T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/119 Esas (Kaldırma öncesi esas: 2020/44)
: (Birleşen Mahkememizin 2022/52 Esası)
KARAR NO : 2026/67
DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 04/02/2020
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizden verilen 26/05/2022 tarih ve --------- Esas --------- sayılı kararı --------- sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi: Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İDDİA /Asıl davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kendine özgü tekniği ve çalışmaları ile sanatseverler tarafından eserleri görüldüğünde tanınan bir sanatçı olan müvekkilinin, kendisine gelen telefonlar ile ---------- alışveriş merkezinde iki adet eserinin yer aldığını öğrendiği, alışveriş merkezine herhangi bir eserini vermediği, herhangi bir galeri tarafından da eserlerinin satıldığına ilişkin bir bilgi verilmediği, davalı AVM’ye giden müvekkilinin, duvarlarda sergilenen iki adet eserin kendisine ait olmadığını, ancak kendisinin çok bilinen eserlerinden birebir kopyalanarak üretildiğini gördüğünü, bu eserin 2011’de Kare Sanat Galerisinde açılan Tırtılın Sonu başlıklı sergide yer aldığı, gerek aynı sergide, gerekse diğer sergilerde elbette müvekkilinin sanatçı kişiliğini yansıtan başka birçok esere de yer verilmiş olduğu, orijinalinin görseli sunulan eserden kopyalanmak suretiyle, orijinalinden daha büyük ve daha küçük boyutlarda olmak üzere taklit edilen iki ayrı eserin --------- iki yıl boyunca sergilendiğini öğrenen müvekkilinin, AVM yönetici ve avukatları ile görüştüğü ve kendisinden özür dilenerek haksızlığın derhal giderileceği sözü verildiği, aradan geçen süreye ve verilen söze rağmen herhangi bir bağlantı kurulmaması üzerine davalılardan -------Ş.’ye ---------Noterliği vasıtasıyla ---------- yevmiye nolu ve 31.05.2019 tarihli ihtarname gönderildiği, anılan ihtarnameye karşı ---------Ş. vekillerince ---------Noterliği’nin 13.06.2019 gün ve --------- sayılı cevabi ihtarnamesi gönderildiği, eserlerin --------- Şti.’den satın alındığı, kanuna aykırı bir biçimde çoğaltılmalarında herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı, ancak derhal kaldırılarak depoda muhafazaya alındıklarının belirtildiği anlaşıldığından, depoya kaldırıldığı belirtilen ihtilaf konusu ürünlerin herhangi bir yerde, şekilde ve biçimde kullanılmasının, sergilenmesinin, satılmasının, dolaşıma çıkarılmasının takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla yasaklanmasına, hukuka aykırı eylemlerin devam etmesi sebebiyle, FSEK'nun 77. maddesi uyarınca “---------- Şti’nin” işyerinin tedbiren kapatılmasına, müvekkilinin ihlal edilen üç adet manevi hakkı nedeniyle her biri için 75.000,00 TL. den toplam 225.000,00 TL. manevi tazminatın ilk ihlal tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞIİDDİA / Davalı --------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Hak düşürücü sure ve zamanaşımı bakımından itiraz ettiklerini, davaya konu ihlalin öğrenildiği tarihin belirtilmediğini, dava konusu eserlerin diğer davalı şirketten satın alındığını, bu nedenle davalıya bu anlamda hüsümet yönetilmesinde hukuki dayanan bulunmadığını, davacının eser sahipliğinin ve dava konusu çalışmalarının eser vasfını haiz olup olmadığının ispata ihtiyacı olduğunu, çalışmaya konu görselin anonim bir Efsane olur -------- hikayesi olduğunu, bununla ilgili çok sayıda görsel ve çizimin yer aldığını, kendilerine gönderdikleri ihtarnamede hiçbir zaman davacıya ait olduğu iddia olunan eserlere dair herhangi bir eylem ve işlem de bulunulmadığını, davacının iddiasına konu eser üzerindeki herhangi bir hakkı ihlal edecek herhangi bir tasarrufta bulunmadıklarını, eserleri çoğaltmadıklarını, yaymadıklarını, işlemediklerini ve buna benzer başka bir işlemde bulunmadıklarını, söz konusu AVM'nin mimari dekor ve resepsiyon karşılama alanlarında kullanılmak üzere heykel, rölyef gibi sanatsal objeleri diğer davalık -------- Şirketi'nden satın aldıklarını, davalı tarafından kendilerine sunulan ve satın alınan tüm sanatsal objelerin görselleri ve ücretlerini içeren teklif mektubunu delil olarak sunduklarını, Maddi tazminat talebinin Şimdilik 1.000-TL olarak belirlendiğini ve tazminat talebi yönünden belirsiz alacak davası açıldığını belirtmiş işlerse de davacının maddi tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak yöneltilmesi ne itiraz ettiklerini, Davacının dava kanusu ürünlerin kime ait olduğunu üzerinde bir hak sahipliği ihtilaf olup olmadığını varsa davacının izni olmaksızın çoğaltmaya konu edilip edilmediğini bilmediğini ve bilebilecek durumda da olmadığını, FSEK 66. Maddesi uyarınca söz konusu eserler depoya kaldırılıp kullanılmadığından tecavüzün ref'ine ilişkin hükümlerin bu davada uygulanamayacağını, mali hakları haleldar edilen kimse tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere müteallik hükümler çerçevesinde tazminat edebileceği hükmü mevcut olduğundan, davalının kusurunun bulunması şartı arandığından huzur'daki davada dava alınan iyi niyetle hareket ettiğinin ortada olduğundan tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle davanın ve taleplerin reddine karar verilmesİni talep etmiştir.
Davalı ----------Şti. Vekili cevap dilekçesi ile; Davalı Firma yetkilisi ---------- ----------- mimarlık Fakültesi Mimarlık bölümünde okuduğunu, “High Honour Defree” Hay ile bitirdiğini, eğitimini -------- --------- da devam ettiğini, daha sonra -------- Üniversitesi'nde 6 ay coursing yaptığını, --------- geri döndüğünü, sonrasında 2014 yılında kurduğu ----------- isimli cephe ve tasarım imalatı yapan firmasında ---------, ---------, --------, ---------, --------- gibi büyük projelerin tasarım İmalat ve montaj aşamalarını tamamladığını, 2017 yılında kendi firmasını açarak ---------- markasını oluşturduğunu, burada endüstriyel imalata uygun şekilde Eser ve aksesuar tasarlayarak imalat yaptığını, -------- ve -------- gibi markalara da tasarımlar yaptığını, endüstriyel ürünler üreten bir firma olduğunu, davalı ile diğer davalı ---------Ş ile ---------- AVM de sergilenmek üzere endüstriyel ürünler, heykeller gibi sanat eserlerinin davalı tarafından tasarlanması ve üretilmesi konusunda anlaşıldığını, Davalı ve Davacı arasında geçen bu durumda herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceğini, davacının dava dilekçesinde “--------- 2 yıl boyunca sergilenen eserlerin davalının eserlerinden kopyalanmak sureti ile ancak bebek ince fırça ve boya ile üç boyutlu olarak gerçekleştirilen figürlerin tahtalar halinde aynı formda kesilerek bir yüzeye yapıştırılması sureti ile oluşturulduğu, eser'in orijinal ve yeşil tonlarında olmasına rağmen kopyalanan eser sarı tonlarında yapılmış olup , orijinal ebadında farklı olmasının yanı sıra hem yatay hem dikey kullanım söz konusudur” diyerek aslında davalının ortaya çıkardığı eser ile davacı eserlerinin birbirinden ne kadar farklı olduğu ikrarını içerdiğini, eserler arasında benzerlik olmadığını, her eserin kendi yaratıcısının hususiyetini taşıdığını, Dolayısıyla iki farklı eserin söz konusu olduğu bu yüzden de herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceğini ifade ettiği Ayrıca Davacı şirket tarafından yapılmış ve 2 yılı aşkın süredir sergilenmekte olan ürünlerin üç boyutlu olup rölyef tekniği ile ahşap parçalarının kesi$mesi oyulması ve biçimlendirilmesi daha sonra ahşap zemin üzerine monte edilerek alçı pirinç ve akrilik kaplama kullanılarak renktendirilmiş olan endüstriyel ürünler olduğunu, yapılışı tekniklerinin birbirinden farklı ve yapılışlarında herhangi bir kopyalama maksadının söz konusu olmadığını, Davacının -------- ve yöneticilerine ulaşabilmesi ne rağmen bugüne kadar kendilerine ulaşmadıkları, talep ve bildirimlerini kendilerine yönlendirmediklerini, dolayısıyla öğrenme tarihinden itibaren dava tarihine kadar kendilerine başvurmayan davacının şimdi dava açmakta hukuki yararının olmadığını, diğer davalı tarafından verilen sözlerin davada davalı açısından herhangi bir bağlayıcılığının olmadığını, dava açabilmesi için önceden kendilerine bildirimde bulunulması gerektiğini, fSEK 21 maddesinde işleme Hakkı , FSEK 22.maddesinde çoğaltma hakkı ve cayma hakkı, umuma iletim hakkı ihlalinden söz edildiğini, ancak davalının ortaya çıkardığı eserin davacı tarafın da kahul ettiği gibi farklı teknikler kullanılarak farklı boyutlarda meydana getirilen farklı eserler olduğu için herhangi bir hak ihlalinin ortada olmadığını, bu nedenle söz konusu davanın ve taleplerinin reddini talep etmiştir.
DELİLLERVEGEREKÇE / Dava, Davacıya ait olduğu iddia edilen iki adet eserin birebir kopyalanarak davalı --------- ait işyerinde sergilendiği sergilenme nedeniyle öncelikle eserlerin kopyalama olup olmadığı olması halinde tazminat davadır.
Mahkemizden alınan 05/02/2021tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "Davaya konu davalılardan --------ŞTİ. Tarafından nitelikli sanat eserlerinin üslubunu ve izlerini taşıyan dekoratif ürünlerin FSEK kapsamında güzel sanat eserlerinden olmadığı, bu dekoratif ürünlerin tasarım olarak adlandırılabileceği, Bu nedenle davacının FSEK kapsamında eserden doğan manevi ve mali haklarına tecavüz eyleminin mevcut olmadığı, dolayısıyla FSEK kapsamında maddi ve manevi tazminat hesaplaması yapılmadığı", yönünde raporu mahkememize sunmuştur.
Mahkememizce aldırılan 23/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "--------- Şti tarafından yapılan ve dava konusu her iki çalışmada da ressam ...’ın özgün eserlerinin birer kopyaları olduğu sonucuna varılmıştır. Dava konusu bu kopya çalışmalar hiçbir şekilde özgün bir tasarım olarak tanımlanamaz. Tamamıyla değişik malzemeler kullanılarak yapılmış.Benzer birimleri çok sayıda, tekrar ederek belli bir düzende bir araya getirerek gerek elde gerekse dijital ortamda sonsuz sayıda görsel oluşturmak mümkündür. Ancak iki ayrı kişinin iki çalışmada birden form, düzenleme, kompozisyon açısından tesadüf eseri birbirinin aynı işler üretebilmesi olası değildir. Görsellerin incelemesinde görüldüğü üzere; her iki dava konusu çalışmada da, orijinal eserlerle taklitlerinin, tesadüfe yer olmayacak derecede ayniyetlik taşıdığı ve her ne amaçla ve her ne malzemeyle yapılmış olursa olsun dava konusu bu çalışmaların, Ressam ...’a ait eserlerin kopyaları olduğu sonucuna varılmıştır. FSEK kapsamında; Davaya konu orijinal eserlerin FSEK mad.4/1 bağlamında güzel sanat eseri olduğu ve sunulan katalogla eser sahibinin davacı ... olduğu, davaya konu resimlerin bu orijinal eserlerden işlenerek ve çoğaltılarak oluşturulduğu, Dosya içeriğinden anlaşıldığı kadarıyla orijinal eserlerin işlenmesi, çoğaltılması dava dışı ---------- tarafından gerçekleştirilerek ihlal edildiği, Davaya konu resimlerin davalı --------- tarafından davacının adı belirtilmeden satışı sunulmakla adın belirtilmesi salahiyeti, yayma hakkı ve davalı --------- tarafından adı belirtilmeden sergilenmekle adın belirtilmesi salahiyeti ile temsil hakkının ihlal edildiği, FSEK m.68 yönünden kusurunun olması ya da zararın gerçekleşmiş bulunmasını aranmadığı, davalı ---------- temsil hakkının ihlalinde kusuru olmaması yönünden iddiaları bakımından tazminatın üç kata kadar artırılması yönünde takdirin sayın Mahkemede olduğu, FSEK m.68 bakımından rayiç bedel için davacı tarafından sunulan deliller değerlendirildiğinde davacının talepte bulunduğu şekilde taklit ürünlerden yatay konumda kullanılan 120 X 250 cm açısından 75.000TL ve dikey ebatta kullanılan 120 X 150cm eser için ise50.000TL‘nin rayiç bedel olarak uygun olduğu, davacının talep etmiş olduğu üç kata kadar fazlasında takdirin sayın Mahkemede olduğu, davacının Mayıs 2019 da ilk ihtarnameyi gönderdiği göz önüne alınarak rayiç bedellerin günümüzdeki karşılığını iki şekilde güncelleyebiliriz. Enflasyon oranları göz önüne alınarak ortalama %20 artırdığımızda ; yatay konumda kullanılan 120 X 250 cm açısından 75bin*%20= 90.000TL ve dikey ebatta kullanılan 120 X 150cm eser için ise 50 bin*%20= 60.000TL‘nin sonucuna ulaşırız, Ülkemizdeki döviz artışlarının fiyatlar genel seviyesine olan etkisi nedeniyle bir de rayiç bedelleri Euro olarak inceleyecek olur isek; 31 Mayıs 2019 daki Euro Merkez Bankası döviz alış kuru 6.532 TL ye göre 50.000,00 TL/6,532 =7.654,62 euro 75.000,00 TL/6,532=11.481,94 euro 22 eylül 2021 euro döviz alış kuru 10,1291 e göre o günün şartlarındaki dövizlerin bugünkü karşılığı ise; 7.654,62 euro*10,1291 =77.534,45 TL 11.481,94 euro*10,1291 =116.301,67 TL sonucuna ulaşırız,Öte yandan davalı ---------açısından rayiç bedel belirlenmesinde eserlerin satışına yönelik değil, temsil hakkının ihlal edilmesi nedeniyle temsile yönelik bir rayiç belirlenerek tazminata hükmedilmesi noktasında takdirin sayın Mahkemede olduğu ancak bu doğrultuda dosya içeriğinde bu rayiç bedeli tespit edecek bir delil olmadığından değerlendirme yapılamadığı, Davalılar tarafından ihlal edilen adın belirtilmesi salahiyeti manevi hakkına yönelik olarak FSEK mad.70 uyarınca para ve/veya başka türlü manevi tazminata hükmedilmesinde takdirin sayın Mahkemede olduğu anlaşılmaktadır". Yönünde raporu mahkememize sunmuşlardır. Mahkememizce aldırılan 21/02/2022 taihli raporda sonuç olarak,"Davaya konu orijinal eserlerin FSEK mad.4/1 bağlamında Güzel Sanat Eseri ve eser sahibinin davacı ... olduğu ve 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu tarafından korunan eserlerden olduğu, Davalıların davaya konu taklit/kopya ürünleri davacıya ait orijinal eserlerden işleyerek ve çoğaltarak oluşturdukları ve aralarında alım-satım yaptıkları, Yine davalıların aralarında 5846 Sayılı yasanın 52. Maddesine uygun bir sözleşme bulunmadığı için he iki davalının da eşit bir biçimde ve müteselsilen sorumlu oldukları, Davacı eser sahibinin talep edeceği tazminat miktarının, 08.12.2017 tarih ve -------- Seri numaralı davalı -------- tarafından diğer davalı --------- adına düzenlenmiş faturada belirlenen meblağdan hareket edilerek hesaplanmasının hakkaniyete ve olayın özelliğine uygun olacağı, Buna göre davacının yatay konumda kullanılan (120 X 250 cm) taklit eser açısından 44.600,00TL; dikey ebatta kullanılan (120 X 150 cm) kullanılan eseri için ise 19.000,00TL olmak üzere her iki eser için toplam olarak 63.600,00TL (Altmış üç bin altı yüz lira) maddi tazminat talep edebileceği, FSEK m. 68 kapsamında ise davacının yatay konumda kullanılan (120 X 250 Cm) taklit eser açısından 44.600,00TL x3- 133.800,00TL; dikey ebatta kullanılan (120 X 150 cm) kullanılan eseri için ise 19.000,00TL x3- 57.000,00TL olmak üzere her iki eser için toplam olarak 190.800,00TL (Yüz doksan bin sekiz yüz lira) maddi tazminat talep edebileceği Davacıya ödenecek tazminattan her iki davalının da birlikte ve eşit şekilde sorumlu tutulabileceği, Davacının manevi tazminata da hak kazandığı ancak bunun takdirinin mahkemeye ait olduğu" yönünde raporu mahkememize sunmuşlardır.
Mahkememiz dosyasından aldırılan 17/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Yukarıda ve 21.02.2021 tarihli kök raporumuzda arz ve izah edilen nedenlerle; Davaya konu orijinal eserlerin FSEK mad.4/1 bağlamında Güzel Sanat Eseri ve eser sahibinin davacı ... olduğu ve 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu tarafından korunan eserlerden olduğu, Davalıların davaya konu taklit/kopya ürünleri davacıya ait orijinal eserlerden işleyerek ve çoğaltarak oluşturdukları ve aralarında alım-satım yaptıkları, Yine davalıların aralarında 5846 Sayılı yasanın 52. Maddesine uygun bir sözleşme bulunmadığı için her iki davalının da eşit bir biçimde ve müteselsilen sorumlu oldukları, Davacının yatay konumda kullanılan (120 X 250 cm) taklit eser açısından 12.900TL; dikey ebatta kullanılan (120 X 150 cm) eseri için ise 8.040TL olmak üzere her iki eser için toplam olarak 21.000TL (Yirmi bir bin lira) maddi tazminat talep edebileceği, FSEK m. 68 kapsamında ise davacının yatay konumda kullanılan (120 X 250 CM) eser açısından 12.960TL x3- 38.880TL; dikey ebatta kullanılan (120 X 150 cm) kullanılan eseri için ise 8.040TL x3- 24.120TL olmak üzere her iki eser için toplam olarak 63.000TL (Altmış üç bin lira) maddi tazminat talep edebileceği, Davacıya ödenecek tazminattan her iki davalının da birlikte ve eşit şekilde sorumlu tutulabileceği, Davacının manevi tazminata da hak kazanabileceği ancak bunun takdirinin ve miktarının Sayın mahkemeye ait olduğuna dair raporunu sunmuşlardır.
Mahkememiz dosyasından aldırılan 26/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Bizzat bilirkişi tarafından ---------- deposunda görülen ürünlerin, ressam ...'ın atölyesinde görülen eserlerle kopya ve işleme derecesinde benzerlik taşıdığı; Ressam ...'ın huzurdaki dava konusu kopya eserlere referans oluşturabilecek nitelikte ve dava konusundaki eserin üretildiği döneme ait eserlerinin daha önceki raporda belirttiğimiz gibi ihtarname çekildiği 2019 yılı itibarıyla 8.000-12.000 TL aralığında kıymette olduğu; Kıymetlendirme konusunda sanatçının özgünlüğü, kendi kuşağı ve ülke sanat ortamı açısından bilinirliği ve tanınırlığı, sanatsal faaliyetlerinin yoğunluğu, sanat piyasasında eserlerinin yaygın maddi karşılığı gibi kriterler esas alındığından referansların hüküm kurmaya elverişlilik açısından yeterli olduğu, dolayısıyla eksik inceleme yapıldığının söz konusu olmadığı, Bu değerlendirmede ---------, -------- ve ------- isimli müzayede kuruluşlarının referans olarak alındığı; Sanatçı hakkında bu referansların dışına değerlendirmeye esas oluşturabilecek bir bulguya ulaşılamadığı Kıymetlendirme yapılırken tecavüzlü ürünlerin fatura bedelinin dikkate alınamayacağı, dolayısıyla kopya veya işleme eserlerin kıymetinin orijinal eserden yüksek olmasının kıymetlendirmeye konu edilemeyeceği; 17.02.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporumuzda sayı sonucusonucu ---------- deposunda tespit edilen her iki kopya ürün için tazminat talebinin FSEK 68. Madde uvarınca toplam 63.000TL olacağı: davalıya ödenecek tazminattan her iki davalının da birlikte ve eşit şekilde sorumlu tutulabileceği; Davacının manevi tazminata da hak kazanabileceği ancak bunun takdir mahkemeye ait olduğuna dair raporunu sunmuşlardır. Mahkememizce tazminat talepleri yönünden sehven tefrik kararı verilerek --------- Esas sayılı dosyasına kaydedildiği daha sonra sehven yapıldığı anlaşıldığından ---------- sayılı dosyanın iş bu dosya ile birleştirildiği görülmüştür. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.Mahkememizden verilen 26/05/2022 tarih ve --------- Esas---------- sayılı kararı --------- sayılı ilamıyla kaldırılmıştır. ---------- sayılı kararında, Somut uyuşmazlıkta; mahkemece aşamalarda 3 ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve son rapora göre karar verilmiş ise de, son raporda orjinal eserin değerine göre değil, tecavüzlü olduğu belirtilen ürünlerin davalılar arasındaki satış fiyatına göre hesaplama yapılmış olmakla rapor bu yönü ile yerinde değildir. Mahkemece alınan 2.bilirkişi raporunda; davacının eserinin önceki yıllardaki satış değerine göre 55.000TL' lik eser satışına göre hesaplama yapıldığını belirtilmiş ise de, hangi tarihli hangi satışın esas alındığına dair bilgiye raporda yer verilmediği gibi, 55.000TL olarak belirtilen satışa ilişkin bilgi ve belgelere dosyada ve delil listesi ek 10'da rastlanmamıştır. Bununla birlikte; dava tarihindeki değer esas alınması gerekirken, raporda belirlenen bedele ihtarname tarihi olan Mayıs 2019'dan itibaren enflasyon oranı ve döviz kuruna göre güncelleme yapılması da yerinde görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece öncelikle dosyanın son bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacının eserinin orjinalinin dava tarihindeki değerinin denetime elverişli şekilde tespiti ile dava tarihi itibarı ile maddi tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Kabule göre ise; mahkemece davacının manevi haklarının ihlal iddiası kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmiş ise de, hükmün ilanı talebinin reddine karar verilmesi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların ve davalılar vekillerinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Mahkememiz bozma öncesi asıl ve birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede, Dosya içerisine alınan bilirkişi raporu, kayıt ve belgeler, sicil dosyaları,taraf iddia ve savunmaları dava dilekçesi ile; Davacının ressam olduğu, davalı ---------Ş'ye ait alışveriş merkezinde davacıya ait iki adet eserin duvarlarda sergilenerek kullanıldığının görülmesi üzerine davalı ----------Ş'ye ihtarname gönderildiği. ----------Ş tarafından söz konusu eserlerin diğer davalı ---------Şti'nden satın alındığının bildirildiği, davalıların bu şekildeki eser kullanımının davacının mali ve manevi haklarının ihlali niteliğinde olduğu iddia edilerek, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu. Davalı --------Ş cevap dilekçesi ile, dava konusu olan eserlerin diğer davalı şirketten satın alındığını bu sebeple davalı --------Ş ye husumet yöneltilemeyeceğini, eserlerin çoğaltılmadığını, reprodüksüyon şeklinde yapılıp bu şekilde kullanıldığını. Davalı -------- davaya konu eserin kime ait olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını bu sebeple bundan dolayı sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep ettiği. Davalı --------- cevap dilekçesi ile, davalı şirketin endüstiriyel ürünler üreten firma olduğunu. Davacıya ait eser ile davalı tarafından ortaya çıkarılan eserlerin farklı olduğu. Benzerlik olmadığı, yapım tekniklerinin farklı olduğu, mali ve manevi hak ihlallerinin koşullarının mevcut olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği, mahkememizce dosyanın tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetince sunulan 05/02/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; davalı ---------Şti. tarafından oluşturulan dava konusu eserlerin dekoratif tasarım niteliğinde olduğu bu sebeple FSEK den kaynaklana mali ve manevi hakların ihlal edilmediği yönünde görüş bildirdikleri. Davacı vekilinin itirazları üzerine bu defa mahkememizce yeni bir heyet oluşturulduğu. Bu yeni heyette hazırlanan 23/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu eserlerin davacıya ait Güzel Sanat Eseri olarak nitelendirilen eserlerden işlenerek ve çoğaltılarak oluşturulduğu. Bu nedenle davacının mali ve manevi haklarının ihlal edildiği, maddi tazminat olarak ise, birinci eser için 90.000 TL, ikinci eser için ise 60.000 TL rayiç bedel belirlendiği, bunun üzerinden hesaplama yapıldığı, alınan mevcut iki rapor arasında çelişki olması üzerine bu defa hem çelişkinin giderilmesi hem de hüküm kurmaya elverişli rapor alınması bakımından dosyanı yeni bir heyete tevdi edildiği, alınan 21/02/2022 tarihli rapor ile davalı --------- ŞTİ. Tarafından oluşturulup kullanılan dava konusu eserlerin, davacıya ait mali ve manevi hakların ihlali niteliğinde olduğu. Eserlerden birincisi için 44.600 TL diğer eser için ise 19.000 TL rayiç bedel belirlendiği ve bunun üzerinden maddi tazminat hesabının yapıldığı, mahkememizce de iş bu 21/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun Usul ve yasaya uygun dosya kapsamı doğrultusunda hüküm kurmaya elverişli odluğu bu sebeple hükme esas alındığı, buna göre de; öncelikle davamıza konu eserlerin davacı ressam ...'ın eserlerinden yararlanılarak yapıldığı iddiası yönünde davalılarca benzerliği ve ...'a ait olduğu iddia edilen eserlerin hak sahipliğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği yönünde itirazlarda bulunulduğu, davacılar tarafından dosyamıza sunulan ...'a ait resim katologları incelendiğinde; yine dosya içerisindeki bilirkişi incelemeleri özellikle bu konuda uzman sektör bilirkişilerin incelemeleri neticesinde davalıların benzerini üretip kullandıkları eserin orijinal olarak davacı ... tarafından meydana getirildiğinin ve bu eserler üzerinde hak sahibinin davacı ... olduğunun anlaşıldığı. Davalılarca kullanılmış eserlerin davacının FSEK den kaynaklanan mali ve manevi haklarını ihlal edip etmediği yönünde yapılan değerlendirmede; öncelikle üç bilirkişi raporunda da davalılarca oluşturulup kullanılan eserler ile davacıya ait Orijinal eserlerin ayniyet derecesinde benzer olduğunun tespit edildiği. Bu hususta zaten herhangi bir çekişmenin de mevcut olmadığı. Davalılarca kullanılan eserlerin davacıya ait orijinal eserden yararlanarak ve taklit edilmek sureti ile kullanıldığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu. Manevi haklar bakımından; davacının eserlerinin benzerinin veya taklit olarak yapılarak oluşturulan eserlerin FSEK 14. Madde kapsamında davacının umuma arz salahiyeti hakkının ihlali niteliğinde davacının rızası olmadan kamuya sunulduğu, yine davalılarca oluşturulup kullanılan eserlerde davacının adının belirtilmediği bu sebeple FSEK 15. Maddesi uyarınca adın belirtilmesi hakkının da ihlal edildiği. Mali haklar yönünden ise; davalılar tarafından davacı eserinin bir takım renk yapıları ve malzeme farklılıkları ile izinsiz olarak kopyalanarak işlenip farklı ölçülerde çoğaltılıp bir alışveriş merkezinde duvara asılmak sureti ile sergilendiği bu şekilde davacının mali haklarından çoğaltma hakkı, yayma hakkı ve temsil hakkının ihlal edildiği. Her ne kadar alınan ilk 05/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalılarca kullanılan eserlerin, eser vasfı olmadığı için mali ve manevi hakların ihlal edilemeyeceği yönünde görüş bildirilmiş ise de; davacıya ait orijinal eserlerin sanat eserleri olduğu yönünde herhangi bir kuşku yoktur. Bir sanat eserinin kopyalanarak veya benzerinin yapılarak, kullanılmış nüshalarının eseri oluşturulan sanatçı tarafından meydana getirilmediği için bir sanat eseri veya eser niteliğinde olmayacağı açıktır. Fakat bu durumun kabulü halinde sanatçıların ve ressamların eserlerinin benzerlerinin yapılıp piyasaya sürülmesi halinde orijinal eser niteliğinde olamayacağı için FSEK'den kaynaklanan mali ve manevi hakların ihlali hükümlerinin bu eser sahipleri tarafından hiç bir zaman kullanılamayacağı anlamına gelmektedir ki, bu sebeple taklit tabloların kullanımların mali ve manevi hakları ihlal etmediği yönündeki bilirkişi raporuna bu yönü ile katılmak mümkün olmamıştır. Neticeten; davalıların davacıya ait iki ayrı eseri değişik renk yapıları ve malzeme farklılıkları ile taklit etmek sureti ile oluşturup kullandıklarını ve bu kullanımların davacının mali ve manevi haklarının ihlali niteliğinde olduğu bu sebeple davanın FSEK.68. madde ve FSEK 70. Madde kapsamında maddi ve manevi tazminat taleplerinin haklı olduğu, maddi tazminat hesabı yönünden hükme esas alınan 21/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalı ----------- tarafından oluşturulan dava konusu iki adet taklit niteliğindeki eserin diğer davalı --------Ş'ye satıldığı, buna ilişkin satış bedelleri dikkate alınarak emsal bedel tespit edildiği, birinci eser için 44.600 TL, ikinci eser için ise 19,000 TL emsal bedel belirlendiği, davalılarca kullanılan eserlerin davacı orijinal eserlerinden faydalanılarak oluşturulmuş taklit niteliğindeki eserler olduğu değerlendirildiğinde bir orijinal eserin satış fiyatı üzerinden rayiç bedel belirlenerek buna göre maddi tazminat hesabı yapılmasının hakkaniyet aykırı olduğu. Zira dava konusu eserlerin orijinal eser niteliğinde olmadığı ve bir orijinal eser değeri ile emsal belirlenip buna göre hesaplama yapılamayacağı, taraflar arasındaki fatura ve belgelerden davalı ---------Şti. Tarafından davacıya satılan dava konusu eserlerin satış bedelleri belli olduğundan bu bedeller üzerinden maddi tazminat hesabı yapıldığında birinci eser için FSEK.68 kapsamında 44.600*3=133.800 TL, ikinci eser için 19.000*3=57.000 TL olmak üzere her iki eser için toplam: 190.800,00 TL maddi tazminat dosya kapsamına uygun olduğu bu sebeple de hükme esas alındığı, manevi tazminat yönünden ise, dava konusu eserler kullanılmak sureti ile davacının adın belirtilmesi ve umama arz hakkı ihlal edildiği için davacının FSEK.70.madde kapsamında manevi tazminat talebininde uygun bulunduğu, gelen Sosyal ekonomik durum raporunda davacıyı tanıyan olmadığı için sosyal ekonomik durum tespiti yapılamadığı bildirildiğinden mahkememizce dosya kapsamı ve davacının tanınmış bir ressam olduğu da dikkate alınarak ihlal edilen her bir eser yönünden 25.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL manevi tazminata hükmetmek gerektiği,faiz talebi yönnden eylem haksız fiil olduğundan haksız fiilin yapıldığı tarih itibari ile faiz talep edilebileceğinden,davacı tarafından ihtarname tarihi itibari ile faiz talep edildiğnden,her ne kadar haksız fiil tarihi ihtarname tarihinden önce ise de,taleple bağlı kalınarak 31.05.2019 tarihinden itibaren,davalılar tacir olduğundan,davaya konu edilen eserler ticari faaliyet kapsamında kullanıldığından ticari faiz işletilmesine, yine davalı ---------Ş tarafından davaya konu eserlerin diğer davalı ---------Şti.den satın alıp bu şekilde kullandığının ve sorumluluğunun olmadığını iddia edilmiş ise de; FSEK. 'den kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüz eyleminin aynı zamanda bir haksız eylem niteliğinde olduğu, haksız eyleminin icra edenlerin bu eylemden birlikte sorumlu oldukları. Davalı ---------ş'nin davay akonu eserleri maliki olduğu alışveriş merkezinin duvarlarına asmak sureti ile kullandığı, bunun için davacının rızasına başvrulmadığı, oluşturulan eserlerin davacının mali ve manevi haklarına tecavüz edilmek sureti ile meydana getirildiği, davalı --------Ş'nin davaya konu eserin bir başka sanatçıya ait eserden kopyalanıp kopyalanmadığı, eser sahibinin haklarının ihlal edilip edilmediği hususlarının araştırmak ve bilmekle yükümlü olduğu en azından bu durumu bilmese dahi bunun davalı --------Ş'yi sorumluluktan kurtarmayacağı anlaşıldığından davacının ıslah talebi de dikkate alınarak maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği. Mahkememiz dosyasında sehven tazminat talepleri yönünden tefrik yapılarak mahkememizin --------- esas sayılı dosyası ile tazminat taleplerinin görülmesine karar verilmiş ise de daha sonra tefrik işleminin zuhulen yapıldığı belirtilerek mahkememiz --------- esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, dava dilekçesi incelendiğinde; davanın eser sahipliğinden kaynaklı mali ve manevi hakların ihlali nedeni ile maddi manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacının başkaca da bir talebinin bulunmadığı, mahkememizce sehven tefrik yapıldığından esas dosya olan --------- sayılı dosyanın da herhangi bir araştırılmaya ve yargılamayı gerektirecek talep olmadığından konusuz kaldığı bu sebeple asıl dava bakımından sehven yapılan tefrik sebebi ile hüküm kurmaya yönelik talep ve iddia kalmadığından asıl dava bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği, maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından ise mahkememizin birleşen ---------- esas sayılı dosya üzerinden yukarıda gerekçeleri belirtildiği şekilde karar verildiği, yine davacı tarafından hükmün ilanı talep edilmiş ise de; taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan hükmün ilanı talebinin hukuki yararının kalmadığı anlaşıldığından bu talebinde reddine karar verilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, ---------- Sayılı kaldırma ilamı üzerine mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetince aldırılan 17/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait eserlerin güzel sanat eseri kapsamında olduğu, davalı eylemlerinin mali ve manevi hakların ihlali niteliğinde olduğu ve toplam her iki eser için 21.000 TL maddi tazminat hesaplandığı, bu bedelin 3 katına kadar talepte bulunulabileceğinin belirtildiği, itiraz üzerine aldırılan 26/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiği buna göre kaldırma öncesi gerekçelerde tekrarlanarak davacıya ait güzel sanat eserlerinin davalılarca izinsiz olarak kopyalanıp satıya sunulduğu bu durumun FSEK ten kaynaklı mali ve manevi hakların ihlali niteliğinde olduğu, maddi tazminat talebi yönünden konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan ihlal konusu eserler için toplam 21.000 TL' nin FSEK 68. Maddesi uyarınca 3 katının talep edilebileceği bunun da 63.000 TL olduğu manevi tazminat yönünden ise davacının tanınmış bir ressam olması, eserlerinin isim verilmeden ve izinsiz olarak kopyalanması, FSEK ten kaynaklı ad belirtilmemesi yönündeki manevi hakkın ihlal edildiği, tarafların sosyal ekonomik durum tespit tutanakları, incelenen mali veriler ve tespit edilen rayiç bedel dikkate alınarak her bir eser yönünden 25.000 TL Manevi tazminat olmak üzere toplam 50.000 TL Manevi tazminat dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, birleşen dava bakımından davanın kısmen kabulü ile kısman reddine asıl dava yönünden sehven tefrik yapılıp hüküm kurmaya yönelik talep ve iddia kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda izah edilen nedenlerle;
Asıl dava bakımından sehven tefrik yapılıp asıl davada hüküm kurmaya yönelik talep ve iddia kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Birleşen dava bakımından maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 63.000,00 TL maddi tazminatın 31/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 31/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemlerin reddine, Hüküm kesinleştiğinde hükmün masrafı davalılardan alınmak üzere -------- yayın yapan günlük gazetelerden birinde ilanına,
ASIL DAVA BAKIMINDAN:
1-Alınması gereken harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN
1-Alınması gereken 7.719,03 TL harçtan peşin olarak yatırılan 3.859,52 TL peşin harç ve 7.745,25 Islah harcının toplamından fazla alınan 3.885,74 TL harcın davacıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 7.719,03 TL Harcın davalılardan alınarak davacıya iadesine, 2-Yargılama giderleri bakımından davacı tarafından yapılan 16.845,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre 8.422,50 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı ... tarafından yapılan toplam 4.556,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 2.278,00 TL davacıdan alınarak davalı ...' ne verilmesine, bakiye kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına, 4-Maddi tazminat yönünden: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Maddi tazminat yönünden: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Manevi tazminat yönünden: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 50.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat yönünden: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair davacı vekili ile davalı -------- ve --------- vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026 Full & Egal Universal Law Academy