T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/874 Esas
KARAR NO: 2024/929
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/07/2023
KARAR TARİHİ: 26/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ..., aynı zamanda sahibi bulunduğu --------- Şirketi'nin yetkilisi olduğu, önceden --------- markası için çalışıyor olarak bildiği ---------- kendisine 2022 yılının son aylarında gelerek ihracata dayalı optik lens alım-satım işi teklifinde bulunduğunu, müvekkili ---------- aracılığı ile yetkilisi bulunduğu şirketi üzerinden taahhüt edilen optik lens alımı amacıyla --------- ve bu optik lens alım ve satımı işinde kendisi ile birlikte hareket ettiği beyan edilen ..., --------, -------- Şti. Ve --------- Şti. İsimli muhataplara çek olarak toplam 2.287.500 TL.'lik, ödeme gerçekleşmediği ancak, taahhüt edilen ürünler hiçbir zaman müvekkiline teslim edilmediği ayrıca şirket çeki olarak yapılan ödemeler gereğince müvekkili şirket adına kesilmesi gereken irsaliye ve faturalar da müvekkiline kesilmediğini, 2023 yılı mart ayı içinde müvekkili, yetkilisi bulunduğu şirket adına, karşı taraflarca yapılan optik lens satım ve teslim taahhüdü kapsamında optik lens alımı amacıyla ----------- aracılığıyla ..., ----------Şti. ve --------- adına da bir adet olmak üzere toplam 7 adet çek kesildiği, kesilen çeklerden altı tanesi --------- ve ...'a, yedinci olarak kesilen çek ise yine ---------- yönlendirmesi ile ----------- teslim edildiğini, müvekkilince ürün alım beklentisi ile verilen bu çeklerden ödeme vadesi gelen ... adına kesilen 200.000 tl, ve 300.000 tl. Miktarlı çekler ile ----------- Adına kesilen 220.000 tl. Bedelli çek ayrıca --------- Şti. adına 350.000 tl' bedelli dört adet çek müvekkilince ödenildiğini, yine çeklerden -----------Şti. Adına kesilen 280.000 Tl. Bedelli bir adet çek ise karşılık oluşturulamadığından yazıldığını, ancak düzeltme yoluyla o da diğerleri gibi haciz tehdidi altında ödendiğini, ---------- seri numaralı 29.07.2023 keşide tarihli, 687.500,00 TL. miktarlı, --------- emrine, (ödeme gününün haftasonuna denk gelmesi ve bankaların haftasonu kapalı olmasından dolayı işbu davanın açıldığı gün içerisinde ödemesi geldiğini, ---------- emrine düzenlenilmiş söz konusu çekin ödenmemesi noktasında öncelikle ödeme yasağı kararı ile ayrıca icra takibine konu edilmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi, dava konusu çekten dolayı müvekkili tarafın borçlu olmadığına dair karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çeklerde müvekkilinin ismi ve imzası bulunmamakla birlikte bir ilgisi de bulunmadığını, müvekkilinin davacıya gönderdiği borç paraya ilişkin olarak icra takibi başlatıldığını, her ne kadar davacı borç gönderildiğini kabul edip borcu da iade etmek istediğini dilekçesinde belirtmiş ise de söz konusu icra takibine itiraz ettiğini, İtiraz neticesinde itirazın iptali davası açıldığını, bu noktada halihazırda müvekkili ile davacı arasında görülen bir itirazın iptali davası mevcut iken müvekkiline ilişkin menfi tespit davası açılması hukuken mümkün olmayacağını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili ..., davacı ... ile arkadaş olup Haziran ayı başında ...' çeklerinin vadesinin yaklaştığını ve kısa süreli olarak paraya sıkıştığını; çeklerini ödeyemez ise ticari hayatının oldukça sıkıntıya gireceğini ve aldığı parayı 2 hafta gibi bir sürede hemen geri ödeyeceği belirterek müvekkilinin kendisinden borç para istediğini, müvekkili 06.06.2023 tarihinde arkadaşına olan güveni ve işlerini toparlayacağına inanarak davalıya 20.06.2023 tarihinde geri ödemesi şartıyla 275.000,00 TL borç para gönderdiğini, söz konusu gönderilen paranın dekontunda da söz konusu tutarın 20.06.2023 tarihine kadar borç olarak verildiğini açıkça belirttiğini, ancak 20.06.2023 tarihinde borç verilen tutar davalı tarafından geri ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili kendisine olan borcun ödenmeyeceğini düşünerek ... hakkında icra takibi başlattığını açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı ..., ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın iddia ettiği gibi müvekkillerine kendisine lens temin edeceğine dair bir sözleşme yapmamış veya bu hususta bir anlaşması olmadığını, davacı bir tacir olup, eczacı olarak faaliyet gösteren bir kişinin bahsi geçen ve iddia ettiği miktarda ödeme yapıp karşılığında lens almaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı nerden ve nasıl lens temin edebileceğini bilebilecek duruda olduğunu, bu bağlamda basiretli bir tacir gibi davranmayarak konuyla ilgisi olmamasına rağmen müvekkilini de işin içine çekmek sureti ile de borçtan kurtulma cihetine gittiğini, davacının ileri sürdüğü asılsız dolandırıcılık iddiasına dayalı olarak hukuki bir ilişkinin geçersiz olduğuna dair soyut iddialarının hukuk nezdinde korunabilir yanı mevcut olmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle; menfi tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, davacı ---------şti tarafından keşide edilen ve diğer davacı ... in aval olduğu, ---------- sitesi ----------- şubesine ait 29/07/2023 keşide tarihli, keşide yeri ---------- olan --------- çek numaralı çek nedeni ile davacıların lehtar --------- ve ciranta --------- borçlu olup olmadığı, çekin bedelsiz olup olmadığı, konusunda uyuşmazlık olduğu, davanın menfi tespit davası olduğu tespit edilmiştir.Mahkememizin ----------- Esas sayılı dosyasında 24.10.2024 tarihli 3. celse 1 numaralı ara karar uyarıca, davalılar ..., ---------, ..., ..., ..., ---------şti, --------şti, ..., -------- ve ---------- işletmesi yönünden davanın tefriki ile bu davalılar yönünden yeni bir esas alınmasına, husumet ve hukuki yarar hususunun tefrik edilen dosya da değerlendirilmesine karar verilmiş olup, bu davalılar yönünden dava tefrik edilerek ve mahkememizin ---------- E. sırasına kaydedilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vâkıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.6100 Sayılı HMK.'nun 114/h maddesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının talebinin ---------- Bankası, ---------- Şubesine ait, --------- İBAN Numaralı hesap üzerinden keşide edilen -------- seri numaralı 29.07.2023 keşide tarihli, 687.500,00 TL miktarlı, ----------- emrine düzenlenen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit talebi olduğu, sava konusu olan bu çekin keşidecisinin davacı ---------- Şti. Olduğu, çekin ön yüzünde diğer davacı ...'in aval olarak isminin ve imzasının bulunduğu, çekin arka yüzünde ise --------, --------, -------- ... ve --------- Şti. kişilerinin cirolarının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığına yönelik davayı çekin yetkili hamiline, lehtara veya cirantalara yöneltmesinde hukuki yararı bulunmaktadır. Zira çek nedeniyle hak iddia edebilecek kişiler bunlardır. Bunlar haricinde olan kişilerin pasif husumetleri bulunmadığı gibi davacının bu kişiler aleyhine dava açmasında da hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu nedenle çekte hamil, lehtar veya ciranta olmayanlar yönünden davanın pasif husumet yokluğu ve hukuki yarar yokluğundan dolayı usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın hukuki yarar yokluğundan ve pasif husumet yokluğu nedeniyle HMK 114/1-d,h 115/2 md gereği USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Davalılar ..., ..., ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre bu davalılar için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/11/2024