T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/183 Esas
KARAR NO: 2024/214
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/09/2023
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -------- en yeniyi sunmak adına sinema, yeme-içme adına kendini yenilemiş ve daha kaliteli hizmet sunmaya önem vermiş, bünyesine yeni markalar katmış ve çocuklar için yepyeni bir oyun alanı geliştirmiş, yeni oyun alanının adını ise ------- yepyeni bir oyun deneyimi sunmanın yanında gerçeklikten uzak kalmadan ama doğayla da bütünleşmek adına şehir hayatına alışık çocuklara keyif ve heyecan verdiğini, farklı konseptleri de içinde bulunduran -----olduğunu, Müvekkilinin---- tescilli birçok ----- markaların gerçek hak sahibi olduğunu, Dava konusu ------ müvekkiline ait -------- ibareli markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerliğin olduğunu, tescilsiz bir markanın, işaretin, ticaret unvanının eskiye dayalı kullanımı yoluyla bu marka, işaret, unvan üzerinde hak sahibi olan kimsenin, bu markayı tescil ettirenin tescil başvurusunu engelleme veya tescil gerçekleşmiş ise hükümsüzlüğü için talepte bulunma yetkisinin olduğunu, Davalının yani ----markası, müvekkilinin ticaret sırasında kullandığı ve ------- ibareli seri markalar ile benzerlik yaratmaya matuf nitelikte ve çağışım sureti ile markadan faydalanmaya çalıştığını, Müvekkile ait ilk ----- markalarından biri için yani ---- tarihinde ------- tarihinde tescil için başvuruda bulunulmuş olup, ---yılından bu yana söz konusu----- markalarının aralıksız bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin tanıttığı ve kendisi ile özdeşleştirdiği söz konusu markaların benzerlerinin bu şekilde tescil edilmesi kötü niyetin bir göstergesi olduğunu, Bu nedenlerle; Davalı adına ---- markasının müvekkilin 6769 sayılı SMK m.6 uyarınca-------- seri markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olması, marka hakkına tecavüz teşkil etmesi ve TTK uyarınca haksız rekabet teşkil etmesinden dolayı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNİNE, Davalı şirketin dava konusu marka tescilinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde 6100 sayılı HMK'nın 389. ve devamı maddeleri uyarınca Sayın Mahkemenizce öncelikle teminatsız olarak aksi takdirde Sayın Mahkemenizce uygun bulunacak makul teminat mukabilinde dosya üzerinde inceleme yapılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile verilecek ihtiyati tedbir kararının Sayın Mahkemenizce verilecek karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ----------sadece --------değil,---- önde gelen ------kağıdı üreticilerinden biri olduğunu, çeşitli gramaj ve ölçülerde ve bilhassa tekstil imalat sektörü için süblimasyon kağıdı üretip satarak -----payı ile hakim olmakta ve ürünlerini-------- ülkeye ihraç ettiğini, herhangi bir kağıt üreticisi değildir, ----- olarak----------- kağıdı, tekstil üretimi için gerekli kağıt ürettiğini, Davacı yan ise dilekçesinde de belirttiği üzere bir ---- olup bünyesinde farklı alanlar ile ---- hizmet sunan bir firma olup, davaya konu ----- markaları da ---------- içinde çocukların keyifli vakit geçirmesi için oyun alanı olarak faaliyet gösteren markalar olduğunu, bu bakımdan davacı ve müvekkili şirketin markalarının mal ve hizmet bakımından aynı olmaları söz konusu olmadığı gibi aralarında tek bir benzerlik dahi bulunmadığını, Herhangi bir tüketicinin bu markaları birbiriyle karıştırması mümkün olmadığı gibi, zaten müvekkilin ürettiği ürün nihai tüketici olarak tabir edilen, nihai perakende tüketime hazır bir mamul ürünü son kullanan tüketiciye hitap bir ürün olmadığını, imalat sektörü için ara hammadde üretimi yapıldığını, bu nedenle de müvekkilinin aslında toptan satış yaptığını, davacının markasının hitap ettiği kesimin Müvekkil şirketi yahut markasını işitme ihtimali yok denecek kadar azdır; biliyor ve işitiyorsa da, çocuğunu davacının işlettiği eğlence alanına götürmüş bir tekstil üreticisi ebeveyn olduğundan biliyordur. Bu halde de markaların karışmasından söz etmenin imkânsız olduğunu, Davacının markası ------- emtia için de kaydedilmiş ise de, davacının faaliyet gösterdiği alanın esas olarak bu alanla bir ilgisi bulunmadığını, müvekkili şirket ------emtia üretmek için var olan, sadece bu alanda faaliyet gösteren bir şirkettir, markası da bununla bağlantılı olduğunu, davacı açısından ise -- sınıfı belki ----- için bastırdığı peçetede, karton poşette bir karşılığı vardır, ama bunun in davacının müvekkil şirketin markası hakkındaki beyanları aksine kötü niyetli olduğunu, Davacı dilekçesinde sürekli olarak markamızdaki ------ ibaresine vurgu yapmaktaysa da, müvekkili şirketin markası ----- ve hiçbir yerde---- olarak kullanılmadığını,----markası dahi esas olarak müvekkili şirketin ismindeki ---- altında kullanıldığını, ----cümlesindeki kelimelerin---- oluştuğunu, Müvekkil şirketin markası olan ----- şeklinde çevrilebilir; cümledeki -------- anlamlarına gelen ve net bir karşılığı olan bir kelime olduğunu, markanın tüm açılımı -------oluşturduğu gibi müvekkili şirketin ürettiği ürün düşünüldüğünde markanın bütün olarak bir anlamı olduğunu, davacının ısrarla vurguladığı ancak aslında markamızın sadece bir kısmını oluşturan ---------------şeklinde olduğunu, Davacı tarafa ait ----- ibareli markanın ise dilimizde veyahut başka bir dilde herhangi bir anlamı olmadığını,---- olarak oluşturulmuş bu kelimenin olası telaffuzu ----- şeklinde olduğunu, telaffuzun farklı olduğunu, Ayrıca davacı dilekçesinde-------- arama motoruna ---- yazıldığında çıkan sonuçlar da doğrudan müvekkil ile alakalıdır." demiş ve aramaya ilişkin ekran görüntüsü eklediğini, bu hususa katılmakla bu durumun bizim iddialarımızı destekler nitelikte olduğunu belirtmek istediklerini, -------- kelimesi aratıldığında tamamen davacı şirketin oyun alanı ile ilgili bilgi ve görseller çıkmakta olup müvekkil şirket ile ilgili hiçbir sonuç çıkmadığını, aralarında da bir benzerlik olmadığını, Bu nedenlerle, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, müvekkil şirkete ait markanın -----kaydına konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, Davalı adına tescilli ----- ibareli markanın davacının --------ibareli markalara iltibas ve kötü niyetli tescil iddiası ile hükümsüzlüğü taleplidir. Mahkememiz dosyasından aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Davacı adına ------ tescilli hak sahibi olduğu, Davalının ------ nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, Davacının davaya dayanak -------- markalarının dava tarihi itibariyle tescil tarihlerinden itibaren 5 yıllık sürenin geçtiği, davacının markalarını tescil kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerde ciddi ve işlevine uygun olarak kullanması ve kullandığını da ispat etmek yükümlülüğünün mevcut olduğu, Dosya kapsamında sözkonusu markaları----- yer alan emtialarda ciddi ve işlevine uygun olarak kullandığının tespit edilemediği, Davalının ---- tescil nolu markasının davacının--------- nolu markaları ile görsel, fonetik ve kavramsal benzer timalinin mevcut olmadığı, SMK 6/1, 6/9 ve 25. Maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, Davalının TTK hükümlerine göre haksız rekabet teşkil edecek eyleminin tespit edilemediğine dair raporunu sunmuşlardır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.Davalı vekilince karar duruşmasında ihtiyati tedbirin kaldırılması talep edilmiş ise de ihtiyati tedbir kararları kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar verilip mahkememizce davalı markası üzerine konulan ihtiyati tedbir kararı taraf teşkiline ilişkin konulmuş olduğundan bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Esas yönünden ise; İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı adına tescilli ------- markanın iltibas, tanınmışlık ve kötü niyetli tescil iddiasıyla hükümsüzlüğüne ilişkin olup, davacı şirketin ----- ibareli markanın ----Şekil ibareli markanın ------Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu --------------- bilirkişi raporuna göre, taraf markaları arasında benzerliğin mevcut olmadığı, davacının ticari faaliyetlerinin oyun alanları, eğlence hizmetleri, davalının ise ----faaliyette bulunduğunu, davalının davacının markasının -----kullanmadığı yönündeki itiraz bakımından ise davacı şirketin markasını ----- hizmetlerde kullanmadığının tespit edildiği, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, iltibas yönünden yapılan değerlendirmede, davacı markalarının esas unsurunun --------- ibaresi olduğu, bu ibareler arasında benzerlik mevcut ise de markaların sadece bu ibareler kullanılmak suretiyle tescil edilmeyip, davalı markasında -------- davacı markasında ise ------- kullanıldığı ayrıca davalı markasında ----------- ibaresi eklenmek suretiyle davacı markasından farklılaştığı, markalar hem görsel hem işitsel olarak karşılaştırıldığında, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerlik olmadığı tespit edildiği yine davacının her ne kadar ----- marka tescili mevcut ise de sunulan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre markasını daha çok oyun ve eğlence sektöründe kullanılan ----- kullanmadığının da tespit edildiği, davacı markasının dosya kapsamına göre tanınmış marka olduğu iddia edilmiş ise de buna ilişkin yeterli derecede delil sunulmadığı gibi bir an için tanınmış olsa dahi ------Sınıfta kullanımının bulunmaması nedeniyle yine taraf markaları arasında benzerlik olmaması nedeniyle iltibas tehlikesi oluşmayacağından tanınmışlık iddiası yönünden de hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, kötü niyetli tescil iddiası bakımından ise asıl olan iyi niyet olup kötü niyeti iddia edenin ispat etmesi gerekmektedir. Davalının davacı markasından faydalanmaya yönelik herhangi bir ticari faaliyetinin tespit edilemediği tarafların ticari faaliyet alanlarının farklı olduğu, taraf markalarının da bütünüyle karşılaştırıldığında farklı olduğu da gözetildiğinde davalı tescilinin kötü niyetli olarak yapıldığına dair herhangi bir delil elde edilemediği bu şekilde SMK 6/1, 6/5 ve 6/9. Maddeleri uyarınca talep edilen hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın tümden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talebinin kaldırılması talebinin reddine,
3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan alınan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 157,75 TL harcın karar davacıdan tahsiline, hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2024