T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/258 Esas
KARAR NO: 2025/313
DAVA: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/10/2020
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava tarihi itibari ile 32 adet kurucu intifa senedi sahibi olduğunu, dava konusu olayda 27/04/2020 tarihli birleşme raporunda şirket yönetim kuruları tek taraflı irade ile müvekkili dahil intifa senedi sahiplerine söz hakkı tanınmaksızın beheri 24.750 TL bedelden satın alınmasına ve intifa senetlerinin mülkiyet haklarının sona erdirilmesine/iptaline karar verildiği, bu sürecin müvekkilinin gıyabında ve başkalarının insiyatifi ve kararı ile devam edegeldiğini, SPK'nun 23 ve devam maddelerinde belirtilen hakkının elinden alınarak müvekkilinin intifa senedi sahipliği sona erdirildiğini, eşdeğer haklarla devam etmek veya gerçek değerle satın almak konusundaki tercihin davaşı şirkete değil intifa senedi sahibi olan müvekkiline tanınmış bir hak olduğunu, sahibinin rızası ve seçim hakkı olmadan intifa senetlerinin itfa edilemeyeceği ve söndüremeyeceği hukuki bir gerçek olduğunu, birleşme raporunda beher intifa senedi başına bedel olarak 24.750 TL belirlendiğini, bu bedelin çok çok düşük bir bedel olduğunu, intifa senedi sahiplerinin mülkiyet hakları çok cüzi bedelle ellerinden alındığını belirterek, öncelikle itfa ile hakları sonlandırılmaya çalışılan müvekkile ait 32 adet kurucu intifa senedine ortaklık haklarının devamlılığı ve alacaklıların korunması ilkesi dikkate alınmak sureti ile birleşmeden önce ----------Ş'nde sahibi bulunduğu haklara eş değerdeki hakların devamlılığının sağlanmasına, bu çerçevede devrolan ----------Ş' esas sözleşmesinde kârın dağıtımı başlıklı 29. Maddesinde yer alan maddenin devrolunan davalı şirket esas sözleşmesinde de aynen tanımlanmak suretiyle devamına, kar dağıtım oranının birleşme esasları dikkate alınmak suretiyle fazlaya dair hakkımız saklı kalmak suretiyle mahkemece tespitine, davalı şirket esas sözleşmesinin Karın Dağıtımı başlıklı maddesinin ... Kalan kar kısmının %10'unun %11,02'sinin intifa senedi sahiplerine şeklinde olması gerektiğinin kabulü ile TTK 502 madde hükmü dikkate alınarak davalı şirket esas sözleşmesinde lüzumlu değişikliklerin yapılması gerektiğine karar verilmesine, yahut dava konusu kurucu intifa senetlerinin mahkemece tespiti ve belirlenecek gerçek ve adil bedelin dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usulden ve esastan sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; şirketlerin birleşmesi sonrasında, birleşme öncesi sahip olduğu hakların aynen devamının sağlanması, esas sözleşmenin buna göre değiştirilmesi; bu mümkün olmadığı takdirde sahibi olduğu kurucu intifa senetlerinin gerçek değerinin tespiti ile bu bedelin davalıdan tahsili taleplidir. Dava açıldıktan sonra davacının 17/10/2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır. ( 6100 sayılı HMK m.114,1/d )
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 8 ve 28. maddelerine göre, her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak bütünüyle doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur.Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde , ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. ( 4721 sayılı TMK m.28/1) Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için, bir ayrım yapmak gerekir. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı ( veya mirasçıları tarafından) devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu halde , ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler.
Somut olayda eldeki davanın malvarlığına ilişkin olması sebebiyle sadece öleni ilgilendirmediği, mirasçıların davaya devam edebileceği açıktır.
Ne var ki davacının 17/10/2023 tarihinde vefat ettiği, ---------sayılı kararına göre mirasçılarının mirası kayıtsız şartsız reddettiği, bu kararın da 03/11/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacının ölümle taraf ehliyetinin sona erdiği, mirasçıların da mirası reddettiği ve davayı takip etmediği anlaşılmakla, davanın taraf ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK.nun 114/1-d, 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE;
2-Ana dosyada harç alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.16/04/2025