T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/619
KARAR NO : 2025/996
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2023
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----, davalı tarafından aleyhine -----. İcra dairesinde
------ Esas dosya numaralı icra dosyasında icra takibi başlatıldığını, borçlusu olmadığı halde icra
konusu borç olan 8.202.47 TL'yi icra tehdidi altında ödemek durumunda kalındığını,
İş yerinin davalı yanın belirtmiş olduğu konumda hiçbir zaman bulunmadığını, iş yeri güncel olarak
-----
adresinde bulunduğunu, takip talebinde belirtmiş olduğu konum ise ------ olduğunu, davalı yan
tarafından başlatılan icra takibinin hiçbir alakası bulunmamasına rağmen müvekkili şirketin adına
açılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı yan tarafından iki farklı araca olmak üzere
araç haczi konulması nedeniyle icra tehdidi altında olduğundan 8.202.47 TL ödendiğini, takibe konu
borç bulunmadığını, takibe konu bedelin davalıya17.03.2023 tarihinde ödendiğini, İstirdat davasının yasal koşulları
olan borç olmayan bir paranın ödenmesi, paranın icra takibi sırasında ödenmesi, paranın cebri icra
tehdidi altında ödenmesi ve davanın ödemeden sonra bir yıl içinde açılmış olması şartları mevcut
olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ------ numaralı sözleşmenin tarafı olmadığını, tarafı olmamasına rağmen
hakkında haksız bir icra takibi başlatıldığını, araç satışı esnasında öğrenilen durum sebebiyle
mağduriyet yaşandığını, yaşanılan mağduriyete ilişkin manevi tazminat talep etme zorunluluğu
doğduğunu, Yargıtay ----- Hukuk Dairesi'nin ----- Karar sayılı manevi tazminat
kararın göz önünde bulundurulması talep edildiğini ifade edilerek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili ---- davalıya
borçlu bulunmadığının tespiti, ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı
dosyasında davalıya ödenen 8.202.47-TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte
davalıdan tahsili ile tarafına ödenmesi 8.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren
işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, %20 den az olmamak
koşulu ile davalının taraflarına kötüniyet tazminatı ödemesine hükmedilmesini, yargılama
giderlerinin ve karşı vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ Enerji Piyasası Kanunu ve ilgili yönetmeliklere uygun olarak kendi bölgesinde
elektrik dağıtım hizmeti verdiğini, Elektrik dağıtım ve perakende satış faaliyetleri hukuki
olarak ayrılmış, perakende satış faaliyetleri ----- devredildiğini, 06.07.2018 tarihinde yapılan denetimde davacının perakende satış sözleşmesi olmadan
elektrik kullandığının tespit edildiğini, kaçak elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, sayacın
mühürlendiğini ve bu kullanım için kaçak elektrik bedeli hesaplandığını, borcun zamanında ödenmediği
için icra takibi başlatıldığını, ödeme davacının araçlarına haciz uygulanması sonrası yapıldığını, kaçak elektrik kullanımına ilişkin hesaplamaların, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri
Yönetmeliği’ne uygun olarak yapıldığını, kaçak kullanım tespit edilen tüketim bedelinin mevzuatta
belirtilen tarifelere uygun şekilde artırılarak tahakkuk ettirildiğini, davacının kaçak elektrik kullanımını reddetmekte ve şirket merkezinin belirtilen adreste
olmadığını savunduğunu, ancak ----- bu adresin davacının şantiyesi olduğunu ve elektrik
kullanımının inşaat faaliyetleri kapsamında olduğunu, kaçak elektrik tüketiminin davacının inşaat
faaliyetini sürdürdüğü yapıya ait olduğunu, şantiyenin işleyebilmesi için de elektrik enerjisine ihtiyaç
duyulduğunu, ayrıca davacının manevi tazminat talebinin haksız bulunarak reddedilmesi gerektiğini,
Tüzel kişiliklerin manevi tazminat talep etmesinin hukuken mümkün görülmediğini ifade edilerek, Zamanaşımı sebebiyle usulden reddine, Kötüniyetle açılmış olması nedeniyle uğrayacağı
herhangi bir zararda dava açma hakkının saklı kaldığını belirterek %20'den aşağı olmamak
kaydıyla kötü niyet/icra inkar tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; istirdat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ------, Belediye'ye, Tapu'ya, ----, yazılan müzekkere cevapları ve İcra Müdürlüğü dosyası incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. ----- adresindeki yapının ruhsat ve iskan kayıtları ile tapu kayıtlarının tetkiki ile daha somut sonuçlara ulaşılabileceği, yine ----- ve ------ abone kayıtları ile anılan dönem için yapıda enerji kullanımının muhatabı ile ilgili daha sağlıklı sonuçlara ulaşılabileceği,
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 25/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Dosya kapsamında davacı ve davalı iddia ve talepleri, somut belgeler, dosya kapsamındaki
diğer yazışma ve muhteviyatının incelenmesinden ve konunun mevzuat yönünden
değerlendirilmesinden yukarıda gerekçeleri ayrı ayrı açıklandığı üzere;
1. Yapının ne şantiye ne daimi aboneliği olmadan dağıtım sistemine nasıl bağlandığı
hususu izaha muhtaç olduğu, 2. Kesilen elektriğin açıldığı ve ortada sözleşme olmadığı ele alındığında kaçak elektrik
tüketimi tespitinin uygun olduğu, ancak muhatabı bakımından davacının sorumluluğu olup olmadığı hususunda net sonuca varmak mümkün olmadığı, 3-----adresindeki yapının ruhsat ve iskan
kayıtları ile tapu kayıtlarının tetkiki ile daha somut sonuçlara ulaşılabileceği, yine
------ ve ------ abone kayıtları ile anılan dönem için yapıda enerji kullanımının
muhatabı ile ilgili daha sağlıklı sonuçlara ulaşılabileceği,
4. Takipte istenen alacakla davalının sunduğu kayıtlarla bilirkişi nezdinde hesaplanan
alacağın birbirinden çok farklı olduğu, ya başka takip kayıtları olduğu, yada eksik
belge bulunduğu, zaten tahakkuk kayıtları ve faturaların dosyaya eklenmediği, 5. Davacının istirdat talebi bakımından bilirkişi nezdinde net bir sonuca varılamadığı " tespit edilmiştir.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdii edilerek, ek rapor alınmıştır. 24/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle " Dava konusu kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiği ----- adresindeki taşınmazın yapımından,
mülkiyetinden veya kullanımından davacı------ Şirketi'nin sorumlu olduğuna dair dosyada hiçbir delil
bulunmadığı, Taşınmazın geliştiricisinin ve ilk malikinin, davacıdan tamamen farklı bir tüzel
kişilik olan "-----Şirketi"
olduğunun tapu ve ticaret sicili kayıtları ile sabit olduğu, Davacı şirketin, dava konusu adreste geçmişte veya güncel olarak herhangi bir
elektrik, su veya doğalgaz aboneliğinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle
davalı tarafın "abonenin müteselsil sorumluluğuna" ilişkin hukuki
argümanlarının davacı açısından uygulama kabiliyetinin olmadığı, Kaçak tüketim eyleminin gerçekleştiği tarihlerde taşınmazın münferit
bölümlerinin üçüncü şahıslara satılmış ve bu şahıslar tarafından kullanılmakta olduğu, nitekim davalının ilk tutanağında muhatap olarak gösterdiği şahsın ------
kayıtlarında da abone olarak yer aldığı,
Davalı tarafından dosyaya sunulan takip dosyası asıl alacağı 2.615,71 TL iken bu
aşamada eldeki belgeler, davalı tarafından sunulan kaçak işlem kayıtları ele
alındığında alacağın aslen daha yüksek olması gerektiği, davalı kurum tarafından davacıya karşı başlatılan
----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı icra takibinin
yanlış kişiye (hatalı muhataba) yöneltildiği ve bu takip neticesinde davacıdan
tahsil edilen 8.202,47 TL'nin haksız bir tahsilat niteliğinde olduğu, İstirdata konu bedelin ödeme tarihi 17.03.2023’den başlayarak 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesinde
düzenlenen gecikme zammı oranları oranınca iadesi gerektiği, davacının manevi tazminat talebi yönünden bilirkişi nezdinde bir
değerlendirmede bulunmak mümkün olmayacağı"
tespitinde bulunulmuştur.
Celse arasında bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Uyuşmazlık kaçak tahakkukuna dayalı alacakla ilgili istirdat istemine ilişkindir.
Taşınmaz üzerinde 09/01/2015 tarihinde kat irtifakını tesis eden, yani binanın inşaatını
yapan ve ilk sahibi (yüklenici/geliştirici) olan tüzel kişiliğin ticari unvanının ----- olduğu
sabittir.
Davalı tarafından düzenlenen 29.11.2017 tarih ve ---- numaralı kaçak
elektrik tüketim tutanağında
muhatap ----- olarak görünmektedir.
Sayaç ve endeks kayıtları işlenmiş, enerji sigortadan
kesilmiş, ------ numaralı mühürle muhafaza altına
alınmıştır.
07.02.2018
tarihinde, perakende satış sözleşmesiz enerji kullandığı tespit
edilmiştir, denilerek ------ numaralı kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlenerek işlem yapılmış ve tesisatın enerjisi kesilerek ------ numaralı mühürle klemens kapağından mühürlenmiştir. Bu kez tutanakta muhatap davalı ----- İnşaat olarak görünmekte olup, tebliğ yönünden muhataba ulaşılamadığı notu düşülmüştür.
Davalı kurum, muhtemelen binanın üzerindeki tabeladan veya benzer bir harici bilgiden, isim benzerliği nedeniyle hatalı bulunmuş ve hukuki işlemlerini yanlış tüzel kişiliğe yöneltmiştir. Davalının husumeti davacı şirket ile kaçak tüketimin gerçekleştiği taşınmaz arasında tapu, altyapı abonelikleri (-----) veya herhangi bir sözleşmesel ilişkiyi gösteren hiçbir delil de dosyada mevcut değildir. Davalının davacıya yönelik tüm alacak taleplerinin dayanağını ortadan kaldırmaktadır.
Tapu kayıtları, binanın bağımsız bölümlerinin mülkiyetinin, kaçak tüketim tespitlerinden önce, 2016 ve 2017 yılları içinde üçüncü şahıslara geçtiğini gösterdiği, bu durum, kaçak eyleminin gerçekleştiği tarihlerde binanın bir "şantiye" olmaktan çıktığını, içinde farklı malik ve kiracıların yaşadığı/faaliyet gösterdiği bir yapıya dönüştüğünü ortaya koyduğu, kök raporda ------- görüntülerine dayanılarak yapılan bu tespitin tapu kayıtlarından anlaşıldığı görülmüştür.
Bu noktada en dikkat çekici husus, davalı kurumun kendi saha ekiplerince düzenlenen 29.11.2017 tarihli ilk kaçak tespit tutanağında, muhatap olarak "----" isminin belirtilmiş olmasıdır. ------ gelen resmi kayıtlarda, bu ismin 17.04.2015'ten beri aynı adreste su abonesi olduğunun teyit edilmesi , bu ilk tespitin doğruluğuna işaret eden çok kuvvetli bir kanıttır. Davalı kurum, başlangıçta doğru bir şekilde fiili kullanıcıyı tespit etmişken, yaklaşık iki ay sonra düzenlediği 07.02.2018 tarihli ikinci tutanakta, davacı şirketi yazdığı, dosya kapsamında bu hususa dair açıklama getiremediği, bu açıklanamayan değişiklik, sorumluluğun yanlış kişiye yöneltilmesine sebep olduğu anlaşılmıştır. Sorumluluk, ya binanın gerçek geliştiricisi olan "-----." nezdinde bir şantiye aboneliği devam ediyorsa bu şirkete, ya da daha kuvvetli bir ihtimalle, enerjisi kesik olan tesisata müdahale ederek elektriği kullanan fiili kullanıcılara aittir. Her iki durumda da davacı----- atfedilebilecek bir sorumluluk bulunmadığından davanın istirdat talebi yönünden kabulüne, haksız fiilerde beden bütünlüğüne ve kişilik haklarına saldırı hallerinde manevi tazminat istenebileceği, maddi kayıplar nedeniyle yaşanılan üzüntülerin manevi zarar adı altında istenmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, karşı tarafın doğrudan davacıya yönelik herhangi bir eyleminin olmadığı anlaşıldığından manevi tazminat isteminin reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibi yapıldığı ispat edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE;
1-) 8.202,47 TL'nin 17/03/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-) Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,
3-) Alınması gerekli 560,31-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 276,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 283,61-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL. başvurma harcı, 276,70-TL peşin harcın toplamı olan 546,55 -TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 8.322,00-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına (%50,62-%49,38) göre hesaplanan 4.213,55-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-) Maddi tazminat talebi yönünden: Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 8.202,47-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-) Manevi tazminat talebi yönünden: Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 8.000,00 TL üzerinden hesaplanan vekalet ücreti tutarı) 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine,
9-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına (%50,62-%49,38) göre hesaplanan 1.579,34-TL'sinin davalıdan, bakiye 1.540,66-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren kabul yönünden miktar itibariyle kesin, reddedilen manevi tazminat yönünden 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.