T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/22 Esas
KARAR NO: 2024/274
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 28/03/2017
KARAR TARİHİ: 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan elektrikli bisiklet ile 26.12.2016 günü saat 13:50 sularında -----istikametinde seyrederken davalı ---- sevk ve idaresindeki ---- płakalı, ---- marka araç ile işyeri olan ----karşı yola geçmek için cadde üzerine aniden ve kontrolsüz bir şekilde çıkması sebebiyle
müvekkiline çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ---- Trafik Kazası Tespit Tutanağı incelendiğinde bu kazanın oluşumunda ----şevk ve idaresindek--- plakalı
araçın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-A maddesi gereğince “Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkân vermek zorundadırlar" hükmünü ihlal ettiği ve kusurlu olduğu, söz konusu Trafik Kaza Tespit Tutanağı, kazanın oluş şekli, ----- plakalı araç sürücüsünün ihlali dikkate alındığında---- plakalı araç sürücüsünün ağır ve asli kusurlu olduğu, davalı sürücü --- sevk ve idaresindeki--- plakalı, ---
model, ---- aracın poliçe bilgilerine göre------ sigorta edildiğini, davaya konu trafik kazası sonucunda müvekkili ------- ağır ve ciddi şekilde yaralandığını, iş bu kaza neticesinde maddi ve manevi zarara uğrayan müvekkilinin davalı araç sahibi---- araç sürücüsü ----
defalarca zararının ve hastane masraflarının karşılanmasını talep edilmiş ise de dava tarihine kadar bir neticeye varılamadığını, müvekkilinin kaza sonucu uğradığı maddi ve manevi zararı ile
ilgilenilmediğini, bununla birlikte müvekkilinin iadeli taahhütlü mektup yolu ile davalı sigorta şirketine
07.03.2017 Tarihli İhtarnamesini göndermek suretiyle yazılı olarak başvuruda bulunmuş, iş bu ihtarname
08.03.2017 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiğini ve davalı sigorta şirketini temerrüde düşürmüş olmasına rağmen davalı sigorta şirketi müvekkile bu kapsamda süresi içerisinde bir cevap vermediğini açıklanan nedenlerle tafik kazası neticesinde uğranılan maddi zararlar nedeniyle, müvekkili------- için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi tazminat tutarının davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden, avalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 08/03/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte müştereken davalılardan tahsilini, müvekkili ------ için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalı işleten ile sürücüden tahsilini, davalı işleten ---- plakalı aracın üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 08/02/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, Bilirkişi raporu ile tespit edilen 630,00 TL ilaç, yol giderleri, hastane ve doktor muayene giderleri, 5.000,00 TL müvekkilin yüzündeki şekil değişikliği ve sabit iz nedeniyle estetik hastane masrafları ve tedavi gideri, 5.180,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 463.867,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere Toplam: 474.678,18 TL Maddi tazminat tutarının davalı işleten ---- ve davalı sürücü---- yönünden kaza tarihinden; davalı sigorta şirketi ------- yönünden temerrüt tarihi olan 08.03.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, ayrıca müvekkilim ----- manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalı işleten---- ile davalı sürücü ---- tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı -------vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete dava açılmadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığından yasal mevzuat gereği dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddine, müvekkili sigorta şirketi hakkında ikame olunmuş haksız ve mesnetsiz, usul, yasa ve içtihatlara aykırı davanın esastan da reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar----- cevap dilekçesinde özetle, Davacı ------ trafik Kanununun ilgili maddelerini ihlal etmesi sebebiyle kendisinin %100 hatası sebebiyle zarara uğradığını, bu durumdan iş vereninin de sorumluluğunun bulunmadığını, zira çalışanının iş güvenliğinden iş veren olarak sorumlu bulunduğunu ehliyeti olmayan bir şahsa ehliyet ile kullanılması geren bir vasıtanın tesliminin tamamen iş verenin hatasından kaynaklandığını ve yine çalışanın iş güvenliği sebebiyle kask takmasının sağlanması ve bu şekilde trafikte bulunmasının sağlanmasından sorumlu olanında iş veren olduğunu açıklanan nedenlerle davanın esastan da reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; hukuki niteliği itibariyle -----
günü davalı --- sevk ve idaresindeki ---- płakalı araç ile davacının sevk ve idaresinde bulunan elektrikli bisiklet ile seyir halinde olan davacıya çarpması neticesinde davacının yaralanması ile neticelenen trafik kazasından kaynaklı haksız fiil sebebi ile davalılardan zararın tazmini istemli tazminat davasıdır. ----karar sayılı kararı ile Görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize tevzi edilmiş,----sırasında kaydedilmiştir.----- tarihli raporun sonuç kısmında,
A) Davacı sürücü---- %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu,
B) Davalı sürücü ------ %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu "Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda, Davacının yüzündeki kırıkların sekel bırakmadan iyileşmiş olduğu,
Alındaki ve burundaki izlerin tedavi gerektirmediği, Kaş arasındaki izin görünürlüğünün azaltılması için gerekli maliyetin 5.000 TL olduğu" yönünde beyanda bulunmuştur.Mahkememizce dosyanın SUT alanında uzman ve aktüerya konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 04/04/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,
"a) Sağlık kurumlarında tedavi gideri ile ilgili belge olmadığı,
b) 200,00 TL pansuman, bakım için gerekli tıbbi malzemeler, ilaç ve nasal kemik kırığı için yardımcı tıbbi malzeme gideri, 500,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve temel sosyal giderleri için olmak üzere dönemsel rayiç bedellerle 700,00 TL bakıcı- tedavi gideri olacağının öngörüldüğü,
c) Davacının kazanın meydana gelmesinde 9610 oranında kusuru olduğu belirtildiğinden 700,00 TL tedavi giderinin 9690'ı olan 630,00 TL kısmını talep edebileceği,
d) Kazada dişinin kırıldığını belirtiği, dişinin tedavisi ile ilgili talebinin olmadığı,
e) Ortopedi ve travmatoloji uzmanı olmamdan dolayı bu patolojileri nedeni ile ilgili tedavi gerekip gerekmediği, gerekiyorsa tedaviler ve giderleri yönünden değerlendirme yapmamın mümkün olmadığı, ilgili branş olan plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı tarafından değerlendirilmesinin uygun olduğu,
f) Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 5.180,98 TL olduğu,
9) Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 463.867,20 TL olduğu,
h) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 21.03.2017 tarihi; davalı sürücü yönünden 26.12.2016 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu"Yönünde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce dosyanın plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanına tevdi ile rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 28/07/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,
"1. Davacının yüzündeki kırıkların sekel bırakmadan iyileşmiş olduğu,
2. Alındaki ve burundaki izlerin tedavi gerektirmediği,
3. Kaş arasındaki izin görünürlüğünün azaltılması için gerekli maliyetin 5.000 TL olduğu" Yönünde görüş bildirmiştir.
Davanın dayanağını haksız fiil sorumluluğu oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Madde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” belirlemesi ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir.
Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir. 85. maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatına haiz olması gerekmektedir.Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre, "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır."Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür.Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, işletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğunun ise, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olduğu tartışmasızdır.Sorumluluk sigortasının konusu, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa sigortacının, sigorta sözleşmesinde öngörülen bir olayın gerçekleşmesi nedeniyle zarar görenlere karşı sigortalının sorumluluk riskinin üstlenilerek zarar gören üçüncü kişiye sigorta sözleşmesinde öngörülen miktarda tazminat ödenmesidir.Sorumluluk sigortası bir yandan sigorta ettirenin üçüncü kişilere verebileceği zararlardan ötürü bu zararların giderilmesi için sigorta ettirenin malvarlığındaki azalmayı önlemeyi amaçlarken, diğer yandan da sigorta ettirenin eyleminden zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesini hedeflediğinden sorumluluk sigortası, sigorta ettiren ile onun eylemlerinden zarar görenlerin menfaatlerini dengeleyen suigeneris bir sigorta türü olarak kabul edilmelidir -----------Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen ve sigorta sözleşmesi teminat kapsamında olan tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlü olan sigortaya karayolu motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası denilmektedir.Sigorta hukuku, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. Kitabında 1401. maddesi ilâ 1520. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemede sigorta hukukunun genel hükümleri, zarar sigortalarından mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları ile can sigortaları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanunu’nun 1483. maddesi gereği, sigortacılar, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamazlar.Türk Ticaret Kanunu’nun 1425/1. maddesine göre; “Sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir, rahat ve kolay okunacak biçimde düzenlenir.” ifadesiyle sigorta poliçesinin, mutlaka genel şartları, taraflar isterlerse özel şartları içereceği belirtilmiştir. Bu maddeye göre, her sigorta dalında sigorta poliçesinin temel şartlarını oluşturan genel şartların düzenlenmesi zorunluluğu getirilmiştir.
Genel şartların nasıl belirleneceği ise Sigortacılık Kanunu’nun 11/1. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.” ifadesiyle, sigorta sözleşmesinin ana muhtevasını içeren genel şartlar ------- tarafından belirlenecektir. Ayrıca sigorta sözleşmeleri (poliçeleri) genel şartlara uygun olarak düzenlenecektir. Bir başka deyimle sigorta sözleşmesi (poliçesi) düzenlenecekse mutlaka o dalda Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen ve sözleşmenin ana ilkelerini içeren genel şartlar bulunması zorunludur.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinin 4. bendine göre; “Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır.” Bu maddeye göre genel şartlarda sigorta poliçesinin kapsam dahilinde olan rizikolar ile sigorta poliçesi kapsam dışı yani teminat dışı rizikolar açıkça belirtilmek zorundadır. Kapsam dışında sayılmayan rizikolar teminat kapsamında sayılmaktadır. Sigorta genel şartlarını diğer sözleşme şartlarından ayırt eden en önemli özellik, sözleşmenin her iki tarafının da bu şartlara uymak zorunda olmasıdır. Bu durum Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinde açık bir şekilde hükme bağlanmıştır. Taraflar, istese de bu sözleşme şartlarının dışına çıkamamaktadır. Özellikle de sigorta şirketleri tarafından aynı şekilde uygulanması emredici bir hükme bağlanmıştır. Sigorta genel şartlarının emredici olduğu, birçok genel şartta da açıkça belirtilir. Aslında diğer bir yorumla, Hazine taraf menfaatlerini genel şartlarla dengelemekte, bu dengenin de özel şartlarla sigorta ettiren aleyhine bozulmasını istememektedir.01.06.2015 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 12.08.2003 tarihli Genel Şartları yürürlükten kaldırılmış ve birçok yeni düzenleme getirmiştir. Genel Şartların “Tanımlar” başlıklı A.2. maddesinin (d) bendinde zarar; “Motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan bir trafik kazası sonucunda üçüncü şahısların ekonomik değeri olan mal varlığında doğrudan azalma olmasına veya vücut bütünlüğünde eksilmeye, sürekli sakatlığa veya ölümüne sebebiyet verilmesi nedeniyle ilgililerin uğradıkları bu Genel Şartlar ile içeriği belirlenen maddi kayıpları” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre zorunlu malî sorumluluk sigortasının sorumlu olduğu zarar, motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan trafik kazasında üçüncü bir şahsın ölmesi veya bedensel zarara uğraması yahut malına bir zarar gelmesi durumunda ortaya çıkan zarardır.Sigortanın kapsamı ise A.3 maddesinin 1. fıkrasında “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukukî sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” ifadesi ile düzenlenmiştir. Bu maddeye göre zorunlu malî sorumluluk sigortasının kapsamı, motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişinin ölümüne veya yaralanmasına veya malına zarar gelmesi ile yöneltilecek tazminat talepleri ile sınırlıdır. Ayrıca bu maddeye göre zarar gören üçüncü şahıslar ancak sigortalının KTK’nın 85/1. maddesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortacıdan tazminat talep edebileceklerdir. Bir başka deyimle zarar gören üçüncü şahıslar KTK’nın 85/1. maddesi kapsamında sigortalıya başvurabileceği tazminatları sigortacıya karşı ileri sürebilecekler, sigortalıya karşı ileri süremeyecekleri tazminat taleplerini sigortacıya karşıda ileri süremeyeceklerdir. Başka bir ifade ile Sigortacı, kendisinden sigorta tazminatı talep edenlere karşı işletenin yapabileceği tüm savunmaları ileri sürebilir. Yani sigortalı işleten hangi oranda sorumlu ise sigortacıda aynı oranda sorumludur.Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri uyarınca somut olay değerlendirildiğinde;26.12.2016 günü saat 17.50 sıralarında davacı sürücü ---- sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile ---istikametinden ----- üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan ----geldiğinde idaresindeki aracın ön kısmıyla; yola sağından----- giren davalı sürücü --- idaresindeki ------plaka sayılı otomobilin sol yan kısımlarına çarpması neticesinde davaya konu trafik kazası meydana geldiği ,kazada taraf beyanları, adli tahkikat evrakları, bilirkişi raporları ile dosya arasında mevcut -------raporları bir arada değerlendirildiğinde davacı sürücü---- kazanın meydana gelmesinde %10, ---- plakalı araç sürücüsü davalılardan ---- ise %90 olduğu anlaşılmıştır.
Davacının kaza nedeni ile maluliyetinin oluşup oluşmadığı ve varsa süresi ile ilgili ----- rapor aldırılmıştır. -------- tarihli raporuna göre kaza nedeni ile davacının tüm vücut engellilik oranının %10 ve geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan ve 30.03.2013 tarih, 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre söz konusu rapor düzenlendiğinden hükme esas alınmıştır.Davacının belirlenen kusur ve maluliyet oranları dikkate alınarak mevcut zararlarının hesaplanması noktasında dosya aktüerya uzamanı ile sağlık harcamalarının hesaplanması bakımından SUT uzamanına tevdi edilmiş ve rapor alınmıştır. Davacın tespit edilen asgari ücret seviyesindeki geliri nazara alınarak hesaplanan raporda davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 5.180,98 TL, sürekili iş göremezlik maddi zararının 463.867,20 TL ile 630,00 TL tedavi gideri ve 5.000,00 TL estetik tedavi gideri olduğu da alanında uzman bilirkişilerden alınan raporlardan anlaşılmıştır. Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatları ---- prograsif rant yöntemi dikkate alınarak hesaplandığından hükme esas alınmıştır.Davalı taraf davacın kazanın meydana gelmesinde mütefarik kusurunun bulunduğunun savunmuştur.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde "belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir" düzenlemesi yapılmıştır. Koruyucu tertibatlar bakımından yollama yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/2-a maddesinde "üç tekerlekli yük motosikletleri hariç, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı takması zorunludur" düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olayda; elektrik bisikleti kullanan davacının kask veya koruyucu tertibat kullanmadığı ifadelerden ve hastane raporları ile kaza tespit tutanağı ile diğer evraklardan anlaşılmaktadır. Bu nedenle hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılarak tazminat tutarı belirlenmiştir. --------Kazaya sebebiyet veren ---- plakalı aracın sürücüsünün davalılardan --- kayıt malikinin ise----olduğu ,kaza tarihini de kapsar şekilde ---- ile diğer davalı sigorta şirketi olan ---- tarafından sigortalandığı, bu nedenle meydana gelen zarar bakımından her üçünün de müşterek ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı olacak şekilde) sorumlu olacağı değerlendirilmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ------- gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.------- Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Dava konusu trafik kazasında davacının %10 davalının %90 oranında kusurunun bulunması, tarafların tespit edilen sosyal ekonomik durumları ve dava konusu kaza tarihi dikkate alınarak 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden talep gibi kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-5.180,98 TL geçiçi iş göremezlik tazminatı, 463.867,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,630,00 TL tedavi gideri,5.000,00 TL estetik tedavi gideri olmak üzere toplam 474,678,18 TL'den %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle tespit edilen 379.742,54 TL'nin davalılar ---- bakımından 26.12.2016 tarihinden, davalı ------- bakımından ise teminat limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı olmak ve 21.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 26.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 27.989,51TL harçtan 177,61-TL peşin harç, 1.614,44-TL tamamlama harcı toplamından oluşan 1.792,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 26.197,46-TL harcın davalılardan (davalı ------ yalnızca 19.384,05- TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 177,61-TL peşin harç, 31,40-TL başvuru harcı, 1.614,44-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.823,45-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan toplam 9.088,45-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre (% 78,09 Kabul 21,91 Ret) 7.835,12-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ----- tarafından harcanan 50,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan (%78,09 Kabul %21,91 Ret) 10,95-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ------ tarafından harcanan 50,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan (%78,09 Kabul %21,91 Ret) 10,95-TL'sinin davacıdan alınarak davalı---- verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8---- düzenlenen ---- davacı tarafından ödenen 945,00-TL fatura bedelinin davanın kabul ve red oranına göre 737,95-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen, 207,05-TL'lik kısmının davacıdan tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,
9-Maddi Tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 58.961,38-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı --------- yalnızca 48.500,00- TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalılar -----ve kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
12-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---verilmesine,
13-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı-----------vekilinin yüzüne karşı diğer davalı vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.02/04/2024