilli marka ile neredeyse aynı ibareyi davacının izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullanmakta olduğunu iddia ettiğini, davalıya ait tescilli markanın davacının daha önceki tarihte koruma altına alınmış ---------markasıyla iltibas yarattığı hukuka aykırı kullanımın marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ve aynı zamanda hükümsüzlük gerekçesi yarattığını beyan ettiğini, marka sahibi, markasının tescil kapsamına giren bir işaretin, markanın tescil edildiği aynı mal ve hizmetler için kullanılmasını önleyebilir. Marka sahibi “tescilli” marka ile aynı veya benzer olan, tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını menedebiliceği, Karıştırılma ihtimali, hem bir tescil engeli, hem de bir tecavüz eylemidir. Karıştırılma ihtimali kavramı tecavüz yönünden ele alındığında, özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: Karıştırılma Mütecaviz tarafından kullanılan işaretin tescil edilmiş markanın aynısı veya onun benzeri olması ve tescil edilmiş markanın, tescil edildiği mal ve hizmetlerle aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılması şart olduğunu, bu ikisi bir arada bulunmalıdır. Bunun yanı sıra, karıştırma halk yönünden olması gerektiğini, yani tescilli marka ile tescilsiz olarak kullanılan işareti halkın karıştırması ihtimali bulunmalıdır. Çünkü işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “bağlantı olduğu ihtimali” de “karıştırılma ihtimali” kavramına dâhil kabul edilmiştir. Zira iltibasta halk, marka ile işareti kullanan işletmelerin aynı olduğu yanılgısına düşmekte, düşürülmektedir. Yani düşündüğü, tasarladığı işletmenin malını aldığını zannederken iltibas sonucu başka bir işletmenin malını almaktadır. “Karıştırılma ihtimali”nde ise halkın bu İki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurması yeterlidir. Halk aldığı malın başka bir işletmeye ait olduğunu bilse, fakat güvendiği işletme ile malını aldığı işletme arasında ekonomik bir bağlantı bulunduğunu zannetse gene “karıştırılma ihtimali” olduğunu, davalı şirkete ait dava konusu -------- marka tescilinin dava süresince üçüncü kişilere devi fati tedbir kararı ile engellenmesini, davalıya ait internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına engellenmesine, site ve instagram hesaplarından iltibas yaratan ibarelerin çıkartılmasına, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne/iptaline ve sicilden terkinine, Davalının davacıya ait markayı haksız kullandığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, davacıya ait markaların izinsiz kullanımının dava sonuna kadar tedbiren dava sonunda tamamen durdurulmasına gerekçeli kararın hüküm fıkrasının ülke çapında yayın yapan bir gazetede masrafları davalıya ait olmak üzere ilanına, Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E:Dava, davalı adına tescilli ---- markanın iltibas, kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüzün, tespiti, meni ve refine ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; Davalıya ait olduğu belirtilen ---- incelemede; ----- olduğunun belirtildiği,---- -------- olduğunun belirtildiği, ----- kullanıldığı, ----- bilgilerinde; ----- firması tarafından kayıt edildiği, ------------ gizliliği kapsamında, ----- tarafından alan adı kaydı sağlayan ---- kişisel bilgilerin -------- tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, ----- adının---- tarihinde kayıt ettirildiği ve ---- tarihine kadar kayıtlı olduğu, ----- ve yer sağlayıcısının -------olduğu tespit edildiğini, davalıya ait olduğu belirtilen ------- hesapta yapılan incelemede; ----- ------açıklamasının yer aldığı, hesabın------ tarihinde oluşturulduğu, hesabın ---------- sayısının ---- olduğu, hesaptan ---- yapıldığı, hesapta logosunun kullanıldığı tespit edildiğini, davalı tarafa ait olduğu belirtilen ------ yer alan hesapta yapılan incelemede; hesapta ------- açıklamasının yer aldığı, hesabın ---- tarihinde oluşturulduğu, hesabın takipçi sayısının -----olduğu, hesaptan ------ adet paylaşımı yapıldığı, hesapta -------- kullanıldığı tespit edildiğini, davalı tarafa ait olduğu belirtilen ------ adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; hesapta ----- açıklamasının yer aldığı, hesabın ------- tarihinde oluşturulduğu, hesabın takipçi sayısının --- olduğu, hesapta logosunun kullanıldığı tespit edildiğini, davacı tarafa ait--- tescil numaralı ibareli markanın ------- kapsamında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiği, davalı tarafa ait ----tescil numaralı ibareli markanın----- tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiği, taraf markalarının başvuru tarihleri incelendiğinde; davacı tarafın ----- tarihinde marka başvurusu yaptığı, davalı tarafın ise ----- tarihinde marka başvurusu yaptığı göz önüne alındığında, tescilde öncelik ilkesi gereği, tespit talep eden tarafın ---------markası özerinde öncelik hakkın bulunduğu, (6769 Sayılı SMK md.6/3 istisnası) hükümsüzlüğü talep edilen davalı markası davacı markası ile yüksek seviyede benzer olduğu, ---------- ibaresinin davacı markasının tescilli olduğu sınıflar arasında ayniyet ve benzerlik olması sebebiyle markalar arasında karıştırma ihtimali doğacağı düşünüldüğünden yukarıda anılan hizmetlerde hükümsüzlüğünü isteyebileceği aynı zamanda iltibasa ve haksız rekabete sebebiyet verebileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının ------- Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı adına tescil edilen ---- numaralı --------markasının iltibas nedeniyle hükümsüzlüğü ayrıca davalı tarafından yapılan marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve menini talep ettiği, davalı tarafından dosyaya cevap verilmediği mahkememizce aldırılan ------ tarihli bilirkişi raporunda hükümsüzlük koşullarının oluştuğu aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet vereceği yönünde görüş bildirildiği buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı markaları ile davalı markası karşılaştırıldığında her iki markada da baskın ve esas unsurun ---- ibaresi olduğu yine taraf markalarında ----- ibaresininde aynı olduğu, ortalama tüketici nezdinde davalı markasını gören tüketicinin davacı markaları ile irtibatlandırabileceği bu durumun karışıklığa sebebiyet vereceği, davacının ilk marka tescilinin ------yılına dayandığı davalıya nazaran gerçek ve üstün hak sahibi olduğu, bu nedenle iltibas ve iltibas nedeniyle davalı markasının hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, taraf markaları karşılaştırıldığında tescil sınıflarının da ortak olarak--------- aynı hizmetlerde tescilli olduğu anlaşıldığından davacının hükümsüzlük talebinin kabulüne yine bilirkişi raporunda davalı tarafından youtube ve instagram hesaplarında ----------hesaplarında davaya konu ------- kullandığının tespit edildiği, bu kullanımların 6769 sayılı SMK nun 29. Maddesi uyarınca ortalama tüketici nezdinde davacı markaları ile iltibasa yol açıp karışıklığa sebebiyet vereceğinden marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşıldığından tecavüz yönünden de davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Davanın KABULÜ ile, davalıya ait-----------numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,
Davalı tarafından davacının markasına yönelik tecavüzün tespitine, önlenmesine ve refine, davalı tarafça ---------ibaresinin her türlü fiziki, internet ve sosyal medya ortamında kullanımının yasaklanmasına, bu ibarenin kullanıldığı tabela, reklam vasıtası v.s. Her türlü materyale el konulmasına,
Hükmün masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmesi halinde--------- ülke çapında yayın yapan bir gazetede ilanına,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile kalan 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 5.667,00 TL yargılama gideri ve 427,60 TL harç toplamı olan 6.094,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Tecavüz yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Hükümsüzlük yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025