T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/6 Esas
KARAR NO : 2026/70
DAVA : Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 06/06/2022
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 06/06/2022 tarihli dava dilekçesi ile, müvekkilinin arı, bal propolis ve arı ürünleri satış ve pazarlamasını yapan bir şirket olduğunu, ürünlerinin ilgili yetkili mercilerce onaylandığını, sağlık kontrolünden geçirildiğini ve bu şekilde satış yapan bir şirket olduğununu, Kurucu ortaklarından Gıda Yüksek Mühendisi -------- ,------- Üniversitesi Gıda Mühendisliği 1996 yılı mezunu olduğunu,----------- Üniversitesi’nde gıda mühendisliği bölümünde "Balda Hile ve Orijin Tespiti" üzerine yüksek lisansını da tamamladığını, doktorasını ise ----------- Biyoloji Bölümü’nde "Arı Zehiri, Arı Sütü ve Propolis İçerikli Cilt Kremi Formülleri Geliştirilmesi" üzerine tamamladığını, 22 yıldır bilfiil hem akademik hem sektörel olarak arı ürünleri üzerine çalışmakta olan -------- arıcılık ve arı ürünleri konusunda pek çok ulusal ve uluslararası proje gerçekleştirdiğini, Uluslararası Bal Komisyonu ve Uluslararası Standartlar Organizasyonu (ISO) Arı Ürünleri Standardı Komisyonu üyesi olduğunu, firmanın diğer kurucu ortağı olan --------- ise arıcılık ve zootekni konusunda uzmanlaşmış bir ziraat yüksek mühendisi olduğunu, bu alanda yine çok sayıda proje tamamladığını, bilimsel yayın ve kitapları olan 20 yıllık deneyimi bulunan bir uzman olduğunu, --------- ise, -------- Üniversitesi gıda mühendisliğinde bölüm başkanlığı yapmış olup halen ------------ yaşayan ve ---------- Derneği üyesi olduğunu, ayrıca arı ürünleri konusunda pek çok farklı dile çevrilmiş kitapları, akademik yayınları bulunan bir bilim insanı olduğunu, Firmanın aynı zamanda arı ürünleri konusunda uzman bir ar-ge merkez olduğunu, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla karalama ve itibarsızlaştırmaya yönelik içeriklerin yayınlanması sebebiyle telefisi imkansız zararının doğmaya devam ettiğini, davalının paylaşımları ile alenen davacı firmayı ve markayı karalayıp davacının ürünlerini kötülediğini, bu kötüleme ve karalama kampanyasının davacı şirketin itibarına ve ürettiği ürünlere olan güvenin sarsılmasına ve ticari kazanç kaybına neden olduğunu, --------- adlı kişinin ve davalı diğer yayın kuruluşlarının yukarıda belirtilen internet sitelerinde devam eden yayınların tedbiren durdurulmasına, ticari itibara yukarıda belirtilen gibi saldırı yapıldığının tespitiyle yayından kaldırılmasını, müvekkili şirketin ticari hayatta itibarsızlaştırılarak uğratılan zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
---------- sayılı 08/06/2022 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği görüldü.
DELİLLERVEGEREKÇE : Dava, ticaret unvanına ve davacı şirketin ürettiği ürünlere karşı yapılan tecavüzün önlenmesi ile maddi-manevi tazminat istemine ilişkin davadır.
Mahkememizde aldırılan 09/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ---------- ait” --------- dizisinde, 22.05.2022 tarihli ve 31.05.2022 tarihli yazılarda geçen --------- markasının esasen ticari anlamda ve ticari maksatla ticari etki yaratacak şekilde markasal bir kullanımının olmadığı, Söz konusu yazılarda ve tweet dizilerinde ve bunların bulunduğu internet sitelerinde ------- ibaresi geçmekte ise de, bu mecralarda davacı firmanın ---------- markasının tescilli olduğu mal/hizmet sınıflarına dahil bir mal ya da hizmetin satış, tanıtımının, reklamının yapılmadığı, davacının markasının taklit edilmediği, kazancından ya da bilinirliğinden haksız yararlanılmadığı, davacı ile rekabet teşkil edecek bir mal/hizmet üretilmediği, sunulmadığı sonuç olarak söz konusu mecralardaki yazıların ticari bir amaç gütmediği, ticari bir fonksiyon içermediği, ticari bir etki doğurmadığı ve markasal kullanım olmadığı bu nedenle marka ihlalinden söz edilemeyeceği, Bu nedenle davalı --------- ve diğer davalıların söz konusu mecralardaki ifadelerinin ve markayı kullanmasının ifade ve haber verme özgürlüğü kapsamında olabileceği, ancak bu özgürlüğün sınırlarının aşılıp aşılmadığının mahkemeye ait olduğu, söz konusu yazıların kişilik hakları kapsamında davacının kişilik haklarına Türk Medeni Kanunu anlamında saldırı teşkil edip etmediği hususunun değerlendirilmesi Heyetimizin görev ve uzmanlık kapsamı dışında olup, bu hususun hukuki değerlendirilmesi hususunun Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, davaya konu bilimsel değerlendirmelere bağlı teknik hususların bilinmesi ve araştırılması ve ortaya çıkacak sonuçlara göre kişilik hakkı ve ifade özgürlüğünün hukuki sınırlarının tespiti gibi hususlar heyetimizin uzmanlık ve görev alanı dışında olup, bu konularda bir değerlendirme yapılamamış olduğu, davalılar tarafından davacıya ait markanın kullanımının SMK. anlamında bir marka ihlali teşkil etmediği görülmekte olduğundan marka itibarının marka tecavüzü nedeniyle SMK. Hükümleri uyarınca zedelenmediği, itibar tazminatı şartlarının gerçekleşmediği, ancak, davalının yazıları ve --------- paylaşımları nedeniyle davacının Türk Medeni Kanunu anlamında kişilik haklarına bir saldırı olup olmadığının ve bu anlamda davacı şirketin ticari itibarının zedelenip zedelenmediği hususunun hukuki takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Mahkememizde aldırılan 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; yazı içeriğinde halk sağlığı açısından bilimsel bir görüşe yer verilmediği, eleştiri etiket ve analizler üzerine önyargı ile yapılmadığı şeklinde olduğu, eleştiri konusu edilen konularda mevzuatlarda bir çok kanun, yönetmelik, tebliğ vb. Bulunduğu ancak yazı içeriğinde bunlara herhangi bir atıf verilmediği, her iki -------- içeriğinde halk sağlığı açısından bilimsel olan bir bilgi bulunmadığı, bilgilerin akademik içerikte olmadığı, akademik bir yazı niteliğinden ziyade algı yaratan eleştiri dozu yüksek yazı olduğu, davacının firmasını ve marka değerini etkileyecek nitelikte olduğu, davalının yayınladığı haberde bilimsel dayanak ve analizlere yer verilmeksizin davacı markası zikredilerek davacıya ait polen ürünlerinin gıda güvenliğine aykırı olduğu tüketicilerin dikkat etmesi gerektiği vd. İfadelerin TTK m. 55/1.a-1 kapsamında kötüleme haksız rekabet eylemi teşkil edebileceği, mahkemece haksız rekabetin varlığına karar verildiği durumda davacının maddi ve manevi tazminat talebi bakımından gerekli şartların gerçekleşmiş olacağından bahsedilebileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava ticari itibar ve marka hakkına yönelik haksız eylemin tespiti, meni ve refi ile maddi manevi tazminat talebine ilişkin olup dosyanın ----------- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize geldiği, dava dilekçesi incelendiğinde davalı--------- tarafından kaleme alınan ve diğer davalılar tarafından yayını gerçekleştirilen yazı ile ilgili olarak davacı şirkete ait ----------- markaları yönünden yazılan yazının karalama kampanyası niteliğinde olduğu, davacıya ait ürünleri kötülediği bu şekilde şirketi itibarsızlaştırmaya yönelik yorumlar içerdiğini belirttiği, davalılar tarafından verilen cevap dilekçesinde davalı ---------- tarafından yazı amacının halk sağlığını korumak amaçlı olduğunu, toplumu ve tüketiciyi bilgilendirme amacı ile yazıldığı, yazının ifade özgürlüğü kapsamında olduğu belirtilerek davanın reddini talep ettiği, diğer davalı -------- vekilince verilen cevap dilekçesinde diğer davalı ---------- tarafından yazılan yazıların ve paylaşımlarının haber konusu yapıldığını, haber yapılan yazının ifade ve basın özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği diğer davalı ----------Ş vekilince verilen cevap ve beyan dilekçelerinde haberin basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, kamu yararı taşıdığını, herhangi bir zararda olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği, ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi bakımından aldırılan 09/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak yazılan yazıları ifade özgürlüğü kapsamında olup olmadığı mahkemece değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği daha sonra mahkememizce dosya kapsamındaki tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın konusunda uzman bilirkişi heyetince alınan 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalı ---------- tarafından yazılan yazının bilimsel bir görüş niteliğinde olmadığı, herhangi bir atıf verilmediği, akademik içerikli olmadığı ve haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiği, daha sonra mali yönden aldırılan 16/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait yazılan yazı öncesi ve yazı sonrası belgeler incelenmiş toplam 184.414,42 TL zarar hesaplanmış itiraz üzerine aldırılan ek raporda ise ayrıca 385.773,53 TL kar kaybının da olduğu hesaplanarak toplamda 570.187,95 TL tazminat hesabı yapıldığı davacı tarafından davacı vekilince bu bedel üzerinden davanın ıslah edildiği buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı şirketin ----------- esas unsurlu ----------- numaralı markaların 03,05,29,30 ve 35. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı -------- tarafından kaleme alınan ve diğer davalı haber sitelerinde yayınlanan uyuşmazlığa konu yazı içeriği incelendiğinde özetle davacı firma tarafından üretilen arı ürünleri içerisinde "pirolizidin alkaloitleri içerdiği" ve bunların karaciğer kanserine yol açtığı ayrıca genlerde hasara yol açtığı, özellikle bebek ve çocuklar ve karaciğer hastalığı olanların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğinin belirtildiği, bu paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında olup olmadığı, olmaması halinde haksız eylem niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından aldırılan 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalı ---------- tarafından yazılan yazıların bilimsel içerikli olmadığı, herhangi bir bilimsel bilgi bulunmadığı, akademik bir yazı olmadığı belirtildiği, yine ürünlerin sağlık bakanlığı tarafından denetlenmek suretiyle piyasaya sürüldüğü, yazı içeriklerinin herhangi bir bilimsel deney veya akademik çalışmalardan faydalanılarak kaleme alınmayıp tamamen davalı ----------- mesleki tecrübesi ve görüşlerine dayandığı, fakat bu tecrübe ve görüşlerinin akademik ve bilimsel bir dayanağının olmadığı, bu nedenle de davalı --------- tarafından yazılan yazıların bütünsel olarak bakıldığında halk sağlığını içeriyor olduğu anlaşılsa da bilimsel ve akademik herhangi bir kaynak veya çalışmaya dayanılmayıp sadece kişisel görüşleri de içerdiği yazı içeriğinde doğrudan davacı tescilli markası olan ----------- ürünlerinin adına yer verildiği ve okuyan tüketici veya okur nezdinde özellikle sağlık bakımından ciddi riskler oluşturduğu yönündeki değerlendirmeler nedeniyle markanın olumsuz algılandığı, bununda davacı markasının ve bu marka sahibi davacı şirket itibarını zedelediği, davalı --------- tarafından yazılan yazının davalı ---------- davacı markası ile ilgili SMK kapsamında bir eylemi bulunmadığından SMK hükümlerince tecavüz fiilinden bahsedilemeyeceği, eylemin haksız rekabet niteliğinde olduğu, zira ticaret kanunu 54 ve devamı maddelerinde yer alan haksız rekabet hükümlerinde haksız rekabet fiilleri arasında yer alan SMK 55/1. Maddesindeki "gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanlar" başlığı altında "rakipleri veya onların mallarının iş ürünlerinin fiyatlarını haksız veya gereksiz yere incitici yanlış veya yanıltıcı açıklamalar ile kötülemek" değerlendirmek gerektiği, her ne kadar davalı ---------- davacının rakibi olmasa da bu eylemin rakip olmayanların haksız rekabeti niteliğinde olduğu, nitekim --------- Sayılı kararın istinafı üzerine ----------- sayılı ilamı davamız ile benzer nitelikte olduğu ve sonuç olarak "o dosyada davalı tarafından yazılan " activeklamp hakkında hiçbir bilimsel çalışma yoktur, bu ürünü kullanarak yapılan sünnetlerde ortaya çıkabilecek sorunlar size zarar verir" şeklindeki yazıların herhangi bir bilimsel çalışmaya dayanmadığı belirtilerek haksız rekabetin kabulüne karar verilmiş ve işbu karar ----------- sayılı ilamıyla da onandığı, bu yöndeki Yargıtay kararı da dikkate alınarak davalı ---------- eyleminin haksız rekabet niteliğinde olduğuna karar vermek gerekmiş, diğer davalılar yönünden ise yapılan incelemede ise davalı --------- tarafından yazılan davaya konu paylaşımların davalılara ait haber sitelerinde yayınlandığı, bu yayınların basın özgürlüğü kapsamında olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede davalı -----------Ş nin sahibi olduğu gerçek gündem isimli haber sitesinde davalı ------- tarafından dava konusu yazılara ve davacı firma ve dava dışı gıda dedektifi tarafından yazılan yazılara verilen cevapların yayınlandığı, bu yayınların anayasanın 28. Maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü kapsamında olup olmadığının değerlendirmesi bakımından davaya konu yazıların halk sağlığını içerdiği amacıyla yazıldığından bahisle bu yazıların paylaşılmasının ifade özgürlüğü kapsamında olduğunun değerlendirilebileceği fakat yazılar incelendiğinde sadece --------- yazı ve yorumlarına yer verilmiş yayınlanan yazı başlıkları dikkate alındığında "yanıltıcı bilgileri tane tane anlattı, tüketiciler dikkatli olmalı" şeklinde yazıya yorum katılmak suretiyle tüketiciler nezdinde olumsuz algı yarattığı, yazılan yazıların bilimsel ve akademik olup olmadığı yönünde hiçbir değerlendirme yapılmadığı gibi davacı şirket yetkilileri ve savunmalarına yer verilmediği bu eylemlerin basın özgürlüğü kapsamını aşar mahiyette davacı markasına yönelik haksız eylem niteliğinde olduğu, diğer davalı ---------- ait ----------- isimli haber sitesinde de yine davalı --------- yazılarına yer verildiği, -------- satışlarının durdurulması gerektiği ayrıca davacı şirketin bu yöndeki cevap verme hakkına yer verilmediği, davalı ----------- paylaşımlarının daha çok kitlelere ulaşmalarını sağlayarak markaya yönelik haksız eylemin yayılmasına katkı sağladıkları, bu nedenle de eylemin davacı şirket ve markasına yönelik kişilik haklarını ve marka hakkını ihlal eder nitelikte olduğu, anayasa 28. Maddesinde güvence altına alan ifade ve basın özgürlüğünün kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması halinde sınırlandırılabileceği bu nedenle davalıların bir bütün halinde davacı markası ve ticari itibarına yönelik haksız rekabette bulunduğu kanaatine varıldığından bu talepler yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş davacının haksız eylem nedeniyle maddi manevi tazminat talebinde bulunduğu manevi tazminat talebi bakımından 1,00 TL talep edildiğinden yazılan yazıların davacıya ait marka ve ticari itibarını tüketiciler nezdinde zedelediği kanaatine varıldığından manevi tazminat talebinin sembolik olduğu da dikkate alınarak kabulüne karar verildiği maddi tazminat yönünden ise aldırılan mali bilirkişi raporlarında toplam 184.414,42 TL faaliyet zararı ve 385.773,53 TL kar kaybı olmak üzere 570.187,95 TL tazminat hesaplandığı, tazminat hesabına yönelik bilirkişi raporu incelendiğinde davacıya ait uyuşmazlığa konu ürün satışlarının davaya konu yazılar yazılmadan önce %14,64 oranında düştüğü yazı yazıldıktan sonra ise %53,75 oranında düşüş gerçekleştiği, yazı öncesi düşüşten yazı sonrası düşüş oranı düşüldüğünde yazılan yazı sonrası davacı satışlarında %39,11 oranında azalma olduğu, fakat bu azalmanın sadece davalı --------- tarafından yazılan ve diğer davalılarca yayınlanan yazılar nedeniyle olup olmadığının dosya kapsamında tespit edilemediği fakat yazılan yazılarında belli bir okuyucu ve tüketici kitlesine ulaştığı ve yazı içeriklerinin sağlık sorunlarını içerir mahiyette olması sebebiyle satıştaki azalmalara yol açabileceği de dikkate alındığında davacının bu yazılar nedeniyle maddi bir zarara uğradığı fakat uğranılan zararın tespitinin kesin olarak yapılamayacağı anlaşıldığından Borçlar Kanunu 50. Maddesi gereğince mahkememizce maddi zarar yönünden tazminat takdir hesaplaması yapılmış buna göre yazılan yazıların yayınlandığı haber sitelerinin ulusal yayın yapan haber sitelerinden olmaması okuyucu kitlesinin sınırlı olması ve tüm okuyucu kitlesinin de davacı ürünlerini kullanıp kullanmadığının tespitinin de mümkün olmadığı, dikkate alınarak takdiren 50.000,00 TL maddi tazminatı kabulü ile fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
Mahkememizde aldırılan 17/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2022 yılı satışları dava konusu yazı öncesi (01.01.2022-31.05.2022 tarihler arası) dönemde 96 -14,64 oranında düştüğü görülmektedir.2022 yılı genelinde satışlar 90-14,64 oranında düşüş ile gerçekleşmiş olsa idi 2022 yılı toplam satış adedinin :94.012 Adet - ( 94.012 Adet x 96 14,64):94.012 -13.763- 80.249 Adet olarak gerçekleşmesi gerekirdi. 2022 yılı dava konusu yazı sonrası (01.06.2022-31.12.2022 tarihler arası) dönemde satışların 2021 yılına göre 94 -53,75 oranında gerçekleştiği görülmektedir. Davacının 2022 yılında davaya konu satışları toplamının 63.208 Adet olarak gerçekleşmiş olduğu yasal kayıtları üzerinde tespit edildiği, 2022 yılı olması gereken satış adedinde gerçekleşen satış adedi (80.249 Adet-63.208 Adet)- 17.041 adet daha az satış yapıldığı görüldüğü, davacının 2023 yılı satış adetlerine bakıldığında dava konusu yazıda adı geçen ürünlerden toplam 42.785 adet satış yapıldığı görülmektedir. Davacının dava konusu 22.05.2022 tarihli ve 31.05.2022 tarihli yazılar nedeni ile 2022 yılı Haziran-Aralık dönemi satışları 27.527 adet olarak gerçekleştiği, 2023 yılı Ocak-Mayıs dönemi adı geçen ürünlerin satış adedinin 11.854 adet olarak gerçekleştiği, 2023 yılı Ocak-Mayıs dönemi satışları :( 27.527-11.854 ) 15.673 adet daha az satış yapıldığı,2023 yılı Haziran-Aralık dönen rı 2022 yılı aynı dönemine göre 96 12,37 oranında artış gösterdiği, yine dava konusu yazıda adı geçen ürünlerin satış adetlerinin düşmesi sonucu 2023 yılında 184.414,42 TL. faaliyet zararı oluştuğu, davacı firmanın 2022 yılı başından itibaren dava konusu ürünlerin satış adetlerinin düşme eğilimine girdiği dava konusu yazı tarihinden sonra satış adetlerinin daha hızlı bir oranda düştüğü, söz konusu ürün satış adetlerinin düşüm nedeninin sadece ilgili yazıda mı kaynaklandığı yada başka nedenlerin olup olmadığı yönünde yasal kayıtları üzerinde bir tespit yapılamadığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:
HÜKÜM:
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
Davalılar tarafından davacının marka hakkına yönelik haksız rekabette bulunduklarının tespitine ve menine, Maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL maddi tazminatın 26/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 1,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin istemlerin reddine, Mevcut paylaşımların her türlü, internet ve sosyal medya ortamından kaldırılmasına, 1-Alınması gereken 3.415,56 TL harçtan alınan 80,70 TL peşin harç ve 9.735,68 TL tamamlama harcından alınması gereken 3.415,56 mahsubu ile fazladan alınan 6.400,82 TL nin davacıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 3.415,56 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı tarafından yapılan toplam 17.018,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 9.370,00 TL sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalılarca yatırılan 200,00 TL nin kabul ret oranına göre 90,00 TL sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-Haksız rekabet yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 5- Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 50.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 50.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 7-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 1,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı -------- ve davalı ---------- vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2026 Full & Egal Universal Law Academy