T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/609
KARAR NO : 2025/951
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 08/08/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/06/2023 günü sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın ------önünde seyir halindeyken virajı alamayarak devrilmesi akabinde devrilmenin etkisi üzerinde bulunan hafriyatın yolun alt kısmında ---- Caddesi'nde seyir halinde olan müvekkili şirkete ----- Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olan ----- plakalı aracın üzerine ---- plakalı araçta yüklü bulunan hafriyatın dökülmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davalının sahibi olduğu ------ plakalı aracın K.T.K. Madde 56/1-a kuralını ihlal ettiği tespit edildiğini, buna göre kasko sigortalının zararı müvekkili şirket tarafından giderildikten sonra %100 kusur oranınca halefiyet ilkesi kapsamında sigortalıya ödenen zararın rücuen tahsili amacıyla işbu davanın açılması gereği hasıl olduğunu, kaza sonrası düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağı'ndaki tespit ve açıklamalara göre müvekkiline kasko sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, -----maddesini ihlali sebebiyle tam ve asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, kaza sonucu oluşan zarar ziyanın hasarın ardından müvekkili şirket tarafından tayin olunan bağımsız Sigorta Eksperi vuku bulan olayın sonucunda KASKO sigortalı ---- plakalı aracın hasarı hesaplanmış olup bu doğrultuda 21.08.2023 tarihinde---- 2.655 TL, 21.08.2023 tarihinde tedarikçi ------ 11.006,32 TL, 21.08.2023 tarihinde tedarikçi ------11.562,58 TL ve 02.08.2023 tarihinde sigortalımız ----- 86.637,21 TL ödenmiş olup bu durumda müvekkili şirket tarafından toplam 111.861,11 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, kazada kusurlu olan ----plakalı aracın ZMMS (trafik) sigortacısı ------- 28.09.2023 tarihinde 58.082,54 TL rücuen tahsil edildiğini, bu durumda tahsil edilemeyen bakiye (111.861,11 TL - 58.082,54 TL) = 53.778,57 TL alacak bulunduğunu, Müvekkili Sigorta Şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme sonucunda sigortalısının hak ve alacaklarını temlik almış ve TTK. 1472 vd. maddelerinde düzenlenen halefiyet hükümleri gereğince haklarına halef olduğunu, Sorumluluk Sigortaları hakkında halefiyet hususunun TTK m.1481’de düzenlendiğini, davalıdan-----plakalı aracın hasarı için yapılan ödemelerin tahsili amacıyla----- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, tebliğ edilen ödeme emrine karşı davalı itiraz etmiş ve icra takibinin durduğunu, tahsil edilemeyen tutar için işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hasıl olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile birlikte takibin devamına, alacağın işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresinin----- olduğundan dolayı ----- Adliyesinin yetkili olduğunu, ancak müvekkili şirket aleyhine huzurdaki davanın --- Adliyesinde açıldığını, ----- Mahkemelerinin yetkili olmadığını, davacı huzurda açılan davanın sigorta poliçesi ile sigortalanmış araç sürücüsünün 3. Kişiye vermiş olduğu zararın karşılanması nedenine dayalı açılan, sigorta şirketinin zarar görene yaptığı ödemeyi rücuen sigortalıdan tazmini istemine ilişkin olduğunu, rücu şartının hiçbirinin oluşmadığını, meydana gelen kazada dava dışı sürücünün sayılan şartlara yönelik herhangi bir aykırılığının bulunmadığını, davacı tarafın sürücüye yönelik kast veya ağır kusur izafe edilebilecek her hangi bir delili dava dilekçesi ile birlikte ibraz etmediğini, basit yargılama usulünün tatbik edildiği işbu dava türünde davacı vekilinin dava dilekçesi ve ekinde davalının maliki olduğu aracın kaza anındaki sürücüsünün olay yerini terk olgusundan başkaca bir rucü sebebine dayanmadığı ve bu yönüyle her hangi bir delil sunmadığının anlaşıldığını, davacı yanın dayandığı genel şart, bedeni hasara neden olan trafik kazalarına ilişkin olup, yalnızca maddi hasarın ortaya çıktığı eldeki uyuşmazlık bakımından uygulanma imkanı bulunmadığını, davacının dava dilekçesi incelendiğinde salt sürücünün KTK 56-1a ( Şerit izleme) kazada %100 kusurlu olmasından kaynaklı rücu talebinde bulunduğu, davacı yanca ileri sürülen hususlar nazara alındığında kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün alkollü olup olmaması, sürücü belgesinin bulunup bulunmaması gibi unsurların araştırılmasını gerektirecek bir durumun olmadığı hususları hep bir arada değerlendirilerek 15/06/2023 tarihinde gerçekleşen kazada davacı yanın dayandığı genel şart, bedeni hasara neden olan trafik kazalarına ilişkin olup, yalnızca maddi hasarın ortaya çıktığı eldeki uyuşmazlık bakımından uygulanma imkanı bulunmadığının anlaşıldığını beyan ederek davanın reddine icra takibinin iptaline, kötü niyeti aşikar olan davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ---. İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış,-----.İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasının Uyap sureti hasar dosyası, incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. Dosya konusunda uzman Makine Mühendisi bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. 03/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Kazada kusurlu olan----- plakalı aracın sebep olduğu zarara istinaden ------ 58.082,54 TL rücuen tahsilatı ile ilgili belgelerin dosyaya sunulmaması, 120.000,00 TL limit olması ve %100 kusur oranı sebebi ile neden dolayı eksik tahsilat yapıldığına dair gerekçenin olmaması ile davacının talep ettiği 53.778,57 TL eksik bedel rücu iddiası hesaplanamamaktadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan hasar ödeme faturaları toplamı ile ödeme dekontları karşılaştırmalarında,faturaları toplamı 9.798,80 TL, ancak Ödeme Dekont Tutarı 11.562,58 TL ----- Firması fatura toplamı 9.327,40 TL, ancak Ödeme Dekont Tutarı 11.006,32 TL Farklarına rağmen, davalıdan talep eden tutarlar, ödeme dekontlarında yazılı bedeller sebebi ile objektif hesaplama yapılamamaktadır. Eksper raporunda yazılı olan toplam hasar tutarının 108.638,39 TL yazılı olması ve raporda yazılı olan aşağıdaki parçanın iadesinin yapılması ve iade faturası kesilecek bahsine rağmen hesaptan düşülmemesi sebebi ile hesaplamanın doğru yapılmadığı ve toplam hasar olduğu iddia edilen 111.861,11 TL hesabın tutmadığı Sebepleri ile Davacı tarafın, gerekçeli belgeleri ve beyanları sunması halinde, yapılacak kesin hesaplama ve Kanaat, Bilirkişi Ek Raporu ile sunulacaktır. " tespitinde bulunmuştur.
Görev dava şartı olup, Mahkemece her aşamada re'sen nazara alınması gerektiğinden, öncelikle Mahkememizin görevli olup olmadığını tartışmak gerekmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamına göre; davacının halefiyete dayalı olarak iş bu davayı açtığı, davanın yöneltildiği davalı tüzel kişi tacir ise de, halef olunan sigortalının gerçek kişi olduğu, aracın hususi olduğu ve davanın da haksız fiilden kaynaklandığı göz önüne alındığında, taraflar arasında görülen davanın ticari dava niteliği taşımadığı, bu durumda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunun gözetilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.