T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/746 Esas
KARAR NO: 2025/72
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 08/08/2024
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi -----------, 18.08.2015 tarihinde iş kazası geçirmiş olduğunu, dava dışı --------- Başkanlığının işçi --------- yapmış olduğu ödemeler için ilk peşin sermaye değerinin geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi giderleri ve diğer alacak kalemleri için müvekkili şirket aleyhine ---------- Sayısı ile dava açmış olduğunu, dava konusu iş kazası ----------- ödemeleri ve sair rizikolar davalı --------- Şirketine --------- poliçe ve ---------- numaralı ve 03.12.2014 düzenlenme tarihli işveren sorumluluk poliçesi ile sigorta ettirilmiş olduğunu, bu dava dosyasında işbu davanın davalısı olan sigorta şirketine davanın ihbar edilmiş olduğunu ve davalı tarafın davadan haberdar olduğunu, --------- sayılı ilamı ile davanın kabulüne, 104.962,66 TL peşin sermaye değerinin tahsis onay tarihi olan 21.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine, 2.292,04 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin yasal faiziyle ödenmesine karar verilmiş olduğunu, yerel mahkeme kararına karşı yapmış oldukları istinaf kanun yolu incelemesi neticesinde --------- sayılı ilamı ile istinaf başvurularının reddine karar vermiş olduğunu ve ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmiş olduğunu, dava dışı ---------- Başkanlığı tarafından --------- İcra Müdürlüğü' nün --------- esas sayılı dosyasında ilamlı icra takibinin başlatılmış olduğunu, ilamlı icra takibinin başlatılması ve istinaf kanun yoluna başvurulmasının takibi durdurmamasını ve davalı sigorta şirketlerinin dosya borcunun ödememesi nedeniyle müvekkil şirketin haciz baskısıyla icra dosya borcunu ödemek zorunda kalmış olduğunu, müvekkil şirketin 26.05.2022 tarihinde icra dosyasına 205.300,00 TL ödeyerek icra dosyasını infazen kapatmış olduğunu, müvekkil şirketin dava dışı ---------- tarafından başlatılan icra takibine yapmış olduğu ödemeden davalı tarafın poliçede yazılı teminat limiti ile sorumlu olduğunu, ödedikleri bedelin davalı sigorta şirketinden tahsili için yapmış oldukları başvurulara olumlu dönüş olmadığından öncelikle ticari dava zorunlu dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmamış olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlanması üzerine işbu davayı açma gereğinin hasıl olmuş olduğunu, müvekkil şirketin ---------- İcra Müdürlüğü' nün ---------- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu 205.300,00 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davaya konu talep iş kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat talebine ilişkin olduğundan Borçlar Kanunu 73 gereği de zamanaşımı süresi dolduktan sonra huzurdaki dava açıldığını, konu dosyada ödeme sigortalı tarafından 26.05.2022 tarihinde ödendiğini, ödemenin üzerinden 2 yıllık rücu zamanaşımı dolduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı işçinin geçirdiği iş kazası neticesinde açılan --------- E. -------- K. sayılı dosya nedeniyle müvekkili sigorta şirketi tarafından davacı sigortalı ---------- Şti.' ne 9.01.2017 tarihinde 63.750,00-TL ödeme yapıldığı ve poliçe limiti bu tutar kadar tüketildiğini, yine aynı iş kazası ile ilgili --------- tarafından işgöremezlik ve tedavi harcamalarının rücusu amacıyla sigortalı ---------- Şti'ye borç bildiriminde bulunulduğu ve bu borç bildirimi için müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı ---------- Şti.'ne 5.11.2018 tarihinde 21.491,00 TL ödeme yapıldığı ve poliçe limiti bu tutar kadar tüketildiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı davacı -------- Şti'ne yapılan ödemelerin dikkate alınarak varsa dahi sorumluluğunun bakiye limit ile sınırlı olduğuna, dava talebine konu dava ve icra dosyasında taraf olmadığından alınan raporların ve kurulan hükmün kabulünün mümkün olmadığına, poliçede taşeron teminatı olmadığından taleplerin reddine, talebe konu rücu dosyasında sigortalı kusuru olmadığından taleplerin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığına, varsa dahi müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sadece bakiye limit ile sınırlı olduğuna, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, tazminat davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, dava dışı davacının işçisi olan --------- geçirdiği iş kazası nedeniyle ----------- davacıdan tahsil ettiği tazminatın davalı sigortadan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı, dava zamanaşımının geçip geçmediği, sigorta limitinin dolup dolmadığı, sigortanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm delillerin toplandığı, -------- İcra Müdürlüğü ------- esas sayılı dosyası, --------- poliçe nolu poliçe ve ---------- numaralı 03/12/2014 düzenleme tarihli işveren sorumluluk poliçesi ve ilgili belgeler, ---------- Genel İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı dosyası, ---------- İş Mahkemesi --------- E., ---------- K. Sayılı sayılı dosyası vs tüm belge ve dokümanların celp edilerek dosya içerisine celp edilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 1420.maddesinde yukarıda yer verildiği üzere iki yıl ve altı yıllık zamanaşımı süreleri belirlenmiştir. TTK'nın 1482.maddesinde ise sorumluluk sigortaları yönünden on yıllık zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Ancak belirlenen bu on yıllık süre madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere sadece tazminat talepleri için geçerli olup, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan diğer talepler yönünden TTK'nın 1420.maddesi belirlenen iki yıllık zamanaşımı süresine bakılacaktır. Yine genel hükümlere ilişkin TTK'nın 1420. maddesine göre belirlenen zamanaşımı süresi rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren başlarken, 1482.maddesinde belirlenen zamanaşımı süresi ise sigorta konusu olayın gerçekleştiği tarihte başlamaktadır. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 15.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi de sorumluluğu doğuran olayın gerçekleştiği tarihinden itibaren işlemeye başlamaktadır.Davacı ile davalı arasında sigorta ilişkisi olduğundan, aralarındaki ilişkide uygulanması gereken düzenleme TTK'nın 1482.maddesi değil, 1420.maddesidir. TTK'nın 1420.maddesi gereğince de zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden itibaren 2 yıl olarak hesap edilmesi gerekmektedir.Ayrıca TBK'nın 73.maddesinde rücu isteminde zamanaşımı özel olarak düzenlenmiştir. Bu hükme göre, "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.---------- sayılı kararında açıklandığı gibi rücu hakkı; başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan, alacaklıyı tatmin eden kişi, alacaklının hakkından bağımsız kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı, bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel olur. Bu nedenle, rücu hakkı için hakkın doğduğu andan itibaren zamanaşımı başlamaktadır. Diğer bir deyişle; davacının rücu davasını açabilmesi için belirlenen tazminatın ödenerek paranın davacıdan çıkmış olması gerekir.Somut olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresi gerek TTK'nın 1420.maddesi gerekse TBK'nın 73.maddesi uyarınca 2 yıldır, zira davacı, dava dışı işçiye ödediği bedelden sigorta sözleşmesi gereği davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik eldeki davayı açmış ve alacak ödeme yaptığı anda muaccel hale gelmiştir. Bu nedenle zamanaşımı süresinin, davacı tarafça icra dosyasına yapılan ödeme tarihleri itibariyle hesap edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından icra dosyasına 26/05/2022 tarihinde ödeme yapılarak işveren sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsil istemiyle 06/06/2024 tarihinde arabulucuya başvuru yaptığı, arabuluculuk sürecinin 18/07/2024 tarihinde son bulduğu, 08/08/2024 tarihinde ava açıldığı, iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davalıya işbu talebin yöneltilmediği anlaşılmakla zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın dava açılırken peşin alınan 1.918,67 TL harçtan mahsubu ile artan 1.303,27 TL 'nin karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Davalı kendini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT 13/4. maddesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.23/01/2025