T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/15 Esas
KARAR NO : 2025/774
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/02/2018
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin işvereni -------Ş. Olan yüklenicisi bulunduğu------ Mahallesi -------- 17. Km'de bulunan iş sahasında inşa edeceği güneş enerişisinden elektrik üreten sistem yapım işine istinaden, iş sahasında doğması muhtemel bazı zararlar için ilgili sahayı davalı şirketten montaj konulu poliçe ile sigorta ettirdiğini bu sigortanın ticari usullerde all risk olarak tabir edilen ve bütün riskleri kapsayan bir sigorta türü olduğunu kamera kayıtlarından da görüleceği üzere 08/12/2015 tarihinde gece 03:00 sularında bir grup kimliği anlaşılmayan şahıs tarafından müvekkilinin inşasını sürdürdüğü yaklaşık 80.000 metre kare genişliğindeki iş sahasının arka tarafına geldiklerini, 2 metre ve 5 metre yüksekliğindeki telleri kesip devirerek inşaat sahasına girdiklerini muhtelif bölgelerden yaklaşık 8000 metre uzunluğunda kabloyu aldıklarını sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını davalı sigorta şirketi tarafından hazırlatan ekspertiz raporları uyarınca müvekkilinin KDV dahil toplam zararının 229.407,70 TL olduğunun açıkça belli olduğunu belirterek 229.407,70 TL'nin başvurunun tebliğ tarihi olan 14/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, her türlü yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda hırsızlık eylemlerinin öğrenildiği tarihin 08/12/2015 tarihi olduğunu zaman aşımının başlangıç süresinin 5 günlük ihbar süresinin ilavesi ile 14/12/2015 tarihi olduğunu hırsızlık olayının müvekkili şirkete 15/12/2015 tarihinde ihbar edildiğini davacı tarafın aynı hırsızlık olayına dayalı olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydı ile 50.000,00 TL'lik kısmını müvekkili şirketten montaj sigorta poliçesinden tahsili için ------- esas sayılı dosyası ile 16/11/2016 tarihinde açtığı davanın hukuki yarar nedeniyle usulden reddedildiğini davacının aktif dava ehliyetine haiz olduğunu ispat etmesi gerektiğini müvekkili şirketin davaya konu hasarla ilgili yapmış olduğu inceleme ve araştırmalar sonucunda inşaat sigortası genel şartları ve hırsızlık rizikosu kapsamında yapılan değerlendirmelerde inşaat sahası çevresinin minimum 2 metre yüksekliğinde tel/çit ve/veya panel ile kapatılmış/çevrelenmiş olması ve malzemelerin kilitli depolarda ve 24 saat bekçi gözetiminde bulundurulması şartının yerine getirilmediğini ve ayrıca "geçici kabulü yapılan kullanıma açılan tamamlanan kısımlar ile ilgili teminat sona erecektir" özel şartı uyarınca davacıya tazminat ödeme imkanı bulunmadığından sigortalının hasar tazmin talebini reddettiğini belirterek zaman aşımı definin kabulü ile davanın bu miktar için zaman aşımından reddine, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın husumet yönünden reddine, müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın esastan da reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle; davacıya ait --------- ilçesindeki güneş enerji santralinde 08/12/2015 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle uğranılan zararın sigorta şirketinden tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.Mahkememizin ------- Esas, -------- Karar sayılı kararında; " ...Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava davacıya ait --------- ilçesindeki güneş enerji santralinde 08/12/2015 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle uğranılan zararın sigorta kapsamında olup olmadığına ilişkindir. Hırsılık olayının meydana geldiği, zararın 229.407,70 TL olduğu dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre sabittir. Taraflar arasındaki esas uyuşmazlık hırsızlık olayının olmaması için poliçede belirlenen nitelikte önlemin alınıp alınmadığıdır. Dosyada bulunan fotoğraflardan anlaşılacağı üzere dava konusu hırsızlığın gerçekleştiği şantiye alanının tel örgülerle kapalı olduğu, hırsızların öncelikli olarak bu tel örgüyü kesmek suretiyle alanın içerisine girdiği, hırsılığa konu olan eşyaların kapalı depoda bulunduğu, güvenlik görevlisinin mevcut olduğu bu haliyle davacının gerekli güvenlik önlemlerini almış varsayıldığı, hırsızlık nedeniyle meydana gelen zararın sigorta poliçe kapsamında olduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. ..." şeklinde gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalının istinaf başvurusu üzerine, --------- sayılı kararında; "..olayda hırsızlık vakıasına konu kabloların bir kısmı kilitli depoda muhafaza edilen kablolar iken diğer bir kısım ise iş sahasında kanallara serili halde bulunan kablolar olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda ifade edildiği üzere her ne kadar inşaat sahası çevresinin 2 metre tel örgü üzeri jilet tel ile çevrili olduğu ve şantiye güvenliği iki bekçi tarafından sağlanmış ise de çalınan kabloların bir kısmı kilitli depolarda bulunmadığından iş sahasında kanallara serili halde çalınan kablolar yönünden belirlenecek hasarın poliçe özel şartları uyarınca teminat dışı kaldığı kabulü gerekir. O halde mahkemece, bilirkişi heyetinden alınacak ek rapor ile dosyaya sunulan hasar dosyası, ekspertiz raporu üzerinde inceleme yapılarak sadece depo içerisinde çalınan kablolar yönünden zarar miktarı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken çalınan tüm kabloların kapalı depoda bulunduğu kabul edilerek karar verilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre de; davalının zamanaşımı defi yönünden değerlendirme yapmadan işin esasına geçilmesi doğru görülmemiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 1420. Maddesi ''(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.'' 1427. Maddesi ise ''... (2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. ... (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.'' hükmünü düzenlemiştir. Mal sigortalarında TTK'da ayrı bir hüküm olmadığından sigorta hukuku genel hükümlerdeki bu madde mal sigortalarında da uygulanır. Yangın Sigortası Genel Şartlarının B.I. 1/1. maddesine göre sigorta ettiren/sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmakla yükümlüdür. 6102 Sayılı TTK ve Yangın Sigortası Genel Şartları hükümleri birarada değerlendirildiğinde; sigorta tazminatının rizikonun gerçekleşmesinden itibaren 5 günlük süre içerisinde yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı, 5 günlük süre içerisinde ihbar yapılmamış olması halinde 45 günlük sürenin 5 günlük ihbar süresinden sonra başlayacağı sonucuna varılmaktadır. TTK 1427/4. maddesinde yer alan "borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer" hükmü gereğince sigorta tazminatı bakımından muacceliyet tarihi aynı zamanda temerrüt tarihidir. Öte yandan Türk Borçlar Kanunun 154.maddesinde zamanaşımını kesen durumlar açıklanmıştır. Hükme göre, borçlunun borcunu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre başlar (TBK m.156/1). Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; rizikonun 08/12/2016 tarihinde gerçekleştiği, 15/12/2016 günü sigorta şirketine ihbar edildiği, birinci eksper raporunun 19/04/2016, ikinci kesin eksper raporunun 15/08/2016 tarihinde düzenlendiği, ekspertiz raporu uyarınca hasarın teminat kapsamında olmadığından talebin reddine karar verildiği, davalının ödeme konusunda alacağı zamanaşımına uğratma gayesiyle davacıyı oyalama kastı olduğuna ilişkin dosyaya sunulmuş bilgi ve belge olmadığı, dolayısıyla davalının zamanaşını define dayanması TMK 2. Maddesi kapsamında iyiniyet kuralına aykırılık oluşturmadığı görülmüştür. Buna göre 5 günlük ihbar süresinin bitiminden itibaren 45 gün sonrasında yani 27/01/2016 tarihinde alacağın muaccel olduğu, işbu davanın 19/02/2018 tarihinde açıldığı, diğer yandan davacı taraf aynı hırsızlık olayına dayalı olarak HMK 107. Maddesi kapsamında şimdilik 50.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere -------- E.Sayılı dosyası ile 16.11.2016 tarihinde açtığı belirsiz alacak davasının, sigorta ettiren davacının dosya kapsamı itibariyle alacağını belirlemesi mümkün olup böyle bir durumda belirsiz alacak davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Bu durumda davacının davaya konu ettiği talepler içerisinde yer alan 50.000,00 TL ve fer’ileri yönünden davacı sigorta ettiren davalı aleyhine zamanaşımı süresi içinde -------- E.Sayılı dosyası ile dava açtığından, açılan dava ile dava edilen alacak yönünden TBK 154 ve 156 maddeleri uyarınca kesilen zamanaşımı aynı sürede 16/11/2016 tarihinde yeniden işlemeye devam ettiğinden dava tarihi itibariyle davacının işbu davada talep ettiği zarar kalemleri içerisinde yer alan 50.000,00.-TL ve fer’ileri için zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacının 50.000,00 TL dışındaki diğer talepler yönünden ise davacı vekili, davalı tarafın davacıya toplam 95.248,39 TL teklifte bulunduğunu beyan ederek buna ilişkin tazminat makbuzu ve temliknameler dosyaya sunulmuştur. Dosyaya sunulan ve davalı tarafça itiraz edilmeyen e-mail içeriklerine göre davalının bir kısım tazminat ödemeyi kabul ettiği, teklif edilen tazminat tutarının kabul edilmesi durumunda 01/09/2016 tarihli 54.659,00 TL ile 38.699,39 TL tazminat makbuzu ve temlikname düzenlendiği görülmüştür. TBK m. 154/1'e göre borçlunun borcunu kabul ettiğini gösteren, borcun kısmen ödenmesi, güvence verilmesi gibi fiiller bizzat borçlu tarafından veya onun onayı ile üçüncü şahıs tarafından yapıldığı takdirde zamanaşımı kesilir. Davalı tarafça, talep edilen alacağın tamamı kabul edilmemiş, sadece 95.248,39 TL'lik kısmı kabul edildiğine göre kabul edilen miktar bakımından zamanaşımının 01/09/2016 tarihinde kesildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda TBK 154 ve 156 maddeleri uyarınca kesilen zamanaşımı aynı sürede 01/09/2016 tarihinde yeniden işlemeye devam ettiğinden dava tarihi itibariyle davacının işbu davada talep ettiği zarar kalemleri içerisinde yer alan toplam 95.248,39 TL ve fer’ileri için zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Buna göre -------- Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan alacak davasında talep edilen 50.000,00 TL ile davalı tarafça kabul edilen 95.248,39 TL olmak üzere toplam 145.248,39 TL alacak yönünden zamanaşımı süresi dolmadığı, bakiye 84.159,31 TL alacak talebinin ise dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken zamanaşımı konusunda değerlendirme yapılmadan işin esasına geçilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine oy birliği ile varıldığı.." şeklinde gerekçe ile istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstinaf kararı doğrultusunda dosyanın rapor sunan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 12/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "..tüm deliller ve kök rapor tespitleri birlikte değerlendirildiğinde, hırsızlık fiili poliçe hırsızlık klozu kapsamındaki giriş yöntemleriyle örtüşür biçimde gerçekleştirilmiş; istinaf kararının çizdiği sınırlar içinde yalnız depo/fambar alt kümesi yönünden ve 08.12.2015 olay tarihi rayicine göre yapılan hesapla, -------- tek damarlı bakır kabloların malzeme bedeli 105.013,88 TL (KDV hariç) olarak belirlenmiştir, Depo alt kümesinde kabloların tamamının makara ile birlikte götürülmüş olması sebebiyle sovtaj tenzili uygulanmamış; KDV'nin uygulanması (özel şartta öngörülen yansıtma faturası ve indirime konu etmeme koşullarına bağlı olarak) ile hırsızlık muafiyetinin tatbiki konuları, kök raporla benzer şekilde, sayın mahkemenin hukuki takdirine bırakılmıştır. Kanal güzergâhındaki kesik/götürülemeyen kablo kalemleri ve kök rapordaki bileşik (kanal * depo) toplam, BAM kapsam daraltması sebebiyle bu ek raporun teknik sonucu dışında tutulmuştur; temerrüt ve zamanaşımı yönünden değerlendirme ise dosyadaki tarihler (eksper raporu 19.04.2016; sigortacıya son evrak 14.10.2016) ışığında yine mahkemenin takdirine aittir. Bu itibarla, ortaya konulan rakam ve yöntem, istinaf kararı gereğince denetime elverişli, kapsamı netleştirilmiş ve kök raporla uyumlu teknik tespit mahiyetinde.." şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı itiraz dilekçesi sunulduğu, raporun denetime elverişli olması sebebi ile itirazların reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava davacıya ait --------- ilçesindeki güneş enerji santralinde 08/12/2015 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle uğranılan zararın sigorta kapsamında olup olmadığına ilişkindir. Hırsılık olayının meydana geldiği, toplam zararın 229.407,70 TL olduğu dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre sabittir. Taraflar arasındaki esas uyuşmazlık hırsızlık olayının olmaması için poliçede belirlenen nitelikte önlemin alınıp alınmadığıdır. olayda hırsızlık vakıasına konu kabloların bir kısmı kilitli depoda muhafaza edilen kablolar iken diğer bir kısım ise iş sahasında kanallara serili halde bulunan kablolar olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda ifade edildiği üzere her ne kadar inşaat sahası çevresinin 2 metre tel örgü üzeri jilet tel ile çevrili olduğu ve şantiye güvenliği iki bekçi tarafından sağlanmış ise de çalınan kabloların bir kısmı kilitli depolarda bulunmadığından iş sahasında kanallara serili halde çalınan kablolar yönünden belirlenecek hasarın poliçe özel şartları uyarınca teminat dışı kaldığı kabul edilmiştir. Yukarıda belirtilen istinaf kararındaki gerekçeler doğrultusunda, toplam 145.248,39 TL alacak yönünden zamanaşımı süresi dolmadığı, bakiye 84.159,31 TL alacak talebinin ise dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolması nedeniyle davacının talep ettiği 84.159,31 TL yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine kakar verilmiştir.
Teminat kapsamında olan hasarın belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor alınmıştır. Bilirkişilerce sunulan ek rapora göre, yalnız depo/fambar alt kümesi yönünden ve 08.12.2015 olay tarihi rayicine göre yapılan hesapla, ------- tek damarlı bakır kabloların malzeme bedeli 105.013,88 TL (KDV hariç) olarak belirlenmiştir. Poliçe muafiyet şartı başlığı altında hırsızlık olayı başına %10 (asgari 5.000,00 Euro ) olacak şekilde muafiyet uygulanması gerektiği belirtildiğinden bişlirkişilerce bulunan 105.013,88 TL’den 5.000 Euro karşılığı olan (olay tarihinde 1 Euro efektif satış kuru 3,1223 TL) toplam 15.661,50 TL zarardan mahsup edilmiş ve davacının 89.352,38 TL üzerinden davanın kabulüne, davacının talep ettiği bakiye 55.896,01 TL yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı her ne kadar sovtaj indirimi yapılmasını talep etmiş ise de; istinaf kararı doğrultusunda sadece depo içerisinde muhafaza edilen kablolar yönünden hespalama yapılmış olup, bu kablolar makaraları ile birlikte hırsızlanmış olup geriye hesaplanacak herhangi bir sovtaj kalmadığından sovtaj indirimi yapılmamıştır. KDV dahil hesaplama yapılabimesi için özel şartlarda düznenenen yansıtma faturası ve KDV indirimine konu etmeme şartları gerçekleşmediğinden KDV hariç hesaplama yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
a- 89.352,38 TL’nin 14.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b- Davacının talep ettiği bakiye 55.896,01 TL yönünden davanın reddine,
c- Davacının talep ettiği bakiye 84.159,31 TL yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-Alınması gerekli 6.103,66 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.917,71 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.185,95 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 3.917,71 TL peşin harç toplamı olan 3.953,61 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 7.400,00 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan (%38,95 Kabul %61,05 Ret) 2.882,24 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen toplam 162,50 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan (%38,95 Kabul %61,05 Ret) 99,21 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/10/2025