T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/915 Esas
KARAR NO: 2024/920
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 14/02/2024
KARAR TARİHİ: 21/11/2024
MahkememizİN--------- Esas sayılı dosyasında 21/11/2024 tarihli 2. celse 2 nolu ara kararı ile karşı davanın dosyadan tefrikine karar verildiği, tefrik edilen karşı davanın eldeki -------- Esas sırasına kaydedildiği, görülmekte olan karşı dava yönünden tazminat davasında dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davalı / Karşı Davacı vekili cevap / karşı dava dilekçesinde özetle; davaya konu işlerin bedeli sözleşme içerisinde Euro para cinsinden kararlaştırılmış ise de karşı tarafça sonraki süreçte müvekkili şirkete işlerin bedeli için ödeme yararken Euro yerine TL üzerinden ödeme yapmayı tercih ettiği ve neticesinde 7.103.812,40 TL olarak müvekkili şirket hesabına peşin ödeme yapıldığını, her iki sözleşme bedenin tarafların müşterek iradeleri ile 7.103.812,40 TL olarak değiştirildiği, bundan hareketle müvekkili şirket tarafından işin tamamlanan kısmına istinaden 03/01/2023 tarihli 3.533.973,19 TL ve 2.244.412,40 TL bedelli iki adet ve toplam 5.778.385,59 TL tutarındaki TL cinsinden faturalar düzenlenerek davacı ya tebliğ edildiği, davacı bahse konu faturaları kabul ederek muhasebe kayıtlarına işlemiş olması da tarafların karşılıklı mutabakatı çerçevesinde sözleşme bedelinin TL üzerinden ödenmesi yönünde yaptıkları değişikliğin varlığını bir kez daha teyit ettiklerini, depremden dolayı fabrikanın ağır hasar almasından dolayı sözleşmeleri sonlandırmaya karar verdiklerini, taraflar arasında, mevcut deprem felaketine bağlı mücbir sebep kapsamında sözleşmelerin sonlandırıldığı hususunda her hangi bir ihtilaf da bulunmadığını, sözleşmelerin sonlandırılmasında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı halde 5.778.385,59 TL tutarındaki işin büyük bir kısmını tamamlamış olmasına rağmen tamamen iyi niyetle, depremden etkilenen davacı şirkete yardımcı olmak adına peşin olarak kendisine ödenmiş olan toplam 7.103.812,40 TL yi 2023/Haziran-Temmuz ve Ağustos ayları içinde pey der pey davacı şirkete tamamıyla iade ettiğini, 750.000,00 TL de faizini de gönderdiğini, netice olarak davacı şirkete peşin ödemiş olduğu 7.103.812,40 TL ye karşılık 7.853.812,40 TL müvekkili tarafından iade ödeme yapıldığını, kendisine peşin ödenmiş olan parayı fazlası ile ---------- iade etmiş olması sebebiyle müvekkil; hasar gören bina dahilinde bulunan ve mevcut fatura gereğince 5.778.385,59 TL. tutarında kısmen tamamlanmış olan yangın algılama ve söndürme sistemlerine ait imalat ve ekipmanların "Hurda Bedelinin" aynen veya malen kendisine teslim edilmesi gereği ile ---------- talepte bulunmuş ise de bu güne kadar müvekkil şirkete bu hususta her hangi bir olumlu geri dönüş sağlanmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı, HMK 107/1 md düzenlenen belirsiz alacak davası hükümleri uyarınca şimdilik 1.000.000,00 TL nin davacı karşı davalıdan işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davacı / karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında yangın söndürme sistemi yapım sözleşmesi ve ayrıca yangın algılama ve ihbar sistemi yapım sözleşmesi akdedildiğini, yangın söndürme sistemi yapım sözleşmesine istinaden 25/11/2022 tarihinde sözleşme bedeli olan 250.000 Euro, yangın algılama ve ihbar sistemi yapım sözleşmesine istinaden 14/10/2022 tarihinde ise yine sözleşme bedeli olan 124.000 Euro olmak üzere tüm sözleşmelerin bedeli eksiksiz şekilde işin başında davalıya ödendiğini, her iki sözleşmeye istinaden işin yapımı sırasında işin ifa edileceği yer olan --------- 06/02/2023 tarihinde deprem felaketi yaşandığını, bu deprem felaketinden dolayı müvekkilinin fabrika binası ağır hasarlı olarak kabul edildiğini, deprem nedeniyle davalı işi tamamlayamadığı ve müvekkiline teslim edilemediğini, bu durum karşısında davalı müvekkiline çeşitli zamanlarda ödeme yaparak toplamda 308.896 Euro iade ettiğini, 65.104 Euro tutarı ise iade etmediğini, muhatap davalı yapmış olduğu bu kesintinin hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğu, yapılan sözleşmeler dikkate alındığında her türlü riski ve sorumluluğu davalının aldığı, müvekkili ---------- risk ve sorumluluktan kaynaklı olarak sorumluluğu olmadığı, bu kapsamda da davalının gerekli her türlü sigortayı yapması gerektiğinin hüküm altına alındığı, sözleşme de bu doğrultuda başkaca bir çok hüküm bulunmakla birlikte özetle müvekkilinin işi teslim almadığı, işin tamamlanması akabinde teslim ile riskin ve sorumluluğun müvekkiline geçeceği, gerekli sigortaların ---------- tarafından yapılacağı, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, davalı/karşı davacı tarafından bugüne kadar istenilen her zamanda imalatın yapıldığı fabrika binasına gelinerek hurdalar teslim alınmış olup, teslim alınmayan malzeme ve hurdalar halen fabrika binasında müvekkil şirket gözetiminde tutulduğunu, davalı/karşı davacı kalan ürünler ve hurdalar istenilen her an gelinip alınabilir olmasına rağmen ikame edilen davanın hukuka aykırı olduğunu, malzemelerin fabrikadan alınması zahmetine katlanmak yerine sanki müvekkili şirketin bu malzemeleri zorla elinde tutuyormuş gibi lanse eden davalı/karşı davacının bu yaklaşımının salt kötü niyetten ibaret olduğunu karşı davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Karşı dava, hukuki niteliği itibariyle tazminat davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; karşı dava yönünden sözleşme kapsamında yapılan bir kısım imalatların hurdalarının iade edilmemesinden kaynaklı tazminat alacağının olup olmadığına ilişkin uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Mahkememizde görülmekte olan davada; 21/11/2024 tarihli 2 nolu ara kararı gereği, ---------- Esas sayılı dosyasından karşı davanın tefrik edilerek ---------- Esas sayılı dosyasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
İşbu davada davacı vekilinin tefrik edilen ---------- Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu 08/04/2024 tarihli cevap / karşı dava dilekçesi ile HMK 107/1 maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası hükümleri uyarınca şimdilik 1.000.000,00 TL bedelle karşı dava açtığı, mahkememiz 11/07/2024 tarihli celsesinde davalı karşı davacı beyanında "..karşı dava dilekçemizde dava değerini sehven 1.000.000,00 TL olarak yazılmıştır, harçta 100.000,00 TL üzerinden yatırılmıştır, bu maddi hatanın dikkate alınarak karşı dava değerinin 100.000,00 TL olarak değerlendirilmesini talep ediyoruz.." şeklinde beyanda bulunduğu, aynı celsede mahkememiz 2 nolu ara kararında "davalı / karşı davacıya dava değeri olan 1.000.000,00 TL üzerinden hesaplanan 17.077,50 TL peşin harcı yatırması için 2 haftalık süre verilmesine, aksi takdirde karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına" şeklinde davalı karşı davacı vekilinin yüzüne karşı ihtaratta bulunarak 2 haftalık süre verildiği, davalı / karşı davacının her ne kadar karşı dava dilekçesinde 100.000,00 yerine 1.000.000,00 TL yazılarak maddi hata yaptığı savunmasında bulunmuş ise de, dilekçesinin hem açıklamalar kısmında hemde netice ve talep kısmında dava değeri olarak 1.000.000,00 TL olarak yazıldığı, bu şekildeki talebin maddi hata kapsamında olmadığı kanaatine varılmakla davalı / karşı davacının maddi hata talebi dikkate alınmamış, davalı / karşı davacı vekilinin verilen süre geçmesine rağmen peşin harcı tamamlanmadığı görülmekle karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın H.M.K. 150.madde hükmü gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın dava açılırken yatırıldığından tekrardan alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı / karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmesi halinde karar kesinleştikten sonra iadesine,
5-Davacı / karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı / karşı davacıdan alınarak davacı / karşı davalıya verilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/11/2024