T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/995
KARAR NO: 2025/710
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 16/12/2024
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilimiz, ---- (TCKN:----- diş hekimi olup -----Noterliği'nin 6 Şubat 2013 tarih ve ------- “yevmiye numarası ile diş hekimliği hizmetleri uğraşı konusunda aralarında adi ortaklık sözleşmesi akdedildiğini, taraflar daha sonra 17.04.2019 tarihinde ----- sayılı ----- Gazetesi'nin 429-430 sayfasında yayınlanan ...'ni kurmuşlardır fEk-2: --- Gazetesi Kayıtları). ------ Noterliği'nin 12.04.2019 tarih ve ------ yevmiye numaralı imza sirküleri gereği her üç ortak, sirküler metninde yazılı olduğu şekilde, aksi karar alınıncaya kadar "şirket müdürü" seçilmişlerdir. JEk-3: ------ Noterliği'nin 12.04.2019 tarihli ve ------ yevmiye numaralı imza sirküleri). Ancak davalı şirketin 12.09.2022 tarihli genel kurulu ile Müvekkilin şirket müdürlüğü yetkisi sona ermiştir Ek-4: 23.09.2022 tarihli ------ Gazetesi). Müvekkilinin ortaklıktan uzaklaştırılmak istenmesi, diğer ortakların davranışları sebebi ile müvekkilinin diğer ortaklara duyduğu güvenini yitirmesi ve davalı şirket hesabından müvekkilinin izni ve bilgisi olmaksızın çekilen ve dava dışı 3. kişiler hesabına aktarılan yüksek meblağlı tutarların olması gibi çeşitli sebeplerle kendilerince davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talebi ile------. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin------ Esas sayılı dosya ile dava açılmış olup ilgili dava istinaf aşamasında olduğunu, belirtmek gerekir ki ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası ile şirketin feshi ve tasfiyesi talepli davanın açılmasından itibaren ve öncesi de dahil olmak üzere geçen süreçte müvekkiline ait kar payı ödenmediği gibi huzur hakkı da ödenmediğini, davalı şirketin 29.11.2024 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısının 2 ve 3 no'lu kararı ile "Müdürler kurulu üyeleri ------- ve ------- her ay net 45.600 TL (huzur ödenmesine 51.200 kabul, 1600 ret oyu ile (... vekili Av. ...'ın karşı oyuyla) oy çokluğuyla karar verildiğini, müdürler kurulu üyeleri ---------ödenecek huzur hakkı tutarının her yıl bir önceki yılın aynı ayına ilişkin Tüfe artışı oranında artırılmasına 51.200 kabul, 1600 ret oyu ile (... vekili Av. ...'ın karşı oyuyla) oy çokluğu ile karar verildi. ... vekili Av. ... olumsuz oylarına dair muhalefet şerhlerini içeren yazılı dilekçelerini genel kurul toplantı tutanağına eklenmek üzere divan başkanlığına sundular." şeklinde karar verildiğini, 29.11.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı tutanağı). İlgili toplantı tutanağından da görüleceği üzere davalı şirketin müdürler kurulu üyeleri ----- huzur hakkı ödenmesi talebine kendilerince muhalefet şerhi konularak kabul edilmemiştir. (Ek-6: 29.11.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Muhalefet Şerhi). davalı şirketin 29.11.2024 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısına sunmuş olduğumuz muhalefet şerhinde de belirtildiği üzere davalı şirketin kuruluşundan itibaren yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmemiş olup, müvekkilinin yönetim kurulundan çıkartıldıktan sonra oluşturulan yeni yönetim kurulunca huzur hakkı alınacak olması iyiniyet, ahlak ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmekte olduğunu, şirket genel kurul kararlarının TMK madde 2'de işaret edildiği üzere dürüstlük kuralına uygun alınması gerektiğini, izah edildiği üzere müvekkilin yönetim kurulunda olduğu süre zarfında huzur hakkı ödenmesine ilişkin bir karar alınmayıp, müvekkili yönetim kurulundan çıkarıldıktan sonra yeni oluşan yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin karar alınmış olması davalı şirket tarafından kötüniyetli bir şekilde 29.11.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının yapıldığını açık bir şekilde ortaya koymakta olduğunu, ayrıca belirtmek gerekir ki davalı şirketin 01.08.2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısı ile "Şirket sermayesinin TTK'nın 376. Maddesine göre 1.320.000,00 TL'ye çıkartılmasına 1.600 adet ret oyuna karşılık 3.200 adet kabul oyuyla ve oy çokluğuyla karar verildi." şeklinde belirtilerek davalı şirketin sermaye artırımına karar verildiğini, ilgili toplantı tutanağından da görüleceği üzere davalı şirketin sermaye artırım talebine kendilerince muhalefet şerhi konularak şirketin sermaye artırımı talebi kabul edilmediuğini, davalı şirketin 01.08.2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısına sunmuş oldukları muhalefet şerhinde de belirtildiği üzere söz konusu sermaye artırımı ile müvekkilinin hisse payı oranının düşürülmesi amaçlanmakta olup bu durum müvekkilinin zarar görmesine sebebiyet verdiğini, davalı şirket tarafından sermaye artırımı şirketin sermaye ihtiyacından ziyade, müvekkiline zarara uğratmak ve müvekkilinin davalı şirketteki kâr, tasfiye payı ve oy oranlarını azaltmak amacıyla yapıldığını, işbu nedenle kendilerince ----- Asliye Ticaret Mahkemesi ------ Esas sayılı dosya ile Genel Kurul Kararının İptali talepli dava açılmış olup "davanın kısmen kabulü ile; Davalı şirketin 01/08/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2,3 ve 4 nolu kararların iptaline" karar verildiğini ancak söz konusu karar kesinleşmediğinden müvekkilinin oy oranı halen azaltılmış şekilde olduğundan işbu dava konusu 29.11.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında da oy çokluğu ile müvekkil aleyhine karar verilmiş olup bu bile davalı tarafın dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğinin göstergesidir... davalı şirketin 29.11.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısı ile ""Müdürler kurulu üyeleri ------her ay net 45.600 TL (huzur hakkı ödenmesine 51.200 kabul, 1600 ret oyu ile (... vekili Av. ...'ın karşı oyuyla) oy çokluğuyla karar verildi. Müdürler kurulu üyeleri ------ödenecek huzur hakkı tutarının her yıl bir önceki yılın aynı ayına ilişkin Tüfe artışı oranında artırılmasına 51.200 kabul, 1600 ret oyu ile (... vekili Av. ...'ın karşı oyuyla) oy çokluğu ile karar verildi." karar verilmesinin müvekkilinin açısından telafisi güç ve imkansız zararların meydana gelmesine neden olacağından ihtiyati tedbir kararı verilerek iptali talep edilen kararın öncesindeki şekliyle korunmasını ve ilgili kararın uygulanmasının dava süresince geriye bırakılmasını talep ettiklerini belirterek öncelikle davalı şirketin 29.11.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile verilen karar müvekkili açısından telafisi güç ve imkansız zararların meydana gelmesine neden olacağından dava sonuçlanıncaya kadar iptali talep edilen kararın öncesindeki şekliyle korunması ve ilgili kararın uygulanmasının dava süresince geriye bırakılması yönünde İhtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile davalı şirketin 29.11.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının 2 ve 3 No'lu Kararının İptaline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirketin kurulması ardından her üç ortağın da müdür olmasına rağmen mali konular, iddia edildiğinin aksine davacı tarafından takip edilmiş ve müvekkil şirketin diğer ortaklarına hiç bir bilgilendirme yapılmaksızın hatta ticari kayıtlar saklanarak davacı tarafından kendi insiyatifine göre maddi paylaşımlar yapıldığını ancak bu paylaşımlar diğer ortakların emek ve çabaları ile diş hekimi olarak hastalara yaptıkları işlemlerin karşılığı hiç bir zaman olmadığını, davacının, müvekkili şirkette müdürlük sıfatı devam ederken ortaklık ve müdürlük sıfatının kendisine yüklediği yükümlülüklere ve rekabet yasağına aykırı olarak, tamamen gizli bir şekilde kimseye haber vermeksizin, 21.11.2021 tarihinde müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren ------- kurmuş ve bu tarihten itibaren müvekkili şirketin müşteri çevresini yeni şirkete yönlendirildiğini, ardından Mayıs 2022 ayından itibaren davacı, müvekkili şirkete ait kliniğe gelmediğini, İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne ------Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği'ndeki görevinden ayrılışının yapılmasını, kendisinin sunduğu çalışma belgesinin iptal edilmesini, kendisinin kurduğu ------Şirketi isimli kliniğe ruhsat verilmesini ve bu yerde çalışmak üzere kendisine çalışma belgesi düzenlenmesini istediğini, bu nedenle o tarihten sonra davacı fiilen müvekkil şirketten ayrılmış ve kendi kurmuş olduğu---- Şirketi isimli klinikte hasta ve muayene tedavisi yapmakta olduğunu, müvekkili şirketin 29.11.2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan müdürler kuruluna huzur hakkı verilmesi kararının iyiniyet, ahlak ve dürütstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüşse de tık 394. maddesi uyarınca esas sözleşme veya genel kurul kararı ile huzur hakkı ödenmesine karar verilebilmekte olduğunu, müvekkili şirketin 29.11.2024 tarihinde gerçekleşen genel kurulunda; Müdürler kurulu üyeleri ------her ay net 45.600 TL (huzur hakkı ödenmesine 51.200 kabul, 1600 ret oyu ile (... Vekili Av. ...'ın karşı oyuyla) oy çokluğu ile karar verildiğini, dökme'ye ödenecek huzur hakkı tutarının her yıl bir önceki yılın aynı ayına ilişkin TÜFE artışı oranında artırılmasına 51.200 kabul, 1600 ret oyu ile (... Vekili Av. ...'ın karşı oyuyla) oy çokluğu ile karar verildiğini, kararı alınmış ve davacı tarafça bu karara karşı muhalefet şerhi sunulduğunu, müvekkili şirketin, bir diş kliniği işlettiğinden ve şirket ortakları da diş doktoru olduğundan, müvekkili şirketin ortakları şirket ortağı sıfatlarının yanında, diş doktoru olarak fiilen klinikte çalışmak ve emeklerini diş kliniğine hasretmek sureti ile hasta muayene ve tedavisi yapmışlardır ve şu anki şirket ortakları yapmaya devam etmekte olduğunu, halen emek ve mesaisini müvekkili şirkete hasreden diğer şirket ortakları ---- huzur hakkı ödenmesinin kötüniyetli ve dürüstlük kuralına aykırı hiç bir yönü olmadığını, müvekkili şirkete yıllardır hiç bir emeği bulunmayan davacının bu dava konusu genel kurul kararına ve diğer tüm kararlara karşı dava açması kötüniyetli olduğunun göstergesi olup, davacı açıkça müvekkili şirketin zor durumda kalması ve devamlılığını sağlayamaması için çaba gösterdiğini, davacı yanın 01.08.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile davacının pay oranının düşürülmesi için sermaye artırımı kararı alındığını ileri sürse de davada ortaklarından olan alacaklarını tahsil ettiği takdirde şirketin sermaye artırımına ihtiyacı olmayacağınından bahisle davanın kısmen kabulüne karar verildiğini yani şirketin aslen sermaye artırımına ihtiyacı var ancak ortakların şirkete olan borçlarını ödemeleri halinde bu sermaye artırımına ihtiyaç olmayacağını belirtilmişse de davacı yan bu hususu kendisinin oy oranını azaltmak ve zarara uğratmak olarak nitelendirildiğini, bu yönden de davacının iddiaları gerçeği yansıtmadığını, davacının, müvekkili şirkete borçlu olduğu açıkça ortada olduğundan davacı yana karşı şirkete olan borcunun tahsili için ----- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı yanın bu takibe itirazı neticesinde ------ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, dava dosyasında alınan bilirkişi raporları ile davacının müvekkili şirkete borçlu olduğu kanaatine varılmışsa da mahkeme 13.06.2024 tarihli kararı ile işbu davaya benzer ilamlarda bu davanın sorumluluk davası olarak bildirildiğini, TTK gereğince sorumluluk davası açılabilmesi için şirketin ortaklar kurulunda bu yönde bir karar alınması gerektiğinden bahisle müvekkili şirkete ortaklar kurulu kararı sunmak üzere 2 haftalık süre verildiğini, bu süre içerisinde 12.08.2024 tarihli genel kurul toplantısı yapılmış ve mahkemece istenen karar alındığını, 12.08.2024 tarihli genel kurulda alınan karara karşı davacı taraf aynı bu davadaki iyiniyet, ahlak ve dürüstlük kurallarına aykırılık gerekçesiyle ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- esas ------ karar ve 04.12.2024 tarihli kararı ile kararın davacının iddiası gibi iyiniyet, ahlak ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmediği, çoğunluk kararı ile alınmış, kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, davacı yan, sermaye artırımı kararı kesinleşmediğinden oy oranı halen azaltılmış şekilde olduğundan 29.11.2024 tarihli genel kurul kararı ile aleyhine karar verildiğini iddia etmişse de alınan huzur hakkı ödenmesi kararı davacının aleyhine bir karar olmadığını, davacının 23.09.2022 tarihli genel kurul kararı ile şirket müdürli yetkisi sona ermiş ve davacı bu kararı dava etmemiş bu sebeple de yöneticilik sıfatı bulunmadığından huzur hakkı ödemesi alamayacağını, burada ne davacının aleyhine bir karar alınması söz konusudur ne de dürüstlük kuralına bir aykırılık mevcut olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen tüm genel kurul kararları ve dilekçede bahsedilmeyen tüm genel kurul kararları çoğunluk kararı ile alınmış olup, kötüniyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığını, bahsedilen genel kurul kararlarına karşı açılan davalarda da bu kanaat ile karar verildiğini, yukarıda detaylıca arz ve izah olunduğu üzere; Davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE; davanın REDDİNE; yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, davalı limited şirketin genel kurul karalarının iptali taleplidir.Dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasında tespit edildiği üzere, davacı, 29/11/2024 tarihli genel kurulun 2,3 nolu kararlarının iptalini talep etmiştir.
Davalı şirketin 29.11.2024 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının 2 nolu kararı "Müdürler kurulu üyeleri ------ her ay net 45.600 TL (huzur hakkı ödenmesine 51.200 kabul, 1600 ret oyu ile (... vekili Av. ...'ın karşı oyuyla) oy çokluğuyla karar verildi."
Aynı genel kurulun 3 nolu kararı ise "Müdürler kurulu üyeleri----- ödenecek huzur hakkı tutarının her yıl bir önceki yılın aynı ayına ilişkin Tüfe artışı oranında artırılmasına 51.200 kabul, 1600 ret oyu ile (... vekili Av. ...'ın karşı oyuyla) oy çokluğu ile karar verildi. ... vekili Av. ... olumsuz oylarına dair muhalefet şerhlerini içeren yazılı dilekçelerini genel kurul toplantı tutanağına eklenmek üzere divan başkanlığına sundular." şeklindedir.Davanın, şirketin merkezi itibariyle davanın kesin yetki kuralına uygun şekilde mahkememizde açıldığı, TTK.unn 445. maddesine göre 3 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır. Yine davacının şirket ortağı olduğu, bu davayı açmakta taraf sıfatı ve hukuki yararı olduğu, anılan kararlara muhalif kaldığı ve bunu karara yazdırdığı anlaşılmaktadır.Dava şartlarının mevcut olduğu görülerek esasa girilmiş, tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, şirketin sicil dosyası ve genel kurul kararları, hazirun cetvelleri celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler 29/07/2025 tarihli raporda özetle, davalı şirket merkezi olan ------ adresinde yapılan incelemede, davalı Şirketin Ticari Defterlerinden 2019, 2020, 2021, 2022 Açılış-Kapanış Noter Tasdikleri sunmuş, ilgili Noter Tasdiklerinin süresinde ve eksiksiz yapıldığı görülmüş ve 2023 yılına ait Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini e-defter olarak tuttuğu görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde ini teyit ettiğini, ticari defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin teyit etmesi nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222. maddesi gereğince delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluştuğunu, ticari defterlerin davalı lehine delil teşkil etmesi kararının Mahkememiz takdirinde olduğunu, davacı ...'in davalı şirkette 9633,22 oranında Hisse Payı olduğunun öngörüldüğünü, yukarıdaki icmalden anlaşılacı üzere davalı şirketin 2018-2023 yılları toplamında “2023 yıl sonu Enflasyon Düzeltmesi Sonrası Cari Dönem -2.922.267,70 TL. Zarar ” olduğu, Kar Dağıtımı yapılmadığının görüldüğünü, yukarıda yer verilen “Ödenecek Vergi ve Yükümlülükler” tablosundan anlaşılacağı üzere; davalı şirketin geçmiş yıllardan sarkan vergi borcu yükümlülüğü olmadığı ancak ilgili kamu kurumlarından güncel borç durumları ile ilgili herhangi bir “borçsuzluk yazısı” olmadığı için bir değerlendirme yapılamadığını, iptali talep edilen müdürlere ücret verilmesine yönelik karar ile belirlenen ücret miktarının dürüstlük kuralına aykırı seviyede olduğunu, müdürlerin ücretlerinin yıllık olarak TÜFE oranında artmasına ilişkin kararın da ücret kararının geçerliliğine bağlı olması sebebiyle dürüstlük kuralına aykırı kabul edilebileceğini" belirtmişlerdir.Bilirkişi raporu mahkememizce de denetlenerek benimsenmiş, davalının itirazları soyut kalmış; müdürler için belirlenen huzur hakkı tutarının şirketin mali yapısı ve finansal durumu ile uyumlu olmadığı, bunun da iyiniyet kurallarına aykırı olacağı anlaşılmış, 2 ve 3 nolu kararların iptaline dair davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalı şirketin 29/11/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2 ve 3 nolu kararların İPTALİNE;
3-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 47,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187-80-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL. başvurma harcı, 427,60-TL peşin harcın toplamı olan 855,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 13.432,50-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere (e duruşma davacı vekilinin) ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.