T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/96 Esas
KARAR NO: 2025/212
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 05/07/2019
KARAR TARİHİ: 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sektöründe 21 yıllık başarılı bir ticari geçmişi bulunduğunu, ancak son aylarda piyasalarda önce döviz kurlarının olağanüstü artışı ile başlayan daha sonra tüm sektörlere yayılan ekonomik kriz ve kendi bünyesine has tahsilat vb. bazı problemler sonucu nakit akışında öngörülemeyen sıkıntılar yaşanmaya başladığını belirterek müvekkili şirket yönünden öncelikle İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesini ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasını, geçici İİK. 285. maddesi çerçevesinde geçici mühlet neticesinde icra ve iflas kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasını, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, hukuki mahiyeti itibarı ile İİK 285 vd. md. uyarınca açılmış konkordato davasından ibarettir.Dava dilekçesinde özetle, --------- şirketinin 3 lokasyonda çağrı hizmetleri sektöründe faaliyetine devam ettiği, kayden ve rayiçlere göre borca batık durumda olmadığını, bir kısım müşterilerin aldıkları hizmeti küçültmesi, maliyetlerin artması, çalışan sayısındaki fazlalık, banka kredi borçlarının zorlayıcı olması sebepleriyle konkordato talebine ihtiyaç duyulduğu, faaliyet karı ve sermaye artışı ile borçların %100 ünün 48 aylık süreçte ödeneceği ileri sürülerek konkordato talebinde bulunulmuştur.Davanın açılışında iki şirket için konkordato isteminde bulunulmuş ise de, ----------Ş yönünden tasdik için gerekli nisap sağlanmamış olmakla yargılamanın devamı sırasında bu şirket yönünden dava tefrik edilerek, yeni esasta duruşma açılmış; mahkememizin --------- E,---------- K sayılı kararı ile kesin mühletin kaldırılarak konkordato isteminin reddine karar verilmiştir.Davacı ----------- şirketi yönünden 08/07/2019 tarihli ara kararla, davacı şirket ile davacı gerçek kişiler hakkında 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiş, verilen geçici mühlet kararı, tedbirler ve atanan komiserler ile ilgili gerekli ilanlar yapılmış ve ilgili kurumlara gerekli bilgiler verilmiştir.Geçici mühlet dönemi içinde şirketin rayiçlerinin tespiti amacıyla teknik bilirkişiler görevlendirilmiş, şirketin mali kayıtları incelenmiş ve rayiç öz varlığı tespit edilmiştir.
Davacı şirket, davanın açılışında dayandığı ön projesinde, devam eden projeleri kapsamında faaliyet kar elde edeceğini, 1.372.447,00 TL sermaye artışı yapmayı, tasarruf tedbirleri almayı, alacakları tahsil etmeyi ve kesin mühletin tasdikinden itibaren borcun %100 ünü 48 ay içinde eşit taksitlerle ödeyeceğini öngörmüşlerdir.
Üç aylık geçici mühletin sonunda komiser heyeti 01/10/2019 tarihli raporunu sunmuş, rayiçlerin tespiti işlemlerinin tamamlanmamış olması nazara alınarak 02/10/2019 tarihli celsede geçici mühletin İİK.nun 287/4 maddesi uyarınca 2 ay uzatılmasına karar verilmiştir.Beş aylık geçici mühletin sonunda komiser heyetinin 24/11/2019 tarihli raporunda özetle, 738 personel istihdamı sağladığı,geçici mühlet dönemi içinde faaliyetine devam ettiği, nakit sermaye artışı taahhüdünü 2.000.000 TL ye çıkarması gerektiğini, davacı şirketin rayiç değerlere göre +6.427.696,22 TL öz varlığı ile borca batık durumda olmadığını, hazırlanmış ön proje ile birlikte sunduğu kaynaklara göre projenin somut ve inandırıcı göründüğünü, kesin mühlet verilerek izlenebileceğini mütalaa etmişlerdir.Konkordato projesi mahkememizce de ciddi ve inandırıcı görülmüş, komiserlerin görüşlerine itibar edilmiş ve 04/10/2019 tarihli celsede İİK.nun 289/2 maddesi uyarınca 1 yıllık kesin mühlet verilmiştir.7226 sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre, konkordato sürelerinin 22/03/2020 tarihinden 15/06/2020 tarihine kadar (86 gün) durduğu, durma süresince alacaklılar ve borçlu şirketler için sonuçlarının aynen devam edeceği, durma süresinin başladığı tarih (22/03/2020 itibariyle) bitimine 15 günden az kalan sürelerin durma süresinden sonra başlamak üzere 15 gün uzayacağı düzenlenmiştir. Sürelerin durma tarihi olan 22/03/2020 tarihi itibariyle bitimine 15 günden fazla kalan sürelerin ise durma süresinin bitiminden itibaren aynen işlemeye devam edeceği anlaşılmaktadır. Cumhurbaşkanlığının 2480 sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Kararı ile, bu kez sürelerin 15/06/2020 tarihine kadar uzatıldığı görülmüştür.Davacı şirket hakkında 04/12/2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet verildiği, 1 yılın 04/12/2020 tarihinde dolacakken 7226 sayılı yasa uyarıca 86 günün bu süreye eklenmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, 02/12/2020 tarihli 3. Celse de kesin mühlete 86 günün eklenmesi ile 01/03/2021 tarihine uzatılmıştır.Yargılama boyunca yapılan incelemeler sebebiyle kesim mühlet 17/02/2021 tarihli celsede İİK.nun 289/5 md. uyarınca önce 4 ay(01/07/2021 tarihine kadar), 30/06/2021 tarihli celsede İİK.nun 289/5 maddesine göre bakiye süre olan 2 ay uzatılmış(01/09/2021 tarihine kadar); 01/09/2021 tarihli celsede İİK.nun 304/son maddesi uyarınca 2 ay (01/11/2021 tarihine kadar); 13/10/2021 tarihli celsede İİK.nun 304/son maddesi uyarınca 3 ay (01/02/2022 tarihine kadar); 26/01/2022 tarihli celsede İİK.nun 304/son maddesi uyarınca 23/02/2022 tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir. Süreç içinde tarihler takip edilerek belli dönemlerle güncel rayiçler teknik bilirkişilerce ek raporlarla tespit ettirilmiştir.
Kesin mühlet dönemi içinde de komiser heyeti ara raporları dosyaya sunmuş, mühlet içinde celse açarak davacı şirketten alacaklı olduklarını beyan edenler dinlenmiş; davacı şirketin mali durumu izlenmiş; komiser heyetinden sürecin gidişatı, alacaklılarla yapılan görüşmeler, kira, işçilik ücretleri, elektrik, su gibi rutin cari işletme giderlerinin süresinde ödenip ödenmediği, şirketin mali yapısı hususlarında mahkememizi, en geç üçer aylık dönemlerde kesin mühlet süreci hakkında ayrıntılı rapor tanzim etmeleri sağlanmıştır. Konkordato komiserleri, İİK.nun 299. Maddedeki usulle iadeli taahhütlü mektuplarla alacaklıların başvurularını toplamış, çekişmeli olan alacakları da bildirmiştir. Komiser heyetince çekişmeli alacaklarla ilgili 14/01/2021 tarihli raporunu ibraz etmiş; mahkememizce 15/02/2021 tarihinde çekişmeli alackalarla ilgili ara karar oluşturulmuş, komiserlerce hem borçlunun kendi kayıtları hem alacaklıların sunduğu belgelere göre alacaklıların nisap gücü belirlenmiştir. 03/08/2021 tarihinde alacaklılar toplantısı yapılmasına karar verilmiş, usulünce ilan edilmiş,belirlenen gün ve saatte 26 alacaklının hazır katılımı ile yapılmıştır.Alacaklılar toplantısından evvel, davacı şirket 25/07/2021 tarihinde ödeme şeklini revize etmiş; adi alacaklarını yıllık %6,75 faizle tasdikten itibaren 18 ay geri ödemesiz dönemden sonra başlamak üzere 42 ay eşit taksitler halinde ödemeyi vaad etmiştir. Toplantı günü bu revize ödeme teklifi görüşülerek oylanmıştır.İİK.nun 302. maddesinde belirtildiği gibi, Konkordato projesi; kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.Komiser heyetinin 17/08/2021 tarihli “Konkordatonun tasdiki hakkında gerekçeli rapor” başlıklı raporunda ayrıntısıyla açıklandığı üzere,toplam alacaklı sayısının 28 olduğunu, toplam alacak tutarının 8.837.866,54 TL olduğunu, 20 alacaklı tarafından Kabul oyu verildiği, Kabul oyu verenlerin alacakları toplamının 5.835.589,56 TL olduğunu, buna göre adi alacaklılar yönünden İİK.nun 302/3 maddesinin hem A hem B bentlerine göre nisabın sağlandığını, temliklerin kötüniyetle yapıldığını ortaya koyan somut bir bulgu olmadığını, teklifin kaynaklarla orantılı olduğunu, komiser onayı ile doğan bir borcunun olmadığını,30/06/2021 tarihi itibariyle güncel rayiç bilançosunun 37.366.165,90 TL olduğunu,19.987.251,52 TL ---------- ve vergi borcu olduğunu; bunların konkordatoya tabu olmaması sebebiyle bir yandan ödendiği ve davacı şirketin nihai kaynağının 17.378.914,38 TL olduğunu, rayiç bilançosuna göre özvarlığının +9.964.357,84 TL olduğunu ve borca batık durumda olmadığı, İİK.nun 206. Maddesinin .birinci sırasında yer alan imtiyazlı alacaklısının olmadığını, teminat yatırılmasını gerektiren bir bir borcunun olmadığını, ana para ve faiz ödemesi üzerinden binde 2,27 olarak yatırılması gereken harç tutarının 21.416,13 TL olduğunu, sonuç olarak pandemi sebebiyle de olumsuz etkilenen şirketin hedeflerine çok yaklaştığı, nihai projenin gerçekleşecek bir proje olduğunu belirtmişlerdir.
--------- Bankasının itirazları başta olmak üzere, resen görülen hususlar sebebiyle komiserlerden temliknamelerle ilgili inceleme yapmaları istenmiş; komiser heyeti 23/09/2021 tarihli raporunda, ---------- Bankası itirazı ile ilgili 41.527,91 TL kefalet borcu için de red oyu kullanıldığının sehven atlanmış olduğu, buna göre toplam alacak tutarının 8.837.866,54 +41.527,91 = 8.879.394,45 TL olduğunu buna göre de İİK.nun 302. Maddesinde belirtilen nisapların sağlandığını, şirket yetkilisi -----------, alacaklılardan ----------Ş nin davadan önceki bir tarihte satın alındığını ve ---------ş şirketinin alacağı temlik edilmese idi de ---------- ----------Ş adına oy kullanmasına engel bir durum olmadığı, diğer temliklerle ilgili olarak da şirket tarafından yapılmış bir ödeme olmadığı, temlik belgelerinin yazılı ve hukuken geçerli olduğunu, temlik alanların kafalarından geçenleri bilmelerinin mümkün olmadığını, İİK.nun 292/1-a,b,c maddelerinde düzenlenen iflas koşullarından hiç birisinin ---------- şirketi için mevcut olmadığını belirtmişlerdir.
Tüm ödemelerin yapılmasından sonra 17.378.914 TL kaynak fazlası kalması karşısında teklifin nasıl orantılı olacağı; şirket yetkilisinin şirketten gerçek bir alacağı olup olmadığı; geri ödemesiz 17 aylık sürenin İİK.nun 305/son maddesi uyarınca kaldırılması halinde şirket nakit akışının bunu kaldırıp kaldıramayacağı ve (başka davacılardan biri olan yargılama sırasında tefrik edilerek davası reddedilmiş olan diğer şirket) ---------Ş yönünden verilen red kararının, davacı ---------- şirketinin Kampanya şirketinin borçlarına kefaleti sebebiyle projesinin inandırıcılığını korumaya devam edip etmediği hususlarında komiser heyetinden yazılı görüş alınmasına karar verilmiştir. Komiser heyeti 28/01/2022 tarihli raporunda ortağın şirketten olan alacağından feragat etmesi şartıyla 31/12/2022 tarihinden itibaren 48 ayda yıllık %6 faizle ödeme yapabileceğini, şirket nakit döngüsünün bu tarz bir müdahaleye uygun olduğunu, şirket yetkilisi ---------- nakit ve şahsi çek şeklinde kasa kolaylığı sağlaması için 2019 yılı içinde mühletten öncesi muhtelif dönemlerde şirkete para koyduğunu, gerçek alacaklı göründüğünü, Kampanya şirketi yönünden verilen red kararının davacı----------- şirketinin projesinin geçerliliğini ortadan kaldırmayacağını, ödemesiz 2022 yılı sonunda ilave 7 milyon civarında kar elde ihtimalinin olabileceğini, bu sebeple olumsuz bir etki yaratmayacağını belirtmiştir.Komiser heyetinin yürüttüğü sürecin ve tasdik koşullarının gözden geçirilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş; ---------- ile ----------- bilirkişi olarak tayin edilmiştir.Bilirkişiler --------- ve ---------, 24/01/2022 tarihli raporunu sunmuş, bilirkişiler özetle, ------- İl Özel İdaresi ile yapılan “Kira ve Yapım Sözleşmesi” ne göre davacının taşınmaz üzerinde hak sahibi olmadığı, özel maliyetler kaleminin rayiç bilançosunda 0 olarak alınması gerektiğini, komiser heyetinin bu kalemi rayiç bilançoda esas alması sonucu şirketin borca batık çıkmadığı, makul güvence raporunda da aynı yerin binalar hesabında gösterildiğini, bunun da hatalı olduğunu, gerçekte şirketin +12.602.416,04 TL borca batık durumda olduğunu, 2021 yılı dönemi incelendiğinde dönem net zararının -881.884,57 TL olduğunu, komiser heyetinin projenin gerçekleşebileceğini belirttiğini, bilirkişi heyetindeki uzmanlardan ---------- bu hususta şirketin mühlet sürecini takip eden komiser heyetinin görüşüne itibar edilmesi gerektiğini, diğer uzman ---------- ise projenin hayata geçemeyeceği düşüncesinde olduğunu, zira revize projede somut ve ölçülebilir veriler olmadığını, öngördüğü faaliyet karını elde etme ihtimalinin somut olarak ortaya konamadığını, İİK.nun 305. Maddesine göre şirket yetkilisinin şirketten olan alacağı ile ilgili oy kullanmasına engel yasal bir engel olmadığını, İİK.nun 302/4 maddesinin tüzel kişiler için yorum yoluyla genişletilemeyeceğini , çok sayıda temlik ilişkisi olduğunu, komiserlerin raporlarına göre borçlu şirketten bir para çıkışı görünmediğini, bu durumda temlik alan üçüncü kişilerin menfaatine bir durum görünmediğini, temlike konu alacak için tek oy hakkı verilerek (1. İhtimal): yahut kaç tane temlik almış olursa olsun alacaklı tek kabul edilerek yapılan (2. İhtimal) hesaplamaya göre her iki türlü de alacaklı sayısının ve alacak tutarının yarısının aşıldığını ve nisapların sağlanmış olduğunu, borçlu şirketin 20 milyon TL kamu borcu olduğu bulunduğu dikkate alındığında alacaklıların daha lehine bir ödeme takviminin oluşturulmasının mümkün olmadığını bu sebeple teklifin kaynaklarla orantılı olduğunu, konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların daha lehine olduğunu, teminata başlanması gereken bir alacak olmadığını, faiz dahil davacı şirketin 9.243.559,68 TL ödeme yapacağını, buna göre yatırılması gereken harcın 20.982,88 TL olduğunu, davacı şirketin Ocak 2023 tarihinden itibaren %6,75 faizle 48 (gerçekte proje 42 ay olmasına rağmen bilirkişi raporunda hatalı yazılmıştır)aylık süreçte eşit olarak ödeme yapma planının tasdik edilebileceğini belirtmiştir.Bilirkişi raporunun olumsuz olarak tespit ettiği hususlarla ilgili 26/01/2022 tarihli celsede komiser heyetinden yazılı rapor istenmiş; komiser heyeti 04/02/2022 tarihli raporunu sunmuştur. Komiser heyeti bu raporda, alacak temliklerinin geçerli olduğuna dair, şirket yetkilisinin gerçek alacaklı olduğuna dair görüşlerini muhafaza ettiklerini, şirketin rayiç bilançosuna ilişkin olarak binanın davacı tarafından inşa edilmiş olması, sözleşmeye göre devir hakkının olması sebebiyle rayiç bilançoda yer alması gerektiği, arsanın mülkiyeti davacıya ait değilse de üstüne inşa ettiği binanın bir değerinin olduğu ve devir hakkı olduğu için de 0 kabul edilemeyeceğini, revize projenin öngörülebilir somut verilere dayandığını, gerçekleşme ihtimalinin bulunduğuna dair görüşlerinin değişmediğini belirtmiştir.Mahkememizce hem bilirkişi heyetindeki tespitler hem de komiser heyetinin tespitleri serbestçe değerlendirilmiştir. Davacı şirketin konkordato talebine ilişkin üstünde durulması gereken hususlar, mali verilerinin doğru, dürüst aktarılıp aktarılmadığı, buna göre borca batık olup olmadığı, elde ettiği faaliyet karı ile borçlarını ödeme yeterliliğine sahip olup olmadığı; yapılan çok sayıda temlik ilişkisinin nisabı sağlamak amacıyla kötüniyetle yapılıp yapılmadığı, nisabın nasıl hesaplanması gerektiği, şirket yetkilisinin şirketten olan alacağına ilişkin oy hakkı olup olmadığıdır.
Temliklerin parçalı olması, temlik alan bir kişinin birden fazla alacağı kısım kısım temlik almış olması üzerinde durulmuş; nisabın sağlanması için açık kötü niyetin varlığı ortaya konamamıştır. Temlikler sonucu bankaların alacakların üçüncü kişilerce ödendiği sabittir. Burada, temlik olunan alacağın sayısını değil alacaklı (kafa) sayısını esas alarak nisabın tuttuğu görülmelidir. Bir alacaklının iki ayrı alacağı temlik almış olması durumunda bu alacaklının oyu tektir. Bir alacaklı bir alacağının birazı için kabul birazı için red oyu veya şartlı şekilde kabul oyu veremeyecektir. Buna göre, bir kişi parçalı şekilde 2,3 alacağı temlik almış ise de bu alacaklıya tek oy hakkı verildiğinde, yasal çoğunluk sağlanmaktadır. Bu kabule göre toplam 21 alacaklıdan 13 ü kabul oyu vermiş; 7.642.863,86 TL toplam alacaktan kabul oyu verenlerin alacak toplamı 4.592.067,85 TL tutmuş ve yasanın aradığı nisabın hem alacaklı sayısı hem alacak miktarı bakımından %60 civarında sağlandığı görülmüştür. --------- ve ----------, raporunda her iki seçeneğe göre de hesaplama yapmış, her iki ihtimalde de nisabın sağlandığını belirtmiştir.(Raporun,24-26 sayfalarında ayrıntılı gösterilmiştir.) Mahkememizce raporda belirtilen ikinci seçeneğe göre, alacaklının tek oy hakkı olduğu ihtimaline göre nisabın sağlanmış olduğu görüşü benimsenmiştir.
Şirket yetkilisinin şirketten olan alacağı üzerinde de durmak gerekirdi ancak, son celse şirket yetkilisi şirketten olan 1.243.521,71 TL lik alacağından feragat etmiş, bu hususun yarattığı sorun ve tereddütler ortadan kalkmıştır. Toplamda 8 milyona yakın alacakta şirket yetkilisinin kabaca 1,2 milyon civarında alacağı ciddi bir yer kaplamaktadır. Şirket yetkilisinin feragati alacakılar yararına olumlu etkiye sahiptir, Bilirkişi heyeti raporunda şirket yetkilisinin alacağı yok (0) kabul edilerek hesaplama yapılmış olduğundan ve mahkememizce de nisabın sağlandığı kabul edilmiş olduğundan bu feragatin (şirket yetkilisinin kabul oyunun çıkarılmasının) nisaba olumsuz bir etkisi de olmamıştır.İtiraz eden alacaklıların itirazları araştırılmış, irdelenmiş ancak hüküm sonucunu değiştirmeye elverişli görülmemiştir. Temlik ve nisaba dair itirazlar yukarıda tartışılmıştır. Bir başka itiraz da şirketin borcu batık olmasına dairdir. Davacı şirketin konkordato teklifinin tasdiki bakımından bora batık olup olmasının kural olarak tasdik kararı verilmesi için dava şartı bağlamında belirleyiciliği yoktur. Borca batık olan şirketin de konkordato teklifi teorik olarak tasdik edilebilir. Şirketin öz varlığı, borca batık olup olmama durumu, projenin ciddi ve inandırıcı olup olmadığını, şirketin borçlarını teklif ettiği süre ve miktarda ödeme gücüne sahip olup olmadığını tayin ederken önem arz eder. Komiserlerce davacının bu ödeme gücüne sahip olduğu mütalaa edilmiş, aksi ortaya konmamıştır. Kaldı ki davacı şirketin borca batık olmadığı kabul edilmiştir. Bu noktada tartışma yaratan husus, bilirkişi -----------, davacı şirketin ----------- İl Özel İdaresi'ne ait arsada davacının inşaa ettiği taşınmazın rayiç bilançosunda hesaba katılmasına itiraz ettiği; bu taşınmaza ilişkin 17.122.674,65 TL tutarın rayiç bilançosundan çıkarılması gerektiğidir. Gerçekten de 17 milyon civarındaki tutar varlıklardan çıkarıldığında şirket borca batık durumda olmaktadır. Ancak komiser heyetinin ayrıntılı şekilde 02/02/2022 tarihli raporunda izah ettiği üzere, bu taşınmaz üzerinde davacının, İl Özel İdaresi ile yaptığı sözleşme gereği 25 yıllık süre boyunca kiraya verme hakkı olduğu, bu hakkı başkasına devretme hakkı olduğu; bu durumda davacı şirket için binanın bugün itibariyle pazarda parasal bir karşılığının olduğu, teknik anlamıyla rayiç bir değerinin olduğu anlaşılmaktadır. O halde rayiç bilançosunda yer verilmesinin de usulsüz olmadığı kabul edilmiştir. Özetle, davacı şirket yönünden; tasdik durumunda iflas halinde alacaklıların eline geçecek olan miktardan daha çoğunun geçeceği (İİK.nun 305/1-a), teklifin kaynaklarla orantılı olduğu, (İİK.nun 305/1-b), borçlunun dürüst olduğu, komiser talimatlarına uyduğu, alacaklıları zarar uğratma davranışı içinde olmadığı (İİK.nun 292/1-c), adi alacaklar yönünden teklifin (alacaklıların ve alacakların ½’si) nitelikli çoğunluk tarafından kabul edildiği (İİK.nun 302,305/1-c), projenin inandırıcılığı ve ciddiyetini koruduğu, tasdik harcının yatırıldığı (İİK.nun 305/1-e), teminat şartının sağlandığı (İİK.nun 305/1-d), komiserlerin karar vermeden evvel mahkememizde dinlendiği (İİK.nun 304/1), böylece konkordatonun tasdiki koşullarının tümünün oluştuğu anlaşılmış, konkordatonun tasdiki talebi kabul edilmiştir. Bu gerekçelerle mahkememizin ---------- E, ---------- K sayılı kararla verilen tasdik kararı, istinaf edilmiş, --------- K sayılı kararla istinaf başvurularının esastan reddine kararı verilmiş, bu karar da temyiz edilmiştir. ---------- K sayılı kararla, temlik edilen alacak tutarları düşünüldüğünde temlik alanların oylarıyla nisabın sağlanmış olduğu ve temlik alacaklılarının iyiniyetli olduklarından söz edilemeyeceği, ayrıca 10 ay ödemesiz dönem ile vadenin 42 ay olmasının borçlu le alacaklılar arasındaki dengeyi borçlu lehine bozar nitelikte olduğu, bu durumda konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, güncel rayiçlere göre borca batık olması halinde iflasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası dosya mahkememizin iş bu esas sırasına kaydedilmiştir. Davacı şirketin 1 aylık mühlet hakkı kaldığı görülmüş, buna göre duruşma günü tayin edilmiş, şirket malvarlığının korunması için mühletin ve tedbirlerin devamına karar verilmiş, güncel rayiç özvarlığın tespiti için teknik bilirkişilerden rapor alınmıştır. Makina mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanı güncel tespitlerini sunmuştur.Komiser heyeti 27/02/2025 tarihli raporunu sunmuş, davacı şirketin güncel rayiç özvarlığının 26.069.490,14 TL olduğunu ve borca batık durumda olmadığını, tasdikten sonraki tüm taksit ödemelerinin gecikmeden yapıldığını, şirketin faaliyetine devam ettiğine, temlik alan alacaklıların genelde aynı kişiler olduğunu, temliklerin noterde yapıldığını, alacakların gerçek bir alacak olmadığına dair geçmişte bir itirazın olmadığını, davacı şirketin iflasını gerektiren olumsuz bir sebebin olmadığını belirtmişlerdir.
Belirlenen ve İİK.nun 304/son maddesine göre ilan edilen duruşmada bozma ilanına uyulmuş, bozmada belirtilen gerekçelerle parçalı temliklerle nisabın sağlanmış olması dürüstlük ilkesine uygun görülmemiş; bu itibarla konkordato talebinin reddine, şirketin güncel rayiç özvarlığının pozitif olduğu görülmekle, İİK.nun 292. Maddesine göre diğer iflas sebeplerinin de olmadığı görülerek iflas verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1--------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ---------sicil numarası ile kayıtlı davacı ---------- ŞİRKETİ'nin kesin mühletinin kaldırılarak, konkordatonun tasdiki talebinin REDDİNE;
2-Koşulları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
3-Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine,
4-Tedbirlerin kaldırılmasına ilişkin işbu kararın ----------- ve ------------- ilan portalında ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına,
5-İİK'nun 288/3 maddesi uyarınca gerekli kurumlara bildirimlerin yapılmasına,
6-Alınması gerekli 615,40-TL harcın davacı tarafça yatırılan 44,40-TL harçtan mahsubuyla bakiye 571,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Temyiz Kanun yolu açık olmak üzere davacı şirket yetkilisi ----------, davacı vekili ile alacaklı olduklarını beyan eden vekillerin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/03/2025