T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/304 Esas
KARAR NO:2024/177
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 07/09/2020
KARAR TARİHİ: 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, ----- markalarının ---olduğu. davacı şirket ----- tescil nolu, ------ şekil markası da --- Sınıfta tescil --- nezdinde tescilli olduğu. davacı şirkete ait ------ markasını, davalı ile davacı şirket arasında hiçbir sözleşme olmamasına karşılık davalı tarafından ----- adı altında davalı tarafından haksız ve izinsiz olarak kullandığı tespit edildiği. Davalının davacınin uzun yıllardır kullandığı ve davacı adına tescilli olan ----- markasını, iltibas ve taklit yoluyla kullanılmasının önlenmesine (men’ine), ------- markasına ilişkin tüm tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, baskılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına ve imhası için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulüne. fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 10.000TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek ticari faiz ile davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait -------------sınıfında tescilli --------- markaları ile davalı tarafin işlettiği kafede kullandığı---------- markasının karşılaştırılması neticesinde anılan mahkeme kararları da dikkate alınarak aradaki mal ve hizmet benzerliği ile markalar arasındaki kelime unsuru benzerliği nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın davacı markasına zarar vereceği bu durumun SMK 29/1 MADDESİ GEREĞİNCE “MARKA HAKKINA TECAVÜZ” oluşturduğu, bu tespitler karşısında SMK 149/1 maddesi gereğince maddede belirtilen taleplerin ileri sürülebileceği, atıf yapılan mahkeme kararlarının kesinleşmesinin beklenmesi hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda özetle; ------------- gönderilen --------- sayılı cevabi yazıda “bir işletme veya kuruluşun; bir marka, tasarım faydalı model veya patent işlemi ile ticaretin doğası gereği kar elde ettiği, bir işletmenin yaptığı satışlardan elde edeceği kar ------- olabileceği; davaya konu olan firma, eğer davaya konu marka ile tüm cirosunu elde etmişse,--------------- bedeli belirlenmesinde uygun olacağı, davaya konu olan firma eğer birden fazla marka ile cirosunu elde etmiş ise tecavüze konu markadan elde ettiği ciro toplam ciroda belirlenerek,tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun %l0'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı yönünde görüş oluşturulduğu, Mali Bilirkişi olarak tarafıma verilen görev kapsamında Davalı Vekili ile ----- iletişime geçildiğini,ilk yazışma ----- tarihinde gerçekleşmiş daha sonra ----- içerisinde Davalı Vekili ile yazışmalar devam ettiğini, ancak en son davalı vekili tarafından ------- tarihinden tarafına gönderilen mailde Davalı tarafından defter ve belgeler incelemeye ibraz etmediği, tarafına gönderilen ------- tarihli mail aşağıdaki gibi olduğu, davalı vekili ile yapılan yazışmaların tamamının inceleme ve değerlendirme” kısmında yer aldığı, davalının defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi ve dosya kapsamında Tazminat hesaplaması için davalıya ait mali bilgilerin yer almaması nedeniyle tazminat hesaplanmadığı, kök rapordaki davalı tarafın işlettiği kafede kullandığı ---------- markasının karşılaştırılması neticesinde aradaki mal ve hizmet benzerliği ile markalar arasındaki kelime unsuru benzerliği nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve SMK 29/1 maddesi gereğince “marka hakkına tecavüz” oluşturduğu yönündeki görüşümüzde bir değişiklik olmadığı, şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde 18/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davacı Vekili ------ tarihinde vermiş olduğu bilirkişi ek raporuna karşı beyan dilekçesinde “Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151. Maddesinin c bendi uyarınca;".. Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" şeklinde seçimlik tazminat taleplerini belirtildiği ve dilekçe ekinde ------- sözleşmesi ibraz ettiği, davalı Vekilinin 16.10.2023 tarihinde vermiş olduğu davacı vekilinin 25.09.2023 tarihinde sunmuş olduğu bilirkişi raporuna beyan dilekçesine karşı beyan dilekçesinde; yeni delil sunulmasına muvafakatlerinin olmadığına şeklinde sözleşmelere itiraz ettiği, davalı firmanın bağlı olduğu ---- arası dönemlere ait ----Mahkemeye gönderildiği--------- yazısında; ilgi yazınız üzerine yapılan inceleme sonucu, bir işletme veya kuruluşun; bir marka, tasarım faydalı model veya patent işlemi ile ticaretin doğası gereği kar elde ettiği, bir işletmenin yaptığı satışlardan elde edeceği kar 4010 civarında olabileceği; davaya konu olan firma, eğer davaya konu marka ile tüm cirosunu elde etmiş ise, toplam cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı, davaya konu olan firma eğer birden fazla marka ile cirosunu elde etmiş ise tecavüze konu markadan elde ettiği ciro toplam ciroda belirlenerek, tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı yönünde görüş oluşturulduğu, ---- arası dönemler için elde edilen satış cirosu ve emsal lisans bedeli; emsal lisans bedeli 301.936,87 TL.olarak hesaplandığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E:Dava,davacıya ait ----- markalarının davalı tarafından kullanılan ----- nedeni ile marka hakkına tecavüzde bulunulp bulunulmadığı bulunması halinde önlenmesi, maddi ve manevi tazminat konusunda anlaşamadıklarına ilişkin davadır.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının ----markanın tescilli sahibi olduğunu beyan ettiği, davalı tarafından kullanılan----------markasının davacı markasına benzerliği sebebiyle marka hakkına tecavüzün tespiti önlenmesi refi ile maddi manevi tazminat talebinde bulunulduğu, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkememizin ---- dosyası ile yaptırılan tespit ve aldırılan 03/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda davalının -------- ibaresini kullandığının tespit edildiği, kullanımın-----bakımından markasal olarak kullanıldığının tespit edildiği, mahkememizin esasına ilişkin olarak aldırılan ------ bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının davacı markalarına benzer ve aynı sınıfta olduğu belirtilerek marka hakkına tecavüz oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, daha sonra aldırılan 28/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda esasa yönelik kök görüşlerin muhafaza edildiği, mali yönden ise davalı tarafın ticari defterlerinin ibraz etmemesi nedeniyle hesaplama yapılamadığının belirtildiği, bu defa davalının vergi kayıtları celp edilmiş vergi kayıtları üzerinde yaptırılan incelemede lisans bedeli üzerinden maddi tazminatın 301.936,87 TL olarak hesaplandığının belirtildiği, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davacı şirketin ------ tescilli sahibi olduğu, davalının ise ----ibareli markanın tescili için ----- numarası ile başvuruda bulunduğu, markanın davacının itirazı üzerine tescil edilmediği, davalının itirazı üzerine ----------- esas sayılı dosyası ile de itirazın reddine karar verildiği, buna göre de tüm dosya kapsamı birarada değerlendilrildiğinde davacının ---- unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, markanın yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinde kullanıldığı, davalı tarafından da ---- yiyecek içecek sağlanmasına dair ------ kullanıldığı hem değişik iş hemde mahkememiz dosyası ile tespit edildiği, taraf kullanımlarının aynı sektör ve aynı sınıfta olduğu, markalar karşılaştırıldığında ----------- ibaresinin aynı olduğu, davalı tarafından bu ibarenin başına ------ ise de bu ibarenin markayı ayırt edici kılmadığı, ortalama tüketici nezdinde taraf markalarının aynı kaynaktan doğmuş aynı kişi veya aynı kişiye ait olabileceği algısının doğacağı ve bu durumun karışıklığa sebebiyet vereceği davacının --------- davalıya nazaran öncelikli ve yasal hak sahibi olması sebebiyle davalının kullanımlarının SMK 29. Ve 7. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturduğu bu nedenle davacının SMK 149. Maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği, maddi tazminat talebi yönünden davacının lisans bedeli üzerinden SMK 151/2c kapsamında hesaplama talep ettiği, davalı ticari defterlerini sunmadığından vergi kayıtları üzerinden ihlale konu 2017 yılından dava tarihine kadar elde edilen cironun ------- cevabi yazısına göre %10'unun lisans bedeli olarak hesaplandığı fakat mahkememizce yapılan değerlendirmede davacı markasının ayırt edicilik bakımından özellikle kullanıldığı sektör olarak çok yüksek ayırt ediciliğe sahip olmaması davalının davacı markasını birebir olduğu gibi değil de başına ----- İbaresi eklemek suretiyle kullandığından bu durum tecavüze engel değil ise de lisans bedeli oranının mahkememizde oluşan kanaate göre yıllık cironun %5'i olarak hesaplanmasının daha hakkaniyetli olduğu anlaşıldığından toplam ciro üzerinden hesaplanan 301.936,87 TL nin 1/2 si olan 150.968,435 TL nin maddi tazminat olarak kabulüne manevi tazminat yönünden ise mahkememizce markalar hakkında iltibas nedeniyle tecavüzün varlığı kabul edilmiş her ne kadar maddi tazminat yönünden indirime gidilmiş ise de manevi tazminat yönünden davalının marka tescili başvurusunun reddedilmesine rağmen bu markayı kullanmaya devam etmesi bu kullanım nedeniyle davacı şirketin dava hakkının zarar görme ihtimalinin bulunması sebebiyle talep edilen manevi tazminat olan 50.000,00 TL nin dosya kapsamına uygun olduğu, manevi tazminat yönünden tam kabulü ile neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı tarafından davacının ----- markalarına yönelik tecavüzün tespiti, önlenmesi ve giderilmesine, davalı tarafından ------ibaresinin yer aldığı markayı her türlü fiziki ve internet ortamında kullanımının yasaklanmasına, bu ibarenin yer aldığı her türlü materyale el konulması ve hüküm kesinleştiğinde imhasına,
Maddi tazminat yönünden: Davanın KISMEN KABULÜ ile, 150.968,435 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Manevi tazminat yönünden: Davanın KABÜLÜ ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
1-Alınması gereken13.728,15 TL harçtan alınan 870,95 TL peşin harç, 54,40 TL peşin harç, 5.140,00 TL ıslah harcın mahsubu ile kalan 7.662,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 6.065,35 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 4.348,00 TL yargılama gideri ve değişik iş dosyasından yapılan toplam 772,00 TL toplamı olan 5.120,00 TL'nin kabul ret oranına göre 3.840,00 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Marka hakkına tecavüz yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Maddi tazminat yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/11/2024