T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1039 ESAS
KARAR NO : 2025/433
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/12/2024
KARAR TARİHİ: 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı HMK m.16 'ya göre Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunu, dosya konusu haksız fiilin işlendiği yerin ---------- olduğunu, yetki kuralları gereği --------- Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, müvekkiline ait aracın ticari araç niteliğine haiz olduğundan TTK'nın 4/1-a ve 5. maddesi hükümleri karşısında, TTK'dan kaynaklanan bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunduğunu, 07.02.2024 tarihinde ----------- şirketine ait ---------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın müvekkiline ait --------- TİCARİ plakalı araca %100 kusurlu olarak çarptığını, mezkur kazada davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, zira kaza tespit tutanağı ve olayın oluş şekli incelendiğinde görüleceği üzere, davalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu 84. Maddesinin (f, g) fıkrası ve diğer trafik kuralları hükümlerini ihlal ettiği ve %100 asli ve tam kusurlu olduğunun ortada olduğunu, kaza sonrasında alınan ekspertiz raporuna göre müvekkiline ait araçta 50.180,40 TL hasar bedeli meydana geldiğini, aynı zamanda aracın değer kaybetmesi nedeniyle 70.000,00TL değer kaybı alacağı doğduğunu, ayrıca müvekkiline ait ticari faaliyet gösteren ticari aracın kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı alacağı mevcut olduğunu, ancak işbu ekspertiz raporu görüş bildiren mahiyette olup gerçek hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı bedeli alınacak bilirkişi raporu ile kesinlik kazanacağını, dava değeri belirsiz olup davanın bu aşamada belirsiz alacak davası olarak açıldığını beyan ederek şimdilik 10,00 TL hasar bedeli, 10,00 TL değer kaybı ve 10,00 TL kazanç kaybı bedelinin hasar tarihi olan 07.02.2024 itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde "Müvekkile ait araç, ticari araç niteliğine haiz olduğundan...bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunmaktadır." demekte ve bu durumu---------- sayılı ilamına dayandırdığını, ilgili karar incelendiğinde, kararın konusunun "Trafik kazasından doğan zararın, kazaya sebebiyet verenin sigorta poliçesi üzerinden karşılanması hususunda, karşılanmama halinde hangi mahkemeye başvurulacağı" olduğu anlaşıldığını, Kararın tam metnini dilekçeleri ekinde sunduklarını, Halihazırda, dava dilekçesinde de "görev" bakımından bahsi geçen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 1483/1, sigorta şirketlerine ilişkin bir düzenleme olduğunu, gerçekten de sigorta şirketleri TTK ile düzenlendiğinden, bu şirketlerle ilgili davalar -başka bir hüküm bulunmayan hallerde- Mutlak Ticari Dava olacağını, ancak, bu davada davacı tarafından herhangi bir sigorta şirketi husumet gösterilmediğinden, görevin tespiti konusunda, davacının sunmuş olduğu içtihat somut olaya uygulanabilir olmadığını, Mahkemenin görevi bakımından dikkate alınması gereken kurallar 6102 sayılı Kanun'da yer almaktadır. Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasında "ticari davalara" Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı vaaz edildiğini, neyin ticari dava olup olmadığı hususu ise aynı Kanunun 4. maddesinde açıklandığını, dava dilekçesinde de bahsedildiği üzere, davacının iddiasının bu uyuşmazlığın 6102 s. Kanunun 4. maddesi 1. fıkrası a bendine ilişkin olduğunu, Bu durumda somut uyuşmazlığa dair 6102 s. Kanunda bir hüküm bulunması gereği ortaya çıkmakta olduğunu, ancak, bu kanunda Ticari Araç'lara dair herhangi bir hüküm bulunmadığının açık olduğunu, bu halde 6102 s. Kanunda uyuşmazlığı ticari dava haline getirecek başkaca bir hüküm de bulunmadığından, davanın ticari davası olmaması sebebiyle görevsiz mahkemede ikame edildiğini ve davanın reddi gerektiğini, davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, tazminat bakımından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın dosyaya delil olarak sunduğu maddi hasarlı trafik kaza tutanağındaki kusur tespitine dikkat edildiği takdirde, doğrudan müvekkili şirkete yüklenmiş herhangi bir kusurun bulunmadığı, keza davacı tarafından sayılan diğer delillerde de taraflarına kusur yüklenmesine sebep herhangi bir belge veya somut delil bulunmadığından, ispat edilemeyen kusur nedeniyle davacının haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebinin reddi gerektiğini, iddialarını ispat külfeti altındaki davacının iddiasını ispatlayamadığını beyan ederek öncelikle usul hukuku bakımından davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariye; tazminat talebine ilişkindir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen nazara alınır. Tüm dosya kapsamına göre; Uyap sorgulamasında, davalı ---------- potansiyel mükellef olduğu, davacının ile taksi ile yolcu taşımacılığı işi ile meşgul olduğu, ---------- plakalı aracın kullanım şeklinin gayri ticari olduğu görülmüştür.Diğer davalı şirket tacir olmakla birlikte; davacı ve davalı ----------- tacir değildir ve olayın da ticari işletme ile ilgisi bulunmamaktadır. Taksicilik işi ticari nitelik taşımadığı gibi; esnaf faaliyeti niteliğindedir. Bu anlamda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4/1'de düzenlenen nispi; m.4/1-a ve m.4/1-f hükümleri arasında ön görülen mutlak ticari dava kurallarının uygulanması söz konusu değildir. Yargısal uygulamalar, bu konuda yerleşiktir. Açıklanan nedenlerle, davanın genel görevli bulunan Asliyle Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerekir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle HMK.nin 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-HMK.nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi ile iki haftalık hak düşürücü süre içinde talep edilmesi halinde, dosyanın görevli ---------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 Sayılı HMK. 331/2. maddesi gereği yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Tarafların iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi halinde, 7251 sayılı yasayla değişik HMK.nun 20/1 maddesi uyarınca resen davanın açılmamış sayılacağına ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınacağının ihtarına;
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/05/2025