T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/171
KARAR NO : 2025/974
DAVA : İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/02/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, -----isimli işletmenin devri için davalı ile anlaşmaya vardığını, davacının,----- devri için davalıya toplamda 441.000 TL tutarında ödeme yaptığını ancak davalı tarafından işletmenin resmi devri için herhangi bir işlem yapılmadığını, davacının dekontlarda görüleceği üzere işletmenin devri sözleşmesinin kendisine sorumluluk yükleyen edimlerini ifa ettiğini, dekontlarda ------ DEVİR ÖDEME” ifadesi e açıkça yer verildiğini, fakat davalının daha önce emsal olarak gösterdikleri dosyadan tecrübe edinerek müvekkile parayı iade ettiğini ve açıklamasız göndermesini istediğini, bu ödemeler yapılırken müvekkilinin yanında işletmeye müdür olarak atanmış kişinin duruma şahit olduğunu, ----.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosya ile işbu dava dilekçesine konu vakıanın büyük ölçüde aynı olduğunu, her iki dosyada da davalı ve devre konu işletmenin aynı olduğunu, her iki olayda da davalının, işletmenin devrini taahhüt etmesine rağmen mesul müdürlük vermekle yetindiğini, ----- İcra Dairesi'nin ----. sayılı dosyada başlatılan takibe itirazın,----.ATM'nin---- sayılı dosyası ile iptal edildiğini ve yapılan takibin kesinleştiğini, davalının buna benzer başka dosyalarının olduğunun da bilindiğini, sözleşmenin ifa edilmemesi sebebiyle sözleşmeden dönülmüş olup, tarafların verdikleri edimlerin karşılıklı olarak iade edilmesi ve sözleşmenin geçerliliğine inanarak yapılan masrafların tazmin edilmesi gerektiğini, davacının, yaptığı ödemeler sonrasında davalıya borcunu ifa etmesi için bildirimde bulunduğunu, bu anda da davalının temerrüde düştüğünü, borçlunun kararlaştırılan ifa yerine başka bir etmeye çalışması ve diğer kişilere de aynı yerin devrine dair sözleşme yapmasına rağmen hiçbirine işletmeyi devretmemiş olmasının, açıkça iyi niyetli olmadığını ortaya koyduğunu, ayrıca buna dayalı olarak da temerrüt sonrası borçluya bir süre verilmesine TBK m.124'teki durumlar mevcut olduğu için gerek duyulmadığını, zira davalıya ne kadar süre verilirse verilsin, davalının sadece mesul müdürlük vereceğini, ruhsatı ise asla devretmeyeceğini belirttiğini, davacının, geçerli bir sözleşmenin varlığına inandırıldığını ve devre konu işletme için masraf yaptığını, sözleşmenin edimlerinin ifa edilmemesi sebebiyle yapmış oldukları ödeme ile inanç sebebiyle yapılan masrafların davalıdan davacıya ödenmesini isteme zorunluluğunun meydana geldiğini, tüm bu olaylar sonrası haksız yere alınan devir ücretinin iadesi talep edilmişse de iadenin gerçekleşmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sonrası takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibe konu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça iddia edilen vaktaların dayanaksız, müvekkile ilgisi kurulamayan kurmaca iddialar olduğunu, davacının iddiasında zikrettiği ve dosyaya fotokopilerini sunduğu, müvekkile gönderildiği iddia edilen açıklamasız banka dekontlarından da görüleceği üzere yapılan ödemelerin 6098 sayılı TBK 102.maddesinde “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır.” Gereği bir borç ödemesi olduğunun açık olduğunu, zira yapılan işlemin bir havale işlemi olup TBK 555 ve devamı maddelerinde düzenlenen havale hükümleri gereği, havale bir borç ödeme aracı olduğundan havale göndericisi bunu borç ödemesi olarak gönderilmediğini iddia etmesi halinde bunu aynı kuvvette yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, davacının iddiasını ispatlayacak havalenin aksinin herhangi bir yazılı belge sunamadığını, davacı tarafça iddia edilen alacak kaleminin hem miktarı hem de niteliği dikkate alındığında söz konusu paraların müvekkile ait restoranın devrine ait olduğunu yazılı olarak ispatlamak zorunda olduğunu, tanık dinlenilmesine de muvafakatlerinin olmadı davacının iddialarında yer alan müvekkilden sadır olmamış, müvekkilinin imzasını ve beyanlarını içermeyen dava dışı ... adlı kişi ile yapılan adi belgenin her zaman düzenlenmesi mümkün olup müvekkille bir ilgisinin olmadığını, davacının bu belge hakkındaki iddialarını kabul etmediklerini, davacının davasına dayanak yapmaya çalıştığı ve kesinleştiğini iddia ettiği dosyanın halen kesinleşmediğini, kaldı ki davacının dayandığı dosya ile huzurdaki dava dosyasının hem konuları hem tarafları farklı olup huzurdaki dava ile bir ilgisi bulunmadığını, iki dosya arasında bağlantının da bulunmadığını, davacının zorlama ve kurgu yöntemle haksız davasına dayanak oluşturma çabası içerisinde olduğunu, yine görüleceği üzere dava dilekçesinde 441.000 TL ödeme yapıldığı iddia edildiğini, ancak dekontlarda toplam rakamın 291.000 TL olduğunu, aynı şekilde dekontlarda ----- DEVİR ÖDEMESİ” açıklaması yapıldığı iddia edildiğini, ancak dekontlarda böyle bir açıklamanın bulunmadığını belirtmiş olup, haksız davanın reddine, HMK 329/1 taraf vekalet ücretine ve HMK 329/2.maddesi gereğince en yüksek bedelli disiplin para cezasına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ----.ATM'nin ----Sayılı Dosyası, ---- BAM -----. H.D. -----. Sayılı ilam02.01.2023,02.01.2023,23.02.2023 ve 24.02.2023 tarihli Banka Dekontları, 10.01.2023 tarihli ... imzalı adi yazılı belge, Davalı ticari defter ve kayıtları,
İcra dosyası: Davacı taraf 26.09.2023 tarihinde,----- için banka yolu ile yapılan ödeme, yenileme masrafları ve diğer masraflardan kaynaklanan 841.000,00 TL tutarlı alacağının tahsiline ilişkin ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile Örnek No:----- İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlattığı, borçlu vekilinin Örnek No:7 Ödeme Emrine itirazı üzerine icra takibi durmuştur. İcra dosyası devamında itirazın iptali davası nedeniyle,-----Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir. Davacı tarafın açmış olduğu icra dosyasınınalacak kalemleri aşağıda belirtilmiştir.
Tanık Beyanı: Davacı tanığı ...'ın 25.02.2025 tarihli 2.celsedeki beyanında; ---- benim arkadaşımdır. Ben ----- ve dekorasyon işlerini yaptım. Ortaklığımız yoktur. Davalı ...'i de ------ yanına gidip geldiği zamanlarda konuşmalarına ve tartışmalarına tanıklık ettim bu nedenle tanırım. ... ---- sahibidir. Ben ----firınını, led, iç dekorasyon gibi şeylerini yaptım. Bunları 3 hafta içerisinde yapıp bitirdim buna karşılık 450.000 TL ----- beyden aldım. Benim yanımda konuşmalarından ve tartışmalarından anladığım kadarıyla ---- Bey ------ 440.000 TL civarında bir parayı devir bedeli olarak verdi. Tartışmanın detayını tam bilmiyorum ancak konunun devir ile ilgili olduğunu biliyorum. Konuşmalarda paranın bir kısmının iade edildiğini de duydum. ----- Bey'e devir olup olmadığını bilmiyorum. Bana göstermiş olduğunuz 10.01.2023 tarihli el yazılı yazılar ve imza bana aittir. Tadilat işleri yaparken ... gelip giderdi. Buranın ------ beye devredileceği konuşmaları geçiyordu ancak daha sonra aralarında bir anlaşmazlık çıktı ancak ben nedenini bilmiyorum dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Ben spot olarak çalıştığım için yaptığım işteki ürünler için alış faturası almadım. Aynı zamanda işten sonrada ----- herhangi bir fatura kesmedim. ...'e de kesmedim zaten ------ benim arkadaşım olduğu için de işçilik almadım. ... orta yaşlı esmer bir adamdı. Biz inşaat işi yaptığımız için kullandığımız ürünleri özel olarak almadım elimizdeki ürünlerden kullandık” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu: Mahkememizce alınan 29/09/2025 tarihli raporun sonuç kısmında,
.A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davalı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere;
Davacı tarafından davalıya yapılan 441.000,00 TL tutarlı ödeme yönünden: Taraf vekillerince dava dosyasına sunulan ödeme dekontlarının incelenmesinde, davacı ... tarafından, davalı ...'e ait banka hesabına 4 adet toplam 441.000,00 TL ödeme gönderildiği, bu ödemelerden 02.01.2023 tarihli ödemenin açıklamasında “----- DEVİR ÖDEME”, diğer ödemelerin açıklamasında “... TARAFINDAN AKTARILAN” şeklinde açıklamanın bulunduğu, 02.01.2023 tarihli ----- DEVİR ÖDEME” açıklamalı 150.000,00 TL bedelli ödemenin, davalı tarafından aynı gün iade edilmiş olduğu, davalı tarafından iade edilen ödeme sonrası davacı tarafından yapılan ödemelerin toplamının 291.000,00 TL (441.000,00-150.000,00) olduğu,
Davacı vekili iade edilmeyen ödemelerin de işletmenin devrine ilişkin gönderildiğini, davalı vekili ise yapılan ödemelerin işletmenin devrine ilişkin yapılmadığını, bu hususun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini belirtmiş olup, raporun 4.c.lbölümünde listelenen dekontlardan açıklaması “... TARAFINDAN AKTARILAN” şeklinde olan, toplam 291.000 TL tutarlı 3 farklı tarihte yapılan ödemelerin de davalıya ait restauranın devrine ilişkin olup olmadığı konusundaki hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, işletmenin devrine ilişkin yapıldığının kabul edilmesi halinde davacının 291.000,00 TL tutarlı alacağını talep edebileceği,
Davacının, işletmenin devrinin yapılacağı inancıyla işletmeye yapmış olduğu yenileme ve tadilat masrafları yönünden: Davacının işbu talebine ilişkin dosyaya sunulan adi belge, tanık beyanı ve tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda hukuki ve nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
C- Faiz: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.1/1 kapsamında adi kanuni faiz talebinin yerinde olduğu."Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Dava; (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) işletme devir bedeli alacağı iddiasıyla başlatılan ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın ile takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nin 11/3. maddesinde "Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir." düzenlenmesi mevcuttur. 6098 Sayılı TBK' nin 202/1 maddesinde ise ; "Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için ------ Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı mal varlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur." hükmü bulunmaktadır.
Sebepsiz zenginleşme ise; haklı bir neden olmaksızın bir kimsenin malvarlığının başka bir kimsenin malvarlığı aleyhine çoğalmasıdır. Sebepsiz zenginleşme davası, haksız olarak başkasının mal varlığından veya emeğinden zenginleşen kimsenin, bu zenginleşmeyi geri vermesi amacını taşır. Bu şekilde, hukuki değerler arasında bozulmuş olan denge yeniden tesis edilmiş olur. Sebepsiz zenginleşme 6098 sayılı TBK'nin 77-82. maddeleri arasında düzenlenmiştir. TBK'nin 77/I maddesinde “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olacağı” ifade edilmiştir. Zenginleşen kimsenin malvarlığının, herhangi bir mal edinmeden de artış göstermesi ve malvarlığının azalması gerekirken haklı bir sebebe dayanmadan azalmayıp mevcut durumunu muhafaza ettirmesi de madde hükmünde ifade edildiği üzere sebepsiz zenginleşme sayılmaktadır. Davanın sebebi sebepsiz zenginleşme olmakla kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez. (BK.m.101/1, TBK.m.117/1) Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlememektedir. Sebepsiz zenginleşmede ise sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak, sebepsiz zenginleşmenin iyi niyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır. (TBK.m.117/2)
Tüm yasal düzenlemeler ve dosya kapsamına göre; Taraflar arasında davalının işletmecisi olduğu ---- adresinde faaliyet gösteren ------ isimli işyerinin/işletmenin devri konusunda anlaşıldığı, davacı ... tarafından, davalı ...'e ait banka hesabına 4 adet toplam 441.000,00 TL ödeme gönderildiği, bu ödemelerden 02.01.2023 tarihli ödemenin açıklamasında ---- Devir Ödeme”, diğer ödemelerin açıklamasında “ ------ tarafından Aktarılan" şeklinde açıklamanın bulunduğu, 02.01.2023 tarihli ------Devir Ödeme” açıklamalı 150.000,00 TL bedelli ödemenin, davalı tarafından aynı gün iade edilmiş olduğu, davalı tarafından iade edilen ödeme sonrası davacı tarafından yapılan ödemelerin toplamının 291.000,00 TL (441.000,00-150.000,00) olduğu, Davacı tarafından davalıya gönderilen 02.01.2023 tarihli 150.000 TL bedelli Restaurant Devir Ödeme ” açıklamalı ödemenin davalı tarafından aynı gün iade edilmesi sonrası, davacı tarafından 02.01.2023 tarihinde 150.000,00 TL, 23.02.2023 tarihinde 41.000,00 TL ve 24.02.2023 tarihli 100.000,00 TL bedelli “----- tarafından Aktarılan” açıklamalı ödemelerin gönderildiği, davacı iade edilmeyen ödemelerin de işletmenin devrine ilişkin gönderildiğini ileri sürdüğü, davalı ise yapılan ödemelerin işletmenin devrine ilişkin yapılmadığını, bu hususun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini savunduğu,
Davacının, işletmenin devrinin yapılacağı inancıyla işletmeye yapmış olduğu yenileme ve tadilat masrafları için 450.000,00 TL bedelinde masraf yaptıklarını belirterek dava dışı ... tarafından imzalanan 10.01.2023 tarihli adi belgenin bulunduğu, belgede ...'ın davalının sahibi olduğu----- isimli işletmeye ilişkin tadilat, makine, teçhizat vs. işçilik dahil yapılmasına karşılık davacı ...'dan 450.000,00 TL'yi elden aldığının yazılı olduğu, ancak mahkememizce tanık sıfatıyla dinlenen ...'ın 25.02.2025 tarihli beyanında davacının arkadaşı olması nedeniyle işçilik dahi almadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında geçerli bir yazılı işletme devri sözleşmesi bulunmadığı, mevcut delillere göre hukuka uygun ve geçerli şekilde kurulmuş bir işletme devri sözleşmesinden söz edilemeyeceği kabul edilmelidir.
--- davalısının ... olduğu, dava konusunun Davalının sahibi olduğu ------ isimli işletmenin devri amacıyla davacı tarafından davalıya gönderilen ödemelere karşılık işletmenin devrinin yapılmamış olması nedeniyle, ödenen tutarların tahsili amacıyla başlatılan ---- İcra Müdürlüğü'nün ------. sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davanın kabulüne karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu, Dava konusunun yine aynı işletmenin devir bedelinin iadesine yönelik olduğu, davalının önceki davadan edindiği tecrübeyle, 02.01.2023 tarihli ödemenin açıklamasında “ ------ Devir Ödeme, yazıldığı halde, 150.000,00 TL bedelli ödemenin, davalı tarafından aynı gün iade edilmiş olduğu, davalı tarafından iade edilen ödeme sonrası davacı tarafından yapılan davacı tarafından 02.01.2023 tarihinde 150.000,00 TL, 23.02.2023 tarihinde 41.000,00 TL ve 24.02.2023 tarihli 100.000,00 TL bedelli “----- tarafından Aktarılan” açıklamalı ödemelerin gönderildiğinin anlaşıldığı davalının ödemeyi işletme devri için alındığını böylelikle inkar yoluna gittiği, ancak mahkememizce tanık olarak dinlenen ...' ın davacıya davalının işletmeyi devredeceği anlaşmasının ve bunun gerçekleşeceğine olana inançla tadilat yaptığını kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında geçerli bir devir sözleşmesi olmasa dahi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tarafların aldığını iade etmesi gerektiği, davalının her ne kadar aldığı ödmeleri ticari defterine kaydetmemiş ve işletme devri nedeniyle almadığını ileri sürse de tüm dosya kapsamında davacının bu devrin gerçekleşieceğine olan inançla banka yolu ile ödemeler ve tadilat masrafı yaptığı ve devrin gerçekleşmediğinden davalının davacıya karşı haksız zenginleştiği, banka yoluyla yapılan 291.000TL ve tadilatı yapan ...'ın mahkeme huzurunda yeminli beyanında işçilik almadığını beyan etmekle işçilik hariç toplam 420.000TL masrafı davacıya vermesi gerektiğinin sübut bulduğu anlaşılmakla ve davacının davasının kısmen kabulüne; ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile icra takibinin 711.000TLTL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın (711.000,00TL) %20'ioranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE
1- --- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile icra takibinin 711.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına , fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın (711.000,00TL) %20'ioranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 48.568,41-TL harcın davacı tarafından yatırılan 11.011,06-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 37.557,35-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından harcanan 11.011,06-TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 11.438,66-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 8.880,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%79,80 Kabul, %20,20 Ret) 7.086,24-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından harcanan 300,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%79,80 Kabul, %20,20 Ret) 60,06-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 112.650,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre hesaplanan 2.489,76-TL'sinin davalıdan 630,25-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
10-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
TAVZİH ŞERHİ
Kısa kararda hüküm kısmının
Davanın KISMEN KABULÜNE
1----- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile icra takibinin 711.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına , fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın (711.000,00TL) %20'ioranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
olarak yazılan kısımda , ( icra dairesi numarasının ve faiz oranının sehven yanlış yazıldığı , davacı vekilinin talep dilekçesi incelendiğinde yıllık faiz oranının % 24 olarak düzeltilmesini talep ettiği ancak takip talebinin 25/09/2023 tarihi olduğu, icra dairesince uygulanacak yasal faiz oranının değişen oranlarda olacağı, takip talebinde de davacı alacaklının faiz oranı belirtmediği anlaşıldığından, bu bendin;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE
1- ---- İcra Dairesinin ------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile icra takibinin 711.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık yasal faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına , fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın (711.000,00TL) %20'ioranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
şeklinde HMK. m. 305 uyarınca re'sen tavzihine karar verildi.