T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/1378 Esas
KARAR NO: 2019/733
DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ: 13/12/2016
KARAR TARİHİ: 26/06/2019
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ----------- davalı şirketin %50 oranında kurucu ortağı olduğunu, diğer %50 oranındaki hissedar---------- müdürlüğünü yaptığını, murisin vefatından sonra hissesinin müvekkillerine intikal ettiğini, ancak şirket müdürünün intikalin tescilini yapmayı kabul etmediğini, oysa kendisinin şirketin tek müdürü olduğunu, görevini suistimal ettiğini, davalı şirketin mülkiyeti ----- ait olan İ-------- Mahallesindeki yerin kat karşılığı yapımını üstlendiğini, buradan büyük bir kâr beklendiğini, şirket müdürünün müvekkillerini bu kâra ortak etmemek için hisse tesciline yanaşmadığını, gönderilen ihtarnameye de-------------- tarihinde cevap vererek "mirasçı olarak pay intikalini kabul etmediğini" bildirdiğini, şirket müdürünün kat karşılığı inşaatı başkasına devretme ihtimalinin bulunduğunu iddia ederek; davalı şirket müdürünün yetkisinin inşaat sözleşmesiyle ilgili olarak sınırlandırılmasına, yada şirket müdürlüğü yetkisinin tümüyle kaldırılmasına, dava sonuna kadar şirket müdürü yetkisi ile işlem yapmasının tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortaklarından ---------------- tarihinde vefat ettiğini, davacıların bu kişinin mirasçısı olduklarını, müvekkili şirketin T.T.K. m.596/2 hükmü uyarınca -- ortaklar kurulu kararı ile esas sermaye payının davacılara geçişini onaylamadığını, davacılara isabet eden esas sermaye paylarının gerçek değeri üzerinden şirketin diğer ortağı ve müdürü -------------- tarafından devir alınmasına karar verildiğini, daha sonra T.T.K. m.597/1 hükmü gereğince davacılara ----------- tarihinde ihtarname gönderilerek hisselerinin bedeli için düşündükleri bir rakam varsa bildirmelerinin istendiğini, ancak davacıların herhangi bir bildirim yapmadıklarını, bunun üzerine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin--------- Esas sayılı dosyası üzerinden davacılara isabet eden sermaye payı bedelinin tespiti için dava açıldığını, müvekkili şirketin ortaklıktan ret hakkını kullandığını, davacıların ortaklık sıfatlarının bulunmadığını, bu nedenle aktif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini savunarak; öncelikle davanın aktif husumet yokluğundan reddine, bunun kabul edilmemesi halinde İstanbul 3. Asliye Tiearct Mahkemesi'nde görülen davanın bekletici mesele yapılmasına ve nihayetinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava; hukuki niteliği itibariyle şirket müdürünün azli davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK.nun 630 maddesi uyarınca şirket müdürünün temsil yetkilerinin sınırlandırılması ve kaldırılmasına yönelik olup,başlangıçta ihtiyati tedbir kararıyla temsil yetkisinin kaldırılarak dava süresince de müdürün yetkilerinin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir konulmasına ilişkindir.
Davacılar, dava dışı ------------görevini kötüye kullandığını, ticari karı davacılarla paylaşmak istemediğini, davacıların şirket paylarını usulsüz bir eşkilde kendinde toplamak için intikal işlemlerini engellemeye çalıştığını ileri sürerek temsil yetkilerinin kaldırılması, müdürlükten azline karar verilmesini talep etmişlerdir.
TTK.nun 630 maddesinde müdür veya müdürlerinin yönetim ve temsil hakkının kaldırılması ve sınırlandırılmasının her ortağın mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Müdürlerin azil davasında tüm deliller toplandıktan sonra gerekli görüldüğünde ve fevkalade durumlar bulunduğu takdirde şirketi organsız bırakmamak amacıyla şirket müdürlerinin görevine devam edemeyeceği anlaşılırsa; şirkete temsil veya yönetim kayyımı atanması TTK hükümleri uyarınca mümkün olup yönetim veya denetim kayyımı atanması da geçici bir hukuki koruma tedbiridir.
Eldeki davada, davacılar, TTK.nun 596/1 maddesine göre yasa gereği, esas sermaye payını iktisap ederek şirket ortağı olmuşlardır ve bu davada aktif dava ehliyetleri olduğu gibi hukuki yararları da mevcuttur.
Ne var ki dava, şirkete karşı açılmıştır. Müdürün azli davasında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekmekte olup, şirketin husumeti yoktur. -------------- Müdürün azli, dava boyunca yetkilerinin durdurulması talepli davanın, HMK.nun 114,115 maddeleri uyarınca pasif husumet yokluğundan, usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle HMK 114 ve 115 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,
2- Alınması gerekli 44,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29,20 TLpeşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
6- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/06/2019