T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/579 Esas
KARAR NO : 2019/807
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 16/05/2017
KARAR TARİHİ: 11/07/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- günü ------------------(yüksüz) çekici ile (dorse plakası -----------) park edilen yerden yola çıkarken karşıya geçmek üzere yola inmiş olan --------çarpmış ve çekicinin dorse kısmı ile ezerek ölümüne neden olduğunu, müvekkillerden ----------yaşından küçük olduklarını, annelerinin çalışma gün sayısı yetersiz kaldığından küçüklere herhangi bir yetim aylığı bağlanamadığını, anne vefat etmeden önce evin bakım ve giderlerini sağladığını, çocuklar annelerinin vefatıyla büyük bir yoksulluk ve acizlik içerisine düştüklerini , babaları tarafından nafaka ödemeleri olan -------- TL'nin de ödenmediğinden icra takibi başlattıklarını, bu nedenle adli yardım talep ettiklerini, trafik kazasının davalı -------asli kusurlu olmasından meydana geldiğini, trafik kazasında ölen -----------yaşında olup, asgari ücretle çalışarak üç çocuğunun bakım ve iaşesini sağlamaktayken ölümle birlikte hem çocukları hem de anne babasının destekten yoksun kaldıklarını,------------ destekten yoksun kaldıklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, dosyanın incelenerek tazminat hukuku alanında uzman bilirkişiden alınacak rapora göre maddi tazminat tutarının adli yardım talebi kabul edilmemesi halinde peşin harcın yatırıldıktan sonra hüküm altına alınmasını, davalı işletene ait --------- plâkalı aracın diğer davalı sigorta şirkete sigortalı olduğunu, davacılar lehine destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi için talep edilen tüm evraklarla başvurdukları halde başkaca talep için açmış olduğu dava sonucunu bekleneceğine yönelik bildirimde bulunduğunu, ancak her davacının tazminat hakkının şahsi olduğundan ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, bu nedenle her bir müvekkili için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizle birlikte limiti aşmamak suretiyle tazminata hükmedilmesini, yapılacak yargılama neticesinde destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak davalılara ödetilmesine işletenin taşınır taşınmaz mallan ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine "İhtiyati tedbir" konulmasına karar verilmesini, Müvekkillerden------- yargılama giderlerini karşılama gücü bulunmadığından adli yardımdan faydalandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili nezdinde ---------plakalı aracın sigortalandığını, davacı tarafın dava yoluna gitmeden sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapmadan dava açması nedeniyle usuli eksiklikle açılan bu davanın reddini talep ettiğini, hak sahibinin kaza nedeniyle tüm belgeleri sigorta şirketine müracaat etmesi gerektiğini, kusur oranının tespiti yönünden dosyanın --- gönderilmesi gerektiğini, karşı araca karşı dava açılması gerektiğini, müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, destekten yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için bilirkişiden rapor alınmasını, müteveffaların gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi halde asgari ücret olarak dikkate alınması gerektiğini, hesaplama yapılırken müteveffanın bireysel özellikleri dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafından sigortalının kusuru ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu usulen ispat edilmesi gerektiğini, sgkya müzekkere yazılarak herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, müvekkilinin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, dava tarihine kadar herhangi bir ihbarının bulunmadığından dava tarihinden itibaren yasal faizin olması gerektiğini, söz konusu davanın haksız fiile dayanması sebebiyle uygulanacak faiz yasal faiz olması gerektiğini, ruhsatta görüleceği üzere aracın hususi olduğunu, bu nedenle avans faizine hükmedilmesi mümkün olmadığını, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini savunmuştur.
Davalı ------- vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil--------------------yönünden; Müvekkili --------kullandığı -------- plakalı yarı römork takılı olan ---------- plakalı çekicinin yolun sağ tarafında park halinden seyir haline geçtiği anda meydana geldiğini, müvekkilinin park halinde bulunan aracını seyir haline getirmeden önce tüm önlemlerini aldığını, sol dikiz aynasını kontrol ederek yola çıktığı esnada kazanın meyana geldiğini, müvekkilinin dikkatli ve özenli bir sürücü olduğunu, daha önceden herhangi bir kazaya karışmadığını, sabıkasının da bulunmadığını, olay yerinde yaya geçidinin bulunmadığını, gerek olayın oluş biçimi gerek müvekkilin gerekli dikkat ve özeni göstermiş olması ve yapılacak incelemelerde de görüleceği üzere müvekkilin kusuru bulunmadığını, davaya konu olayda asli unsur olan kusur unsuru bulunmadığından haksız fiil meydana gelmediğini, merhume --------- olay yerinde hem kendi hem de trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü, dikkatli ve tedbirsiz hareketlerde bulunarak kusurlu davrandığını, olay yerinde merhumenin cep telefonu bulunduğunu, muhtemelen cep telefonuyla ilgilenirken yola atladığını kanıtlar nitelikte olduğunu, bu nedenle TTK 52 maddesi uyarınca tazminat isteminin yerinde olmadığını, Müvekkil-------- yönünden----- müvekkil ------- babası olduğunu, aracın sahibinin araca ilişkin gerekli bakımları düzenli olarak yaptırdığını, müvekkil---------- aracına şoför seçerken gerekli özeni gösterdiğini, güvendiği ve dikkatli bir sürücü olan oğlu Kazım'a emanet ettiğini, Kazım'ın kusurlu olmadığını, davaya konu olay merhume ------- kusurundan kaynaklı meydana geldiğinden müvekkil araç sahibi -------- kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, davacı taraf dilekçelerinin talep bölümünde tazminat talebini yalnızca merhumenin çocukları yönünden talep etmiş olduğundan merhumenin anne ve babası yönünden tazminat taleplerinin kabul edilmemesi gerektiğini, dava harcının da eksik yatırıldığını, davacı taraf, merhumenin reşit kızı -----------adına İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde --------E dosyası ile tazminat davası açtığını, kusurlu Merhume olmasına rağmen tazminat alabilmek için tüm çocuklarının ayrı mahkemelerde dava açtığını, olayda müvekkillerin hiçbir şekilde kusuru bulunmadığından tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, davacı tarafın her türlü tazminat taleplerinin ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibariyle trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalmaya ilişkin tazminat davasıdır.
HMK.166. maddesi uyarınca, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir. Yine aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da birini hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır.
Davalı vekili ---------- tarihli celsede İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada müteveffanın kızının dava açtığını, hukuk bütünlüğünün sağlanması için birleştirme talep ettiğini beyan etmiştir.
Mahkememizce İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin------------ E. Sayılı dosyası UYAP üzerinden istenilmiş olup, dosya incelenmiştir. İncelenen dava dosyasının ilk olarak İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ---------- E. Sayılı dosya numarası ile görülmeye başlandığı ve davanın ----------- tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Daha sonra Mahkemece Ticaret Mahkemelerinin görevli olması sebebiyle görevsizlik kararı verildiği, yargılamanın da İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde devam ettiği anlaşılmaktadır. Bahse konu davada davalı taraflar eldeki davadaki taraflar ile aynı olup, davacısı ise Mahkememizde görülmekte olan davaya da konu -----------tarihli trafik kazasında vefat eden müteveffanın kızının açmış olduğu trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır. Mahkememizde görülmekte olan davada davacılar ise müteveffanın anne - baba - ve çocuklarıdır. Her iki dava için tek kusur raporunun yeterli oluşu, tek hesap raporu alınmasının yeterli oluşu dikkate alınarak davalar arasında hukuki ve fiili irtibat olduğu anlaşılmakta, Mahkememiz dava dosyasının İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---------------- e. Sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin --------- E. sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının tarafları ve konusu aynı olduğu ve davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşıldığından, HMK'nın 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak davaların birlikte yürütülmesinin uygun olacağı sonucuna varılmış, davaya ilk davanın açıldığı Mahkemede devam etmek üzere, birleştirme kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle mahkememizin iş bu dava dosyasının İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -------- E. Sayılı dava dosyası ile HMK. m. 166 gereğince birleştirilmesine,
2-Yargılamanın İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -------- E. Sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
3-Mahkemeye birleştirme kararının derhal bildirilmesine,
4-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,
5-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada nazara alınmasına,
Dair, davacı ve davalılardan ------------ vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda asıl birleşen dosyayla birlikte İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere bu aşamada kesin olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.12/07/2019