T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/436 Esas
KARAR NO: 2025/414
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/05/2025
KARAR TARİHİ: 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---------- İlçesi,-------- Mahallesi, --------- Pafta, ---------- Ada, ---------- Parselde Konut İnşaatı Yapım İşi İşine Ait Sözleşme, davalı idare ile davacı müvekkili şirket arasında 24.11.2021 tarihinde imzalandığını, bu sözleşmenin 11. maddesine göre; "Yüklenicinin hakedişi ---------- Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından ödenir. Hakediş raporları, bu Sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinde düzenlenen esaslar çerçevesinde, kanuni kesintiler de yapılarak her ayın ilk beş iş günü içinde düzenlenir. Hakediş raporları yüklenici veya vekili tarafından imzalanıp idareye verildiği tarihten başlamak üzere İdarece en geç otuz gün içinde onaylandıktan sonra otuz gün içinde tahakkuka bağlanarak 90 gün içinde ödenir " olarak belirtildiğini, müvekkili şirketin, iş bu sözleşmeye konu işi tamamlamış ve nitekim Geçici Kabul Komisyonu yapılan işlerin tamamladığını kabul ederek onayladığını, bunun üzerine sözleşmeye konu iş İdarece kabul edildikten sonra müvekkili şirket yapılan iş nedeniyle hak edişini tahsil etmek amacıyla 05.08.2024 tarihinde düzenlenen ------------- fatura numaralı 7.610.300,28 TL'lik faturayı ve 29.05.2024 tarihinde düzenlenen----------- fatura numaralı 17.972.209,74 TL'lik faturayı düzenleyerek borçlu idareye gönderdiğini ancak borçlu idare tarafından müvekkili şirkete borcun bir kısmına ilişkin ödeme yapılmış olup bakiye alacak olan 13.359,241,29 TL'lik ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili sağlanması amacıyla---------- İcra Dairesi ----------- E. sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalı idarenin; bakiye fatura borcunun 8.009.241,29 TL lik kısmına haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğeini, itiraz üzerine ----------- İcra Dairesi 26.02.2025 tarihli tensip tutanağıyla takip borçlusu yönünden takibin durdurulmasına karar verdiğini, icra takibinin durdurulması üzerine TTK 5/A Maddesi uyarınca tarafımızca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ancak arabuluculuk görüşmesi "anlaşmama" olarak sonlandırılmadığını, arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesi ekine eklendiğini, davalı ve davacı tarafın aralarında imzaladıkları sözleşme bir eser sözleşmesi olup, iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, müvekkili şirketin, eser sözleşmesinde kendi payına düşen yükümlülüğü yerine getirerek işi tamamlamış ve yapılan iş de idarece kabul edildiğini, davalının sözleşme uyarınca yapılan işin karşılığı olan ücretin ödenmesi yükümlülüğünü ise davalı idare yerine getirmediğini, ayrıca sözleşmeye konu işin karşılığı olan ücretin ödenmesi için açılan ilamsız icra takibine de davalı haksız bir şekilde itiraz ederek müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olduğunu belirterek davanın kabulüne, icra takibinin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; Hukuki niteliği itibariyle---------- İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Mahkememiz dosyası incelendiğinde; davaya konu alacağının dayanağı taraflar arasındaki eser sözleşmesi olduğu, davalı belediyenin tacir olmadığı açıktır. Türk Ticaret Kanunun 4. maddesi ve 5/2. maddesi ile özel yasalarda hangi davaların ticari dava olduğu açıkça yazılmıştır. Mutlak ticari davalarda tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari nitelikte olduğunu kabul edilen davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki taraf için ticari sayılan konulardan doğan davalardır. Nispi ticari davadan söz edebilmek için iki koşulun bir arada olması gerekir. Birinci koşul her iki tarafın da tacir olması, ikinci koşul ise dava konusu uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmasıdır. Görev hususu kamu düzenine ilişkindir. Taraflarca ileri sürülmese dahi resen nazara alınır. Tespit edilen uyuşmazlık noktaları ve TTK.'nun 4. ve 5/2 maddeleri kapsamında mutlak ve nispi ticari dava bulunmadığı açıktır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerinin görevli olduğu ve uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin 6102 sayılı kanunun kapsamı dışında kaldığı anlaşıldığından, görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu değerlendirilmiş, bu sebeple HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca, mahkemenin görevli olmasının dava şartlarından olduğu ve dava şartlarının da davanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden, HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkememizce görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca davanın usulden reddine, görevli Mahkemenin ----------- NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta süre içinde başvuru halinde dava dosyasının görevli ----------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi gereği harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi durumunda, mahkemece talep üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmasına,
Dair, gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/05/2025