T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/203 Esas
KARAR NO: 2024/706
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/01/2020
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklının ---------- İcra Dairesi'nin ----------- esas sayılı dosyası ile 12/06/2019 tarihinde asıl borçlular ---------- Şti ve ----------- tarihinde asıl borçlular ---------- Şti ' e karşı 68.000 TL çek bedelli toplamda 76.566,14 TL yekün bedel hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattıklarını, ancak alacaklı tarafından yapılan eksik hatalı bir araştırma sonucu davacı müvekkili ile dosyanın asıl borçlularından --------- Şti arasında icra takibinden önceki tarihli ve müvekkilince ödemesi yapıldığını, bir fatura alacağının saptandığını ve bu alacak ilişkisine dayalı olarak da müvekkiline İİK md 89 gereği haciz ihbarnameleri gönderdiğini, fakat gönderilen tüm haciz ihbarnamelerinin usulsüz olduğunu, bu duruma hiç aldırış etmeden akabinde de müvekkilinin hakkında icra takip dosyasına takribi olarak 27/12/2019 tarihinde borçlu kaydının yapıldığını, buna binaen müvekkili hakkında türlü cebri icrai işlemler başladığını, cebri icra baskısıyla da müvekkili hem maddi hukuk açısından hem de usul hukuku anlamında borçlu olmadığı halde icra dosyasına 06/01/2020 tarihinde takip başlangıç tarihinden o tarihe kadar dosyada işlemiş olan tüm yekün borcu ödeyerek, dosyasının infazını sağlandığını, yapılmış bu ödemenin usul ve yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, öncelikli olarak gönderilen İİK md 89 gereği 1-2-3 haciz ihbarnamelerinin tebligat kanununa muhalefeten gönderildiğini, birinci haciz ihbarnamesinin 05/09/2019 tarihinde doğrudan ikamet adresi mahalle muhtarlığına tebliğ edildiğini, aynı şekilde ikinci haciz ihbarnamesinin de 14/10/2019 tarihinde doğrudan ikamet adresi mahalle muhtarlığına tebliğ edildiğini ve son olarak yine üçüncü haciz ihbarnamesinin de 18/11/2019 tarihinde doğrudan ikamet adresi mahalle muhtarlığına tebliğ edildiğini, gönderilmiş olan haciz ihbarnamelerinde 1 ve 3 haciz ihbarnameleri tebligat parçaları dikkate alındığında müvekkilinin ikametinde ---------- adında yine ikinci haciz alındığının da görüleceğini müvekkilinin ikametgahında ---------- adında yine ikinci haciz ihbarnamesi tebligat parçası ise ---------- adında bir şahsın bilgisine ve evraktan imtinasına binaen mahalle muhtarlığına bırakıldığını hatta, 3. haciz ihbarnamesi tebligat parçasında ---------- isimli şahsın müvekkilin teyzesi olduğu yönünde gerçeğe aykırı olan bilgi düşürüldüğünü, müvekkili hakkında başlatılan tüm işlemlerin usulsuz olduğunu, müvekkilinin mülkiyetindeki 2 adet aracını sırf ilgili icra dosyasının borcunu ödemek için altınlarını sattığını, hemen aynı gün icra dosyasının tamamını ödediğini, müvekkilinin ne maddi hukuk anlamında, ne de usul hukuku anlamında borçlu olmadığı halde sırf cebri icra baskısıyla hakkaniyete aykırı olarak borçlandırılıp fakirleştirilmesi, öte yandan davalı alacaklının ise bu yolla müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleşmesi sağlandığını, bu durumun düzeltilmesi gerektiğini, davalının malvarlığındaki mevcut durumundaki değişme ihtimalinde, müvekkilinin hak iadesi ciddi anlamda zarar göreceğini, müvekkili hakkında elde etmesi ya zorlaşacak ya da imkansız hale geleceğini, maddi ve manevi zararların tatmini adına alacağının % 20 sinden aşağı olmamak şartıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin çeke dayanan alacağına istinaden ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyası üzerinden borçlular ---------- Şti. ve ---------- Şti. aleyhine icra takibi yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, davacının da aralarında bulunduğu üçüncü kişilere, bahsi geçen iki borçlu yönünden, İİK m.89 uyarınca haciz ihbarnameleri gönderdiğini, davacıya gönderilen 89/1, 89/2, 89/3 haciz ihbarnamelerine süresi içerisinde cevap vermediğini, bunun üzerine İİK m. 89 gereğince dosyaya borçlu olarak eklendiğini, akabinde davacının mal varlığı üzerine haciz şerhi işlenmesi talep edildiğini, bunun üzerine davacı tarafından dosya borcu ödenerek dosyanın kapatıldığını, iş bu davayı açtıklarını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, görev dava şartı olup ve dava türü yönüyle mahkemenin görevsiz olduğunu, görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmediğini, icra takibini borçlularına husumet yönetilmesi gerektiğini, haciz ihbarnamelerinin usulsüz olduğuna yönelik iddiayı reddetmekle birlikte, bu husus icra mahkemelerine şikayet yolu ile dava edilmesi gereken bir konu olup, istirdat davasının konusunu oluşturmadığını, dava istirdat davası olmasına karşın dava dilekçesinde icra dairesi borçluların kendilerinde herhangi bir hak ve alacağının olmadığına ilişkin bir iddia olmadığını, buna ilişkin bir delil ileri sürülmediğini ve ispat faaliyetine girişilmediğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, davacı karşısında sebepsiz zenginleşen takip borçluları olabileceğinden haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Öte yandan 6335 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Konuyla ilgili ---------- sayılı ilamında; 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmaması nedeniyle, davaya bakmakla görevli mahkeme, genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan ve HMK. m. 114/1-c gereği, mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup, dava şartlarının davanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden, davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davada mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, ----------- sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş olmakla, taraflarca mahkememiz kararına karşı İstinaf yoluna başvurulmadığı takdirde dosyanın mercii tayini için ------------ Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usul yönünden REDDİNE;
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli ----------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3---------- sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş olmakla, taraflarca mahkememiz kararına karşı İstinaf yoluna başvurulmadığı takdirde dosyanın mercii tayini için --------- Hukuk Dairesine gönderilmesine
4-6100 Sayılı HMK'nun 331/2. maddesi gereği yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi durumunda, tarafların talebi üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yokluklarında verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 24/09/2024