T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1538 Esas
KARAR NO: 2018/1044
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 03/10/2018
KARAR TARİHİ: 31/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilkekçesinde özetle; müvekkillerinin yöneticisi ve ortağı olduğu --------------. ile birlikte konrkordato talep ettiğini, müvekkillerinin de ortağı oldukları bu şirketin ticari borçlarına kefaletlerinin olduğunu, bu şirketin borçları sebebiyle banka ipoteklerinin bulunduğunu, müvekkillerinin inşaat sektörü alanında faaliyet gösterdiğini, ana faaliyet konularının, derin temeller, iksa perdeleri, zemin mühendisliği ve her türlü xemin iyileştirme alanlarında proje ve uygulama hizmetleri, ----- uygulamaları ve bu konlarla ilgili satış pazarlama hizmetleri olduğunu, inşat sektöründe maliyetlerin artması, döviz kurundaki dengesizlikler ve enflasyondaki artıştan olumsuz etkilendiğini ve varlıkları borçlarının 3-4 katı olmasına rağmen işletme sermayesi bulmada güçlük yaşar hale geldiğini, banka borçları başta olmak üzere borç ödemelerinde temerrütler oluşması ve şirketin işletme sermayesi ihtiyacının artması nakit darboğına girilmesine neden olduğunu belirterek öncelikle İcra ve İflas Kanunu'nun 287. Maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yukarıda yazılı gerçek kişiler ile ------ yönünden konkordato talep edilen dava, mahkememizin ------ sırasına kaydedilmiş, geçici mühlet verilmiş, 3 aylık geçici mühletin sonunda, mahkememizin ----- E sayılı dosyasında, 28/12/2018 tarihli celsede dosyanın gerçek kişiler yönünden tefrikine karar verilmiş, tefrik edilen dosya yukarıda yazılı iş bu esas sırasına kaydedilmiştir.
Tefrik kararının verildiği duruşma zaptından bir suret dosyamız arasına alınmış, dosya resen ele alınmıştır.
Dava, İİK.nun 285 vd maddelerine dayalı olarak açılan adi konkordato taleplidir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından ibraz olunan gerçek kişi müvekkillerine ait konkordato projesinin açıklanmasında ortağı olduğu ve birlikte konkordato talep ettiği şirketin ön projesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, konkordato projesinin temel felsefesi konkordatoya tabi alacaklarına, kokonkordato projesinin kabulü halinde alacaklarına kavuşma olduğunu, alacaklılar ile anlaşarak borçlarının tasfiyesi düşünüldüğünü, talebin vade konkordatosu olduğunu, yetkilisi ve ortağı bulundukları şirketin borçlarının ödenmesi ile birlikte kendi kefaletlerinin ve ipoteklerinin de sona ereceğini, bu sayede konkordato talep eden ortak olarak mal varlığının bütünlüğü korunarak faaliyetine devam etmesinin sağlanacağı, konkordato talep eden ortakların icra tehdidi altında bulunduklarını belirtmiştir.
7101 Sayılı Kanun ile değişik İ.İ.K'nun 285. Madde hükmü gereğince borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
Davacı gerçek kişiler tarafından sunulan konkordato projesinin incelenmesinde konkordatonun başarıya ulaşmasının, ---------- şirketinin konkordatoyu başarıya ulaştırması ihtimaline dayandırıldığı görülmektedir, yani borçlu gerçek kişinin konkordatoyu başarıya ulaştırma ihtimalleri değerlendirilirken borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırma ihtimalini göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Bu taktirde ihtimal üzerinden ihtimal değerlendirilmesi yapılması gibi oldukça olasılıklara dayalı bir değerlendirme yapılması durumuyla karşı karşıya bulunulmaktadır. Gerçek kişilerce sunulan kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermeyen tamamen borçlu şirketin konkordato ön projesi üzerine temellendirilmiş konkordato ön projesinin uygulanabilir olduğundan söz etmek mümkün değildir.
Davacı gerçek kişiler konkordato mühleti verilmesi talebini içerir dilekçesinde borçlu şirketin kullandığı kredilerin tamamında gerçek kişi müvekkillerinin şahsi kefaletinin, ipoteklerinin bulunduğu belirtilmiştir.
Bu noktada gerçek kişi borçluların sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep etmesi mümkün bulunmamaktadır. Konkordato, borçlu ve alacaklı arasındaki karşıtlık değil, iyileşebilecek bir ticari işletmenin herkesin ve özellikle ülke ekonomisinin ve çalışanlarının yararına olacak şekilde ekonomik yarar amacı taşıyan bir müessesedir. Somut olayda gerçek kişi davacıların dava dosyasına ibraz olunan belgelere göre icra takiplerinden korunmak amacıyla konkordato talep etmesi konkordatonun amacıyla bağdaşır nitelikte değildir, başka bir ifadeyle sadece konkordatonun nimetlerinden yararlanmak amacıyla yapılan başvurunun kabul edilebilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Davacı gerçek kişilerin İİK.nun 285. Maddesi anlamında borçlarını ödemekte zorlandıklarını, nakit dar boğazına girdiklerini gösterir mali bir tablo yoktur. Gerçek kişiler kendilerine ait bir konkordato projesi sunamamışladır. Gerçek kişilerin her birinin kendi şahsi alacaklılarını, borçlu oldukları miktarları tevsik eden belgelerle birlikte sunmaları gerekir. Gerçek kişi davacıların kira, özel okul taksidi, kredi kartı borcu gibi mevcut borçları ve malvarlıkları beyan edilmemiştir. İİK 285. Maddesi "borçlarını ödemekte zorlanan" ifadesini kullandığına göre tacir olmayan gerçek kişi hangi borcunu ödemekte zorlandığını ortaya koymalıdır. Yine geçici mühlet içindeki ------------- şirketinin tüm tasarrufu komiser denetiminde iken; şirketin ortakları olan gerçek kişiler geçici mühlet dönemi içinde, komiser denetimi olmadan harcama yapmakta, tasarrufta bulunmaktadır. Hal böyle olunca konkordato talep eden gerçek kişilerin, borçlu şirketlerin kullandığı kredilere olan kefaletleri sebebiyle alacaklıların kendilerine yönelik cebri icra yöntemlerine başvurmamaları için konkordatoya başvurdukları sonucu çıkmaktadır ki bu da konkordatonun amacıyla bağdaşır nitelikte değildir. Ayrıca sırf aleyhine başlatılacak takiplere mani olmak amacıyla konkordato talep edilmesinin, Türk Borçlar Kanunu'nun kefalete ilişkin hükümlerini ve İcra ve İflas Kanunu'nun menfi tespit davası hakkındaki bölümlerini işlevsiz hale getireceği; kanun koyucunun gerçek kişiler bakımından konkordato müessesine başvuruyu kabul etmesindeki amacının bu olmadığı, kanaati mahkememizce hasıl olmakla şartları oluşmayan talebin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla davacı gerçek kişiler tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan davacıların borca batık bildirimi olmadığı gibi, geçici mühletin sonunda komiserlerce de tespit edilmiş bir borca batıklıkları olmadığı gibi tacir sıfatları da bulunmamaktadır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların kesin mühlet ve konkordato taleplerinin REDDİNE,
2-İflas koşulları oluşmadığından iflas verilmesine yer olmadığına;
3-Tüm konkordato tedbirlerinin 31/12/2018 tarihi itibariyle KALDIRILMASINA ve konkordato komiserlerinin bu davacılar yönünden GÖREVLERİNE SON VERİLMESİNE,
4-Tedbirlerin kaldırılmasına ilişkin kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın ilan Kurumunda resen İLANINA, masrafın gider avansından karşılanmasına,
5-Alınması gerekli 35,90 TL başvurma harcı ve 35,90 TL karar harcı toplamı 71,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
6- Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.