T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/997 Esas
KARAR NO: 2025/38
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 14/11/2018
KARAR TARİHİ: 10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyetine 1988 yılında ----------- adresinde kesintisiz güç kaynaklıları (UPS ) üreterek başladığını, daha sonra ise elektrik mühendisliği ve kesintisiz güç kaynakları üretimine de yüksek KVA kapasiteli cihazları üreterek devam ettiğini, yaklaşık 2001 yılında mülkiyetine sahip bulunduğu 15 dönümlük ---------- adresindeki fabrikasına taşındığını, daha sonra yine firmanın büyümeye devam ederek 2015 yılından itibarende yine mülkiyetine sahip bulunduğu 50.000 m2 alana kurulu ---------- bölgesindeki fabrikasına taşındığını ve üretim faaliyetine burada devam devam ettiğini, müvekkili ---------- üretimini ---------- MARKASI adı altıda yurdışında ise --------- markası ile ihracaat yapan faaliyet konusunda ---------- ve dünya'da bilinen bir marka olduğunu ----------- en büyük yerli üreticisi olduğunu, Dünya çapında da teknoloji üretiminde ise ilk yirmi içinde olduğunu, müvekkili şirketin bünyesinde --------- onaylı -------- destekli ----------- merkezi bulunmakta olduğunu, bu merkez sayesinde müvekkili şirketin yüksek teknolojik ürünler üreterek ülke ekonomisine katkıda bulunduğunu, müvekkili şirketin ürünleri ----------- Sanayi Odasının enerji veremliliği ödülü kazandığını, müvekkilinin yine -------- bulunan ----------- arazinde ikinci fabrika yatırımına başladığını ve binasını da bitirdiğini, bu tesiste güneş enerji invartörleri üretimine başladığını, şirkette yaklaşık 400 personel çalıştığını, Ancak ülkemizde son dönemlerde kendini hissettiren küresel kriz ve döviz kurlardaki artışlardan dolayı gerek borçlanma maliyetlerinin artması gerekse üretim girdilerinin maliyetlerinde ortaya çıkan yükselme piyasada bir daralmaya sebep olmuş devamında da iş kapasitesi azaldığını, piyasalardaki bu daralmanın bir sonucu olarak ortaya çıkan nakit sıkışıklığı nedeniyle bankalar kendilerine tahsile verilen çeklerin ürettiği nakiti ---------- hesabına aktarmadan, öncelikle kredi kapamada kullandırıldığını, bu durum ---------- bankalara yapacağı ödemeleri öne çekmesinden dolayı, tedarikçilerine yapacağı ödemeleri ise öteleme sonucunu doğurduğunu, piyasalardaki nakit sıkışıklığının yarattığı diğer bir olumsuz durum ise borçlu müşterilerin, özellikle de kamu sektörüne dahil kurum ve kuruluşların, ödemelerindeki aksamalarının olduğunu, müvekkilinin alacak portföyünde önemli bir yer tutan bu tür kamu kurum ve kuruluşlarından olan alacaklar doğal olarak önemli bir tahsilat sorunu haline gelerek ------------- nakit akışı dengesini bozmuş ve bu durum ---------- yükümlülüklerinin ifasında bazı aksamaların ortaya çıkması ile sonuçlandığını, bu itibarla, ----------- nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkarak faaliyetlerine devam etmesinin mümkün kılınması, borçların alacaklılar arasında, işbu ön projede belirtilen oran ve vadelerde, adil bir şekilde tasfiyesinin sağlanması, borçların tasfiyesi ve şirketin ticari faaliyetlerine devamının sağlanması amacı ile konkordato başvurusunda bulunduğunu belirterek İİK 285 vd maddeleri gereğince konkordato taleplerinin kabulü ile öncelikle müvekkilleri lehine 3 ay geçici mühlet kararı ile birlikte İcra ve İflas Kanunu'nun 287 ve 294.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde de konkordato tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, hukuki mahiyeti itibarı ile İİK 285 vd. md. uyarınca açılmış adi konkordato taleplidir.Dava dilekçesinde özetle, davacı şirketinözetle, piyasa koşulları nedeniyle şirketinin nakit akışının bozulduğunu, alacaklarının alınamadığını, kamu kurumlarından tahsilatın yapılamaması nedeniyle önemli bir tahsilat sorunu yaşadığını, ayrıca banka ödemelerinin öne çekilmesinden dolayı şirketin nakit akışının etkilendiğini ileri sürelerek konkordatoun tasdiki talep edilmiştir.Davacı şirketin 15.000.000 TL sermayeli ve %64 hissesinin ----------, %36 hissesinin ------------ ait olduğu, sermayesinin tamamının ödenmiş olduğu anlaşılmıştır.Davanın açıldığı 14/11/2018 tarihinde davacı şirket ile birlikte şirket ortakları ---------- ve ----------- için de konkordato talebinde bulunulmuş; 16/11/2018 tarihinde üç aylık geçici mühlet kararı verilmiş; 15/02/2019 tarihli celsede gerçek kişiler yönünden dava tefrik edilmiş, mahkememizin---------- E sırasına kaydedilmiş, ----------- E sayılı dosyada aynı gün yapılan duruşmada gerçek kişiler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. (Davacı gerçek kişilerin kendilerine ait bir projeleri olmadığı gibi, borç ödeme takvimleri, kaynak yaratma tedbirleri, ödeme vaadlerinin olmadığı, kefaletleri nedeniyle yapılabilecek takipler dışında zorlandığı şahsi bir borçlarının olmadığı, sırf şirket lehine olan kefalet ve ipotekleri sebebiyle alacaklıların kendilerine yönelik cebri icra yöntemlerine başvurmamaları için konkordatoya başvurdukları, hem İİK.unn 285. Maddesine göre borçlarını ödemekte zorlandıkları iddiası ile kendi adlarına konkordato talep edecek, hem de kendi taşınmazlarını satarak bedelini şirkete sermaye koyacak olmalarının çelişki yarattığı, konkordatonun başarısının borçlu şirketin konkordatosunun başarısına bağlandığı, kendilerine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği gerekçeleriyle reddedilmiştir)Böylece davaya davacı şirket yönünden devam edilmiştir.Verilen geçici mühlet kararı, tedbirler ve atanan komiserler ile ilgili gerekli ilanlar yapılmış ve ilgili kurumlara gerekli bilgiler verilmiştir.Geçici mühlet dönemi içinde şirketin rayiçlerinin tespiti amacıyla teknik bilirkişiler görevlendirilmiş, şirketin mali kayıtları incelenmiş ve rayiç öz varlığı tespit edilmiştir.Üç aylık geçici mühletin sonunda, 15/02/2020 tarihli celsede, rayiçlerin tespitinin tamamlanmamış olması sebebiyle, geçici mühlet 2 ay süreyle uzatılmış; beş aylık geçici mühletin sonunda komiser heyetinin 05/04/2019 tarihli raporunda, satışların önceki yıllara göre yüzde on beş oranında arttığını, şirket yöneticilerinin huzur haklarının yüzde elli oranında azaltıldığını, personel sayısının 366’dan 279 a indirildiğini, faaliyetine devam ettiği, bir kısım alacaklıların itirazlarına göre inceleme yapıldığında kar veya zararın başka bir firmaya yansıtılmadığı, mal kaçırma girişimini gösteren bir durumun tespit edilmediğini, yeminli mali müşavirden konuya özel rapor aldırıldığını ancak burada da olumsuz bir durumun tespit edilmediğini, şirketin geçici mühlet başlangıcında 1.875.599,48 TL olan borcunun 1.056.603,70 TL ye düştüğü, şirketin tespit edilen rayiçlere göre +48.707.912,07 TL öz varlığa sahip olduğu, faaliyet giderlerindeki ciddi azalmaya rağmen piyasa koşulları, döviz artışı ve diğer sebeplerle malın maliyetindeki artışın son üç aylık karlılığı ortadan kaldırdığını, ancak projenin ciddi ve inandırıcı olduğunu, uygulanabilir olduğunu, kesin mühlet verilebileceğini belirtilmiştir.Komiser raporu, mahkememizce de benimsenmiş, proje ciddi ve inandırıcı bulunmuş; 10/04/2019 tarihinde İİK.nun 293/1 maddesi uyarınca 1 yıl kesin mühlet kararı verilmiştir.Davacı şirket 3.000.0000 TL sermaye artışı taahhüdü 24/06/2019 tarihli genel kurul kararına bağlanmış ve bu tutarın ¼ ü, 25/06/2019 tescil tarihinden önce ödemiştir. Kalan kısmı 2021 yılının Haziran ayına kadar ödeneceği vaad edilmiştir.
1 yıllık kesin mühlet dolmadan Covid-19 pandemi sebebiyle süreler durmuş, bu süreler kesin mühlete eklenmiş; kesin mühletin 06/07/2020 tarihinde dolduğu anlaşılmış, kesin mühletin 06/07/2020 tarihinden itibaren 6 ay süreyle uzatılmasına karar verilmiştir.Kesin mühlet dönemi içinde de komiser heyeti ara raporları dosyaya sunmuş, şirketlerin mali durumu izlenmiştir. Kesin mühlet dönemi içinde, davacı şirketin faaliyetlerine devam ettiği, net satış düzeyinin bir önceki yıla göre %16 azaldığı, bu durumun pandemi sebebiyle siparişlerin azalmasına bağlı olabileceği, personel sayısının 366’dan 172’ye azaldığı, tedbir tarihinde 1.060.354,38 TL olan işçi borçlarının 522.257,81 TL ‘ye gerilediği, leasingli malların taksitlerinde gecikmeler yaşadığı ancak faaliyetinin durmaksızın devam ettiği, bazı alacaklılarla yapılandırmaların yapıldığı, iş hacminin projenin ciddiyetini ve inandırıcılığını desteklemeye devam ettiği, davacı şirketin rayiç öz varlığının 46.698.435,41 TL olduğu görülmüştür. Davacı şirket, pandemi süreci, ekonomik gelişmeler, artan döviz kurları karşısında konkordato projesini 28/08/2020 tarihinde 2. kez revize ederek, Aralık 2020 tarihinde 2.500.000 TL nin tüm alacaklılara alacak nisapları oranında ödeneceği, kalan kısmın da 4 yıllık vadede, altışar aylık vadelerle (30 Haziran ve 31 Aralık tarihleri itibariyle) 2021 ve 2022 yıllarında %3 basit faizle; 2023-2024 yıllarında ise % 5 basit faizle ödeme yapmayı taahhüt etmişlerdir. Alacaklılar toplantısında bu revize proje oylanmıştır.Kesin mühlet dönemi içinde önce İİK.nun 299 maddesine göre alacaklılara alacaklarını bildirmeye davet amacıyla ilanlar yapılmış, bildirilen alacaklara göre komiser heyetince borçlunun defterleri de mukayese edilerek inceleme yapılmış; sonrasında çekişmeli alacaklar raporu ibraz edilmiş ve buna göre alacaklılar toplantısı için --------- -------- gerekli ilanlar yapılmıştır.Komiser heyetinin 04/02/2020 tarihli çekişmeli alacaklar raporu mahkememizce denetlenerek alacaklılar toplantısında alacaklılara bu raporda belirlenen nisap gücünde oy hakkı tanınmıştır. Konkordato davası içinde yapılabilecek araştırmaların sınırlı zamana sığdırılması gerektiği, mahkemenin borçlunun defterleri, tarafların sunduğu mutabakat veya kuvvetli deliller ışığında bir karar vermesi gerektiği gerçeği karşısında yapılan itirazlar, çekişmeli alacaklarda değişikliğe sebebiyet vermemiştir. Komiserlerin biri bankacı bilirkişi, biri bağımsız denetçi vasfında olup yapılan inceleme sonucu varılan sonuç benimsenmiştir. Kaldı ki itiraz eden alacaklıların çoğu banka olup, oyları red şeklinde olup; esası etkileyen bir itiraz da olmamıştır.25/09/2020 tarihinde (saat 14:00’te adi alacaklar; saat 15:00’te rehinli alacaklar yönünden) ilanda gösterilen yer ve zamanda alacaklılar toplantısı yapılmıştır.Gerek komiser heyetinin 09/10/2020 tarihli raporundan gerekse mahkememize ibraz edilen alacaklılar toplantısına ilişkin kayıt ve belgelerin incelenmesinden anlaşıldığı üzere;
Davacının toplam 291 adi alacaklısının olduğu, toplam 92.149.384,99 TL alcak tutarının olduğu; 291 alacaklıdan 171 alacaklının kabul oyu verdiği, kabul oyu veren 171 alacaklının alacak miktarı toplamının 60.742.486,86 TL olduğu, böylece İİK.nun 302/3-a maddesi uyarınca (alacaklı sayısının ve alacak tutarının ½ si) gerekli nisabın sağlandığı anlaşılmıştır.
Kabul edenlerin temsil ve kabul yetkilerinin mevcut olduğu mahkememizce denetlenerek anlaşılmıştır. Rehinli alacaklılar yönünden, davacının rehinli alacaklılarının toplam alacağı 13.017.718,27 TL olup, sadece ---------- Bankası kabul oyu vermiş, bu bankanın alacağı da 6.712.080 TL tutarında olup; İİK'nun 308/h maddesine göre aranan 2/3’ü aşan çoğunluğun sağlanamadığı, bir diğer ifadeyle rehinli alacaklar yönünden nisabın sağlanamadığı anlaşılmıştır. Komiser heyeti, 09/10/2020 tarihli raporunda ayrıca, davacı şirketin konkordato teklifinin varlığı ile orantılı olduğunu, iflas durumunda borçların %77’sinin ödenebileceğini ancak konkordatonun tasdiki halinde borcun %100’ünün ödeneceğini, adi alacaklar yönünden nisabın sağlandığını ve tasdik koşullarının oluştuğunu, kesin mühlet dönemi içinde komiser onayı ile doğan borç olmadığını, ancak teminat gösterilmesi gereken 522.257,81 TL alacağın olduğunu, bu tutarın İİK.nun 206/4 maddesine göre teminata bağlanması gerektiğini, ayrıca ( 103.331.096,93 TL nin binde 2,27’si oranında) 234.561,59 TL tasdik harcı yatırılması gerektiğini mütalaa etmiştir. Mahkememizin 19/10/2020 tarihli ara kararı ile davacı vekiline eksik tasdik harcını tamamlaması, teminat şartının yerine getirilmesi için süre verilmişse de bu ara kararın davacıya tebliğ edilmediği fark edilmekle, 11/11/2020 tarihli celsede davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmiş, davacının 24/11/2020 tarihinde tasdik harcı olarak 234.561,59 TL, işçilik alacağı olarak da 214.175,98 TL tutarı teminat olarak depo ettirmiş olduğu görülmüştür.Komiser heyeti 24/11/2020 tarihli raporunda ön proje, revize proje ve 2. son revize projeyi mukayese eden, nihai projenin gerçekçiliğini muhafaza edip etmediği hususunda raporunu sunmuştur. Komiserler, kesin mühlet içinde yaşanan ekonomik gelişmeler ve Covid-19 salgını sebebiyle ödeme tablosunda revize yapıldığını, revize projenin daha gerçekçi ve muhtemel olduğunu, hem alacaklıların hem borçlu şirketin lehine olduğunu, kaynaklarla orantılı olduğunu belirtmişlerdir.İlama bağlı alacak nisaba girmemiş olsa bile pasife gireceğinden, alacaklılardan ----------- şirketinin konkordato kesin mühleti sırasında açmış olduğu itirazın iptali davasında lehine hüküm aldığı görülmekle, bu alacaklının oyu nisapta esas alınmamış ise de, ilama dayalı alacağı da ödeme tablosu içinde gösterilmiştir. Burada gerek bu alacaklı gerekse ---------- şirketi gibi alacağı yabancı para cinsinden olan alacaklar bakımından, alacaklıların talebi alacağın döviz cinsinden ödenmesi, bu mümkün değilse tasdik tarihindeki kur üzerinden TL cinsinden ödenmesidir. Bu talep üzerinde durmak gerekir. Komiserler, 09/10/2020 tarihli raporun ----------- Sayfasında, alacaklıların alacak bildirim tarihlerindeki efektif satış kuru üzerinden TL cinsinden alacak bildiriminde bulunmalarının istendiğini, ----------- şirketinin başvurusunun olmadığını bu nedene ilan tarihini(ilandan 15 gün sonrayı) esas aldıklarını belirtmişlerdir. Doktrinde bu konudaki tartışmalarda çoğunluk görüşünün yabancı para alacaklarının TL cinsinden ödenmesi gerektiği şeklindedir. Doktrinde yabancı para alacağının TL cinsinden kaydedilmesi ve ödenmesi konusunda farklı bir düşünceye rastlanılmamıştır. Ancak hangi tarihteki kur üzerinden TL ye çevrileceği hususunda çeşitli görüş ayrılıkları vardır. Bir görüşe göre, tasdik tarihindeki kur esas alınmalıdır Bir diğer görüşe göre kayıt tarihindeki kur esas alınmalıdır. Ancak alacaklıların başvuru tarihi farklı olabileceğinden karışıklığı önlemek için 15 günlük başvuru süresinin bitiminde komiserlerce bütün yabancı para alacakları o günkü kur üzerinden TL çevrilecektir. Eldeki davada komiser heyeti de bu görüşte olmuş, alacaklıların ancak konkordato talebinden önceki alacaklarını yazdırabileceklerinden hareketle ilan tarihini izleyen on beşinci günkü ---------- efektif satış kuru üzerinden "TL" ye çevrilerek eklenmiştir. Ayrıca ------------ şirketinin dayandığı mahkeme kararındaki yargılama masrafları da yine konkordato ödeme tablosuna alınmıştır. Komiser heyetinin yaptığı değerlendirme mahkememizce de isabetli görülmüş, alacaklıların yabancı paranın tasdik tarihindeki kurunun esas alınması talepleri kabul edilmemiştir.
Özetle, Mahkememizin ----------- Esas sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde, adi alacaklar yönünden tasdik durumunda iflas halinde alacaklıların eline geçecek olan miktardan daha çoğunun geçeceği(İİK.nun 305/1-a), teklifin kaynaklarla orantılı olduğu, (İİK.nun 305/1-b), borçlunun dürüst olduğu, komiser talimatlarına uyduğu, alacaklıları zarar uğratma davranışı içinde olmadığı (İİK.nun 292/1-c), adi alacaklar yönünden teklifin (alacaklıların ve alacak miktarlarının ½ si) nitelikli çoğunluk tarafından kabul edildiği (İİK.nun 302/3-a,305/1-c), projenin inandırıcılığı ve ciddiyetini koruduğu, tasdik harcının yatırıldığı İİK'nun (305/1-e), teminat şartının söz konusu olmadığı İİK'nun (305/1-d), komiserlerin karar vermeden evvel mahkemede dinlendiği(İİK.nun 304/1), böylece konkordatonun tasdiki koşullarının tümüyle oluştuğu anlaşılmış; 305/2 maddesi uyarınca düzeltme yapılmasını gerektirir bir durum da olmadığından, adi alacaklar yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmiştir. Rehinli alacaklar yönünden ise nitelikli çoğunluk sağlanamamış olmakla bu alacaklılar yönünden konkordatonun tasdiki talebi reddedilmiştir. Rehinli alacaklılar yönünden talebin reddi, kimisinde rehinli alacaklıların alacağını karşılayacak tutarda ipotek olması kimisinde yapılandırma yapılmış olması sebebiyle, adi alacaklılar için verilecek tasdik kararının sıhhatini, projenin gerçekçiliğinin devamını olumsuz biçimde etkilemeyeceği anlaşılmıştır.Mahkememizin bu kararının bir kısım alacaklıların istinaf ettiği, kararın ---------- sayılı ilamı ile sayılı ilamıyla kaldırıldığı anlaşılmıştır. (İstinaf dairesince iki geri çevirme yapılmış, birinci geri çevirmede, İİK.nun 304 m. göre ilanların yapılmadığı anlaşılması halinde yeni bir ilan metni hazırlanarak ilanın yapılıp yapılmadığıının tespiti, eksikliğin ikmali, kararın ---------- ilanı yapılmadığı takdirde ilanın yaptırılması ve on günlük sürenin beklenmesi istendiğinden kalem bu eksikliğin ikmalini sağlamaya çalışmıştır. "İİK'nun 304/1 maddesinde belirtilen hususu içerir yeni bir ilan metni hazırlanarak" ibaresinin yazı işleri müdürlüğünce yanlış anlaşıldığı anlaşılmaktadır. İkinci geri çevirmede, alacaklılar toplantısına dair evrakların aslına ilişkin mavi klasörün dosya içine konması istenmiş, kayıp olduğu anlaşılan klasör arşivde yapılan araştırmalar neticesinde ancak kaldırma kararından sonra temin edilebilmiştir. Geri çevrime kararlarına sebebiyet verilmemesi için azami özen gösterilmesi hususunda gerekli uyarı alınmış, kaleme de gerekli ihtarat yapılmıştır. Kaldırma kararından sonra ilan suretleri yönünden yapılan kontrolde dosya incelendiğinde, geçici mühlet ve kesin mühlet kararlarının ilanlarının yapılmış olduğu, pandemi sürecinde verilen uzatma kararlarının ise ilan müzekkerelerinin hiç düzenlenmediği kaldırma kararı sonrasında farkedilmiş olup, tasdik duruşması ilanı ile mühletler arasında bütünlük olması için verilen tüm mühlet ve uzatma kararları da tasdik duruşmasının ilanı ile birlikte ilan edilmiştir. )Mahkememizin ---------- Esas, ---------- Karar sayılı dosyasında 16/11/2018 tarihinde 3 ay geçici mühlet verildiği, 15/02/2019 tarihli celsede geçici mühletin 2 ay uzatılmasına karar verilidği; 10/04/2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet kararı verildiği anlaşılmıştır. Bu bir yıllık sürenin COVİD-19 tedbirleri kapsamında 22/03/2020-30/04/2020 tarihleri arasında sürelerin durmuş olması sebebiyle kesin mühletin 21/05/2020 tarihine uzadığı, 21/05/2020 tarihli celsede de; yine covid tedbirleri gereği 22/03/2020 tarihinde duran sürelerin 15/06/2020 tarihinde kadar durmaya devam edeceği düzenlendiğinden, 1 yıllık kesin mühletin 06/07/2020 tarihi itibariyle dolduğu anlaşılmıştır. 06/07/2020 tarihinden itibaren İİK.nun 289/5 maddesi uyarınca süre 6 ay uzatılmasına karar verilmiştir. Böylece kesin mühlet 06/01/2021 tarihine kadar uzamışsa da duruşma günü 16/12/2020 tarihine bırakılmış, 6 aylık süre dolmadan (kabaca 20 gün kala) 16/12/2020 tarihinde tasdik kararı verilmiştir. İİK.unn 304 maddesine göre kesin mühletin altı ay daha uzatılması imkanına ihtiyaç ve gerek olmamıştır. 18/12/2024 tarihli ara kararla, İstinaf kararındaki hususlarda eksikliğin giderilmesi için davacı şirketin kalan kesin mühletten istifadesine, kesin mühletin 2 ay uzatılmasına karar verilmiştir. Dosya incelendiğinde, alacaklılar toplantısına ilişkin alacaklıların imzalarını içerir toplantı tutanaklarının bir klasör şeklinde kayıp olduğu ve yapılan arama neticesinde emekli olan mübaşirden soruşturularak klasörün ve dosya eklerinin mahkeme arşivinden bulunmuş, dosya içine konmuştur. Tasdik duruşması için tayin edilen duruşma gününün İİK.nun 304 m. deki usulle (İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri) ilanının yapıldığı görülmüştür.Komiser heyetinin 06/01/2025 tarihli raporunu ve yine aynı tarihli başka bir raporla, ilan suretini, yapılmış ve yapılacak ödemeleri gösteren tabloları sunduğu görülmüştür. Raporda özetle, tasdik koşulları tekrar irdelenmiş ayrıca istinaf eden alacaklılar özelinde de inceleme yapılmıştır.. Döviz alacakları yönünden ---------- sayılı kararla döviz alacaklarının kanunda öngörülen on beş günlük sürenin son günündeki döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmesine karar verilmiş olup, eldeki dosyada zaten bu içtihat çıkmadan önce yapılan yargılamada da komiserler döviz alacaklarını geçici mühlet tarihindeki değil ilanın son günündeki kur üzerinden çevirerek alacaklılar lehine hesaplama yapmış olup, kaldırma kararı sonrası değişikliğe gidilmesini gerektiren bir durum olmamıştır. Gelinen aşama itibariyle tasdik koşullarının mevcudiyetini koruduğu anlaşılmış, adi alacaklar yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmiştir. Nisabın sağlanmadığı rehinli alacaklar için yine talebin reddine karar verilmiştir. Kaldırma kararı öncesinde yapılan ödemelerin dayanaksız kalmaması ve bütünlük sağlanması için 24/11/2020 tarihli ödeme tablosuna da işaret edilmiş, ancak kalan son taksidin 15/01/2025 tarihinde ödeneceği belirtilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------------ sicil numarasında kayıtlı ----------- ŞİRKETİ’nin KONKORDATO TALEBİNİN adi alacaklar yönünden KABULÜ ile,
a)-Adi alacaklıların 48 ay vadeli, 8 eşit taksit halinde ödeneceğine dair revize projeye göre, İİK.nun 305 md. uyarınca KONKORDATONUN TASDİKİNE,
b) 24/11/2020 tarihli ödeme tablolarının kararın EKİ SAYILMASINA;
Bu tabloya göre istinaf kararından önce yapılan ödemelerin düşülmesi ile kalan taksitlerin, 06/01/2025 tarihli komiser raporunun 32-41. sayfalarındaki tablonun da kararın EKİ SAYILARAK, Bu tabloda belirtilen alacaklılara, KALAN SON TAKSİDİN en geç 15/01/2025 tarihinde ödenmesine;
c)Tüm alacaklı ve taksitlerin bu tablolara göre izlenmesine; Konkordatonun tasdiki kararının, gerekçeli kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, İİK'nin 308/c maddesi gereğince DERHAL bağlayıcı hale gelmesine;
2-Rehinli alacaklar yönünden KONKORDATONUN TASDİKİ TALEBİNİN REDDİNE;
3-Kesin mühletin sona ermesi ile kesin mühlet kararı ile doğan ve İİK 294,295,296 ve 297. maddesinde düzenlenen tüm sonuçların ve mühlet boyunca verilen tüm konkordato tedbirlerinin KALDIRILMASINA,
4-Konkordato komiserlerinin görevine son verilmesine;
5-İİK.nun 306/2 maddesi uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli olarak Mali Müşavir ----------- tasdik karar tarihi itibari ile göreve başlamak üzere projeyi denetim kayyımı olarak görevlendirilmesine, kayyım tarafından davacı şirketlerin işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir Mahkememize rapor sunulmasına, Kayyıma aylık 5.000,00 TL ücret takdirine, kayyımın göreve başlama tarihinden itibaren ödenecek ücretin konkordato talep eden şirket tarafından karşılanmasına,
6-Geçici mühlet tarihi olan 16/11/2018 tedbir tarihinden sonra doğan alacaklar konkordato kapsamında olmadığından bu alacaklar yönünden takip ve dava yapılmasına engel bir durum olmadığı hususunda keyfiyetin alacaklılara ihtarına;
7-İİK 308/b maddesi uyarınca alacakları itiraza uğramış olan tüm alacaklılara tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren 1 ay içerisinde dava açabileceklerinin İHTARINA,
8-İİK 306/son maddesi uyarınca hüküm fıkrasının İİK 288 maddesi uyarınca İLANINA ve ilgili yerlere bildirilmesine,
9-Geçici mühlet öncesi başlatılmış adi takiplerde henüz paraya çevrilmemiş olan tüm hacizlerin İİK.nun 308/ç maddesi uyarınca DÜŞTÜĞÜNÜN TESPİTİNE;
10-İİK.nun 307. maddesine göre erteleme kararı verilmesine yer olmadığına;
11-İİK'nın 308/f maddesi uyarınca konkordatonun tamamen feshi halinde borçlunun İİK'nın 308. Maddesi gereğince iflasına karar verilebileceği hususu göz önüne alınarak borçlu tarafından yatırılan iflas avansının bu aşamada iadesine yer olmadığına, iflas avansının ödeme takviminde belirtilen tüm borçlar ödendikten ve karar kesinleştikten sonra borçlu şirkete iadesine,
12-İİK.nun 307. maddesine göre rehinli malların muhafaza altına alınması ve satışının ertelenmesine, finansal kiralama konusu malların iadesinin ertelenmesine dair, erteleme kararı verilmesine yer olmadığına;
13-Alınması gerekli 615,40-TL başvurma harcı ile 615,40-TL peşin harcın toplamı olan 1.230,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
14-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
15-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı şirket yetkilisi ----------, davacı vekili, konkordato komiseri --------- ile huzurda bulunan alacaklı olduklarını beyan eden vekillerin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 10/01/2025