T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/935 Esas
KARAR NO : 2025/300
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 13/07/2023
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya ait ---------- plakalı araç müvekkili şirket tarafından ------------ numaralı sigortalanmış olduğunu, 08.11.2020 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalanan davalıya ait ----------- plaklalı araç ile ----------- plakalı araç ve---------- plakalı araçlar arasına maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, işbu kazada davalıya ait araç sürücüsü olan ----------- ekli kaza tespit tutanağında ve alkol raporunda açıkça yazdığı üzere 0,91 promil alkollü olduğunu, bu oran ticari araçlar için yasal alkol oranı olan 0,20 promilin üzerinde olduğunu, davalıya ait aracın sürücüsü işbu kazada tam ve asli kusurlu bulunduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvuru sonucunda ---------- vekiline değer kaybına ilişkin 05.01.2021 tarihinde 3.420-TL ödeme yapıldığını, ----------- tarafından -----------Sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine bakiye değer kaybına ilişkin başvuruda bulunulduğunu, işbu başvuru sonucunda ----------- asıl alacak ve ferileri toplamı olarak toplamda 6.678,99-tl ödeme yapıldığını, ----------- plakalı aracın Kasko Sigortacısı olan --------Ş.'ye 29.01.2021 tarihinde 20.691,81-TL araç hasarı için rücuen tazminat ödemesi müvekkil şirket tarafından yapıldığını, işbu ödemelere ilişkin dekontlar ekte ibraz olunduğunu, bahse konu trafik kazası sonucunda müvekkil şirkete yapılan başvuru ile ------------ plakalı araç sahibine değer kaybı sebebiyle 28.03.2022 tarihinde 12.408,70-TL ödeme yapıldığını, -------- plakalı aracın Kasko Sigortacısı olan ----------Ş.'ye 29.08.2022 tarihinde 28.591,30-TL araç hasarı için rücuen tazminat ödemesi müvekkil şirket tarafından yapıldığını, Trafik Kazası Tespit Tutanağı uyarınca davalı sigortalı araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunun tespit edildiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası(Trafik Sigortası) Genel Şartları B.4.c maddesi uyarınca “Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” nedeniyle sigortacının işletene rücu edeceğinin öngörüldüğünü, görüleceği üzere Yeni trafik sigortası genel şartları uyarınca “ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce” araç kullanılması halinde sigorta şirketi tarafından işletene rücu edilebilmekte olduğunu, Müvekkil şirket tarafından ödenen miktar için davalı tarafa başvuruda bulunulmuş; ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkil şirkete ödenmeyen 43.399,72-TL tutar (42.653,00,-TL si asıl alacak ve 746,72-tl faiz) için davalı (borçlu) aleyhine----------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapıldığını, yapılan takibe davalı (borçlu) tarafından itiraz edildiğini, Davalının icra dosyasına itirazı ile tarafımızca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup anlaşmama ile sonuçlandığını, Davalı (borçlu) tarafın icra emrine yapmış olduğu itiraz müvekkil şirkete tebliğ edilmemiş olduğunu, işbu itirazın müvekkil şirket tarafından UYAP ortamında rutin kontrollerde fark edilmiş ve süresinde huzurdaki dava ikame edildiğini, bu nedenle davalının (borçlunun) icra takibine yaptığı itirazın iptali ile İ.İ.K.mad. 67 gereğince alacaklarının %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmek zarureti hâsıl olduğunu beyan ederek açıklanan sebeplerden dolayı davalının itirazının iptaline, icra takibinin 43.399,72-TL üzerinden devamına, haksız itiraz nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına ve davalıdan tahsiline, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak: Davaya konu kazanın meydana geldiği anda aracı kullanan kişinin müvekkili olmadığını, bu nedenle davacı tarafın müvekkilin aracı kullanan diğer davalının kusurundan sorumlu bulunduğu yönündeki anlatımlarının tamamı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilin aracı kullanan başka bir kişinin meydana getirdiği olası zararlardan mesul tutulmasının hukuk mantığına da terstir ve hakkaniyete de aykırı olduğunu, Davacının, araç sürücüsü diğer davalının alkollü olduğu ve kazanın bu nedenle meydana geldiği ve poliçe kapsamı dışında yer aldığı yönündeki anlatımlarının da ispata muhtaç olduğunu, istikrar kazanmış Yargıtay uygulamasında tekrar edildiği üzere; zararın poliçe kapsamı dışında kabul edilebilmesi için ilgili kazanın salt alkol kullanımı dolayısıyla meydana geldiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, bu itibarla, davacı tarafın davaya konu sözde rücu talebine dayanak ettiği zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususundaki ispat yükü de hala üzerinde olup; dosya kapsamında bu konuda dosyaya yansımış herhangi bir delil de bulunmadığını, huzurdaki davanın bu sebeple de müvekkil açısından reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının haksız davasına dayanak ettiği ---------- ve ----------- plakalı araçlarda meydana geldiği iddia edilen hasarların tamamına da açıkça itiraz ettiklerini, icra takibine ve huzurdaki davaya konu edilen hasarların tamamı fahiş şekilde hesap edilmiş olduğunu, haksız ve şişirilmiş hesaplamalardan ibaret olduğunu, poliçe kapsamında olan değinilen zararların da tekraren hesaplanmasını talep ettiklerini, zira benzer uyuşmazlıklarda sıklıkla karşılaşıldığı üzere şişirme servis faturaları üzerinden gerçek hasarların kat be kat üzerinden bedeller ilgililerinden haksız şekilde zenginleşme maksadı ile huzurdaki davada olduğu gibi talep edildiğini, müvekkilin davaya konu kaza sebebiyle işleten sıfatı bulunmadığından, kazanın meydana gelmesinde müvekkil araç sürücüsünün kusuru olmadığından ve ayrıca davacı tarafından fahiş ve haksız şekilde olmayan sözde zarar kalemleri müvekkilden tahsil edilmek istendiğinden müvekkil hakkındaki davanın reddine karar verilmesini ettiklerini ve davanın yargılama gideri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine--------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 43.399,72 TL ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür. Eldeki dava, ----------- sayılı görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderildiği, yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.Dosyanın mahkememize gönderilmeden önce taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası, poliçe ve hasar dosyaları, trafik kayıtları, SBGM tramer kayıtları, ------------- sayılı dosyası vs tüm belge ve dokümanların dosyaya celp edildiği, dosyanın ----------- Tüketici Mahkemesince 1 trafik bilirkişisi, 1 sigorta bilirkişisi, 1 nöroloji bilirkişisi, 1 hesap bilirkişisi ve 1 otomotiv mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verildiği, 17/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..---------- plakalı araçta toplam hasar bedelinin 20.691,83 TL dava konusu ile uyumlu olduğu, 6.000,00 TL değer kaybı bedelinin kadri maruf olduğu,----------- plakalı aracın yedek parça 30.270,33 TL ve işçilik 5.050,00 TL olmak üzere toplam hasar bedelinin 35.320,33 TL dava konusu kaza ile uyumlu olduğu, dava konusu kazada sigorta eksperi raporu incelendiğinde ------------ plakalı araç için hesaplanan 20.000,00 TL değer kaybı bedelinin kadri maruf olduğu, ---------- İcra Müdürlüğü -------- esas sayılı dosyasına 31/05/2021 günü 5.887,39 TL ödeme yapıldığı, dava dilekçesinde yer alan taleple ile uyuşmadığı.." şeklinde rapor alındığı görülmüştür.Bilirkişi raporunun ----------Tüketici Mahkemesince taraflara tebliğ edildiği, taraflarca rapora karşı itiraz ve beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.Mahkememiz 10/04/2025 tarihli celsesinde davacı vekili "Dava dilekçesinde her ne kadar ----------- plakalı aracın kasko sigortacısı olan----------Ş ye 28.591,30 TL araç hasar ödemesi yapıldığından bahsedilmiş ise de bu ödeme icra takip tarihinden sonra 29/08/2022 tarihinde yapılmıştır, bu nedenle icra takibine konu edilmemiştir, eldeki davaya konu icra takibinde takipten önce yapılan ödemeler dahil edilmiştir, her ne kadar bilirkişi raporunda ---------- icra müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyasına yapılan ödemenin eksik olduğu belirtilmiş ise de ödeme yapılırken kanun gereğince tevkifat kesintisi yapılmış olduğundan dolayı bilirkişi bu yönde eksik inceleme yapmıştır, davamızın kabulüne karar verilsin, mahkeme aksi kanaatteyse bilirkişiden bu yönde ek rapor alınabilir.." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK'nun 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte olan ve sigorta poliçesinin eki niteliğinde bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının dikkate alınması gerekir.
Davacı sigorta şirketi tarafından sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalıya sözleşme hükümlerine aykırılık nedeniyle rücu edilmesi nedeniyle poliçenin düzenlenme tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 2918 sayılı yasanın 95. maddesi ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B 4.-c maddesi uyarınca; alkollü araç kullanılması halinde, zarar bedeli, sigorta şirketi tarafından üçüncü kişiye ödendikten sonra, kendi sigortalısına rücu imkanı bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; 08.11.2020 tarihinde meydana gelen kazada, sürücü ----------- 0,91 promil alkollü olduğu, kaza nedeniyle ----------- plakalı ve ----------- plakalı araçlarda hasar oluştuğu, oluşan hasar nedeniyle davacı sigorta tarafından ödemeler yapıldığı, bilirkişi raporuna göre yapılan ödemelerin kaza ve hasar ile uyumlu olduğu, tazminat miktarının kadri maruf olduğunun belirlendiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B 4.-c maddesi uyarınca davacı sigortanın yapmış olduğu ödemeleri ödemelerin ferileri (icra masrafları vs.) ile birlikte- davalı işletenden talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, davalının ----------- İcra Müdürlüğünün ------------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alınması gerekli 2.964,63 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 524,15 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.440,48 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 524,15 TL peşin harç ile 269,85 TL başvuru harcının toplamı olan 794,00 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harcanan toplam 12.748,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde ilgili tarafa iadesine,
9-6325 sayılı Kanunun'un 18-A/13. Bendi uyarınca ------------ tarafından karşılanan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 10/04/2025