T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/145 Esas
KARAR NO : 2019/1240
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/02/2018
KARAR TARİHİ: 21/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı ve taahhüt şirketi davacı şirkete borçlu olup borcunu ödememek için icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiği,davacı ile davalı arasında kurulan ticari iş ilişkisi gereğince oluşan cari hesap dökümünde belirtildiği üzere davalının davacıya ---- borçlu olması üzerine davacı tarafça ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebi ekinde cari hesap dökümünu sunulan miktar üzerinden takip başlatıldığı, davalının haksız itirazı üzerine sayın mahkemenize süresinde itirazın iptali davası açıldığı, davalı vekili tarafından 08.11.2017 tarihinde borca itiraz edildiği, haksız ve kötü niyetli itiraz sonucunda İlamsız İcra Takibi---- tarihinde İstanbul Anadolu ----. İcra Müdürlüğünce durdurulduğu, bunun üzerine davacı tarafa süresi içerisinde işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğu, davalının cari hesaba konu faturalara süresinde itiraz etmediği, davalının, ticari defter kayıtlarıyla davacı alacaklısına borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, defterdeki kayıtları mevcut değilse ya da defter kayıtlarını ibraz etmekten sakınırsa borcun varlığını ikrar etmiş sayılması gerektiği, davalının, muaccel olan borcuna itiraz ederek hukuka, yasaya, usule aykırı, haksız ve kötü niyetli olarak, sırf takibi durdurmak amacıyla itirazda bulunduğu, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu haksız ve kötüniyetle borca itiraz etmiş olduğundan ödeme emrinde belirtilen meblağın %20'sinden az olmamak üzere itiraz tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanarak icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediği, davacının üzerine düşün yükümlülükleri yerine getirmediği, yapılan incelemelerde davacının planlanan malzeme miktarına ve belirtilen standartlardaki malzeme kalitesine uymadığı tespit edildiği, davacının, yapılan incelemelere kadar bu durumu gizleyerek adeta üstünü örttüğü, davalının, işin gereği gibi yapıldığı konusunda hataya düşmüş olup yapılan incelemeye kadar bu durumdan haberi olmadığı, faturaların kesiminden sonra projede ortaya çıkan aksaklıklar neticesinde yapılan incelemede bu durumun tespit edilebildiği, yapılan inceleme sonucunda işin gereği gibi yapılmadığı konusunda davacı tarafa birçok ihbar yapılarak işin gereği gibi ifa edilmesi istendiği, davacı tarafın ise bu ihbarları nazara almayarak sözleşme gereği üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmediği, davalının söz konusu takibe haklı olarak itiraz ettiği, bu nedenle davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Hukuki niteliği itibariyle; davacı tarafından başlatılan cari hesaba dayalı İstanbul Anadolu ----. İcra Müdürlüğünün ----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İcra dosyası celp edilmiş ve incelenmiş olup, ödeme emrine itirazın süresi içerisinde yapıldığı, davacının işlemiş faiz yönünden icra takibine konu ettiği alacak kalemini dava konusu etmediği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın tacirler arasında olması nedeniyle Mahkememizce tarafların vergi kayıtları da getirtilerek, ticari defterlerin incelenmesi için taraflara gün verilmiş, her iki taraf ticari defterlerini belirlenen gün ve saatte Mahkememize ibraz etmiştir. Mahkememiz tarafından re'sen seçilen Mali Müşavir Bilirkişinin ---- tarihli raporunda özetle: "Her iki tarafa ait 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin takdiri mahkemenize ait olmak üzere sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle ---- alacaklı olduğu, davalı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle ------- borçlu olduğu, davacı kayıtlarında olup davalı kayıtlarında olmayan ---- borç, ----borç ve --- alacak; davalı kayıtlarında olup davacı kayıtlarında olmayan ---- alacak kayıtlardan kaynaklandığının görüldüğü, her iki tarafa ait ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda; uyuşmazlık kayıtları üzerinde ispat yükü kendisinde olan tarafın ilgili kayda ilişkin belge sunması halinde durumun netlik kazanabileceği, mahkemenin takdirinde olmak üzere, her iki tarafın ticari defter kayıtlarında yer alan uyuşmazlık kayıtların kabul edilmemesi veya herhangi bir belge sunmamaları halinde davacı tarafın davalı yandan takip tarihi itibariyle ---- alacaklı olabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde raporunu Mahkememize sunmuştur.
Tarafların bilirkişi raporuna beyanları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş olunup, Bilirkişinin --- tarihli ek raporunda özetle:"Taraflar arasında uyuşmazlığa konu olan davacı kayıtlarında yer alan ---- tutarındaki cari hareketin takip tarihinden sonra ----- tarihinde aynı bedelle ters kayıt yapılarak kayıtlardan çıkarıldığı, karşılıksız çıkan ---- bedelli çekin davacıyı alacaklandırıcı olarak dikkate alınması gerektiği ancak davacı vekili tarafından ilgili çekin İstanbul Anadolu ----.İcra Müd.----. Nolu dosyasına konu edildiği, karşılıksız çeke ilişkin ---- bedelin davalıdan tahsil edildiği, --- tutarındaki cari hareketin de karşılıksız çıkan çek bedeline ilişkin banka tarafından ödenen yasal tutar olduğu, davalı kayıtlarında olup davacı kayıtlarında olmayan 1.158,76-TL tutarındaki faturanın davacının 30.01.217 tarihli aynı bedelli faturasının mükerrer kaydından kaynaklandığı, bu sebeple bu kaydın dikkate alınmaması gerektiği, Tüm dosya mevcudu, her iki tarafın 2017 yılına ait ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle; davacı yanın davalı yandan takip tarihi itibariyle 23.782,17-TL alacaklı olduğu, tarafların diğer taleplerinin mahkemenin takdiri içiııde olduğu, sonuç ve kanaatine varılmaktadır" şeklinde raporunu mahkememize sunmuştur.
Bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmuş ancak bilirkişi raporunda tespit edilen 23.782,17-TL alacak miktarının eksik olduğu, hesap hatası yapıldığı kanaatine varılmış, Mahkememizce bu eksikliğin giderilebileceği anlaşıldığından ayrıca ek rapor alınmamıştır. Zira her iki tarafın defter ve kayıtları birbiri ile örtüşmekte olup, davacı tarafça -----------senedin karşılıksız çıkması öncesi davalıdan 42.962,40-TL alacaklı görünmekte sehven davalı aleyhine kaydedilen 17.770,24-TL 'nin ters kayıt ile yeniden cari hesaptan çıkarılması neticesinde takip tarihi itibariyle davacıdan 25.192,16-TL alacaklı görünmekte, davalı da davacı lehine mükerrer olarak kaydettiği 1.158,76-TL bedelin cari hesap alacağından mahsubu sonucu takip tarihi itibariyle 25.192,17-TL borçlu görünmekte, davacı tarafça ayrıca 40.000,00-TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine 1.410,00-TL bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutarın alacaktan mahsubu ile 38.590,00-TL üzerinden ayrıca takip yapıldığı anlaşılmakta, bilirkişinin ek raporunda sehven iki kez bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutarın davacı alacağından mahsup edildiği kanaatine varılmıştır.
Bilindiği üzere fatura tek başına alacağı ispata elverişli değildir. Fatura konusu hizmetin/malın karşı tarafa teslim edildiğine yönelik başkaca yazılı belgelerle desteklenmesi gerekir.Ancak davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı ticari defterlerine kaydedilmesi faturada belirtilen malın/hizmetin davalı tarafça teslim alındığına karine teşkil eder.Mal/Hizmet alınmadığının ispat yükü bu durumda davalıya aittir. Davalı bu hususu ancak yazılı delillerle ispat edebilir. Bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere davalı taraf takibe ve cari hesaba konu alacağı kapsayan faturaları kendi defterlerine kaydetmiş olup, her iki tarafın defter kayıtları birbiriyle örtüşmektedir. Davalı tarafça fatura konusu malların eksik ve ayıplı teslim edildiği yönünde beyanda bulunulmuş, cevap dilekçesinde davacı yana bir çok kez işin gereği gibi yapılmadığı yönünde ihbar yapıldığı belirtilmiş, ikinci cevap dilekçesinde ise davaya ve davaya konu takip yapılana kadar işin gereği gibi yapılmadığının gizlendiği iddia edilmiş olunup, bilindiği üzere ayıp ihbarının gizli ayıplarda ayıp ortaya çıktığında hemen bildirilmesi gerekmektedir. Öte yandan TTK 21. Maddesi gereğince bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Davalı taraf cevap dilekçesinde davacı yana bir çok kez ihbarda bulunduğunu beyan etmiş ise de; dava öncesi davacı yana süresinde ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin hiçbir somut delil sunmamış, ayrıca bilirkişi incelemesinde de eksik ve ayıplı olduğu iddia edilen ürünlere ilişkin herhangi bir iade faturası kesilmediği anlaşılmıştır. Takip konusu cari hesaba dayalı faturaları kendi ticari defterlerine kaydederek malın/hizmetin eksiksiz teslim edildiğine ilişkin ispat yükünü davacı tarafın üzerinden alan davalı taraf, defterlerine kaydettiği faturalara itiraz ettiği veya iade faturası düzenlediği yönünde her hangi bir savunmada da bulunmamış ve karinenin aksini ispat için yazılı belge de sunmamıştır. Bu nedenle fatura içeriği ürünlerin davalıya eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiği kabul edilmiştir. Hal böyle olunca davalının süresinde olmayan ve somut bir delile dayanmayan ayıp savunmasına itibar edilmemiş ve ayrıca bu yönde bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir. Nitekim Yargıtay----- Hukuk Dairesi'nin 2017/5557 E. 2018/3089 K. Sayılı ilamı da benzer mahiyettedir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde: Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça davalı tarafa bu ticari ilişki kapsamında faturalar düzenlendiği, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığından icra takibine geçildiği anlaşılmış, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve denetlenebilir bulunmuş, her iki tarafın defterleri ve cari hesap kayıtlarının takip tarihindeki talep edilen alacak ve birbiri ile uyumlu olması sebebiyle cari hesaba konu malların/hizmetlerin eksiksiz biçimde davalı tarafa teslim edildiği anlaşılmış, malın teslim alınmadığına, ayıplı ve eksik teslim edildiğine ilişkin iddiada bulunan davalı tarafın dava ve takip öncesi gizli ayıp ortaya çıkar çıkmaz derhal davacı yana ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin iddiasını destekleyecek hiçbir somut delil sunmaması sebebiyle ayıp savunmasına itibar edilmemiş, bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiş, cari hesap ile dava değeri arasında ortaya çıkan beş kuruş farkın muhasebel hata olabileceği anlaşılmakla davanın tamamen kabulüne karar verilmiş, öte yandan takibe konu işlemiş faiz davaya konu edilmemekle itirazın kısmen iptaline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile, davacının, İstanbul Anadolu ---- İcra Müdürlüğü'nün --- Sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin ---- asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı Kanun m. 2/2 uyarınca değişen oranlarda işleyecek avans faizi yürütülmek sureti ile aynen devamına,
2-Kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli ---- harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan --- peşin harcın mahsubu ile bakiye --- harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan -----başvurma harcı, 303,97- peşin harç toplamı olan ----- davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam ------- yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden -------göre davacı vekili için takdir olunan------- nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
Tashih Şerhi
Mahkememizin --------sayılı dosyasından verilen ------ tarihli kararın hüküm kısmında;
Sehven "1-Davanın Kabulü ile, davacının, İstanbul Anadolu--------İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin ----- asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı Kanun m. 2/2 uyarınca değişen oranlarda işleyecek avans faizi yürütülmek sureti ile aynen devamına, " olarak yazılan kısmın, "1-Davanın Kabulü ile, davacının, İstanbul Anadolu --- İcra Müdürlüğü'nün --- ---. Sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin ---- asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı Kanun m. 2/2 uyarınca değişen oranlarda işleyecek avans faizi yürütülmek sureti ile aynen devamına, " olarak HMK. m. 304 uyarınca tashihine karar verildi.