T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1066 Esas
KARAR NO: 2019/431
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İcra Yoluyla Takipten Kaynaklanan Sıra Cetveline İtiraz)
DAVA TARİHİ: 17/09/2018
KARAR TARİHİ: 17/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İcra Yoluyla Takipten Kaynaklanan Sıra Cetveline İtiraz) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkil ----------. tarafından, dava dışı ---------aleyhinde Kadıköy 3. İcra Müdürlüğü'nün ( İstanbul Anadolu 3.İcra Müdürlüğü) ----------- Esas sayılı icra takip dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, açılan icra takibinin kesinleşmesine müteakip borçlulardan --------adına 1/2 hisse oranın----------Parsel'de kain taşınmaz tespit edildiğini, icra dosyasından söz konusu taşınmaz üzerine haciz şerhi tesis edildiğini, tespit edilen gayrimenkule ilişkin satış aşamasına geçilip, Bakırköy 18. İcra Müdürlüğü'nün -------- Talimat sayılı dosyasından kıymet takdiri yapıldığını, akabinde -----------TL bedelle icra kanalı marifetiyle satışı gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen satış sonucunda İ.İ.K'nın 100. maddesi gereğince derece kararı ile sıra cetveli oluşturulmuş ve ilk sıraya davalı şirketin İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı icra takip dosya alacağı derc edildiğini, icra müdürlüğü tarafından oluşturulan derece kararı hukuk ve yasaya aykırı nitelikte olduğunu belirterek, söz konusu cetvele ilişkin itiraz ettiğini ve düzenlenen sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın görevli mahkemede açılmadığını, Sıra cetveline itirazı düzenleyen İcra ve İflas Kanunu'nun 142.maddesine göre alacağın esas veya miktarına yönelik davalar genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibari ile; muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
HMK.nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır.
HMK.nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Bir dava mutlak veya nisbi ticari dava olmadıkça ticaret mahkemelerinin görev alanı kalmayacaktır.
Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır veya her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak yine mahkememizin görevi alanında olacaktır.
İİK'nın 142/1. maddesinde "Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu hükümde belirtilen mahal mahkemesinin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 04.06.2013 tarih ve 3440 E., 3763 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan sıra cetveline itiraz davaları için görevli mahkeme (alacağın sıra cetveline göre düşen hissenin miktarına bakılmaksızın ) HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir--------
Somut olayda da davacı ve davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki yoktur. Uyuşmazlık dava dışı takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki takibe konu edilen alacağın muvazaalı olup olmadığı hususudur.
Haciz yolu ile yapılan takiplerde düzenlenen sıra cetvelinde yer alan bir alacağın esas ve miktarına yapılan itirazlar asliye hukuk mahkemesinde, sadece sırasına yöneltilen şikayetler ise İcra Mahkemelerinde görülür. ( İİK'nın 142/I ve III maddeleri) İİK'nın 235. Maddesine göre; "sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde, iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesinde dava açmaya mecburdurlar."
İstanbul BAM 37. HD.nin 2018/160 E, 2018/647 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi, muvazaa nedenine dayalı İİK'nın 142. maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz söz konusu olup, iflas sıra cetveline ilişkin itiraz olmadığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Açıklanan sebeplerle davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle reddine karar verilmiştir. HMK.2/1 maddesi uyarınca görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile karar kesinleştiğinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine
2-HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine
4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/04/2019