T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/65 Esas
KARAR NO: 2025/27
DAVA: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ:18/03/2022
KARAR TARİHİ:18/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İ D D İ A /Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dilekçesinde, davalı şirkete ait----- markasının müvekkiline ait ----------markalarına dayanarak süzlüğü ile sicilden terkini ve dava sonuna kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyari tedbir kararı verilmesini, marka tecavüzü ve haksız rekabet halinin tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, ve tecavüz teşkil eden ürünlerin imhasını, davalılara tebligat yapılmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davalının markasının müvekkilinin-------- başlayan markalarına oldukça benzediğini, markaların esas baskın unsurlarının aynı olduğunu, birebir aynı olan dört harfle başladığından görsel, işitsel ve bütünsel benzerlik arz ettiğini, tüketicinin ürünleri karıştırabileceği veya bu ürünün müvekkilinin ürününü seri markası olduğunu düşünebileceğini, markaların aynı mallar üzerinde tescil edilmesinin de karıştırılma ihtimalini artırdığını,----- markasında yer alan ----- ibaresinin üzerinde mülkiyet hakkı tesis ----------kökünden türetilmiş ve tamamlayıcı nitelikte bir ibare olduğunu dolayısıyla ünün gerektiğini, bu ibarenin markayı ayırt edici ve orijinal bir marka kılmadığını, Müvekkilinin ürününü aktif bileşen olarak ----- içerdiğinden tüketicilerin zaten -------- köküne yakın olarak görmeye alıştığını ve bu durumun markalar arasında bağlantı olduğu düşüncesini kuvvetlendireceğini, markaların başlangıç kısmının ilk dikkat çeken kısıl olduğunu son kısmın dikkat çekiciliğinin ilk kısma göre düşük olduğunu ve işitsel olarak da aynı ibareyle başladığından benzer şekilde telaffuz edildiğini bu sebeplerle karıştırılma ihtimalinin arttığını, Müvekkilinin markalarının güçlü markalar olduğunu, bu sebeple de koruma alanlarının daha geniş olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde bu hususun göz önüne alınması gerektiğini, Müvekkilinin markasının yıllardır ilaç sektöründe tanınan ve bilinen bir marka olduğunu, davalının müvekkiliyle aynı sektörde faaliyet gösterdiğini bu sebeple müvekkilinin markalarından habersiz olarak tesadüfen bu markayı tescil ettirdiğinin düşünülemeyeceğini, davalının markasını kötü niyetle tescil ettirdiğinden markanın hükümsüzlüğünün gerektiğini, Davalıya ait ürünlerin ambalaj tasarımları ile müvekkilinin ürünlerinin ambalaj tasarımının benzerlik içerdiğini, davalı tarafın ambalajda müvekkilininki ile benzer renkler kullanıldığını ve özellikle renkli kısımları kenarlarda kavisli bir şekilde konumlandırıldığını, İlaç markaları bakımından karıştırılma ihtimalinin olamayacağı zira ürünlerin uzmanlar tarafından hastalara ulaştırıldığı şeklindeki kanının somut olayın özelliklerine uymadığını, elektronik reçete kullanımıyla doktorlar ve eczacıların dahi bu ürünleri karıştırma tehlikesinin olduğunu, kaldı ki böyle bir tehlike olmasa ilaç ürünlerinde ticari markaların kullanılmayacağını, ve davalı yanın müvekkilininki ile bu derece benzer bir markayı tercih etmeyeceği Davalı yanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve müvekkilinin markasına karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer olan dava konusu markayı haksız yarar sağlama amacıyla tercih ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet yarattığını,Dava konusu ürünün satışa sürülmek üzere olduğunu, bu isimle piyasada bilinirlik edinmekte olduğunu bu kapsamda dava konusu markayı taşıyan ürünlerin kullanımının durdurulmasının ve engellenmesinin elzem olduğunu, dava konusu markanın dava sonuçlanana kadar üçüncü kişilere devrini engellemek üzere, devir yasağı koyulmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmektedir. davalının -----------geri ödeme listesine dahil edilmesinin önlenmesini, dahil edilmiş ise çıkartılmasını, Müvekkilinin ----- markalarına yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, Davaya konu --------- markalı ürünlere ilişkin davalı kullanımlarının gellenmesini, üretiminin, satışının, ithal ve ihracatının, satışa sunulmasının önlenmesini, satış için teklif edilmesinin, ticari amaçla elde bulundurulmasının, ticaret mevkiine konulmasının önlenmesini, halihazırda iretilmiş olan ürünlerin toplatılarak muhafaza altına alınmasını, Yargılama sonucunda el konulan ürün ve malzemelerin hükmün kesinleşmesini müteakip masrafların davalıya yükletilmesi suretiyle imha edilmesini, -----markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkini, Dava ile ilgili her türlü masraf ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
K A R Ş I İ D D İ A /Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, taraf markalarının bütünüyle bıraktığı etki dikkate alındığında markaların ne görsel ne de işitsel olarak benzer olmadıklarını, davacıların markasında yer alan şekil unsurunun markaya ayırt edicilik kattığını, tüm harflerin büyük harf ile yazıldığını, standart yazı tipleri dışında bir yazı tipi ile yazıldığını, tam ortada yer alan ------- şekil unsurunun ön planda olan bir unsur olduğunu, müvekkilinin markasının düz yazı stili ile yazılmış olduğunu, taraf markalarının bütünsel olarak benzer olmadıklarını, ilaç Markaları bakımından ------ tabirinin, doktor ve eczacılar olduğunu ve mesleklerinin gereği olarak yüksek dikkat ve özen gösterdiklerinden taraf markaları arasında iltibas ihtimali doğmayacağını, ilaç kullanımı diğer ürünlere göre daha fazla özen gerektirdiğinden ilaç satın alacak kişilerin dikkat ve özen düzeyinin normalden daha yüksek olduğunu, uyuşmazlığa konu markaların lösemi tedavisi için kullanıldığını, löseminin özel uzmanlık alanı gerektiren bir hastalık olduğunu, hem doktorların hem de eczacıların ilaçlara gösterdikleri normal özen düzeyinin de üzerinde dikkatli ve özenli davranacaklarını, davalıların ---- markası altında satışa sunduğu --- tedavisinde oral yoldan kullanıma ilişkin buluşun, ----- korunmakta olduğunu, koruma süresinin------- tarihinde sona ereceğini, davalıların müvekkilinin markasını hükümsüz kıldırarak piyasada tekel yaratmayı amaçladığını, davalılar tarafından açılan delil tespiti dosyalarının bu durumu ortaya koyduğunu, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden bir davranışının bulunmadığını belirtmiş ve İhtiyati tedbir kararının reddini, Davanın reddini, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E / Dava, Tarafların; Davacı şirkete ait ------- markalarına yönelik olarak davalı tarafından tescil edilip kullanılan davaya konu ------- markası sebebi ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin oluşup oluşmadığı, ------ numaralı markanın SMK nın 5. Maddesi uyarınca ve SMK 6/1 ve 6/9 Maddeleri uyarınca hükümsüzlük taleplidir. Mahkememiz dosyasından aldırılan ----tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Davalı'ya ait ----- ürünlerin, Davacının -------- ibareli markalarına karşı marka hakkına tecavüz oluşturduğu, hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilebileceği, marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet oluşturacağı sonuçlarına ulaşılmıştır.Mahkememiz dosyasından aldırılan ------tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Davacı tarafa ait ----- grafik kompozisyon tasarımı ile davalı tarafa ait -------- grafik kompozisyonlarının birbirleri ile farklı olarak algılandıkları, İşaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenim ve somut olaya dair tüm özelliklerin değerlendirmesinde; davalıya ve davacı tarafa ait aynı sınıftaki markaların benzer olduğu, bu markalar arasında dolaylı karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğu, bu nedenle davalının ----- tescil nolu -------- markasının, davacının ---- markalarına tecavüz teşkil ettiği ve yine davacının dilekçesinde dayandığı SMK. M. 6/1 uyarınca karıştırma ihtimali bir hükümsüzlük sebebi de teşkil ettiğinden aynı nedenlerle davalının -----tescil nolu ---- markasının ------ alt sınıfları bakımından kısmen hükümsüzlük koşullarını haiz olduğu, Davalı markasının SMK. m. 5/1-a, c, d, f ve 1 bentleri kapsamında da hükümsüz kılınma şartlarını haiz olmadığı, Anılan nedenlerle hukuki takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere davalının eylemlerinin kötüniyet kapsamında yer aldığı ve bu nedenle davalının ---- tescil nolu ----------markasının takdiri mahkemeye ait olmak üzere tümden hükümsüzlük koşullarını haiz olduğu, Davalının tescilli markasının davalıya ait iş ürünü, tanıtma vasıtası olduğu davacının tescilli markası olan iş ürünü, tanıtma vasıtası olan markası ile aynı sektördeki benzerliği ve karıştırılma ihtimalinin aynı zamanda haksız rekabete yol açan bir karıştırılma teşkil ettiği, haksız rekabetin hukuki takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Davalının ilacına ---- tarihinde ruhsat verildiği ve---- tarafından --- tarihine kadar ilgili ilacın ödendiğine dair raporunu sunmuşlardır. Mahkememiz dosyasından aldırılan ------ tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak: Doktorlar pratikte daha çok ------sistemini kullanır ve ----- doğrudan kullanımı daha çok ----- tarafından gerçekleştirilir-------- sistemlerinin entegrasyonu, ilaçların güvenli bir şekilde hastaya ulaştırılmasını sağlar ve olası sahtekarlıkların önüne geçer. Bu sebeple, doktorların ilaç yazarken, yukarıda da belirtildiği üzere doğrudan firmaları dikkate almamaları, doğrudan etken maddeyi, ilaç markasını ve hastanın klinik durumunu önceliklendirmeleri sebebiyle ilaç markalarını karıştırma ihtimali bulunmakla birlikte, bu ihtimal çok düşüktür ve mevcut sistemler özellikle sahte ilaçlar bakımından bu riski minimalize eder. Dava taraflarının itirazları incelenmiş olup, anılan itirazlar bakımından açıklanan nedenlerle ve hukuki takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, işbu Ek Raporumuzda, Kök Raporumuzda varılan kanaatlerimizi değiştirmeye gerekçe olabilecek nitelikte bir husus olmadığı, her ne kadar heyetimizdeki doktor bilirkişinin tespitleri karıştırma ihtimalinin düşük olduğu yönünde olmuş olsa da, bu ihtimalin tamamen ve kesinlikle ortadan kaldırılabilen bir ihtimal olmaması, kök raporumuzda zaten doktorların/eczacıların uzman kişi olduklarının tespitinin yapıldığı, ancak bu uzmanlığın tek başına karıştırma ihtimalini ortadan Otomatik olarak kaldırmayacağı tespitinin yine kök raporda yapılması, belirtilen sistemlerin daha çok ilaçların orijinalitesi ve sahteliğini karekod vb yöntemlerle teyit etmeye yönelik olması, doktorların ilaç yazarken daha çok etken maddeye, ilaç markasına ve hastanın klinik durumuna odaklanmaları, ilaç şirket isimlerinden yat markayı üreten işletmelerden haberdar olmamaları ve bu nedenle dolaylı karıştırma ve işletmesel bağlantı kurulabilme riskinin halen devam ediyor olması, benzer harfler içeren ilaç markalarının ------------- doktorların ilaç yazarken kullandığı sistemde karıştırmaya mahal verecek biçimde alt alta sıralanması ve isim benzerliği karşısında yanlış ilacın bulunduğu yere tıklama olasılığının uzun ve yorucu saatler çalışan doktorlar için halen devam edebileceği, kaldı ki, kök raporda açıklanan işbu davaya konu olay özelindeki diğer tüm faktörlerin bir arada ele alınması gereği ----------- gibi sebeplerle tümü birlikte değerlendirildiğinde kanaatlerimizi değiştirmeye gerekçe olabilecek nitelikte bir husus olmadığı neticesine ulaşıldığına dair ek raporunu sunmuşlardır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.Dosya içerisine alınan kayıt ve belgeler, bilirkişi raporları, sicil dosyaları,taraf iddiaları birlikte değerlendirildiğinde, Dava, davalı adına tescilli --------- ibareli markanın iltibas ve kötü niyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğü aynı zamanda marka hakkına tecavvüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ve önlenmesine ilişkin olduğu, davacı ve davalının ortak olarak ilaç sektöründe faaliyet gösterdiği, davacının ---------- şekil ibareli markaların tescilli sahibi olduğu, davalı markasında yer alan ------------davacı markalarına benzer olduğu, iltibas teşkil ettiği aynı zamanda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin iddia edildiği, davalı tarafından davaya konu markaların lösemi ilaçlarında kullanıldığı bu nedenle tüketici kitlesinin doktorlar olduğu karıştırılma ihtimalinin olduğu belirtilerek davanın reddini talep ettiği, mahkememizce ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi bakımından aldırılan ------ tarihli bilirkişi raporunda taraf markalarının iltibas teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiği, davanın esası bakımından aldırılan ------- tarihli bilirkişi raporunda ise yine kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu aynı zamanda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, itiraz üzerine heyete doktor bilirkişi eklendiği ve ek rapor alındığı, aldırılan ------- tarihli raporda, doktor bilirkişisi karıştırılma ihtimalinin olduğunu fakat bunun düşük bir ihtimal olduğunu belirttiği, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davalının davaya konu --- numaralı ---- Sınıfta, davacının ise -------------Sınıfta, -------- şekil ibareli markasının------ Sınıfta tescilli sahibi olduğu, taraf markalarının bu yönü ile -----Sınıfta tescilli olması sebebiyle sınıfsal benzerliğin olduğu, kelime yapısı olarak incelendiğinde, taraf markalarının ---- ibaresi ile başladığı, davacı markalarının da -- ibaresinden sonra ------ davalı markasında ise --- olduğu, ------------- kodlarını anlatan rehberinde etken madde ekini içerdiği bu yönüyle jenerik bir ibare olduğu, bu şekilde taraf markalarının esas unsurunun --------- olduğu ve bu yönüyle birbiri ile benzer olduğu, karıştırılma ihtimali bakımından markaların lösemi tedavisinde kullanılan ilaçlar üzerinde kullanıldığı, kullanıcı kitlesinin doktorlar ve eczacılar olduğu, her ne kadar bu yönüyle reçete edilen ilaçlardan olmuş ise de aldırılan bilirkişi raporlarında eczacı bilirkişilerin karıştırılma ihtimali olduğunun belirtildiği, doktor bilirkişisinin ise karıştırılma ihtimali olduğu ancak bu ihtimalin düşük olduğu belirtilmiş ise de tecavüzün ve iltibasın varlığı için karıştırılma ihtimalinin olması yeterli olup düşük bir ihtimal olsa dahi iltibas tehlikesi mevcut olacağından mahkememizce bilirkişi raporları da dikkate alınarak SMK 6/1. Maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, kötü niyetli tescil yönünden yapılan değerlendirmede ise, tarafların ortak olarak ilaç sektöründe faaliyette olduğu, davalı markalarının lösemi tedavisinde kullanılan ilaçlar üzerinde kullanıldığı, davalının da davaya konu markasının lösemi tedavisinde kullanılan ilaç üzerinde kullandığı, davalının davacı markalarının tescil tarihinin çok eski olması, uzun süredir lösemi tedavisinde -------- ibareli ilacı kullandığı da dikkate alındığında, davalının davacı markasından haberdar olduğu kanaatine ulaşıldığı, buna rağmen başka marka seçme imkanı varken davacı markalarına çok benzer şekilde------- marka başına eklemek suretiyle davacı markasının uzun yıllardır tescili ve bilinirliğinden faydalanma kastıyla hareket ettiği kanaatine ulaşıldığı, her ne kadar asıl olan iyi niyet ise de markaların benzerliği, tarafların aynı sektörde faaliyet etmeleri ve markaların kullanıldığı ilaçların spesifik olarak lösemi tedavisinde kullanılmış olduğu da dikkate alındığında, davalının bu tescilinin iyi niyetli olmadığı kanaatine ulaşıldığından markanın SMK 6/9. Maddesi uyarınca tümden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş yine taraf markaları arasında iltibas olması, sektörlerinin aynı olması, markaların bilinçli tüketici dahi olsa karıştırılma ihtimali olması sebebiyle davalının marka tescili ve kullanımlarının SMK 29. Mad. Uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği aynı zamanda ticari faaliyetlerinin benzer olduğu bu sebeple bu eylemin TTK' nın 55/1-a) 4. Maddesi uyarınca haksız rekabet de teşkil ettiği anlaşıldığından bu talepler yönünden de davanın kabulüne karar verilerek neticeten davanın tümden kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın tümden KABULÜ ile,
1-Davalı tarafından davacının markalarına yönelik marka tecavüzü ve haksız rekabetin TESPİTİNE, ÖNLENMESİNE VE SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı tarafından davaya konu ------------ markalı ürünlere ilişkin tüm KULLANIMLARININ ENGELLENMESİNE,
3------------ markalı ürünlerin ve ürün ambalajlarının üretiminin, satışının, dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının önlenmesine, satış için teklif edilmesinin, sözleşme için teklif edilmesinin, her türlü ticari amaçla elde bulundurulmasının, tanıtımı da dâhil olmak üzere herhangi bir şekilde ticaret mevkiine konulmasının ÖNLENMESİNE, mevcut ürünlerin TOPLATILARAK, MUHAFAZA ALTINA ALINMASINA,
4- Davalının -------- markalı ürünleri üretmesi, elde bulundurması veya ithal etmesi durumunda, bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanan---------- adları da dahil olmak üzere internet üzerinde, --------- ya da yurtdışında KULLANILMASININ ÖNLENMESİNE ve MUHAFAZA ALTINA ALINMASINA
5- Davalının---------- ürünlerinin, satış için teklif anlamına gelen; ----------- dâhil edilmesinin önlenmesine, dahil edilmiş ise ödeme listesinden çıkartılmasına,
6- Kararın bir suretinin ----------bildirilmesine,
7-Yargılama sonucunda el konulan her türlü ürün ve malzemelerin hükmün kesinleşmesini müteakip masrafların davalıya yükletilmesi suretiyle imha edilmesine,
8-Davalı adına tescilli---------- numaralı markanın tümden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,
9-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Hükümsüzlük talebi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
11-Marka hakkına tecavüz yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
12-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL harç, 7.031,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam: 7.111,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
13-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair davacı vekilleri ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025