T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/271 Esas
KARAR NO: 2023/1018
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/06/2015
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi --------- sevk ve idaresinde bulunan -------- plakalı aracıyla 31/12/2013 tarihinde --------- istikametinden ---------- istikametine seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu ölümlü yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin murisi olan ---------- vefatı nedeni ile müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, açıklanan nedenlerle 1.000-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 01/10/2018 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, dava değerini toplam 89.560.90-TL arttırılmak suretiyle ıslahı ile toplam 90.560,90-TL destekten yoksun kalma tazminatının yargılama gideri ve ücreti vekalet ile birlikte temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 15/11/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, -------- İçin 125.000,00 TL, ---------- İçin 125.000,00 TL destekten Yoksun kalma için daha önce istenen toplamda 1.000.00 TL (BİNTL)’nin 249.000,00 TL Arttırılmak suretiyle toplam 250.000,00 TL Destekten yoksun kalma tazminatının yargılama gideri ve ücreti vekalet ile birlikte temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirtmiş olduğu aracın kaza tarihi itibariyle müvekkili şirket nezdinde sigortalı olmadığını, davanın -------- yöneltilmesi gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle uğradıkları gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti acısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların desteklerinin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile açılan tazminat davasıdır. Eldeki dava, ilk olarak mahkememizin --------- Esas sırasına kaydedilmiş, yapılan yargılama sonucu 29/09/2020 tarihli ve -------Karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine ---------sayılı ilamı ile aşağıdaki gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir:"Somut olayda; --------- plakalı aracın 31/10/2013 tarihli satış işlemi ile ---------- adına tescilli olduğu, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen sigorta şirketine 25/07/2013-2014 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesinin düzenlendiği, poliçenin düzenlenme tarihinin 25/07/2013 olduğu, sigortalı işletenin ----------olduğu, öz konusu poliçenin işleten değişikliği nedeni ile feshedilmediği anlaşılmıştır. KTK'nun 94. maddesinde öngörülen ve zorunlu olan işleten değişikliği bildirimini anılan Kanun maddesinde belirtilen 15 gün içinde davalı------- şirketine bildirmediği ve sigortanın dava konusu poliçeye ilişkin sigorta sözleşmesini fesh ettiğine ilişkin bir bilginin bulunmadığı, bu nedenle ---------Ş’nin ZMMS poliçesi kapsamındaki sorumluluğunun devam ettiği, davaya konu kazanın ise söz konusu poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde meydana geldiği, sonuç olarak kaza tarihinde ve saatinde davaya konu aracın sigortalı olduğu, dolayısıyla davalı ---------- zarardan sorumlu olmayacağı ve --------- karşı husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmıştır. Ancak mahkemece davacılar vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde davalının --------- olarak gösterildiği, davalı ------- şirketi yönünden ıslah dilekçesi sunulmadığı gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalı -------- şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.1-Davacılar vekili ile davalı -------- şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA" karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı sonrası dosya, Mahkememizin --------- Esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizce dosyanın dosyaya rapor sunan aktüerya bilirkişiye verilerek, güncel değerler üzerinden rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 06/11/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,"1) Hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; --------Sayılı kararında belirtildiği üzere, --------- plakalı araç sürücüsü müteveffa ---------- % 100 kusurlu olsa bile; destekten yoksun kalan davacı anne-babasının zarar gören üçüncü kişi konumunda olduğu kabul edilerek, davacı anne-baba yönünden maddi tazminat hesabı yapıldığı, 2) Davacı baba --------- talep edebileceği maddi zararının 125.000,00 TL hesaplandığı, ancak; davacının maddi tazminat talebinin 45.480,85 TL’na ıslah olunduğu, 3) Davacı anne -------- talep edebileceği maddi zararının 125.000,00 TL hesaplandığı, ancak; davacının maddi tazminat talebinin 45.080,05 TL’na ıslah olunduğu, 4) Temerrüt başlangıcın 23.06.2015 dava tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu "Yönünde görüş bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,Davaya konu trafik kazasının, 31/12/2013 tarihinde davacıların kızları olan --------- kendi idaresindeki ------- plaka numaralı araçla, aracın hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması sonucu tek taraflı olarak meydana gelmiş olduğu, kaza sonucunda --------- vefat ettiği geride mirasçıları olarak davacı olan anne ve babasının kaldığı karşılıklı dilekçeler, nüfus kayıtları, kaza tutanakları savcılık soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Mahkememizin ilk kararında asıl olarak dava ,davalı olarak gösterilen -------- sigorta şirketine karşı açılmış ise de sonradan davacı tarafça kazaya konu aracın devrinin kaza tarihinden önce gerçekleştiğinden bahisle güvence hesabına karşı yöneltmiş HMK 124.maddesi kapsamında davada taraf değişikliği olarak kabul edilen bu talepten sonradan rücu edilmiştir. -------- sayılı kaldırma ilamında da belirtildiği üzere -------- plakalı aracın 31/10/2013 tarihli satış işlemi ile -------- adına tescilli olduğu, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen sigorta şirketine 25/07/2013-2014 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesinin düzenlendiği, poliçenin düzenlenme tarihinin 25/07/2013 olduğu, sigortalı işletenin -------- olduğu, öz konusu poliçenin işleten değişikliği nedeni ile feshedilmediği anlaşılmıştır. KTK'nun 94. maddesinde öngörülen ve zorunlu olan işleten değişikliği bildirimini anılan Kanun maddesinde belirtilen 15 gün içinde davalı -------- şirketine bildirmediği ve sigortanın dava konusu poliçeye ilişkin sigorta sözleşmesini fesh ettiğine ilişkin bir bilginin bulunmadığı, bu nedenle --------Ş’nin ZMMS poliçesi kapsamındaki sorumluluğunun devam ettiği, davaya konu kazanın ise söz konusu poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde meydana geldiği, sonuç olarak kaza tarihinde ve saatinde davaya konu aracın sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Esas olarak mahkememizin önceki kararında davalı olarak -------- şirketi kabul edilmiş ancak davacı tarafça verilen 01.10.2018 tarihli ıslah dilekçesinde davalı güvence hesabı gösterilmiş olup asıl davalı konumunda olan davalı sigorta şirketine karşı bir ıslahın yapılmadığı anlaşılmıştır.Bölge Adliye Mahkemesinin mahkememizin önceki kararı kaldırması doğrultusunda yeniden yargılamaya devam edilmiş, güncel değerler üzerinde yeniden aktüerya hesabı yapılması istenmiştir. Güncellenen değerler üzerinden yeniden yapılan hesapta dacaların toplam nihai ve gerçek maddi zararının 388.686,66 olduğu belirtilmiştir. Ancak Zorunlu mali mesuliyet sigortacısı konumunda bulunan davalının teminat limitinin 250.000,00 TL olduğu anlaşıldığından ve bu tutar davacılar arasında garameten paylaşıldığında her bir davacı için gerçek destek tazminatının 125.000,00 olacağı değerlendirilmiştir.Davacılar vekili 15.11.2023 tarihli ıslah dilekçesi adı altındaki dilekçesinde taleplerini 250.000,00 TL arttırdıklarını beyan etmiş ve dilekçede davalı olarak --------- Sigortayı göstermiştir. Davalı --------- sigorta bakımından her ne kadar bir davada sadece 1 defa ıslah yapılabileceği ileri sürülmüş ise de ,davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı --------- ilamında da belirtildiği üzere aynı davada bir kere ıslah, bir kere de bedel artırımında bulunulabileceği anlaşıldığından davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Sonuç olarak Tüm dosya kapsamı, tarafların iddiaları, savunmaları, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde, davacıların desteği --------- 31/12/2013 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiği, her ne kadar kazadan önce araç devredilmiş olsa da kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın henüz feshedilmemiş olması nedeniyle davalı şirket tarafından yapılan sigortanın halen geçerli olduğu, davalı sigorta şirketinin tazminattan sigorta limiti ile sorumlu olduğu, kaza tarihi ve konu ile ilgili yerleşik hale gelmiş Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, tek taraflı ve davacıların desteğinin kusuru sonucu meydana gelmiş olsa dahi, 3. kişi konumunda olan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği sonucuna varılmış ------- sayılı ilamının somut davaya uygulama imkanı olmadığı değerlendirilerek) bedel arttırımı ve ıslah dilekçeleri ve davadan önce sigorta şirketinin temerrüde düşürülmemiş olduğu göz önünde bulundurularak, davanın kabulüne, davacı --------- için 125.000,00-TL, davacı ---------- için 125.000,00-TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalı --------- şirketinden alınarak ilgili davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE, davacı ---------- için 125.000,00-TL, davacı ---------- için 125.000,00-TL olmak üzere toplam 250.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 12.06.2015 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalı --------Ş.'den alınarak ilgili davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 17.077,50-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 27,70-TL peşin harç, 1.157,00-TL ıslah harcı toplamı olan 1.184,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.892,80-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 27,70-TL başvurma harcı, 27,70-TL peşin harç, 1.157,00-TL ıslah harcı toplamı olan 1.212,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 2.390,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 39.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 12/12/2023