T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/424
KARAR NO: 2025/1010
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 13/05/2025
KARAR TARİHİ: 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----Ticaret sicil numaralı------ adresinde mukim---- vergi kimlik numaralı ----- Şirketi' nin ----- Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı bir limited şirket olduğunu, söz konusu şirketin, 12.08.2013 tarihinde resen ticaret sicilinden terkin edildiğini, bu şirket -----. imzalanan ticareti kredi sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine şirket hakkında ----. İcra Dairesi---- sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, icra takibine konu kredi alacağı tüm ferileri ile birlikte ----Noterliği'nin 26.01.2010 tarih ---- yevmiye numaralı sözleşmesi ile ----- devir ve temlik edildiğini, ---- Noterliğinin 14.09.2015 tarih ve ----- yevmiye numaralı sözleşmesiyle birleştiğini, -----Noterliği’nin 03.01.2019 tarih ve ----- yevmiye nolu sözleşmesi ile -----. adı altında birleştiklerini, müvekkili şirket alacağının tahsili için dosyadaki işlemlere devam edilebilmesi için, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------Ticaret sicil numaralı, -----Şirketi unvanlı firmanın tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İhyası istenen şirketin sicil kayıtlarındaki adresine tebligat çıkarıldığı, tebligatın “bu sokak yok” şerhi ile bila döndüğü, 07/10/2013 tarihli ----- gazetesinde ilan yapıldığı ve 28/01/2014 tarihinde şirketin terkin edildiğinin anlaşıldığı, ihyası istenen şirkete gönderilen tebligatın yapılamadığı, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/4. maddesindeki usul dairesinde ilan tarihine göre tebliğ tarihi belirleneceğinden, dava konusu terkin işleminde usulsüzlük bulunmamakta olup, aksi gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını, kararın bozulması gerektiğini, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğünün bulunmadığını, dava konusu şirketin, TTK geçici 7. madde kapsamında ticaret sicilinden terkin edilmişse de; iddia ve talep, dava konusu şirket aleyhine ikâme edildiğini, icra takibinde taraf teşkilinin sağlanması / dava dilekçesinde belirtilen işlemlerin yapılabilmesi hususuna dayandığını, re'sen terkin prosedürü diğer bir ifadeyle, TTK geçici 7. maddede kapsam dâhilindeki şirketlerin tasfiye edilmemiş olması, malvarlığının/borçlarının bulunması durumlarında ticaret sicilinden terkin edilmeyeceklerine dair bir düzenleme bulunmadığını, gerek re'sen terkin işlemlerinin kanuna uygun olması gerekse de geçici madde 7/2'ye aykırı bir durum da bulunmadığından müvekkil müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olmadığını, davanın reddini, mahkemece davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, dava dilekçesinde anılan işlemler kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, ticaret sicilinden resen silinen şirketin yeniden ihyası istemine ilişkindir.Davacının dava dışı ----- temlik aldığı alacak sebebiyle icra dosyasında alacaklı olduğu, dava dışı terkin edilmiş şirketin de borçlu olduğu, devam eden icra takibi olduğu ileri sürülmüştür.
Terkin olan şirketin 6102 sayılı TTK’nun geçici 7. maddesi ve ilgili tebliğin 5. maddesi kapsamında adresin tespit edilemediği, sermayesinin yasal tutarın altında olması gerekçesiyle yapılan ilanlara müteakip 12.08.2013 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmıştır.
Celp edilerek incelenen icra dosyasının 2005 tarihinde başlatıldığı, ilk esasın ---- Esas olduğu, yenileme ile takibin ---- Esas sırasına alındığı, daha sonra yenileme ile ----- Esas sırasında alındığı, takibin derdest olduğu görülmüştür.
6102 Sayılı TTK. Geçici 7. maddesinin 1.fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair kanun hükmünde kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK’nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edebilirler. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re’sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı açıkça kabul edilmiştir.İhyası istenen şirkete karşı devam eden icra dosyası olduğuna göre TTK. Geçici madde 7 nedeniyle terkin olan şirketin ihya olunmasını talep etmekte davacının hukuki yararı ve aktif husumetinin olduğu anlaşılmıştır. İcra dosyasının işlemden kalktığı bildirilmiş yeni esas bildirilmemiş ise de, aynı akdi ilişki kapsamında aynı alacak için yapılacak muhtemel yeni takip için de ek tasfiye kararı verilmiştir. Yargıtay ------. Hukuk Dairesi 'nin ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilen ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi' nin --- Esas, ---- Karar sayılı kararı nazara alınarak davacının alacağı için henüz bir takip başlatmamış olması/ henüz takibin yenilenmemiş olması halinde de hukuki yararının mevcut olduğu kabul edilmiştir. Bildirilen icra dosyası içinde yer alan temliknameler hukuki yararı ortaya koymuştur.
Özetle, TTK’nin geçici 7. maddesine göre münfesih sayıldığından resen sicilden terk olunduğu, derdest olan takibin devam edilebilmesi için söz konusu şirketin ihyasını gerektiği, davacının haklı sebebinin ve hukuki yararının mevcut olduğu, davalı ticaret sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu, bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği, Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere belirtilen şekilde ihya kararımızın konusuna göre terkin olan şirketin icra dosyasındaki taraf teşkili bakımından tasfiye memuru atanması gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1------ Ticaret Siciline yöneltilen davanın KABULÜ ile, ----- ŞİRKETİ’nin, TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca, ----- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası ile bu takip dosyasının yenileme ile alacağı yeni esas numarası yönünden geçerli olmak üzere takip işlemleri sonuçlanıncaya kadar İHYASINA,
2-Tasfiye memuru olarak terkinden önceki son yetkili olan ------ tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına;
3-İhyaya ilişkin bu kararın ticaret sicil müdürlüğü tarafından tescil ve ilanına,
4-Davanın mahiyeti itibariyle, sicil yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
6-Dava açılırken davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ile 615,40-TL peşin harcın toplamı olan 1.230,80-TL'nin tasfiye memuru ----- alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarfedilen toplam 35-TL'nin tasfiye memuru ----- alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin tasfiye memuru ----- alınarak davacıya verilmesine,
11------ Ticaret Sicili Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücretine hükmolunmamasına,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.