T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/257
KARAR NO : 2025/968
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/03/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ve yetkililerine-----adresindeki mecurun kiralanması hususunda mal
sahipleri tarafından yetki sözleşmesi ile yetki verildiğini, bu sözleşmeye göre mecurun
kiralanması konusunda tek yetkilinin davacı şirket olduğunu, davacı şirketin sözleşmeye konu mecuru ------- internet adresi üzerinden
ilana koyduğunu, ilanı görerek aradığını beyan eden davalı şirket yetkililerinin gerekli
görüşmeleri telefon ve ---- üzerinden davacı şirket yetkilisi --- --- ile
irtibata devam etmiş oldukları, yapılan görüşmeler neticesinde davalı tarafın mecuru
kiralamak istediklerini ifade ettiklerini, ayrıca kiracı tarafın bu görüşmeleri yaparken
davacının yönlendirmesi ile beraber mal sahibi hesabına 15.000 TL kaparo bedelini de
yatırdığını, davacı şirket yetkilisi -----her iki tarafı organize etmesi ile beraber
yazışmalardan da görüleceği üzere her iki tarafın davacı şirketin merkezinde bir araya
geldiklerini, yapılan görüşmede davacı şirketin merkezinde ile mecurun malikleri arasında
alacaklı komisyoncu emlakçı davacı şirket aracılığıyla kira sözleşmesi akdedildiğini, işbu kira sözleşmesinin 01.10.2023 tarihinde----- bulunan mecurun kiralanmasına yönelik
olarak akdedildiğini, akdedilen kira sözleşmesi akabinde davacının komisyon alacağı için
54.000,00 TL'lik fatura kesildiğini, kesilen faturanın hemen ödeneceğinin davalı tarafça
beyan edilmesine rağmen davalı şirketin belirtilen borcu ödemediğini, bunun üzerine
borçlu firmaya 05.12.2023 tarihinde davacı şirket ile arasındaki ticari iş yeri kiralama
nedeniyle emlak komisyon bedeline ilişkin ----- fatura numaralı KDV
dahil 54.000,00 TL bedelin ödenmediğinden bahisle ----. Noterliği'nce
hazırlanan 05.12.2023 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarname gönderildiği ve
ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğini borçlu davalı tarafın ise 12.12.2023 tarihli ve
---- yevmiye numaralı ihtarname ile emlak komisyon bedeli olan 54.000TL bedelli
------ numaralı faturaya itiraz ettiğini, borçlu davalının faturaya itirazı ve ödeme yapmaması sebebiyle ----.
İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasından alacak için icra takibi yapıldığını,
borçlu davalı tarafça icra takibine karşı haksız ve mesnetsiz şekilde itirazda
bulunulduğunu, davalının esasa ve yetkiye itirazlarının davacı tarafça kabul edilmediğini,
davalı borçlu şirketin merkez adresinin -----adresinin tescil ettirildiğini, davalı tarafa verilen hizmetin
----- şubeyle ilgili olduğunu bu sebeple HMK gereği şubenin olduğu yerde de icra
takibi açılabileceği gibi dava da açılabileceğini Yargıtayın yerleşik içtihatlarının bu yönde
olduğunu, davaya konu alacağın taraflar arasında konuşulmuş olması ve fatura ile de
sabit olması sebebiyle alacak likit ve muaccel olduğunu, tarafların arabuluculuk sürecinde
anlaşma sağlayamadığını beyan ederek davanın kabulüne ve davalı tarafın haksız itirazının asıl
alacak olan 54.000,00 TL ve işlemiş faiz olan 2.225,84 TL yönünden iptaline, takibin
devamına, alacağın işlemiş avans faiziyle birlikte tahsiline, haksız olarak borca itiraz
eden borçluların asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına
hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Uyuşmazlık konusu kiralama işleminin Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevine girmesi
nedeniyle görevli mahkeme itirazlarının ayrıca davalı şirketin adresinin ----- olması sebebiyle yetkili icra dairesi ve
yetkili mahkeme itirazlarının olduğunu,
Esasa ilişkin olarak davalı şirket ile dava dışı----- adresinde bulunan taşınmazın kiralanmasına ilişkin olarak 01.10.2023
başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin ise emlakçılık faaliyeti yaptığı
iddiası ile davalı şirkete komisyon bedeli açıklaması ile fatura kestiğini, akabinde davacının
davalı şirkete ----. Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile
54.000,00TL tutarındaki fatura bedelinin ödenmesi gerektiğini bildirdiğini, davalı tarafça söz
konusu ihtara cevaben ---- Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap
verildiği ve faturaya itiraz edildiğini, bunun üzerine davacının ----İcra Müdürlüğü'nün----- sayılı
dosyası ile icra takibi başlattığı ve söz konusu icra takibine yine davalı tarafça itiraz edildiği,
icra takibine dayanak faturaya davalı tarafça itiraz edildiğinden, artık davacının faturaya
dayalı alacağını ispat külfetinin davacıda olduğunu, öte yandan davacı şirketin emlakçılık görevini üstlendiğine dair somut bir delil bulunmadığını,
dava dilekçesi ekinde taşınmaz maliklerinden alınan yetki belgesi sunulmuş ve dava
dilekçesinde söz konusu taşınmazın kiralanmasında yalnızca davacı şirketin yetkili olduğu belirtilmişse de esasen davacı şirketin aracılık/emlakçılık faaliyeti yapmadığını, bu nedenle
faturada yazılı komisyon bedeline de hak kazanmadığını, davacının dava dışı ev sahiplerinden aldığı yetki belgesine dayanarak kiralama işlemine
dahil olmaya çalıştığını fakat esasen davacının emlakçılık veya aracılık faaliyeti yapmadığını,
şayet davacının iddia ettiği aracılık faaliyetini yapmış olsa idi, taraflar arasında bir sözleşme,
yer gösterme formu vb. evrakların olması gerektiğini, lakin davacının tek yaptığının davalı
şirket kiralama işlemi yaparken olaya dahil olmaya çalışmak olduğunu, söz konusu yetki
belgesinin davalı şirketin gıyabında, bilgisi ve dahli olmadan imzanmış olduğunu, davalı
şirketin dava konusu alacaktan sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, kaldı ki davacının da belirttiği üzere kiralama faaliyetine istinaden davalı şirketin, davacıya
değil; dava dışı ev sahiplerinden ----- kaparo ödemesi yaptığını, bu
hususun da davacının kiralama işlemine dahli olmadığını gösterdiğini,
davacı ile davalı arasında simsarlık, aracılık faaliyeti vb. hususlara ilişkin olarak yapılmış bir
sözleşme bulunmadığını, Borçlar Kanunu 520. maddesinde simsarlık sözleşmesinin tanımı
açıkça yapıldığını, "Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması
imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin
kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. (...) taşınmazlar konusundaki
simsarlık sözleşmesini yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz." davacının yaptığını iddia ettiği faaliyetin simsarlık olduğunu, zira davacının dava dışı
taşınmaz malikleri ile davalının taşınmaz kiralanmasına aracılık ettiğini iddia ettiğini, kanunun
açık hükmünden de anlaşılacağı üzere taşınmaz konusundaki simsarlık sözleşmesinin
yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağını, yasanın bu hükmünün emredici nitelikte
olduğunu, tellallık/simsarlık sözleşmesi için öngörülen yazılı şeklin ispat değil, geçerlilik şartı
olduğunu, davacı ile davalı şirket arasında simsarlık veya başkaca herhangi bir sözleşme
bulunmadığını, o halde davacının komisyon bedeline hak kazanmış olmasının mümkün
olmayacağını, bu hususta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ----- sayılı ilamı
bulunduğunu, somut olayda da davacının hak iddia edebileceği bir tellallık sözleşmesi
olmadığı göz önünde bulundurulduğunda komisyon bedeli alacağından da söz
edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın görevsizlik ve yetkisizlik sebebiyle usulden reddinene, aksi takdirde
esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar
verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle; taraflar arasında yapıldığı davacı tarafça iddia olunan simsarlık sözleşmesi gereğince davacının ücrete hak kazanıp kazanmadığı bu hususta başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibarettir. ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas nolu dosyasının Uyap sureti, dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya Mali müşavir ve hesaplama uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 30/05/2025 tarihli raporunda özetle: Dava konusu uyuşmazlığın; davacının davalıdan Simsarlık Ücreti Alacağına hak kazanıp
kazanamadığı noktasında olduğu kanaatine varılmakta olduğu, dava dosyası içeriğine göre; dava konusu taşınmazı kiralayan davalı/---- Şirketi (kiracı) ile
davacı/simsar (emlak komisyoncusu) arasında, söz konusu taşınmazın davacı/simsar
tarafından üçüncü kişiye kiralanmasını konu edinen, “yazılı simsarlık sözleşmesi” akdedildiği, oysa ki, TBK.md.520/f.3’de, “Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde
yapılmadıkça geçerli olmaz” hükmü yer almakta olup, bu hükme göre taşınmazların satımı veya
kiralanmasına ilişkin aracılık (simsarlık) hizmeti verilmesini konu edinen simsarlık sözleşmesinin
(taşınmaz simsarlığı sözleşmesinin) geçerli olması için, yazılı şekilde akdedilmesi gerektiği, taşınmaz simsarlığı sözleşmesi, “iki tarafa borç yükleyen sözleşme” niteliğinde olduğundan,
geçerli olması için, sözleşmenin her iki tarafının da imzasının bulunması gerektiği,
(TBK.md.14/f.1) tek tarafın imzasının bulunması, sözleşmenin geçerli olması için yeterli olmadığı, dava konusu taşınmazı kiralayan davalı/-- Şirketi (kiracı) ile davacı/simsar (emlak
komisyoncusu) arasında, söz konusu taşınmazın davacı/simsar tarafından üçüncü kişiye
kiralanmasını konu edinen, “yazılı simsarlık sözleşmesi” akdedilmemiş olduğundan, davacı/simsarın davalı/kiracıdan Simsarlık Ücreti alacağına hak kazanamadığı; davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle, iddia ve talep ettiği gibi
alacağı bulunmadığı" tespitinde bulunmuşlardır.
Celse arasında bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
TBK’nın 520/3. maddesi taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi için bir geçerlilik şekli kabul etmiştir. Buna göre, taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli değildir.
Bununla birlikte davacının kira sözleşmesinin imzalanmasına katkı sağladıklarını ispat etmeleri gerektiği, davacı tarafından düzenlenen faturaya davalı tarafça ihtarname ile itiraz edildiği, sözleşmeye ve takibe konu taşınmazın kiralanmasına ilişkin aracılık faaliyetinin davacı tarafça yapıldığının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 660,34-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 44,94 -TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 56.225,84 TL üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti tutarı) 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.