DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 10/12/2019
KARAR TARİHİ: 30/05/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/06/2023
Trabzon 3. İş Mahkemesinin ... Esas-... Karar sayılı dava dosyasına görevsizlik kararı verilmiş olmakla mahkememize gelen dosya incelendi. Yapılan açık yargılaması neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM:
Davacı vekili tarafından sunulan 10/12/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davalılardan olan alacağının tahsili için Trabzon İcra Dairesin'de ... esas sayılı dosya ile takibe başladığını, ödeme emrinin davalılara (borçlulara) tebliğ edildiğini ve davalılarda süresinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak kendileri yönünden takibi durdurduklarını, müvekkilleri ve davalıların ortağı olduğu Trabzon... Turizm Sanayi ve Tic. A.Ş. Nin çalışanı ..., Trabzon 1.İş Mahkemesinde alacak davası açtığını, Trabzon 1.İş Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı kararı ile alacağının hükmü bağlandığını, Trabzon İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, icra takibi neticesinde şirketin aciz halinde olduğu, şirket taşınmazlarının ortaklara devredildiği gerekçesiyle ... tarafından tasarrufun iptali davası açıldığını, akabinde müvekkiller aleyhinde icra takibi başladığını, müvekkilleri tarafından ... A.Ş. Ye ait tüm borcun müvekkilleri ... ve ... tarafından ödendiğini, tüm bu açıklamalar ışığında davalı ( borçluların) haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı (borçluların) her biri yönünden hisselerine tekabül eden bedel üzerinden %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde delillerini ibraz edilmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
SAVUNMA:
Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan 13/01/2020 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; görev ve arabuluculuk açısından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, husumet yokluğu nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, özetle, müvekkili davalıların davacılara borcunun olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli davacılar aleyhinde %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
Bilirkişi SMMM ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Görüldüğü üzere dava dışı 4 adet ortağın şirket sermayesinin toplamda %16 oranında hissesine sahip olduğu (... %4, ... %7, ...%3, ... %2), Dava Tarihi itibariyle ...un şirketteki sermayesinin %0 olduğu (hisselerini devrettiği için ortaklık payının olmadığı), Yine davacılardan ...'ın dava tarihi itibariyle şirketteki Sermaye payının % 0 olduğu (hisselerini devrettiği için ortaklık payının olmadığı), oranların esas alınması halinde rücu edilecek tutarın ortaklara dağılımının toplam 53.900,00 TL olacağı bildirilmiştir.
Dava, ortakların dava dışı şirketin borcunun ödenmesi nedeniyle davalı ortaklara karşı rücusu için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacıların davalılarla birlikte ortağı oldukları dava dışı Trabzon... Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye karşı şirket çalışanı ... tarafından Trabzon 1.İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı işçilik alacağı davası sonucunda hükmedilen tazminatın ödenmesi için başlatılan Trabzon 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve ilamlı icra takibi başlatıldığını, başlatılan takipte şirketin üzerine kayıtlı davaya konu taşınmazın şirketin borçlarından dolayı şirket üzerinden kendi üzerine tapuda satış gösterilmek yoluyla geçirdiklerinden bahisle Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde tasarrufun iptali davası açıldığı yapılan yargılama sonucunda, dava dışı Trabzon ... İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş.'nin davalılar ... ve ...'ın sermayedar ortakları olması, dava dışı Trabzon ... İnş. Tur. San. Ve Tic. A.Ş.'den davalıların satın aldıkları tasarrufun iptaline konu taşınmazı 21/04/2015 tarihinde kat irtifakı oluşturarak 14/07/2015 tarihinde de davalı ... tarafından, 11/08/2015 tarihinde de davalı ... tarafından hisseleri dava dışı ...'a satış işlemleri, gerçekleştirdiği görülmekle; dava konusu Trabzon ili Ortahisar ilçesi ... Mahallesi ... ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalılara 27.12.2012 tarih ve ... Yevmiye sayılı devrine ilişkin talebinin bu taşınmazın yargılamanın devamı sırasında üçüncü kişilere devredilmesi sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ve İ.İ.K.'nun 283/2. maddesi uyarınca 52.248,31 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş karar derecattan geçerek kesinleşmiş olup kesinleşen karar gereğince; davacıların dava dışı işçiye ödedikleri tazminatın anılan şirketin ortağı olan davalılardan hisseleri oranında tahsili hususunda Trabzon İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıkları, başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacıların davalıların yapmış oldukları itirazının iptaline karar verilmesi talep ettikleri dosya kapsamından anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 480/1 maddesi; “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, esas sözleşmeyle pay sahibine, pay bedelini veya payın itibarî değerini aşan primi ifa dışında borç yükletilemez” hükmünü haizdir. Buna göre pay sahibinin anonim şirkete olan asli ve tek borcu kural olarak taahhüt etmiş olduğu sermayeyi ifa borcudur. Tek borç ilkesi olarak adlandırılan anılan düzenleme ile pay sahibinin kendi rızası dışında taahhüdünün ve sorumluluğunun artırılamayacağı belirtilmektedir. Söz konusu ilke anonim şirketin temel düzenine ilişkin emredici bir düzenleme olup; esas sözleşmede bu ilkeyi ihlal eden maddelere yer verilemeyecektir. Ayrıca söz konusu ilkeyi ihlal eden genel kurul kararları da kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olacaktır (6102 sayılı TTK, m. 447).
Bununla birlikte 6102 sayılı TTK’nın 329/2 maddesi “Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur” hükmünü haizdir. Buna göre anonim şirketlerde pay sahiplerinin taahhüt ettikleri sermaye miktarları ile sorumlu oldukları ve bu sorumluluğun da yalnızca şirkete karşı olduğu açıkça ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere anılan madde ile anonim şirketlerde tek borç ilkesi desteklenmekte ve tamamlanmaktadır. Anonim şirketlerde tek borç ilkesinin kanuni tek istisnasını ikincil (tali) yükümlülükler oluşturur (..., ...: Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul, 2015, s. 387.).
Somut olay kül olarak incelendiğinde; davanın, dava dışı Trabzon... Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş ortağı olan davacılar tarafından yine aynı şirketin ortağı olan davalılara karşı açıldığı, davanın; şirketin borcunun ortaklar tarafından ödenmesi nedeniyle rücu için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yukarıda zikredilen mevzuat gereğince, Anonim şirketlerde tek borcu taahhüt ettikleri sermayenin ödenmemesi olup bu sorumluluk şirkete karşı olup anonim ortaklarda ortağın 3. Kişilere karşı sorumluluğu bulunmamaktadır. Ayrıca şirket ortakları tarafından şirketin borcu ödemeleri halinde ancak bunu şirketten talep edebilecekleri de dikkate alındığında açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacının davasının REDDİNE.
2- Alınması gereken toplam 179,90 TL’nin peşin alınan 920,48 TL’den mahsubu ile bakiye 740,58 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE.
3- Davalı kendisini vekille temsil ettiği için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE.
4- Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA.
5- Yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davacı tarafından iban numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılarak, iban numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla DAVACIYA İADESİNE.
6- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 680,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR YAZILMASINA.
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2023