T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/695
KARAR NO : 2024/885
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 13/09/2023
KARAR TARİHİ: 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde işyerim sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı ---- kullanımında olan işyerine 25/04/2021 tarihinde davalılardan ---- malik, davalı sigorta şirketinin ise sigortacısı olduğu --- plakalı aracın kusurlu kullanımı neticesinde hasar gördüğünü, ----- sigorta ekspertiz hizmetleri tarafından rapor tutulduğu, rapora göre toplam tazminat tutarının 8.081,75 TL olarak değerlendirdiği, bedelin ödendiğini, davalıların malik ve sigortacısı olduğu aracın sebep olduğu trafik kazası neticesinde davacı müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan işyerinde meydana gelen ve ilgisine müvekkili şirketçe ödenmiş olan hasar bedelinin kusurlu davalılara rücusu olgusuna dayandığını, müvekkili şirket tarafından davaya konu hasar bedelinin ödenmesi akabinde davalı sigortacıya rücu edildiğini, ancak davalı sigorta tarafından verilen cevapta hukuki olmayan gerekçelerle müvekkili şirketin talebini reddettiğini, işbu sebeple icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın itirazları neticesinde takibin durduğunu, işbu sebeple itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve teminat limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kusur durumunun ATK trafik ihtisas dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini, davacı tarafından başlatılmış olan icra takibinde takip dayanağı belge olarak yalnızca ekspertiz raporu sunulduğunu, söz konusu tutarın davacı tarafından ödendiğine dair icra dosyası kapsamında evrak mevcut olmadığını, kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet bulunmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı, davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketinin sigortalısının reklam ve tanıtım tabelası yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, kara yoluna ve yaya yoluna taştığını, meydana gelen kazada yönetmelik hükümlerine aykırı tabela kullanması sebebiyle davacının sigortalısı sebep olduğunu ve tam kusurlu olduğunu, davacı sigorta şirketinin sigorta poliçesi uyarınca 3.şahıs kara taşıtlarının çarpmasına karşı teminat altına alınan bir riziko bulunmadığını, davacı şirket haksız olarak ödediği bedeli kendi sigortalısından tazmin etmesinin gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı, davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalılar aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün ----. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 9.365,53 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçluların süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; Davacı tarafından işyeri sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına yapmış olduğu ödemenin hasara sebep olduğu iddia olunan araç işleteni ve aracın zorunlu trafik sigortacısından rücu şartlarının bulunup bulunmadığı, tarafların kusur oranları ve tazminat miktarı konusunda uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların celp edilerek dosya içerisine alındığı, mahkememiz 08/02/2024 tarihli ---- nolu ara kararı gereği, dosyanın 1 makine mühendisi ve 1 sigorta bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilerek rapor alınmasına karar verildiği, dosya bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 09/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Pano için gerekli izin belgesi alınması halinde: Sürücü ---- kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, ilgili ---- Bayii ---- İletişim'in izin belgesini sunması halinde panonun kurallara uygun olduğu nedeniyle kusursuz olduğu, izin belgesinin alınmaması halinde, sürücü ----- kazanın meydana gelmesinde asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, ilgili ---- İletişim'in izin belgesini sunmaması halinde panonun kurallara uygun olmayabileceği nedeniyle tali ve %25 kusurlu olduğu, sigorta ekspertiz raporuna göre, davacı sigorta şirketinin sigortalısına tanıtım panosu için ödediği toplam hasar bedelinin 8.081,75 TL olduğu, dekont kopyasının dosya sunulmuş olduğu, “Davacı Sigorta Şirketi tarafından sigortalı işyeri hasar bedelini ödemek suretiyle TTK 1472 maddesi gereği sigortalının haklarına halef olacağı, Halefiyet gereği zarar veren üçüncü kişilerden hasar bedelini talep hakkına sahip olacağı.." şeklinde rapor sunulmuştur.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; 25.04.2021 tarihinde davalı ---- maliki olduğu ---- plakalı araç ile davalının sigortalısı olan iş yerine çarptığı, çarpma nedeniyle oluşan zararın davacı sigorta tarafından iş yeri sigortası kapsamında ödendiği, yapılan ödemenin rücuen tahsili için araç işleteni ve zorunlu trafik sigortacısına karşı takip başlatıldığı, eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Kazanın gerçekleşmesinde davalı ----- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, tabelanın yola taşmadığı ve yüksekliğinin yeterli olduğunun bilirkişi tarafından belirlendiği, reklam panosu ile ilgili izin alınıp alınmamasının kazadaki kusur oranlarına tek başına herhangi bir etkisinin olmadığı, sadece idari yaptırım konusunda değerlendirilebileceği, oluşan hasar nedeniyle davacı sigortanın sigortalısına ödediği tutarın zarar kapsamı ile uyumlu olduğu, bu tutarın kadri maruf olduğunun belirlendiği, davacının ödeme tarihi olan 13.06.2021 tarihinden takip tarihine kadar faiz talep edebileceği, icra dosyasında talep edilen faiz miktarının doğru hesaplanmış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; ---- İcra Müdürlüğü’nün ---- sayılı icra dosyasında davalı taraflarca yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 639,76 TL harcın peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 369,91 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harcın toplamından oluşan 539,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 5.154,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre belirlenen 9.365,53 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde kendilerine iadesine,
8-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.200,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.