T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/65 Esas
KARAR NO : 2026/111
DAVA : Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ : 25/03/2024
KARAR TARİHİ : 18/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “1991 yılında bir semt hastanesi olarak kurulan müvekkilinin, bu ismi sağlık hizmetleri alanında dünya markası haline getirdiğini 5 ülkede, 24 hastane ve 15 tıp merkezi ve 25 bin çalışanı ile uluslararası nitelikte sağlık hizmeti sunmakta olduğunu bildirmiştir. Aynı zamanda, 2012'de birleştiği Uzakdoğu'nun en büyük sağlık gruplarından biri olan ---------- şirketinin en önemli parçası olduğunu ve bu birleşmeyle dünyanın 2. Büyük sağlık zinciri haline gelen ---------- Şirketinin, şu anda 10 ülkede 83 hastane ve 65.000 çalışanı ile sağlık hizmeti sunmakta olduğunu beyan etmiştir. Müvekkil şirketinin gerek yurt içi ve gerekse uluslararası faaliyetleri ile bulunduğu her alanda ciddi bir tanınmışlığa sahip ve sektörde ne denli önemli bir konumda olduğunun tartışmasız olduğunu dile getirmiştir. "------------" markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde; 01/05/2001 tarihinden itibaren ----------- tescil numarası ile tüm emtia sınıflarında tescilli olduğunu, 44. Sınıfta yer alan "Tıbbi Hizmetler" emtiasının da bu tescillerin içinde yer almakta oluğunu, nitekim Müvekkil Şirketine ait T/01277 sayılı tescilli "------------" markasının "Sektörel Tanınmış Marka" olarak da tescilli olduğunu ve bununla birlikte müvekkiline ait Sektörel Tanınmış Marka olan "----------" markasının; 73 ülkede de yurt dışı tesciline sahip ve koruma altında olduğunu belirtmiştir. “----------” ibaresinin aynı zamanda ----------Ş.' nin ünvanının bir unsuru olması sebebiyle ticaret unvanın da haksız kullanımının söz konusu olduğunu iddia etmiştir. "----------" marka/ismi ile karşılaşan bir kişinin zihninde oluşabilecek ilk düşüncenin marka/ismin bulunduğu yerde ---------- tarafından bir sağlık hizmeti sunulduğu olduğu düşüncesinin "Sektörel Tanınmış Marka" olmanın doğal bir sonucu olduğunu belirterek tüketici nezdinde karıştırma ihtimali yarattığını ve diğer yandan Davacının bu fiilinin markanın şöhretinden haksız çıkar elde etmek olduğu gibi dürüstlük kuralına aykırı bir haksız rekabet halidir olduğunu iddia etmiştir. Özel sağlık sektöründe faaliyet gösteren davalının, “---------- Sokağı No:---------, ----------” adresinde yapımı devam eden hastanesinin giriş kısmına "----------” ibaresiyle tabela asıldığının tespit edilmesi üzerine müvekkil şirketin “Sektörel Tanınmış Markası” “-----------” ibaresinin kullanılması nedeniyle, hukuka aykırı davranışa son verilmesi için Davalıya ---------Noterliği'nin 25 Eylül 2023 tarih ve ---------- yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini İşbu ihtarname ve sonrasında Davalı şirketin şifahen ---------- ibaresinin kaldırılacağını belirttiklerini beyan etmiştir. Ancak Davalının, hastanesinin giriş kısmına bu kez “----------” şeklinde tabela koyduğunun tespit edilmiş olduğunu ve hukuka aykırı bu durumun ----------Noterliğinin 18.03.2024 tarih ve ---------- yevmiye numaralı tespit tutanağı ve eki fotoğraflarla delillendirildiğini belirtmiş ve dosyaya ekleri ibraz etmişlerdir. Davalının yakın bir tarihte açacağı belli olan söz konusu hastanede, işletme direktörü unvanıyla işe başlayacak eski bir personellerinin, yeni iş yeri ile ilgili sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda; “----------”, “---------” gibi ifadelerle; haksız rekabetin başka bir örneğini ortaya koymakta olduğunu bu eylemin de -----------Noterliği'nin 21.03.2024 tarih ve ----------- yevmiye numaralı E-TESPİT tutanağı ile tespit edildiğini beyan etmiştir. SMK m.7/2 hükmü incelendiğinde kanunun tecavüz saydığı eylemlerin Davalı tarafından gerçekleştirildiğini Davalının müvekkiline ait tescilli “----------” markasını yine sağlık ve hastane sektöründe kullanmakta olduğunu, astığı tabela ve levhalarla sahip olduğu hastanenin "----------" markasına ait olduğu izlenimini verdiğini, davalı kendi ticari ünvanı/markası olan ---------- değil de, “----------” şeklindeki ifadeleri ile hastanesini halk nezdinde müvekkilin markası ile ilişkilendirerek karışıklık yaratacak bir yolu seçti; Davalı tarafın 25.09.2023 ve 19.03.2024 tarihli ihtarlarla uyarıldığı halde ısrarlı şekilde tecavüz eylemlerini sürdürmeye devam etmekte olduğunu ve haksız fayda sağladığını bu hukuka aykırı eylemi de kusurlu olarak işlemeye devam etmekte olduğunu belirtmiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve Sayın Mahkemece re'sen dikkate alınacak sebeplerle; Davanın kabulünü, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Gerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu marka hakkının korunması ile ilgili hükümleri gerekse Türk Ticaret Kanununun haksız rekabeti düzenleyen m. 54 vd. hükümleri çerçevesinde maddi ve manevi zararlarının tazmini ve cezai sorumluluğa gitme ile ilgili talep hakları saklı kalması şartıyla müvekkilinin marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün ortadan kaldırılmasına; Haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan, tabelanın kaldırılmasına keza sair tüm araçların ve malların imhasına, Sayın mahkeme kararının ilgililere tebliği ve kamuya ilanına...karar verilmesini” talep ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: “---------” ---------- en bilinen/meşhur semtlerinden olup, bu yönü ile coğrafi ad olmakla "----------" coğrafi yer adının üstelik "TEK BAŞINA" ve yine "TEK SÖZCUK" olarak Tescilinin; kamu düzenine ve emredici hukuk kurallarına açıkça aykırı olması ve açık hata teşkil etmesi nedeniyle yoklukla malul olması ve davacı'ya herhangi bir hak bahşetmemesi (var olduğunu iddia ettiği marka hakkının hiç doğmamış olması) nedeni ile davanın reddi gerekir. Anayasal ve İlgili Yasal Düzenlemeler ve Özellikle SMK m. 7/5'in açık hükmü gereği Müvekkil Şirket'in "---------" coğrafi yer adını kullanımına engel olunamaması, Müvekkil Şirket'in "----------" coğrafi yer adını ---------- Semtinde bulunan hastanesi için yer/konum/şube belirtme amacına matuf kullanımının Anayasal /yasal bir hakkı ve hukuka uygun olması, Müvekkil Şirket'in aldatıcı hareket veya dürüstlük kuralın aykırı hiçbir davranışının bulunmaması nedeni ile davanın reddi gerekir. Müvekkil Şirket'in "Markasal Kullanımı"nın Söz Konusu Olmaması (Kaldı ki Hukuken Marka olarak Kullanımına Bir Engel Olmamasına Karşın) Nedeni İle Davanın Reddi Gerekir. Davacı'nın Hak olarak İddia Ettiği (Ancak Hukuken Hakkı Olmayan) "------------" işareti ile Müvekkil Şirket'in tabelasının aynı veya benzer olmaması, bu bakımdan karıştırılma ihtimalinin /iltibasın söz konusu olmaması, Davacı'nın hakkı olduğunu iddia ettiği (ancak hukuken hakkı olmayan) işaretin, coğrafi yer adı olması nedeniyle karşılaştırmada dikkate alınmasının mümkün olmaması, bir an için dikkate alınabilseydi dahi (ki alınamaz) ayırt ediciliği olmayan son derece zayıf işaret olması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin/iltibasın söz konusu olmaması, Hedef tüketici kitlesinin dikkat ve bilinç düzeyinin son derece yüksek olması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin/iltibasın söz konusu olmaması, "Müvekkil Şirket", "----------", "----------" ve "----------- Markaları"nın Uzun Yıllara Dayalı, Son Derece Yaygın, Başarılı, Köklü ve Muteber Varlığı --------- Ve Dahası Dünya'nın Bir Çok Ülkesinde En Az Davacı Kadar (Büyük Ölçüde Davacı'dan da Daha Fazla) Tanınmış Bir Marka/İşletme Olması Nedeniyle Herhangi Bir İltibas İhtiyacının Bulunmaması Gibi Nedenlerle Huzurdaki Dava Haksız ve Hukuka Açıkça Aykırıdır; Reddedilmelidir. "----------" gibi, mahal isimlerinin (şehir, bölge semt gibi coğrafik adların) tek bir sözcük olarak bir kişi lehine marka olarak tesciline olanak tanınmasının hukuken mümkün olmaması nedeni ile öncelikle; davacı'nın "-----------" ibaresini ileri sürerek bir hak iddiasında bulunması ve dava açması mümkün değildir. müvekkil şirket'in "-----------" coğrafi yer adını ------------ semtinde bulunan hastanesi için yer/konum/şube belirtme amacı ile kullanılması, markasal kullanımı"nın sözkonusu olmaması, aynılık /benzerlik ve iltibas olmaması, ayırt ediciliği olmayan son derece zayıf işaret olması, bir karıştırılma ihtimalininin olmaması gibi nedenlerle huzurdaki dava haksız olup; reddedilmesi gerekmektedir. Davacı'nın "----------" coğrafi yer adına yönelik marka hakkının hiç doğmamış olduğuna ve böyle bir hakkının hukuken olmadığına ilişkin yukarıdaki açıklamalarımızdan kısmen dahi olsun bir vazgeçme anlamında olmamak üzere belirtmek isteriz ki; Davacı'nın gerçekten bu şekilde bir marka hakkı olmuş olsaydı dahi (ki hukuken yoktur) "------------" kelimesini Müvekkil Şirket'in kullanımına engel olması (marka ihlali ve/veya haksız rekabet oluşması) yine de mümkün olamazdı. Anayasal ve İlgili Yasal Düzenlemeler ile Özellikle SMK m. 7/5'in Açık Hükmü Gereği Müvekkil Şirket'in "---------" Coğrafi Yer Adını Kullanımına Engel Olunamaz. Müvekkil Şirket'in "--------" Coğrafi Yer Adını --------- Semtinde Bulunan Hastanesi İçin Yer/Konum/Şube Belirtme Amacına Matuf Kullanımı Hukuka Uygun Bir Kullanımdır. Müvekkil Şirket'in Hiçbir İhlali, Aldatıcı Hareket veya Dürüstlük Kuralına Aykırı Hiçbir Davranışı Yoktur. Esasen, sektördeki tüm uygulamalar da aynı şekilde gerçekleşmektedir. Gerçekten de; Davacı da ekte (EK-2: Davacı'nın İnternet Sitesinde Yer Verdiği Hastane İsimleri; EK-3: Davacı'nın 2012 Yılı Yönetim Faaliyet Raporu'nun İlgili Sayfaları) yer aldığı üzere değişik lokasyonlardaki hastaneleri için aynı uygulamayı uygulamaktadır. Diğer örnekler açısından; ---------- Hastaneleri'nin , ---------- Hastaneleri'nin, ----------- Hastaneleri'nin ve diğerlerinin ilgili internet sitelerine bakıldığında aynı uygulamanın olduğu görülecektir. Somut olayımızda da Müvekil Şirket; (i) gerek ilgili yasal mevzuat, (ii) gerek marka kullanımına ilişkin sektörel ve özel uygulamalar ve (ili) gerekse dahası -------- semtinde (o zaman) henüz inşa aşamasında olan hastanesine ilişkin levhada/tabelada, Şekil * ----------- kelimesinden oluşan markasının yanında tamamen ve sadece jenerik (lokasyon) unsur olarak, diğer bir anlatımla coğrafi yer/konum/şube belirtme amaçlı olarak "------------" coğrafi yer adını kullanmıştır. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle ve tüm ilgililer aleyhine hukuki, cezai, mali ve idari her türlü müracaat haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Haksız ve hukuka aykırı olduğu açık ve tartışmasız olan davanın tüm talepler yönünden tümüyle REDDİNE karar verilmesini...” talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERVEGEREKÇE : Dava, Davalı tarafından kullanılan ---------- HASTANESİ içerisinde yer alan ----------- ibaresinin, davacının ---------- markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği taleplidir. Mahkememizde aldırılan 08/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Mevzuatta ve doktrinde yer alan düzenlemelerin yanında yerinde inceleme sırasında markanın fiili kullanımı birlikte değerlendirildiğinde davacı adına kayıtlı bulunan ---------- markası ile davalı tarafın ---------- HASTANESİ şeklindeki kullanımlarının benzer olmadıkları ve karıştırılmaya sebebiyet vermeyeceği, Davacı taraf adına kayıtlı “----------- ” kelimesinin davalı tarafın ----------- Mahallesinde yer alan şubesinde kullanılmasının SMK— m.7/S kapsamında engellenemeyeceği için davacı tarafın marka hakkının ihlal edilmediğine dair raporunu sunmuşlardır.
Mahkememiz dosyasından aldırılan 06/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Davalının dava konusu ---------HASTANESİ ve -------- HASTANESİ kullanımlarında yer alan “-------/ -----------” ibaresinin SMK m. 7/5- (b) kapsamında hizmetin sunulduğu yere işaret etme amacına matuf olduğu ve bu kapsamda Davalının dava konusu kullanımlarında yer alan “--------- /---------” ibaresinin dürüst kullanım kapsamında olduğu ve haksız rekabet teşkil etmediğine dair raporunu sunmuşlardır.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davacının tanınmış --------- markasının tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından kullanılan ---------- ibaresinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla tecavüzün tespiti meni ve refinin talep edildiği davalı tarafından cevap dilekçesi ile ----------- ibaresinin yer belirtme amacıyla kullanıldığını markasal kullanım olmadığını, davalının ---------- ibaresinin de tanınmış marka olduğu belirtilerek davanın reddinin talep edildiği, aldırılan 08/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı ----------- HASTANESİ şeklindeki kullanımların benzer olmadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu kapsamında ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildikten sonra---------- Sayılı ilamıyla davacı markasının tanınmış marka olduğu belirtilerek tedbir verilmesi yönünde mahkememiz ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırıldığı bunun üzerine mahkememizce ters teminat şeklinde ihtiyati tedbir kararı verildiği tüm deliller toplandıktan sonra içerisinde hastane yönetimi konusunda sektör, marka hukuku konusunda uzman akademisyen ve bir bilişim uzmanından oluşan üçlü heyetten alınan 06/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalının ----------- şeklindeki kullanımının yer işaret etme amacına matuf olduğu, dürüst kullanım şeklinde olduğu belirtilerek tecavüz oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının ------------ ibareli ----------- numaralı tanınmış markanın ve ---------- numaralı ---------- ibareli markanın tüm sınıflarda tescilli sahibi olduğu, davalı şirketin ise ---------- ibareli tanınmış ----------- numaralı markanın tescilli sahibi olduğu, tarafların ortak olarak 44. Sınıfta tıbbi hizmetler alanında faaliyette bulunduğu, davalı tarafından kullanılan ---------- ibaresinin davacının tanınmış markası ile aynı olduğu, bu yönüyle benzerlik mevcut ise de ---------- ibaresinin aynı zamanda semt ismi olması sebebiyle davalı kullanımları değerlendirildiğinde, davalının hastanesinin bulunduğu semti göstermek amacıyla yer belirtme sıfatıyla kullanıldığı yine aldırılan bilirkişi raporundaki sektör bilirkişi raporuna göre tarafların özel sağlık kuruluşu olması sebebiyle talep edilen bedellerin yüksekliği karşısında tüketicilerin alınacak riskler ödenecek meblağ, hizmet kalitesi, doktor ve personel kalitesi gibi tüm unsurları birlikte düşündüğü belli bir karar verme sürecinden sonra hangi özel hastaneyi seçmesi gerektiği bu yönüyle bakıldığında tüketicilerin ---------- ile davacı ----------- ibaresinin karıştırılma ihtimalinin olmadığı, hem davacı hem davalı markasının tanınmış marka olması sebebiyle tüketicilerin de dikkatli tüketici olduğu düşünüldüğünde ---------- semtinde faaliyet gösteren davalı ---------- HASTANESİNİN davacı ------------- HASTANESİ ile karıştırılma ihtimali olmadığı, davalı markasının tanınmış marka olduğu bu nedenle davacı markasının tanınmışlığından da faydalanmaya yönelik kullanımda bulunduğundan da bahsedilemeyeceği bu şekilde hem bilirkişi raporları hem de mahkememizde oluşan kanaate göre davalı kullanımlarının davacı markasına tecavüz teşkil etmediği kanaatine ulaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiş, davalı tarafından teminat iadesi istenmiş ise de verilen ihtiyati tedbir kararının ----------- Hukuk Dairesinin kaldırma ilamı doğrultusunda hüküm kesinleşinceye kadar verildiği bu nedenle teminat iadesi talebinin reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 304,40 TL harcın davacıdan tahsiline, hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/06/2026 Full & Egal Universal Law Academy